Maddi ve Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/6103 E. 2013/21933 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çek karnesi↗ kusur oranı↗ müteselsil sorumluluk↗ basiretli tacir↗ rücu↗ çek↗ tacir↗ kusur↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, çek karnesi verilirken uygulamada ve mevzuat gereğince alınması gereken belgelerin davalı banka tarafından alındığı, ancak her halükârda basiretli bir tacir gibi hareket etmesi gereken davalının söz konusu belgelerdeki imza farklılıklarından ve başvuru yapan şahıstan şüphelenmesi, daha ayrıntılı bir inceleme yapması gerektiği, olayın meydana gelmesinde davalı bankanın %40 oranında ve diğer davalı firmanın ise %60 oranında kusurlu olduğu, manevi tazminat isteminin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kusur oranlarına göre 11.135,04 TL'nin davalı bankadan, 16.702,66 TL'nin ise diğer davalıdan dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı banka vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı banka vekilinin tüm temyiz itirazlar ile davacı vekilinin aşağıdaki (2) nolu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, çek yaprağı verilmesi sebebiyle meydana gelen zarar kapsamında tazminat istemine ilişkin olup, dava dilekçesinde zararın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir. Her ne kadar hükme esas alınan bilirkişi raporunda ve mahkeme kararında kusur paylaştırılması yapılmış ise de, dava konusu zararlandırıcı eylem davalıların birlikte ve kusurlu davranışları sonucu meydana gelmiş olup, her iki davalı da eylem sebebiyle davacıya karşı birlikte ve müteselsilen sorumludur. Bu durumda, işbu dava nedeniyle sorumluluğu bulunan davalılar yönünden zarar konusu miktarın tamamından müştereken ve müteselsilen sorumluluğa karar verilmesi gerekirken, BK'nın 62. maddesi (Eski BK. m.50) uyarınca ancak müteselsil borçlular arasındaki rücu ilişkisinde dikkate alınacak olan kusur oranı nispetinde ayrı ayrı tahsil kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/6103 E. , 2013/21933 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
21. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28.12.2012 tarih ve 2011/112-2012/320 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirket tarafından müvekkili şirkete sipariş edilen elektrik malzemelerinin davalı bankanın verdiği çeklere ve referansına güvenilerek davalı şirkete teslim ediliğini ve karşılığında davalı Banka Avcılar Şubesi, 7523154 nolu 26.08.2009 vade tarihli, 16.010.00 TL bedelli ve 7523140 nolu, 30.08.2009 vade tarihli, 11.827,60 TL bedelli iki adet çekin alındığını, çeklerden birinin ciro ederek 3. kişiye teslim ettiğini, bu çekin bankaya ibrazı üzerine çekin karşılıksız olduğunun ve sahte evrak düzenlenerek elde edildiğinin anlaşıldığını, müvekkili şirket yetkilisinin diğer çeki bankaya ibrazında ise adeta suçlu muamelesi yapılarak emniyete götürüldüğünü, müvekkilinin iyi niyetli hamil olduğunu, davalı bankanın hesap açarken göstermesi gereken özen ve dikkati göstermediğini, müvekkilinin itibarlarının sarsıldığını, kişilik haklarının saldırıya uğradığını belirterek şimdilik iki adet çek bedeli olan 27.837,60 TL ile 10.000,00 TL manevi tazminatın temerrüt tarihi olan 07.09.2009 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, müvekkilinin çek karnesi verilmesi aşamasında gerekli basiret ve itinayı gösterdiğini, davalı şirketten hesap açılması ve çek karnesi verilmesine ilişkin tüm yasal belgelerin alındığını, bu belgelerin resmi kurumlar tarafından düzenlenen belgeler olduğunu, ayrıca, müvekkili bankanın sorumluluğuna gidilebilmesi için öncelikle asıl borçluların takip edilmesi ve tüm yasal girişimlere rağmen çek bedelinin tahsil edilememiş olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, çek karnesi verilirken uygulamada ve mevzuat gereğince alınması gereken belgelerin davalı banka tarafından alındığı, ancak her halükârda basiretli bir tacir gibi hareket etmesi gereken davalının söz konusu belgelerdeki imza farklılıklarından ve başvuru yapan şahıstan şüphelenmesi, daha ayrıntılı bir inceleme yapması gerektiği, olayın meydana gelmesinde davalı bankanın %40 oranında ve diğer davalı firmanın ise %60 oranında kusurlu olduğu, manevi tazminat isteminin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kusur oranlarına göre 11.135,04 TL'nin davalı bankadan, 16.702,66 TL'nin ise diğer davalıdan dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı banka vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı banka vekilinin tüm temyiz itirazlar ile davacı vekilinin aşağıdaki (2) nolu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, çek yaprağı verilmesi sebebiyle meydana gelen zarar kapsamında tazminat istemine ilişkin olup, dava dilekçesinde zararın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir. Her ne kadar hükme esas alınan bilirkişi raporunda ve mahkeme kararında kusur paylaştırılması yapılmış ise de, dava konusu zararlandırıcı eylem davalıların birlikte ve kusurlu davranışları sonucu meydana gelmiş olup, her iki davalı da eylem sebebiyle davacıya karşı birlikte ve müteselsilen sorumludur. Bu durumda, işbu dava nedeniyle sorumluluğu bulunan davalılar yönünden zarar konusu miktarın tamamından müştereken ve müteselsilen sorumluluğa karar verilmesi gerekirken, BK'nın 62. maddesi (Eski BK.
m.50) uyarınca ancak müteselsil borçlular arasındaki rücu ilişkisinde dikkate alınacak olan kusur oranı nispetinde ayrı ayrı tahsil kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı banka vekilinin tüm temyiz itirazları ile davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 1.487,55 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı Banka'dan alınmasına, 03.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/568238700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz