6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ticari defterlerin ibrazından kaçınmanın delil değerine etkisi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/1599 E. 2024/78 K. · · İlk derece: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptalikaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan Fatura Alacağı ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Ticari satım

Gerekçe özeti

Ticari davalarda, mahkemece verilen usulüne uygun ihtara rağmen bir taraf kendi ticari defterlerini incelemeye hazır etmez ve ibrazdan kaçınırsa, HMK 222/3 uyarınca karşı tarafın usulüne uygun tutulmuş ticari defter kayıtları -aksi senet veya kesin delille ispatlanmadıkça- onun lehine delil olarak kabul edilir ve bu kayıtlara dayalı alacak iddiası ispatlanmış sayılır.

Ele alınan sorunlar

Davalının ticari defterlerini ibraz etmemesinin ispat yüküne etkisi → kabul

İddia: Davacı vekili, mahkemenin 07/07/2021 tarihli ara kararı ile her iki tarafa da ticari defterlerini hazır etmeleri hususunda ihtar edildiğini, kendisinin defterlerini sunduğunu, davalının ise defterlerini ibrazdan kaçındığını, HMK 222/3 uyarınca bu durumda kendi ticari defter kayıtlarının lehine delil teşkil etmesi gerektiğini ve buna göre davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: HMK 222. maddesi uyarınca ticari defterlerin delil olarak kabulü için kanuna uygun ve usulüne uygun tutulmuş, açılış-kapanış onaylı olması ve kayıtların birbirini doğrulaması gerekir; bu şartlara uygun tutulan defter kayıtlarının sahibi lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın defterlerini ibraz etmemesi ya da aksinin senet veya kesin delille ispatlanmamış olması gerekir. Somut olayda her iki taraf da dava ve cevap dilekçelerinde kendi ve karşı tarafın ticari defterlerine delil olarak dayanmış, mahkeme 07/07/2021 tarihli ön inceleme duruşmasında tarafların defterlerini incelemeye hazır etmelerini, aksi halde ibrazdan kaçınmış sayılacaklarını ihtar etmiştir. Davacı defterlerini incelemeye sunmuş, davalı ise bilirkişi incelemesinin yapıldığı tarihte defterlerini hazır etmediği gibi yerinde incelenmesi talebinde de bulunmamıştır. Bu nedenle davalının HMK 222/3 anlamında ticari defterlerini ibrazdan kaçındığı sonucuna varılmıştır. Bu durumda, usulüne uygun tutulduğu bilirkişi raporuyla tespit edilen davacı defter kayıtlarının davacı lehine delil teşkil ettiği, aksinin davalı tarafça senet veya diğer kesin delille ispatlanmadığı kabul edilerek, davacının takip tarihi itibariyle asıl alacağını kanıtladığı sonucuna ulaşılmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

İtirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebinin esası → kısmi kabul

Gerekçe: Davacının bilirkişi raporuyla ispatlanan ve ticari defter kaydına dayanan 20.598,82-TL asıl alacağı takip tarihi itibariyle kanıtlanmış olduğundan, davalının icra takibine yönelik itirazının kısmen iptaline, takibin bu miktar üzerinden avans faizi işletilerek devamına karar verilmesi gerekmiştir. Haksız olduğu anlaşılan itiraz nedeniyle davacı yararına %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kararda, mahkemenin usulüne uygun ihtarına rağmen bir tarafın ticari defterlerini incelemeye hazır etmemesi ve ibraz etmemesinin HMK 222/3 kapsamında karşı taraf defter kayıtlarının lehe delil sayılması sonucuna nasıl yol açtığı somut olarak gösterilmiştir; bu husustaki muhakeme, benzer ispat yükü uyuşmazlıklarında BAM içtihadı olarak ikna edici emsal değeri taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari defterlerin delil niteliği ibrazdan kaçınma itirazın iptali icra inkar tazminatı ispat yükü

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 222/1HMK 222/2HMK 222/3HMK 222/4HMK 222/5

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2023/1599

KARAR NO 2024/78

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 15/03/2023

NUMARASI 2021/147 Esas - 2023/223 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)

Davanın reddine ilişkin verilen kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin davalıya farklı tarihlerde 20.598,82-TL'lik ürün sattığını, bu hususun cari hesap ekstresi, faturalar ve kayıtlarından görüleceğini, söz konusu alacağın ödenmemesi nedeniyle davalı aleyhine 31/10/2019 tarihinde İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla 20.598,82-TL asıl alacak ve 4.398,39-TL işlemiş faiz alacağı için toplam 24.997,21-TL talepli ilamsız icra takibi başlatıldığını, takibin faturalara ve cari hesaba dayandığını, 15/11/2019 tarihinde davalının icra takibine itiraz ettiğini ve alacağın likit olduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptaline, takibin devamına ve alacağın %20'sinden aşağı olmayacak icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, taraflar arasında cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, faturaların kesinleşmediğini, irsaliyeli faturaların dosyaya sunulmadığını, davacının sözleşmeye uygun iş yaptığını, fatura bedelleri kadar iş yapıldığını ve ürün teslim ettiğini ispatlaması gerektiğini, davacının faturaların mahiyetini destekleyen bir belgeye dayanmadığını, bu nedenle faturalara itiraz edilip edilmemesinin de bir öneminin bulunmadığını vade tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz ticari avans faizi talebinin kabul edilemeyeceğini, alacağın likit olmadığını belirterek, davanın reddine ve %20'den aşağı olmayacak miktarda kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, bilirkişi raporunda belirlendiği üzere davacının incelenen ticari defter ve dayanağı belgelerine göre ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve lehine delil teşkil ettiği, 2017 defter kayıtlarının sunulmadığı, davacının defterlerine göre davalıya düzenlenen faturaların davacının defterlerine kaydedildiği, takip tarihi itibariyle kaydi olarak davalıdan 20.598,82-TL alacaklı olduğunun belirlendiği; bilirkişi ek raporunda da takip dosyasındaki faturaların irsaliyeli olduklarının tespit edildiği ancak faturaların teslim alan kısımlarında isim ve imzanın bulunmadığı; davacının faturaların davalıya tebliğ edildiğini ispata yarar somut bir delil sunmadığı, faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olmasının tek başına davacının alacaklı olduğunu ispatlamadığından fatura içeriğinin davalıya teslim edilmediğinin kabulünün gerektiği ve davacının davalıdan talep edebileceği alacağının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, bilirkişi ek raporuna itiraz dilekçesinde faturaların malın teslimi ile birlikte davalıya kargoyla teslim edildiği, bilirkişi kök raporunda tespit edildiği üzere müvekkilin ticari defter ve kayıtlarına göre davalıdan 20.598,82-TL alacağın varlığının sabit olduğunu, bu kapsamda davanın kabulünü aksi takdirde davalının ticari defterlerinin incelenmesine ve ...i Kargo firmasına müzekkere yazılarak kargo gönderim dökümlerinin celbinin talep edildiğini ancak söz konusu kayıtlar celp edilmeden ve araştırılmadan davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu; mahkemenin 07/07/2021 tarihli ara kararında, tarafların ticari defter ve kayıtlarını hazır bulundurmaları, aksi halde defter ibrazından kaçınmış sayılacakları ve aleyhe karar verilebileceğinin ihtar edildiğini, bu ara karar uyarınca müvekkilinin defter ve kayıtlarını sunmasına rağmen davalının ticari defter ve kayıtlarını ibrazdan kaçındığını, HMK 222/3'e göre müvekkilinin ticari defterlerindeki kayıtların lehe delil teşkil edeceği, davalının kötüniyetli olarak ibrazdan kaçınarak ticari defter ve kayıtların müvekkil şirket lehine delil oluşturmasına yönelik olarak inceleme yapılmasına engel olduğunu belirterek,kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, ticari satım sözleşmesi kapsamında satılan ürünlerin faturaya dayalı alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine başlatılmış icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nın "Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması" başlıklı 222. maddesi "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.

(Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." şeklinde düzenlenmiştir.

Somut olayda, davacı vekili dava dilekçesinde her iki yanın ticari defterlerine delil olarak dayanmıştır. Davalı vekili de cevap dilekçesinde, "tarafların ticari defter ve kayıtları" delil olarak gösterilmiştir. Her iki taraf vekilinin de hazır bulunduğu, 07/07/2021 tarihli ön inceleme duruşmasında inceleme gün ve saatinde tarafların ticari defterlerini hazır etmeleri hususu sonuçları da hatırlatılarak, usulüne uygun bir şekilde ihtar edilmiştir. Davacı tarafın defterleri yerinde incelenmiştir. Ancak söz konusu ara karara rağmen davalı taraf, bilirkişi incelemesinin yapıldığı 13/09/2021 tarihinde kendi defter ve kayıtlarını mahkemede hazır etmediği gibi bilirkişi tarafından yerinde incelenmesi için talepte de bulunmamıştır.

Bu nedenle ticari defter ve kayıtların incelenebilmesi hususunda gerekli ihtarı içeren 07/07/2021 tarihli ara kararın gereğini yerine getirmeyen davalı tarafın, ticari defter ve kayıtlarını ibrazdan kaçındığı yani HMK 222/3 anlamında ticari defterlerini ibraz etmediği sonucuna varılmıştır Davacı, icra takip dosyasındaki takip talebi ve ödeme emrinde 20.598,82-TL asıl alacak ve 4.398,39-TL işlemiş faiz olmak üzere 24.997,21-TL alacak talebinde bulunmuş, takip dayanağı olarak "bakiye fatura alacağının tahsili istemi, fatura, ticari defter, cari hesap ve kayıtlar vesair evrak" gösterilmiş, takip talebine 2017-2019 yıllarına ait 20 adet irsaliyeli faturayı eklemiş,faturalardan toplam değeri 7.941,18-TL olan 9 adet faturayı takip talebine yazmıştır.

Taraflar arasında yazılı cari hesap sözleşmesi bulunmadığından, kalan 12.543,88-TL de faturalardan kaynaklanan açık hesap alacağı olarak talep edilmiştir. Yargılama aşamasında alınmış 04/09/2022 tarihli mali müşavir bilirkişinin raporunda davacının usulüne uygun tutulmuş olan 2018 ve 2019 yıllarına ait ticari defterlerine göre, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan takipte asıl alacak olarak istenilmiş 20.598,82-TL kadar alacaklı olduğu tespit edilmiştir. HMK 222/3'e göre, davalının ticari defterlerini ibraz etmemesi sebebiyle, maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartlara uygun olarak tutulmuş davacının ticari defter kayıtlarının kendi lehine delil teşkil ettiği, bunun aksinin davalı tarafça senet veya diğer bir kesin delille de ispatlanmadığından, davacının takip tarihi itibariyle 20.598,82-TL asıl alacağını kanıtladığının kabulü gerekmektedir.

Davacı taraf işbu davada harca esas değeri, icra takibinde talep ettiği asıl alacak miktarı olan 20.598,82-TL olarak göstermiş ve o miktar üzerinden harç yatırmıştır. Bu nedenle dava değerini asıl alacağın teşkil ettiği kabul edilmiştir. Açıklanan nedenlerle, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak yeniden karar verilerek davanın kabulü ile itirazın iptaline likit alacak ve haksız itiraz nedeniyle davacı yararına icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/03/2023 Tarih 2021/147 Esas - 2023/223 Karar sayılı kararın HMK 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA; Davanın kabulüne, davalının İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takip dosyasına yönelik itirazının kısmen iptaline, takibin 20.598,82-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilerek devamına, %20 oranda hesaplanan 4.119,76-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine," İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ; "Alınması gereken 1.407,11-TL karar harcından davacı tarafından mahkeme veznesine yatırılan 351,78‬-TL ile icra veznesine yatırılan 124,99-TL olmak üzere toplam 476,77‬-TL harcın mahsubu ile kalan ‬930,34‬‬‬-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan 536,07‬-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından sarf edilen 900-TL bilirkişi ücreti, 117‬‬-TL tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 1.017‬-TL yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı vekili için takdir olunan 17.900-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 6325 sayılı HUAK'ın 18/A-14 maddesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına," Yatırılan 707-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan 112-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.11/01/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/57281 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.