6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Derdestlik dava şartının hüküm anındaki güncel duruma göre değerlendirilmesi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/2384 E. 2024/77 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Tazminatkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)usul emsali

Mahkemenin nitelemesi: Sigorta

Gerekçe özeti

Derdestlik dava şartının varlığı, ilk derece mahkemesinin karar tarihi esas alınarak değerlendirilir; yargılama sırasında derdest olan önceki başvuru, hüküm anından önce kesin olarak sonuçlanmışsa HMK 115/3 uyarınca dava şartı noksanlığı hüküm anında giderilmiş sayılır ve mahkemenin güncel olmayan bilgiye dayanarak derdestlik nedeniyle usulden ret kararı vermesi isabetsizdir.

Ele alınan sorunlar

Derdestlik dava şartı yokluğu nedeniyle usulden ret kararının hüküm anındaki duruma uygunluğu → kabul

İddia: Davacı vekili, Yargıtay bozma kararı sonrası İtiraz Hakem Heyeti'nin 03/03/2023 tarihli nihai kararıyla başvurunun kesin olarak usulden reddedildiğini, bu nedenle derdestlik sorunu kalmadığını, ilk derece mahkemesinin bu hususu gözetmeden karar verdiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Gerekçe: Derdestlik HMK 114/I-ı'da olumsuz dava şartı olarak düzenlenmiştir ve davanın görülmekte olması anlamına gelir. Derdestlik nedeniyle davanın reddi üç kümülatif koşula bağlıdır: (1) davanın daha önce aynı veya başka bir mahkemede açılmış olması, (2) birinci davanın görülmekte olması, (3) her iki davanın aynı olması. HMK 115/3'e göre, dava şartı noksanlığı mahkemece esasa girilmeden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ancak hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki noksanlık nedeniyle dava usulden reddedilemez. Somut olayda, davadan önce aynı olaya dayanılarak yapılan Sigorta Tahkim Komisyonu başvurusu, Uyuşmazlık Hakemi ve İtiraz Hakem Heyeti tarafından reddedilmiş, ancak bu ret kararı Yargıtay 11. HD tarafından bozulmuştur. Mahkeme, yargılama sırasında iki defa Komisyona başvurunun derdest olup olmadığını sormuş; 15/11/2022 ve 23/02/2023 tarihli cevaplarda yargılamanın devam ettiği bildirilmiş ve mahkeme bu son bilgiye göre 07/03/2023'te derdestlik nedeniyle usulden ret kararı vermiştir. Ancak İtiraz Hakem Heyeti'nin 03/03/2023 tarihli kararıyla başvuru kesin olarak usulden reddedilmiştir; bu karar, mahkemenin nihai kararından dört gün önce verilmiştir. Dolayısıyla mahkemenin karar tarihi itibariyle Tahkim Komisyonu'ndaki başvuru artık derdest değildir ve HMK 115/3 uyarınca dava şartı noksanlığı hüküm anında giderilmiştir. Mahkemenin, karar tarihi itibariyle güncel olmayan 23/02/2023 tarihli cevaba dayanarak karar vermesi isabetsizdir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Derdestlik dava şartının, mahkemenin hüküm anındaki güncel duruma göre değerlendirilmesi gerektiğine; önceki başvurunun yargılama sırasında kesinleşmesi halinde HMK 115/3 uyarınca dava şartı noksanlığının giderilmiş sayılacağına ilişkin tespiti içermesi nedeniyle bölgesel ikna edici emsal değeri taşımaktadır.

Usul tespitleri

Dava şartı
derdestlik

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
derdestlik dava şartı HMK 115/3 dava şartı noksanlığının hüküm anında giderilmesi Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 114/1-ıHMK 115HMK 115/3HMK 353(1)a-4

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2023/2384

KARAR NO 2024/77

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 07/03/2023

NUMARASI 2020/15Esas - 2023/198 Karar

DAVA

Maddi ve Manevi Tazminat (Nakliyat Sigortası Sözleşmesinden Kaynaklanan)

Davanın dava şartı yokluğundan reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkili ile davalı sigorta şirketi arasında 05/01/2018-05/01/2019 tarihli ... no-lu nakliyat abonman sigorta poliçesi akdedildiğini, akabinde dava dışı ... 'ın 2 adet traktör emtiasının 04/08/2018'de sigortalı olarak nakliyesi sırasında müvekkilince taşıma için temin edilmiş aracın sürücüsü dava dışı ... idaresinde meydana gelen trafik kazası neticesinde emtianın hasarlandığını, net hasar miktarının taraflar arasında belirli olduğunu; bilirkişi incelemesi sonrası ıslah edilmek üzere 5.000-TL hasar bedelinin faiziyle davalıdan tahsili için 26/11/2018'de Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurulduğunu, Hakem tarafından verilmiş 2018/94399esas, 2019/1793karar sayılı ve 09/02/2019 tarihli kararla alt taşıyıcının kaza anında 1,09 promil alkollü olduğundan başvurunun reddine karar verildiğini;

itiraz üzerine İtiraz Hakem Heyeti'nin 13/05/2019 tarihli 2019/İHK-5518 sayılı kararıyla Hakem Kararının yerinde olduğu gerekçesiyle itirazın reddedildiğini; sürücü ... hakkında alkol ve uyuşturucu maddenin etkisi altındayken araç kullanma suçundan Konya 7. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/672 esas, 2019/480 karar sayılı ve 16/05/2019 tarihli kararında, sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olmadığı gerekçesiyle beraatine karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini; 2 adet traktörün değişecek parçalarının değerinin 126.158,52-TL olduğunu ve ayrıca süreç kapsamında manevi zarara uğranıldığını ileri sürerek, 126.158,52-TL maddi ve 10.000-TL manevi tazminatın 04/08/2018 riziko tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 2018/94399 esas sayılı dosyası ve İtiraz Hakem Heyeti'nin 2019/1.2303 sayılı dosyası kapsamında, işbu davadaki iddiaların öne sürüldüğünü ve yargı kararıyla kesinleştiğini, bu nedenle başvurucunun maddi tazminat talebinin kesin hüküm nedeniyle reddinin gerektiğini; davanın bir yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığını; nakliyat sigortasında hasar bedelini talep etme hakkının sigortalıya yani taşımacıya değil, taşınan emtianın sahibine ait olduğunu, bu sigortanın taşınan mala gelen zarar nedeniyle taşımacının sorumluluğunun temin edildiğini, dolayısıyla davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini; kabul anlamına gelmemek üzere, davacı tarafın beyan ettiği hasar miktarının fahiş olduğunu, gerçek zararın tespitinin gerektiğini, müvekkilinin poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olup poliçe özel şartları uyarınca her bir traktör başına sigorta bedelinin %1'i oranında tenzili muafiyet uygulanacağını ileri sürerek, davanın öncelikle kesin hüküm, zamanaşımı ve husumet yokluğundan reddine, bunun kabul edilmemesi halinde esastan reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, eldeki davanın 10/02/2020 tarihinde açılmasından önce aynı kaza nedeniyle davacının davalıya karşı 26/11/2018 tarihinde Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurduğu, 5.000- TL araç hasar bedeli talep ettiği, Uyuşmazlık Hakemi'nin K-2019/1793 sayılı 09/02/2019 tarihli kararıyla başvurunun reddine karar verildiği, davacı vekilinin karara itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyeti'nin 2019/İHK-5518 sayılı 13/05/2019 tarihli kararıyla itirazın reddine karar verildiği ancak Sigorta Tahkim Komisyonu'na yazılan 23/03/2023 tarihli müzekkere cevabında hakem kararının Yargıtay 11. HD'nin 2020/1762 E., 2022/3115 K. sayılı ve 18/04/2022 tarihli ilamıyla bozulması üzerine yargılamanın devam ettiği belirtildiğinden kararın kesinleşmediğinin anlaşıldığı;

işbu dava ile Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetinin 2019/İHK-5518 sayılı 13/05/2019 tarihli kararına konu başvurudaki davanın tarafları ile konusunun ve dava sebebinin aynı olduğu, Tahkim Heyeti tarafından verilen kararın henüz kesinleşmediğinden olumsuz dava şartı olan derdestliğin bulunduğu gerekçesiyle, davanın HMK'nın 114/1-ı ve 115. maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, Yargıtay 11. HD'nin 18/04/2022 tarihli bozma kararından sonra dosyanın gönderildiği İtiraz Hakem Heyeti'nin 03/03/2023 tarihli nihai kararında da görüleceği üzere, 5684 sayılı Sigorta Kanunu 30/14'e göre aynı olay için mahkemeye başvurulmuş olmasının hakem heyetinde davanın görülmesine engel olduğu, başvurunun derdest olup olmadığının önem arz etmediği, buna göre davacının Komisyona başvurusu ile birlikte mahkemede de dava açtığının anlaşıldığı gerekçesiyle, kesin olarak talebin usulden reddine karar verildiğini; halbuki İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulduğu Yargıtay kararında, Hakem Heyeti'nin mahkemedeki dava dosyasını getirterek incelemesi gerektiğinin belirtildiğini yani bir derdestlik sorununa değinilmediğini ve müvekkilinin taleplerinin haklı olduğunu belirterek,kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, nakliyat sigortası kapsamında sigortalının uğradığı maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir. Derdestlik 6100 sayılı HMK'nın 114/I-ı. maddesinde olumsuz bir dava şartı olarak düzenlenmiş olup, davanın görülmekte olması anlamına gelmektedir. Derdestlik nedeniyle davanın reddi üç koşula bağlıdır. Bunlar, (1) davanın daha önce aynı veya başka bir mahkemede açılmış olması, (2) birinci davanın görülmekte olması ve (3) daha önce açılmış ve görülmekte olan dava ile ikinci davanın aynı olması şeklinde sayılabilir. HMK 115/3'te de dava şartı noksanlığının, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, davanın usulden reddedilmeyeceği düzenlenmiştir.

Davacının davalı aleyhine Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde 26/11/2018 tarihli başvurusu hakkında 2018.E.94399, 2019/1793 K. sayılı ve 09/02/2019 tarihli Uyuşmazlık Hakem Kararının incelenmesinde, tarafların incelemeye konu davanın taraflarıyla aynı olduğu, talebin fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak ve bilirkişi raporundan sonra ıslah etmek üzere 5.000-TL tazminatın rizikonun gerçekleşme tarihi olan 04/08/2018'den itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsili ve başvuruya konu olayın incelemeye konu dava ile aynı olay olduğu, taşıma yapan araç sürücüsünün kaza anında alkollü olduğu tespit edildiğinden hasarın poliçe teminat dışında kaldığı gerekçesiyle, itiraz yolu açık olmak üzere başvurunun reddine karar verildiği;

ret kararına karşı davacı vekilinin itiraz ettiği,İtiraz Hakem Heyeti'nin 2019/İHK-5518 Karar sayılı ve 13/05/2019 tarihli kararıyla, söz konusu hakem kararının doğru olduğu gerekçesiyle, temyiz yolu açık olmak üzere itirazın reddine karar verildiği; itirazın reddi kararına karşı da başvuranın temyiz yoluna başvurması üzerine Yargıtay 11. HD'nin 2020/1762 E., 2022/3115 K. sayılı ve 18/04/2022 tarihli ilamıyla, kaza anında alkollü olduğu iddia edilen araç sürücüsünün yargılandığı ceza mahkemesindeki davada beraatına karar verildiği, hem ceza dosyasının hem de işbu incelemeye konu dava dosyasının celp edilerek araç sürücüsünün alkollü araç kullanmasına yönelik olarak net bir değerlendirme yapılması hususunda kararın bozulmasına karar verildiği;

davacı vekilinin istinaf dilekçesi ekinde sunduğu İtiraz Hakem Heyeti'nin KIT/2023-825 Karar sayılı ve 03/03/2023 tarihli kararıyla, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/14. maddesine göre aynı olay için mahkemeye başvurulmasının hakem heyetinde davanın görülmesine engel olduğu, başvurunun derdest olup olmadığının önem arz etmediği, buna göre davacının Komisyona başvurusu ile birlikte Mahkemede de dava açtığının anlaşıldığı gerekçesiyle, kesin olarak talebin usulden reddine karar verilmiştir. Mahkemece, yargılama aşamasında iki defa Sigorta Tahkim Komisyonu'na davacının yaptığı başvurunun halen derdest olup olmadığı hususu sorulmuş ve mahkemeye verilen 15/11/2022 ile 23/02/2023 tarihli cevaplarda söz konusu başvuruya ilişkin yargılamanın devam ettiği bildirilmiş, mahkemece de özellikle son cevabi yazıya istinaden 07/03/2023'te yukarıda belirtildiği gibi işbu davanın derdestlik olumsuz dava şartı nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

Ancak yukarıda da belirtildiği gibi derdestliğin kümülatif yani birlikte bulunması gereken üç şartından birisi, daha önce açılan davanın görülmekte olmasıdır. İşbu davadan daha önce aynı olaya dayanılarak Sigorta Tahkim Komisyonu'nda yapılmış olan başvurunun 03/03/2023'te yani Mahkemece nihai kararın verildiği 07/03/2023'ten dört gün önce kesin olarak usulden reddine karar verilmiştir. Bu kapsamda dosyadaki mevcut bilgi ve belgelere göre, mahkemenin 03/03/2023 tarihi sonrasında ve karar tarihi itibariyle Tahkim Komisyonundaki davanın derdest olmadığı dolayısıyla HMK 115/3'e göre dava şartı noksanlığının hüküm anında giderilmiş olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece, bu husus gözetilmeden 07/03/2023 olan karar tarihi itibariyle güncel olmayan bilgiyi içeren 23/02/2023 tarihli Sigorta Tahkim Komisyonu cevabına göre karar verilmesi isabetli olmamıştır.

Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf nedeni yerinde olduğundan istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılarak, davanın yeniden görülmek üzere dava dosyasının kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/03/2023 Tarih 2020/15 Esas 2023/198 Karar sayılı kararının HMK 353(1)a-4 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine" Davacı tarafından yatırılan 269,85-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.11/01/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/57271 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.