6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İptali | İade

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/7666 E. 2013/22335 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çatma teminat çeki çekin bedelsizliği sigorta tazminatı sigorta teminatı mutabakat muafiyet lehtar bedelsizlik keşideci dosya masrafı sigorta poliçesi hasar teminat

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 20/12/2002 tarihinde çatma sonucu davacı gemisinde oluşan zararın 200.000 USD olduğu, bu geminin Haifa Liman kentinde bazı onarımlara tabi tutulduğu, onarım bedelinin 13.900 USD olarak tespit edildiği, takiben bu geminin 14/10/2003 tarihinde 110.000 USD bedelle satıldığı, geminin eski hale getirilmesi için 400.000 USD harcama yapıldığı, davacıya ait Oylum gemisinin çatma sırasındaki saptanan değerinin 600.000 USD olduğu, sigortanın mutabakatlı değer esasına göre yapılması nedeniyle bu değerin göz önüne alınmasının gerekeceği, çatma sonucu davacının davalı sigortadan herhangi bir tazminat almadığı, Haifa Limanı'ndaki tamiratın geçici tamirat niteliğinde olduğu, gemideki asıl tamiratın daha sonraki el değiştirme sonucu gerçekleştirildiği, davalı sigortanın davacı şirkete sağladığı sigorta teminatının 50.000 USD üzerinden muafiyete tabi tutulduğu ancak alınan bu teminatın davalı ... tarafından hasar ödemesi yapılmaması nedeniyle dayanağının kalmadığı ayrıca Oylum gemisi ilgilileri hakkında çatmadan dolayı açılmış bir sorumluluk davasının bulunmadığı, çatma nedeniyle davacıya ait gemide oluşan zararın 250.000 USD olmasına göre 50.000 USD'lik muafiyetin düşülmesi sonucu talep edilen hasar tutarının yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 200.000 USD'nin 20/12/2002 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesine göre devlet bankalarının USD mevduatına uyguladığı bir yıllık vadeli ve değişken mevduat faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, 30/06/2005 keşideli Denizbank Maslak Şubesi muhataplı keşidecisi davacı şirket olan, lehtarı davalı ... gösterilen 50.000 USD'lik çekin bedelsizliğinin tespitiyle iptaline ve davacıya iadesine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1 – Dava, çatma sonucunda gemide oluşan hasar nedeniyle davalı ... hakkında açılan sigorta tazminatı istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, hasar miktarının tespiti ve sigorta poliçesi kapsamında yer alan muafiyet sınırları içinde kalıp kalmadığı noktalarında toplanmaktadır.

Davacı vekili, müvekkiline ait geminin İsrail’in Hayfa Limanı açıklarında bir başka gemi ile çatması sonucunda her iki gemide de hasar meydana geldiğini, müvekkili tarafından adı geçen limanda yaptırılan geçici onarımın ardından gemideki hasarın tespiti amacıyla mahkeme aracılığı ile tespit raporu düzenlendiğini, neticeten, geminin takseli sigorta bedelinden çok daha düşük bir fiyata satıldığını ileri sürerek eldeki davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Buna karşın yargılama sırasına yapılan inceleme ve araştırma davanın esası hakkında hüküm verilebilmesi için yeterli değildir. Mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen kök raporda, davacıya ait gemide çatma sebebiyle oluşan hasar sebebiyle yapılan onarıma ilişkin olarak, klas kuruluşu tarafından düzenlenen raporda, yapılan onarımın kalıcı olduğuna ilişkin açıklamalara yer verildiği, bu sebeple kalıcı onarım nedeniyle, yapılan masrafın muafiyet bedelinin altında kalmasına istinaden davacının sigorta tazminatı isteme hakkının bulunmadığı belirtilmiş, rapora itiraz üzerine alınan ek raporda ise bu kez herhangi bir gerekçeye yer verilmeksizin davacıya ait gemideki hasarın sigorta poliçesi kapsamında olduğu bildirilmiştir. Bu şekilde kök ve ek raporlar arasında oluşan çelişkinin giderilmesine ilişkin olarak alınan ikinci ek raporda ise yine herhangi bir açıklamaya yer verilmeksizin, davacı tarafından davalıya verilen ve teminat çeki olduğu iddia edilen çeke ilişkin olarak birtakım izahatlarda bulunulmuşsa da, dava konusu gemide oluşan hasarın sigorta poliçesi kapsamında olup olmadığına ilişkin tatmin edici ve açıklayıcı beyanların bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece, dosya içerisinde yer alan bilirkişi kök ve ek raporlarının davaya konu uyuşmazlığın çözümünde yetersiz olduğu kabul edilerek, konusunda uzman kişilerden oluşan yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmak suretiyle, klas kuruluşu tarafından düzenlenen rapor da göz önünde bulundurulmak suretiyle sonuca gidilmek gerekirken, yetersiz ve çelişkili bilirkişi raporuna dayalı olarak hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

2 - Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazların incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Menfi tespit

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/14753 E. 2014/5395 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/7666 E.  ,  2013/22335 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 29. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07.02.2012 tarih ve 2011/46-2012/67 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 06.12.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirketin malik/donatanı bulunduğu M/V Oylum gemisinin davalıya 24/11/2002 tarihinde düzenlenen''tekne sigorta poliçesiyle'' sigortalı olduğunu, sigorta bedelinin 600.000 USD olarak kararlaştırıldığını bu bedelin mutabakatlı değer olduğunu, sigorta süresi içinde sigortalı geminin 20/12/2002 tarihinde İsrail - Haifa limanı açığında M/V PRORVIN isimli gemiyle çatıştığını, çatma nedeniyle oluşan hasara ilişkin Aliağa Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2003/200 Değişik iş dosyasında tespit yaptırdığını, geçici tamir tutarı da dahil olmak üzere 66.155 USD'lik hasar tespit edildiğini ancak gemideki hasarların sadece bundan ibaret olmadığını, hasarın tam olarak belirlenmesi için kuru havuza alınması ve üzerinde her yönüyle inceleme yapılmasının gerektiğini, M/V Oylum gemisinin daha sonra 110.000USD karşılığında yurt dışına satıldığını, gemiyi satın alan yeni malikin gemiyi kuru havuza çıkartarak esaslı şekilde tamir yaptırdığını, bu kapsamda harcanan tamir bedelinin yaklaşık 400.000 USD olduğunu, yapılan tamirlerin tamamının çatma hasarlarına ilişkin olmadığını, çatma nedeniyle oluşan hasarlar için yapılan tamiratın en az 250.000 USD olduğunu, davalı şirketin poliçe kapsamında 50.000 USD muafiyeti bulunmasına göre bu muafiyet miktarı düşüldükten sonra kalan 200.000 USD'nin ödenmediğini ayrıca yine davalı sigortanın 50.000 USD muafiyet karşılığı olarak müvekkilinden aldığı 30/06/2005 keşideli Denizbank Maslak Şubesi muhataplı çeki de iade etmediğini ileri sürerek, muafiyet bedelinin düşülmesinden sonra kalan 200.000 USD'nin hasar tarihinden itibaren faiziyle davalıdan tahsiline, 50.000 USD'lik çek yönünden bu çekin bedelsizliği nedeniyle iptaline ve müvekkiline iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, talep edilen miktarın fahiş olduğunu, davacıyla yapılan sigortanın geminin kullanılmamasından doğan kullanım kaybına ilişkin zararları içermediğini, gemide çatma sonrasında meydana gelen tamirlerin geçici tamir olmayıp nihai tamir niteliğinde olduğunu, davacının Aliağa Asliye Hukuk Mahkemesi'nde yaptırdığı tespite süresinde itiraz edildiğini, teminat mektubu karşılığı alınan çekin tesliminin mümkün olmadığını bildirerek davanın reddinin istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 20/12/2002 tarihinde çatma sonucu davacı gemisinde oluşan zararın 200.000 USD olduğu, bu geminin Haifa Liman kentinde bazı onarımlara tabi tutulduğu, onarım bedelinin 13.900 USD olarak tespit edildiği, takiben bu geminin 14/10/2003 tarihinde 110.000 USD bedelle satıldığı, geminin eski hale getirilmesi için 400.000 USD harcama yapıldığı, davacıya ait Oylum gemisinin çatma sırasındaki saptanan değerinin 600.000 USD olduğu, sigortanın mutabakatlı değer esasına göre yapılması nedeniyle bu değerin göz önüne alınmasının gerekeceği, çatma sonucu davacının davalı sigortadan herhangi bir tazminat almadığı, Haifa Limanı'ndaki tamiratın geçici tamirat niteliğinde olduğu, gemideki asıl tamiratın daha sonraki el değiştirme sonucu gerçekleştirildiği, davalı sigortanın davacı şirkete sağladığı sigorta teminatının 50.000 USD üzerinden muafiyete tabi tutulduğu ancak alınan bu teminatın davalı ...

tarafından hasar ödemesi yapılmaması nedeniyle dayanağının kalmadığı ayrıca Oylum gemisi ilgilileri hakkında çatmadan dolayı açılmış bir sorumluluk davasının bulunmadığı, çatma nedeniyle davacıya ait gemide oluşan zararın 250.000 USD olmasına göre 50.000 USD'lik muafiyetin düşülmesi sonucu talep edilen hasar tutarının yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 200.000 USD'nin 20/12/2002 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesine göre devlet bankalarının USD mevduatına uyguladığı bir yıllık vadeli ve değişken mevduat faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, 30/06/2005 keşideli Denizbank Maslak Şubesi muhataplı keşidecisi davacı şirket olan, lehtarı davalı ... gösterilen 50.000 USD'lik çekin bedelsizliğinin tespitiyle iptaline ve davacıya iadesine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1 – Dava, çatma sonucunda gemide oluşan hasar nedeniyle davalı ... hakkında açılan sigorta tazminatı istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, hasar miktarının tespiti ve sigorta poliçesi kapsamında yer alan muafiyet sınırları içinde kalıp kalmadığı noktalarında toplanmaktadır.

Davacı vekili, müvekkiline ait geminin İsrail’in Hayfa Limanı açıklarında bir başka gemi ile çatması sonucunda her iki gemide de hasar meydana geldiğini, müvekkili tarafından adı geçen limanda yaptırılan geçici onarımın ardından gemideki hasarın tespiti amacıyla mahkeme aracılığı ile tespit raporu düzenlendiğini, neticeten, geminin takseli sigorta bedelinden çok daha düşük bir fiyata satıldığını ileri sürerek eldeki davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Buna karşın yargılama sırasına yapılan inceleme ve araştırma davanın esası hakkında hüküm verilebilmesi için yeterli değildir. Mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen kök raporda, davacıya ait gemide çatma sebebiyle oluşan hasar sebebiyle yapılan onarıma ilişkin olarak, klas kuruluşu tarafından düzenlenen raporda, yapılan onarımın kalıcı olduğuna ilişkin açıklamalara yer verildiği, bu sebeple kalıcı onarım nedeniyle, yapılan masrafın muafiyet bedelinin altında kalmasına istinaden davacının sigorta tazminatı isteme hakkının bulunmadığı belirtilmiş, rapora itiraz üzerine alınan ek raporda ise bu kez herhangi bir gerekçeye yer verilmeksizin davacıya ait gemideki hasarın sigorta poliçesi kapsamında olduğu bildirilmiştir.

Bu şekilde kök ve ek raporlar arasında oluşan çelişkinin giderilmesine ilişkin olarak alınan ikinci ek raporda ise yine herhangi bir açıklamaya yer verilmeksizin, davacı tarafından davalıya verilen ve teminat çeki olduğu iddia edilen çeke ilişkin olarak birtakım izahatlarda bulunulmuşsa da, dava konusu gemide oluşan hasarın sigorta poliçesi kapsamında olup olmadığına ilişkin tatmin edici ve açıklayıcı beyanların bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece, dosya içerisinde yer alan bilirkişi kök ve ek raporlarının davaya konu uyuşmazlığın çözümünde yetersiz olduğu kabul edilerek, konusunda uzman kişilerden oluşan yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmak suretiyle, klas kuruluşu tarafından düzenlenen rapor da göz önünde bulundurulmak suretiyle sonuca gidilmek gerekirken, yetersiz ve çelişkili bilirkişi raporuna dayalı olarak hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

2 - Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazların incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/569629900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.