Taleple bağlılık
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/7531 E. 2013/21899 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
taleple bağlılık↗ ihbar olunan↗ tmsf↗ ihbar↗ hukuki yarar↗ avans faizi↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın kabulü ile; 3.500,00 TL'nin taleple bağlılık gereğince 22/11/1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı Ing Bank A.Ş. vekili ile ihbar olunan TMSF vekili temyiz etmiştir.
(1) Bir davada kararı temyiz etme hakkı, yalnız taraflara veya hüküm ile kendisine mükellefiyet yüklenen veya bir hakkı ihlal edilen kimseye veyahut kanunun açıkça belirttiği mercilere aittir. Temyiz isteminde bulunan TMSF talebe konu davada ihbar olunan konumundadır. İhbar eden tarafın temsilcisi olarak davaya katılmamıştır. Karar başlığında davalı olarak gösterilmemiş, aleyhine de hüküm kurulmamıştır. O halde, ihbar olunan TMSF vekilinin kararı temyiz etmede hukuki yararı bulunmadığından temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
(2) Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
(3) Ancak, karar ve ilam harcı, hüküm tarihindeki yasa kurallarına tabi olup, davacı alacağının somut olayda esasen fona devredilen Yurtbank A.Ş'nin işleminden kaynaklanması karşısında 5411 Sayılı Bankalar Kanunu’nun 140 ncı maddesi uyarınca mahkemece, davalı bankanın harçtan muaf olduğu nazara alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiş ise de, bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün, HUMK.'nın 438/7 nci maddesi hükmü gereğince, aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/7531 E. , 2013/21899 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 31/01/2013 tarih ve 2012/111-2013/14 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... Bank A.Ş. vekili ile ihbar olunan TMSF vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankaya devrinden önce Yurtbank A.Ş.'nin Denizli şubesine 3.500,00 TL mevduatını 09.08.1999 tarihinden 13.09.1999 vade tarihine kadar yatırdığını,daha sonra bankacılık yapma ve mevduat kabul etme izni kaldırılarak yönetimi TMSF'ye devredildiğini, bu banka daha sonra davalı Oyakbank A.Ş. ile birleştirildiğini, Oyakbank A.Ş. İse ... Bank'a satılarak Ing Bank olduğunu, yapılan araştırmada müvekkilinin bankaya yatırmış olduğu mevduatın Yurtbank A.Ş. yönetimi tarafından KKTC'de paravan olarak kurulan dava dışı Yurt Security Off Shore Bank Ltd. adlı paravan banka hesabına aktarıldığını, müvekkilinin bankalara olan güveninin kötüye kullanılarak ve iradesi sakatlanarak havale talimatı imzalatıldığını, bu şekilde toplanan paranın Yurtbank A.Ş.yönetimi tarafından grup şirketlere ve hayali şirketlere usulsüz kredi vermek suretiyle tüketildiğinin tespit edildiğini, banka yönetimine el konulmasından sonra müvekkilinin mevduatı "Yurt Security Off Shore Ltd.
adlı banka hesabına aktarılmış olduğu ve Off Shore mevduatların sigorta kapsamı dışında olduğu"gerekçesi ile ödenmediğini, açıklanacağı üzere davalı bankanın Yurt Security Off Shore Bank Ltd. adlı paravan kıyı bankasını kurarak ve iki bankanın tek elden yönetimi sağlanarak, iş birliği içinde, planlı ve kasıtlı olarak, mevduat sahiplerinin ve müvekkilinin dolandırıldığını ve zarara uğratılmış olduğu kanıtlanacak olup zararın oluşmasında Yurtbank A.Ş.sorumlu bulunduğunu, davalı banka paravan Yurt Security Off Shore ltd. Adlı bankanın adı arkasına gizlenerek ve kanuna karşı hile yaparak mevduat toplamış olmakla birlikte bu inançlı işlemin aslında bir karz akdi olduğunu, karz akdi gereğince belirli bir faiz oranı ile geri iade edilmek üzere mevduat toplayan banka, bu mevduat alacağını vade sonunda işlemiş akdi faiz ile birlikte iade etmekle yükümlü olduğunu, müvekkilinin Yurtbank A.Ş.'ne yatırmış olduğu mevduat, görünüşte KKTC'de kurulu Yurt Security Off Shore Ltd.adlı paravan bankaya havale edilmiş gibi işlem yapılmasına rağmen gerekçe bu yapılmamış ve para Yurtbank A.Ş.
Yönetimi tarafından
Balkaner Grubuna ait şirketlere aktarılmış olup para Yurtbank A.Ş.tarafından grup şirketlere kredi olarak verildiğinden Yurtbank A.Ş.kullanılmış olduğu bu tutar kadar grup şirketlerden alacaklı duruma geldiğini, bir başka ifade ile Yurtbank A.Ş. bu şekilde müvekkili aleyhine sebepsiz olarak zenginleştiğini, Yurt Security Off Shore Ltd.adlı hayali bankanın kuruluş sermayesi olan 500.000 USD'nin dahi Yurtbank A.Ş.tarafından temin edilmiş olduğu, kuruluşu takiben kuruluş sermayesinin çekilerek yurda getirildiğini ve Yurt Security Off Shore Ltd. Adlı bankanın hiçbir mal varlığının ve sermayesinin bulunmadığı Yurtbank A.Ş. Yönetimi tarafından bilinmesine rağmen, bu durum mevduat sahiplerinden özenle gizlenerek bu paravan banka adına açılan hesaba mevduat kabul edilerek ve bu mevduatların sorumsuzca Balkaner şirketlerine aktarılarak mevduat sahiplerinin zarara uğramalarına neden olduğunu, müvekkili ile davalı banka arasındaki hukuki ilişkide bankanın sorumluluğu her ne kadar haksız fiil, kanuna karşı hile, sebepsiz zenginleşme, vekalet görevinin kötüye kullanılması gibi değişik sebeplere dayanmakta ise de esas itibariyle karz akdi olduğunun açık olduğunu, açıklanan nedenlerle;
fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak üzere; müvekkili tarafından davalı bankanın Denizli Şubesine yatırılan mevduat alacağının davalı bankadan hükmen tahsiline, alacaklarına 22.11.1999 tarihinden vade tarihi olan 27.12.1999 tarihine kadar %82 akdi faiz, vade sonundan fiili ödeme tarihine kadar ise akdi faiz olan %82'den aşağı olmamak üzere temerrüt faizi ile birlikte hükmen tahsiline, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile;
3. 500,00 TL'nin taleple bağlılık gereğince 22/11/1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı Ing Bank A.Ş. vekili ile ihbar olunan TMSF vekili temyiz etmiştir.
(1) Bir davada kararı temyiz etme hakkı, yalnız taraflara veya hüküm ile kendisine mükellefiyet yüklenen veya bir hakkı ihlal edilen kimseye veyahut kanunun açıkça belirttiği mercilere aittir. Temyiz isteminde bulunan TMSF talebe konu davada ihbar olunan konumundadır. İhbar eden tarafın temsilcisi olarak davaya katılmamıştır. Karar başlığında davalı olarak gösterilmemiş, aleyhine de hüküm kurulmamıştır. O halde, ihbar olunan TMSF vekilinin kararı temyiz etmede hukuki yararı bulunmadığından temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
(2) Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
(3) Ancak, karar ve ilam harcı, hüküm tarihindeki yasa kurallarına tabi olup, davacı alacağının somut olayda esasen fona devredilen Yurtbank A.Ş'nin işleminden kaynaklanması karşısında 5411 Sayılı Bankalar Kanunu’nun 140 ncı maddesi uyarınca mahkemece, davalı bankanın harçtan muaf olduğu nazara alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiş ise de, bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün, HUMK.'nın 438/7 nci maddesi hükmü gereğince, aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, ihbar olunan TMSF vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (3) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın (HÜKÜM) bölümünün ikinci paragrafı hükümden tümü ile çıkarılarak yerine, “...Davalı Banka harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına” cümlesinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı ... Bank A.Ş.'ye iadesine, TMSF harçtan muaf olduğundan dolayı, harç alınmasına mahal olmadığına, 02.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
12.12.2013-M/U
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/568428000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz