Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/7426 E. 2013/22369 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sahtecilik↗ ispat yükü↗ havale↗ kusur↗ vekalet ücreti↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacıya ait paranın davalı bankaya karşı gerçekleştirilen sahtecilik işlemi ile hesaptan çekilerek başka hesaplara havale edildiği ve bilahare de hesaplardan çekildiği, bu durumun davalı bankayı aldığı mevduatı iade etme yükümlülüğünden kurtarmayacağı gibi ispat yükü kendisinde olan davalı bankanın davacıya vermiş olduğu şifre ve parolanın davacının kusuru ile ele geçirildiğini de kanıtlayamadığı gerekçesiyle 24,000 TL'nin paranın çekildiği tarihten itibaren değişen ve değişecek oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı vekilinin asıl ve birleşen davasının kabulüne karar verilmesine rağmen, davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru olmamış, kararın bu nedenle temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de; kanuna aykırı olan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/7426 E. , 2013/22369 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/03/2012 tarih ve 2009/825-2012/68 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, asıl ve birleşen davada, müvekkilinin davalı bankanın Gaziantep Şubesi'ndeki hesabından bilgisi ve onayı olmadan internet bankacılığı yoluyla para çekildiğini, olayın gelişiminde müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, internet bankacılığı güvenliğini tam olarak sağlayamayan ve güven kurumu olması gereken bankanın dernek zararından sorumlu olduğunu ileri sürerek toplam 24.000 TL'nin 07.03.2005 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili bankaya izafe edilebilecek bir emniyet zaafiyeti bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacıya ait paranın davalı bankaya karşı gerçekleştirilen sahtecilik işlemi ile hesaptan çekilerek başka hesaplara havale edildiği ve bilahare de hesaplardan çekildiği, bu durumun davalı bankayı aldığı mevduatı iade etme yükümlülüğünden kurtarmayacağı gibi ispat yükü kendisinde olan davalı bankanın davacıya vermiş olduğu şifre ve parolanın davacının kusuru ile ele geçirildiğini de kanıtlayamadığı gerekçesiyle 24,000 TL'nin paranın çekildiği tarihten itibaren değişen ve değişecek oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı vekilinin asıl ve birleşen davasının kabulüne karar verilmesine rağmen, davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru olmamış, kararın bu nedenle temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de; kanuna aykırı olan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda gösterilen sebeple davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın hüküm bölümünde “asıl dava yönünden” başlıklı kısmın 1 nolu bendine, mevcut cümlelerden sonra gelmek üzere, “kabul edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 1.200 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine” cümlesinin eklenmesine, “birleşen dava yönünden” başlıklı kısmın 1 nolu bendine, mevcut cümlelerden sonra gelmek üzere, “kabul edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 1.680 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine” cümlesinin eklenmesine, kararın düzeltilmiş bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/569718500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz