Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/15224 E. 2013/22148 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kimlik tespiti↗ takipsizlik kararı↗ rücuen tahsil↗ sigorta sözleşmesi↗ hasar↗ eksik inceleme↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davalılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, yangın sigortası sözleşmesinden kaynaklanan alacağın rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı şirkete sigortalı bulunan işyeri, davalıların maliki ve işleteni olduğu fabrikada çıkan yangının sirayet etmesi sonucunda hasara uğramıştır. Yerel mahkemece, yangının kasten ve meçhul kişilerce çıkarıldığı gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen hüküm Dairemizce, yargılama sırasında yangının üçüncü şahıslar tarafından yapılan kundaklama eylemi sonucu çıkarıldığı hususunda hükme dayanak oluşturacak kesin bir kanıt elde edilemediği, yürütülen hazırlık soruşturmasının da takipsizlik kararı ile sonuçlandığı, bu durumda dava konusu yangının üçüncü şahısların eylemlerinden kaynaklandığının somut delillerle ispatlanamaması karşısında, meydana gelen zarardan davalı tarafın BK.'nun 58. maddesi uyarınca sorumlu tutulup tutulamayacağının tartışılıp değerlendirilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm kurulmasının doğru görülmediği gerekçesiyle bozulmuştur.
Ancak daha sonra davalılarca anılan takipsizlik kararına itiraz edilmiş, itirazın Manavgat Ağır Ceza Mahkemesi'nce reddi üzerine Adalet Bakanlığından kanun yararına bozma talep edilmiş, talebin uygun bulunması üzerine başvurulan Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nce takipsizlik kararı kaldırılmış, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nca da yeniden soruşturma başlatılmış ve yangının kasten çıkarıldığı sonucuna varılarak, faillerin kimliklerinin tespiti ve yakalanmaları için daimi arama kararı verilmiştir. Mahkemece bu kez, yangının üçüncü kişilerce kasten çıkarılmasından dolayı bina malikinin sorumluluğunu gerektiren bir durumun ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, Dairemizce bu hüküm, davacıdan davalı bina malikinin sorumluluğunu gerektirecek sebeplerin varlığını kanıtlamasının beklenemeyeceği, yangının üçüncü kişilerin eyleminden kaynaklandığının ispat edilemediğinin önceki bozma ilamında da belirtildiği ve yangının davacının sigortalısına ait işyerine sirayeti nedeniyle davalı bina malikinin sorumlu olduğu gerekçesiyle bozulmuştur.
Oysa BK.'nun 58. maddesi uyarınca zarar görenin, zararın varlığının yanında, bina veya yapı eserinin yapılışında bozukluk veya bakımında eksiklik olduğunu ve zararın, yapılıştaki bu bozukluk veya bakım eksikliğinden meydana geldiğini de ispat etmesi gereklidir. Somut uyuşmazlıkta ise bu hususlar ispat edilememiştir. Zira sabotaj iddiası ciddi görülerek takipsizlik kararı kaldırılmış ve fiilin kasten yangın çıkarma suçunu oluşturacağı kabul edilerek daimi arama kararı verilmiştir. Yangının kısa devre nedeniyle çıktığına dair ise tanık beyanları ve jandarma tarafından yapılan değerlendirmeleri içeren olay yeri görgü ve tespit tutanağının dışında hiçbir delil getirilememiştir. Bu beyanlara karşılık ise dosyada yangının 3 veya 4 ayrı başlangıç noktasından çok hızlı şekilde yayıldığı, bir hızlandırıcı kullanılmış olduğu ve yangının elektrik arkından çıkmasının ihtimal dahilinde bulunmadığı yönünde yangın raporu ile bilirkişi heyet raporu vardır.
Bu durum karşısında, mahkemece verilen davanın reddine dair kararın onanması gerekirken bozulduğu anlaşıldığından, davalılar vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 27.06.2013 tarih ve 2012/13835 E.-2013/13624 K. sayılı ilamının kaldırılmasına ve yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/5793 E. 2021/1411 K.
Ortak:takipsizlik kararı
İncelediğiniz kararda… is edilen hüküm Dairemizce, yargılama sırasında yangının üçüncü şahıslar tarafından yapılan kundaklama eylemi sonucu çıkarıldığı hususunda hükme dayanak oluşturacak «kesin» bir kanıt elde edilemediği, yürütülen hazırlık soruşturmasının da «takipsizlik» kararı ile sonuçlandığı, bu durumda dava konusu yangının üçüncü şahısların eylemlerinden kaynaklandığının somut delillerle ispatlanamaması karşısında, meydana gelen zarardan davalı tarafın BK.'nun 58. maddesi uyarınca sorumlu tutulup tutulamayacağının tartışılıp değerlendirilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulmasının doğru görülmediği gerekçesiyle bozulmuştur.
Ancak daha sonra davalılarca anılan «takipsizlik» kararına itiraz edilmiş, itirazın Manavgat Ağır Ceza Mahkemesi'nce reddi üzerine Adalet Bakanlığından kanun yararına bozma talep edilmiş, talebin uygun bulunması üzerine başvurulan Yargıtay 9.
Ceza Dairesi'nce «takipsizlik» kararı kaldırılmış, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nca da yeniden soruşturma başlatılmış ve yangının kasten çıkarıldığı sonucuna varılarak, faillerin «kimliklerinin tespiti» ve yakalanmaları için daimi arama kararı verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece davalılar ..., ..., ..., ... ve ... haklarında açılan davaların «takipsiz» bırakılıp «yenilenmediği» gerekçesiyle bu davalılar hakkında «davanın açılmamış sayılmasına», diğer davalılar yönünden davanın reddine dair verilen karar «temlik» alan TMSF vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yenileme · temlik
Benzer bu karardaMahkemece davalılar ..., ..., ..., ... ve ... haklarında açılan davaların «takipsiz» bırakılıp «yenilenmediği» gerekçesiyle bu davalılar hakkında «davanın açılmamış sayılmasına», diğer davalılar yönünden davanın reddine dair verilen karar «temlik» alan TMSF vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez «temlik» alan TMSF vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, «temlik» alan TMSF vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/15224 E. , 2013/22148 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20.03.2012 gün ve 2009/135-2012/160 sayılı kararı bozan Daire’nin 27.06.2013 gün ve 2012/13835-2013/13624 sayılı kararı aleyhinde davalılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete sigortalı işyerinin davalılara ait fabrikada çıkan yangının sirayet etmesi sonucu hasarlandığını, sigortalının uğradığı zararın müvekkili tarafından ödenmiş olduğunu ileri sürerek, şimdilik 50,000 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, faili meçhul bir kundaklama eyleminden doğan zarar nedeniyle müvekkil şirketlere kusur isnadının mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davalılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, yangın sigortası sözleşmesinden kaynaklanan alacağın rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı şirkete sigortalı bulunan işyeri, davalıların maliki ve işleteni olduğu fabrikada çıkan yangının sirayet etmesi sonucunda hasara uğramıştır. Yerel mahkemece, yangının kasten ve meçhul kişilerce çıkarıldığı gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen hüküm Dairemizce, yargılama sırasında yangının üçüncü şahıslar tarafından yapılan kundaklama eylemi sonucu çıkarıldığı hususunda hükme dayanak oluşturacak kesin bir kanıt elde edilemediği, yürütülen hazırlık soruşturmasının da takipsizlik kararı ile sonuçlandığı, bu durumda dava konusu yangının üçüncü şahısların eylemlerinden kaynaklandığının somut delillerle ispatlanamaması karşısında, meydana gelen zarardan davalı tarafın BK.'nun 58.
maddesi uyarınca sorumlu tutulup tutulamayacağının tartışılıp değerlendirilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm kurulmasının doğru görülmediği gerekçesiyle bozulmuştur.
Ancak daha sonra davalılarca anılan takipsizlik kararına itiraz edilmiş, itirazın Manavgat Ağır Ceza Mahkemesi'nce reddi üzerine Adalet Bakanlığından kanun yararına bozma talep edilmiş, talebin uygun bulunması üzerine başvurulan Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nce takipsizlik kararı kaldırılmış, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nca da yeniden soruşturma başlatılmış ve yangının kasten çıkarıldığı sonucuna varılarak, faillerin kimliklerinin tespiti ve yakalanmaları için daimi arama kararı verilmiştir. Mahkemece bu kez, yangının üçüncü kişilerce kasten çıkarılmasından dolayı bina malikinin sorumluluğunu gerektiren bir durumun ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, Dairemizce bu hüküm, davacıdan davalı bina malikinin sorumluluğunu gerektirecek sebeplerin varlığını kanıtlamasının beklenemeyeceği, yangının üçüncü kişilerin eyleminden kaynaklandığının ispat edilemediğinin önceki bozma ilamında da belirtildiği ve yangının davacının sigortalısına ait işyerine sirayeti nedeniyle davalı bina malikinin sorumlu olduğu gerekçesiyle bozulmuştur.
Oysa BK.'nun 58. maddesi uyarınca zarar görenin, zararın varlığının yanında, bina veya yapı eserinin yapılışında bozukluk veya bakımında eksiklik olduğunu ve zararın, yapılıştaki bu bozukluk veya bakım eksikliğinden meydana geldiğini de ispat etmesi gereklidir. Somut uyuşmazlıkta ise bu hususlar ispat edilememiştir. Zira sabotaj iddiası ciddi görülerek takipsizlik kararı kaldırılmış ve fiilin kasten yangın çıkarma suçunu oluşturacağı kabul edilerek daimi arama kararı verilmiştir. Yangının kısa devre nedeniyle çıktığına dair ise tanık beyanları ve jandarma tarafından yapılan değerlendirmeleri içeren olay yeri görgü ve tespit tutanağının dışında hiçbir delil getirilememiştir. Bu beyanlara karşılık ise dosyada yangının 3 veya 4 ayrı başlangıç noktasından çok hızlı şekilde yayıldığı, bir hızlandırıcı kullanılmış olduğu ve yangının elektrik arkından çıkmasının ihtimal dahilinde bulunmadığı yönünde yangın raporu ile bilirkişi heyet raporu vardır.
Bu durum karşısında, mahkemece verilen davanın reddine dair kararın onanması gerekirken bozulduğu anlaşıldığından, davalılar vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 27.06.2013 tarih ve 2012/13835 E.-2013/13624 K. sayılı ilamının kaldırılmasına ve yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 27.06.2013 tarih ve 2012/13835 E.-2013/13624 K. sayılı kararının kaldırılmasına, yerel mahkeme kararının ONANMASINA, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 05.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/568578100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz