Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/3319 E. 2020/476 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
3095 sayılı kanun↗ mevduat hesabı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne, ikinci dönem için 383.200,00 USD’nin 4. ayın bitimi olan 15.11.1998 tarihinden itibaren yedi gün içinde, üçüncü dönem için 294.739,73 USD alacağın ilk ayın sonu olan 15.08.1999 tarihi sonuna kadar 3095 sayılı Kanun’un 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının anılan yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine asıl davada verilen karar Dairemizce onanmış, birleşen davaya yönelik karar resen bozulmuştur.
Taraf vekilleri, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, taraf vekillerinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8274 E. 2018/2046 K.
Ortak:mevduat hesabı · Alacak
İncelediğiniz kararda… ağın ilk ayın sonu olan 15.08.1999 tarihi sonuna kadar 3095 sayılı Kanun’un 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının anılan yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli «mevduat hesabına» ödediği en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine asıl davada verilen karar Dairemizce onanmış, birl …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının yer «tesliminin» sözleşmeye uygun olarak yapılmaması sebebiyle sözleşmeyi feshettiği, davacının tahsis olunan yeri uygun bulmaması nedeniyle kabulden kaçınması mümkün iken yer teslimini kabul ettiği, her ne kadar davalı «görevlilerinin» eksiklik belirlediği görülmüş ise de görevlilerin davalıya yüklenmeyen yeni bir yükümlülük oluşturması ve davalının da bu tasarrufa «icazet» vermemesi sebebiyle «yetkisiz temsil» gereğince bu hususun davalıyı bağlamayacağı, yer tesliminin ....05.1997 tarihinde yapıldığı, davacının sözleşmeye göre bu yerde "tesis kurabilme" imkanı da varken salt eksikliklerin giderilmemesi gerekçesiyle sözleşmeyi feshetmesinin haksız olduğu, bu nedenle asıl davada davacı yüklenicinin alacak ve tazminat namı ile herhangi bir alacağı bulunmadığı, «sözleşmenin feshi» haksız olmakla birleşen davada davacı iş sahibinin ödenmeyen eksik kira bedellerini talebi yerinde olduğu, sözleşmenin 7. maddesinde yıllık 660.000,00 USD bedelin yüklenici tarafından «garanti» edildiği davacının ilk yıl garanti edilen miktarı aşan tutarda gelir elde etmesi ve davalıya ödeme yapması sebebiyle fazla miktarın sonraki yıllardan tenzili şartları bulunmadığı, ikinci dönemin ....07.1998 tarihinden başladığı ve 14.07.1999 tarihinde sona erdiği, ödenmeyen bedelin 383.200,00 USD olduğu, üçüncü dönemin ....07.1999 tarihinde başlayıp, ....06.1999 sözleşmenin «fesih» tarihine kadar devam ettiği, ancak taraflar arasındaki dört yıllık sözleşmenin önceden ve haksız feshi hâlinde iş sahibinin ödenmeyen kira alacağı hakkı doğduğu, bu sürenin yeniden ihale yapılması için gerekli makul bir süre olması gerektiği, bilirkişiler kurulunun 29.06.2015 tarihli ek raporlarında belirlenen altı aylık sürenin uygun ve makul bir süre olarak kabul edildiği, ....07.1999 ile ....06.1999 fesih tarihine altı ay ilavesiyle bulunan ....1999 tarihleri arasında hesaplanması gereken .... dönem kira alacağının 294.739,73 USD olduğu gerekçesiyle, asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne, ikinci dönem için 383.200,00 USD’nin 4. ayın bitimi olan ....11.1998 tarihinden itibaren yedi gün içinde, üçüncü dönem için 294.739,73 USD alacağın ilk ayın sonu olan ....08.1999 tarihi sonuna kadar 3095 sayılı Kanun’un 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının anılan yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli «mevduat hesabına» ödediği en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… "ilk ayın sonu olan ....08.1999 tarihi sonuna kadar", 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince Devlet bankalarının anılan yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli «mevduat hesabına» ödediği en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline" karar verilmiş olup, mahkemece, hüküm fıkrasında taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak ve «infazı» kabil olacak şekilde gösterilmesi gerekirken ikinci ve üçüncü dönem olarak belirlenen alacaklar yönünden faizi başlangıç tarihlerinde «infazda tereddüte» sebebiyet verecek şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. ...- Bozma sebep ve şekline göre, birleşen davada taraf vekillerinin sai …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetkisiz temsil · infazda tereddüt · icazet · sözleşmenin feshi · infaz · garantörlük · fesih · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının yer «tesliminin» sözleşmeye uygun olarak yapılmaması sebebiyle sözleşmeyi feshettiği, davacının tahsis olunan yeri uygun bulmaması nedeniyle kabulden kaçınması mümkün iken yer teslimini kabul ettiği, her ne kadar davalı «görevlilerinin» eksiklik belirlediği görülmüş ise de görevlilerin davalıya yüklenmeyen yeni bir yükümlülük oluşturması ve davalının da bu tasarrufa «icazet» vermemesi sebebiyle «yetkisiz temsil» gereğince bu hususun davalıyı bağlamayacağı, yer tesliminin ....05.1997 tarihinde yapıldığı, davacının sözleşmeye göre bu yerde "tesis kurabilme" imkanı da varken salt eksikliklerin giderilmemesi gerekçesiyle sözleşmeyi feshetmesinin haksız olduğu, bu nedenle asıl davada davacı yüklenicinin alacak ve tazminat namı ile herhangi bir alacağı bulunmadığı, «sözleşmenin feshi» haksız olmakla birleşen davada davacı iş sahibinin ödenmeyen eksik kira bedellerini talebi yerinde olduğu, sözleşmenin 7. maddesinde yıllık 660.000,00 USD bedelin yüklenici tarafından «garanti» edildiği davacının ilk yıl garanti edilen miktarı aşan tutarda gelir elde etmesi ve davalıya ödeme yapması sebebiyle fazla miktarın sonraki yıllardan tenzili şartları bulunmadığı, ikinci dönemin ....07.1998 tarihinden başladığı ve 14.07.1999 tarihinde sona erdiği, ödenmeyen bedelin 383.200,00 USD olduğu, üçüncü dönemin ....07.1999 tarihinde başlayıp, ....06.1999 sözleşmenin «fesih» tarihine kadar devam ettiği, ancak taraflar arasındaki dört yıllık sözleşmenin önceden ve haksız feshi hâlinde iş sahibinin ödenmeyen kira alacağı hakkı doğduğu, bu sürenin yeniden ihale yapılması için gerekli makul bir süre olması gerektiği, bilirkişiler kurulunun 29.06.2015 tarihli ek raporlarında belirlenen altı aylık sürenin uygun ve makul bir süre olarak kabul edildiği, ....07.1999 ile ....06.1999 fesih tarihine altı ay ilavesiyle bulunan ....1999 tarihleri arasında hesaplanması gereken .... dönem kira alacağının 294.739,73 USD olduğu gerekçesiyle, asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne, ikinci dönem için 383.200,00 USD’nin 4. ayın bitimi olan ....11.1998 tarihinden itibaren yedi gün içinde, üçüncü dönem için 294.739,73 USD alacağın ilk ayın sonu olan ....08.1999 tarihi sonuna kadar 3095 sayılı Kanun’un 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının anılan yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli «mevduat hesabına» ödediği en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl davada davacı vekilinin asıl davaya yönelik bütün temyiz itirazları yerinde değildir. ...- Mahkemece, hükmün «infazda tereddüt» oluşturmayacak şekilde tesisi gerekmektedir.
… "ilk ayın sonu olan ....08.1999 tarihi sonuna kadar", 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince Devlet bankalarının anılan yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli «mevduat hesabına» ödediği en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline" karar verilmiş olup, mahkemece, hüküm fıkrasında taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak ve «infazı» kabil olacak şekilde gösterilmesi gerekirken ikinci ve üçüncü dönem olarak belirlenen alacaklar yönünden faizi başlangıç tarihlerinde «infazda tereddüte» sebebiyet verecek şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. ...- Bozma sebep ve şekline göre, birleşen davada taraf vekillerinin sai …
Bu nedenle, hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/2118 E. 2010/7435 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · ihtarname
Benzer bu karardaMahkemece «davanın açılmamış sayılmasına» dair verilen karar Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, davacıya gönderilen «ihtarnamelerde» istenen paranın hangi ayın ödenmemiş borcuna ilişkin olduğu, istenen para içerisinde faiz varsa oran ve tutarının ne olduğu hususunda bir açıklamanın bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/3319 E. , 2020/476 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 01/03/2016 gün ve 2008/307 - 2016/129 sayılı kararı onayan - bozan Daire'nin 15/03/2018 gün ve 2016/8274 - 2018/2046 sayılı kararı aleyhinde taraf vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin devir yolu ile EGO Genel Müdürlük otobüslerine reklam alınmasına ilişkin 29.01.1997 tarihli sözleşmeye 15.05.1997 tarihinde taraf olduğunu, davacı tarafından sözleşmenin 5. maddesine uygun yer teslimi yapılmadığından müvekkilinin verimli çalışma olanağı bulamadığını, hatta sözleşmenin 7. maddesiyle davalıya ödenmesi zorunlu kılınan (660.000) USD’ye dahi yaklaşılamadığını ileri sürerek, (561.697) USD zarar ile ilk iki sözleşme yılına ait (1.509.893 USD kâr yoksunluğunun faiziyle davalıdan tahsilini, sözleşmenin 7. maddesinin iptalini, ikinci sözleşme döneminde yapılan iş miktarının (660.000) USD’den mahsubu ile bakiyesinden dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini ve teminat mektubunun paraya çevrilmesinin tedbiren durdurulmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuş, birleşen davada ise, davalı ... İnş. San. ve Dış Tic. Ltd. Şti.’nin sözleşmenin 7. maddesini ihlal ederek ikinci ve üçüncü dönemlerde yıllık garanti edilen (660.000) USD’nin altında ödeme yapılması nedeniyle İdare Encümeni’nin 29.07.1999 gün ve 260 sayılı kararı ile sözleşmenin feshi ile teminatın irat kaydedilmesine karar verildiğini ileri sürerek, (1.040.678) USD’nin faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Atik İnş. San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. vekili, birleştirilen davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne, ikinci dönem için 383.200,00 USD’nin 4. ayın bitimi olan 15.11.1998 tarihinden itibaren yedi gün içinde, üçüncü dönem için 294.739,73 USD alacağın ilk ayın sonu olan 15.08.1999 tarihi sonuna kadar 3095 sayılı Kanun’un 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının anılan yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine asıl davada verilen karar Dairemizce onanmış, birleşen davaya yönelik karar resen bozulmuştur.
Taraf vekilleri, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, taraf vekillerinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 151,80 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 954,90 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen taraflardan ayrı ayrı alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 16/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/569168800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz