Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/6970 E. 2013/23081 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zimmet↗ şirket müdürü↗ hamil↗ temerrüt faizi↗ çek↗ cy/cy kaydı↗ temerrüt↗ ibraz↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının yetkisi olmadığı halde davacı şirketin hamili olduğu çeki tahsil ettiği halde bedelini davacıya vermediği, ayrıca davacı şirket kasasından 275.517,24 TL para aldığı halde bunu şirkete iade etmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 20.000,00 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davacı şirketin ortağı olan davalının zimmetine geçirdiği iddia edilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı şirkete ait defterlerde davalının kasadan 275.517,24 TL aldığının kayıtlı olduğu ve bu miktarın davalı adına borç kaydedildiği belirtilmiş ise de, paranın kasadan alındığı dönemde davalının şirketin müdürü veya yetkilisi olmadığı, dolayısı ile defterlerin ve kasanın tutulmasında bir sorumluluğunun bulunmadığı, kasadan para alındığına ilişkin makbuz vb dayanak belgenin bulunmadığı, defterde paranın ne için davalıya verildiğinin açıklanmadığı gözönüne alındığında, salt şirketin tek taraflı defter kaydı esas alınarak davalının kasadan para aldığının kabulü ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Davacının alacak iddialarından diğeri de, davalının şirketin hamili olduğu çeki tahsil ettiği halde bedelini şirkete ödemediği iddiası olup, davalı tarafından çekin davacı şirketin çalışanı olan Serkan Yılmaz tarafından tahsil edildiği savunulmuştur.
Gerçekten de, davaya konu çekin bankaya ibrazının Serkan Yılmaz tarafından yapıldığı ve paranın bu kişi tarafından tahsil edildiği çek üzerindeki kayıtlardan anlaşılmakta olup, mahkemece, bu kişinin davacının mı, yoksa davalının mı çalışanı olduğu belirlenmeden, çek bedelinin davalı tarafından tahsil edildiği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2376 E. 2015/9729 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihbar olunan · ihbar
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kabulü ile 19.517,87 TL'nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karar davalı banka ve «ihbar olunan» TMSF vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 12.09.2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5302 E. 2022/2319 K.
Ortak:ibraz
İncelediğiniz karardaGerçekten de, davaya konu çekin bankaya «ibrazının» Serkan Yılmaz tarafından yapıldığı ve paranın bu kişi tarafından tahsil edildiği «çek» üzerindeki kayıtlardan anlaşılmakta olup, mahkemece, bu kişinin davacının mı, yoksa davalının mı çalışanı olduğu belirlenmeden, çek bedelinin davalı tarafından tahsil edildiği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaŞti. tarafından bankaya «ibraz» edildikten sonra davalı bankaya devredildiği için söz konusu devrin TBK'nın 183. ve devamı maddelerinde yer alan «alacağın temliki» hükmünde olduğu, dava dışı Serkan İnşaat Tic.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tahsilat makbuzu · i̇i̇k 258 · alacağın temliki · ticari faiz · kötü niyet tazminatı · temlik · istirdat · kötü niyet
Benzer bu karardaİcra Müdürlüğü 2015/«258») Esas sayılı takip dosyası kapsamında davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, asıl alacağın %20'si oranında (14.000.- TL) «kötü niyet tazminatının» davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
2- Davacı vekilinin katılma yoluyla temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; icra müdürlüğü tarafından gönderilen «tahsilat makbuzunda» davacıdan yapılan tahsilatın 28.04.2016 tarihinde icra müdürlüğü hesaplarına alındığı anlaşıldığından «istirdadına» hükmedilen tutar için faizin bu tarihten başlatılması gerekirken 28.04.2019 tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte tahsil hükmü kurulması yerinde olmamış, kararın bu yönden bozulmasını gerektirmiş ise de, anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasın …
Şti. tarafından bankaya «ibraz» edildikten sonra davalı bankaya devredildiği için söz konusu devrin TBK'nın 183. ve devamı maddelerinde yer alan «alacağın temliki» hükmünde olduğu, dava dışı Serkan İnşaat Tic.
Şti.'nin mevcut olmayan alacağını davalı bankaya devrettiği, davacının dava konusu çekler «sebebi» ile davalı bankaya da borcu bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacıdan tahsil edilen 130.000.- TL'nin tahsilat tarihi olan 28.04.2019 tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Trabzon İcra Müdürlüğü'nün 2015/103275 (eski Trabzon 3.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/6970 E. , 2013/23081 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 38. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23/01/2012 tarih ve 2011/170-2012/11 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen17/12/2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili şirketin ortağı olduğunu, şirket adına çek alma ve bedelini tahsil etme yetkisi olmadığı halde şirketin hamili olduğu 149.683,00 TL bedelli çeki tahsil ettiği halde bedelini müvekkiline ödemediğini, ayrıca davalı tarafından şirkete ait kasadan 275.517,24 TL para alındığı halde bu paranın davalı tarafından şirkete ödenmediğini ileri sürerek, şimdilik 20.000,00 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin şirkete ait çeki tahsil etmediği gibi şirkete ait paranın da müvekkili uhdesinde bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının yetkisi olmadığı halde davacı şirketin hamili olduğu çeki tahsil ettiği halde bedelini davacıya vermediği, ayrıca davacı şirket kasasından 275.517,24 TL para aldığı halde bunu şirkete iade etmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 20.000,00 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davacı şirketin ortağı olan davalının zimmetine geçirdiği iddia edilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı şirkete ait defterlerde davalının kasadan 275.517,24 TL aldığının kayıtlı olduğu ve bu miktarın davalı adına borç kaydedildiği belirtilmiş ise de, paranın kasadan alındığı dönemde davalının şirketin müdürü veya yetkilisi olmadığı, dolayısı ile defterlerin ve kasanın tutulmasında bir sorumluluğunun bulunmadığı, kasadan para alındığına ilişkin makbuz vb dayanak belgenin bulunmadığı, defterde paranın ne için davalıya verildiğinin açıklanmadığı gözönüne alındığında, salt şirketin tek taraflı defter kaydı esas alınarak davalının kasadan para aldığının kabulü ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Davacının alacak iddialarından diğeri de, davalının şirketin hamili olduğu çeki tahsil ettiği halde bedelini şirkete ödemediği iddiası olup, davalı tarafından çekin davacı şirketin çalışanı olan Serkan Yılmaz tarafından tahsil edildiği savunulmuştur.
Gerçekten de, davaya konu çekin bankaya ibrazının Serkan Yılmaz tarafından yapıldığı ve paranın bu kişi tarafından tahsil edildiği çek üzerindeki kayıtlardan anlaşılmakta olup, mahkemece, bu kişinin davacının mı, yoksa davalının mı çalışanı olduğu belirlenmeden, çek bedelinin davalı tarafından tahsil edildiği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda 1 ve 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/571537400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz