Tanıma Ve Tenfiz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/8025 E. 2013/21890 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yabancı mahkeme ilamı↗ tebliğ tarihi↗ usulüne uygun tebliğ↗ adli yardım↗ ba formu↗ möhuk 47↗ kamu düzeni↗ tebligat↗ dosya masrafı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Türkiye ile Almanya arasında 28/04/1972 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi yapıldığı, sözleşmede tebligat usulünün örnek 184 form ile Adalet Bakanlığı Uluslar Arası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü çalışması ile Türkiye yönünden yerine getirileceğinin belirtildiği, ancak Federal Almanya yönünden de Lahey Sözleşmesi'nin uygulanması suretiyle mahkeme kararının davalıya usulüne uygun tebliğ edilmesinde örnek 184 formunun kullanılmasının gerektiği, davaya konu olan mahkeme kararında bu usulün yerine getirilmediği, postaya verilme tarihinin tebliğ tarihi sayıldığı, MÖHUK 38/c maddesi gereğince yapılan tebligat kamu düzenine aykırı olduğu ve 34. maddesi gereğince ortada kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmelidir.
Mahkemece, yabancı mahkeme ilamının kesinleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, dosyadaki tebligat evraklarından ... Eyalet Mahkemesi kararının 13.05.2008 tarihli olduğu, karar içeriğinde dava dilekçesinin davalıya 28.03.2008 tarihinde tebliğ edildiğinin yazılı olduğu ve gıyabi hüküm verildiği, kararın Lahey Sözleşmesi'ne uygun olarak Adalet Bakanlığı aracılığıyla davalının vekili Av. ...'na 13.10.2008 tarihinde tebliğ edildiği, yabancı mahkeme ilamında da tebliğ tarihi olarak bu tarihin yazılı olduğu, yine Adalet Bakanlığı kanalı ile Av. ...'na 06.08.2009 tarihinde tebliğ edilen evrakın ... Eyalet Mahkemesi'nin 11.12.2008 tarihli Masraf Tespit Kararı olduğu anlaşılmakla, mahkemenin yazılı gerekçe ile davanın reddine karar vermesi yerinde olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Tenfiz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/9358 E. 2012/8176 K.
Ortak:adli yardım · tebligat
İncelediğiniz karardaMahkemece, Türkiye ile Almanya arasında 28/04/1972 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi yapıldığı, sözleşmede «tebligat» usulünün örnek 184 «form» ile Adalet Bakanlığı Uluslar Arası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü çalışması ile Türkiye yönünden yerine getirileceğinin belirtildiği, ancak Federal Almanya yönünden de Lahey Sözleşmesi'nin uygulanması suretiyle mahkeme kararının davalıya «usulüne uygun tebliğ» edilmesinde örnek 184 formunun kullanılmasının gerektiği, davaya konu olan mahkeme kararında bu usulün yerine getirilmediği, postaya verilme tarihinin «tebliğ tarihi» sayıldığı, MÖHUK 38/c maddesi gereğince yapılan tebligat «kamu düzenine» aykırı olduğu ve 34. maddesi gereğince ortada kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, yabancı mahkeme ilamının kesinleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, dosyadaki «tebligat» evraklarından ...
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre «tenfizi» istenen kararın 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi'nde belirtilen usulde tebliğ edilmediği, doğrudan posta yolu ile «tebligatın» yapıldığı, bu itibarla kesinleşmiş bir kararın mevcut olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
… Almanya Limburg Eyalet Mahkemesi’nin yapmış olduğu yargılama sonucu verdiği kararın 13.11.2008 tarihinde davalıya tebliğ edildiği, tebliğ usulünün diplomatik yolla («adli yardımlaşma» yolu ile) yapıldığının açıkça karara «şerh» edildiği anlaşılmakta olup, bu durumda «tenfizi» istenen mahkeme kararı usulüne uygun olarak davalıya tebliğ edilmiş ve süresinde yasal yollara başvurulmadan kesinleşmiş bulunmasına göre, mahkemece tenfize konu k …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cy/cy şerhi · tenfiz
Benzer bu kararda… Almanya Limburg Eyalet Mahkemesi’nin yapmış olduğu yargılama sonucu verdiği kararın 13.11.2008 tarihinde davalıya tebliğ edildiği, tebliğ usulünün diplomatik yolla («adli yardımlaşma» yolu ile) yapıldığının açıkça karara «şerh» edildiği anlaşılmakta olup, bu durumda «tenfizi» istenen mahkeme kararı usulüne uygun olarak davalıya tebliğ edilmiş ve süresinde yasal yollara başvurulmadan kesinleşmiş bulunmasına göre, mahkemece tenfize konu k …
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre «tenfizi» istenen kararın 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi'nde belirtilen usulde tebliğ edilmediği, doğrudan posta yolu ile «tebligatın» yapıldığı, bu itibarla kesinleşmiş bir kararın mevcut olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
2- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, tenfizi istenilen kararın Türkiye ile Almanya arasında 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişk …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2579 E. 2014/7835 K.
Ortak:tebliğ tarihi · usulüne uygun tebliğ · kamu düzeni · tebligat · Tanıma Ve Tenfiz
İncelediğiniz karardaMahkemece, Türkiye ile Almanya arasında 28/04/1972 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi yapıldığı, sözleşmede «tebligat» usulünün örnek 184 «form» ile Adalet Bakanlığı Uluslar Arası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü çalışması ile Türkiye yönünden yerine getirileceğinin belirtildiği, ancak Federal Almanya yönünden de Lahey Sözleşmesi'nin uygulanması suretiyle mahkeme kararının davalıya «usulüne uygun tebliğ» edilmesinde örnek 184 formunun kullanılmasının gerektiği, davaya konu olan mahkeme kararında bu usulün yerine getirilmediği, postaya verilme tarihinin «tebliğ tarihi» sayıldığı, MÖHUK 38/c maddesi gereğince yapılan tebligat «kamu düzenine» aykırı olduğu ve 34. maddesi gereğince ortada kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, yabancı mahkeme ilamının kesinleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, dosyadaki «tebligat» evraklarından ...
… kararın Lahey Sözleşmesi'ne uygun olarak Adalet Bakanlığı aracılığıyla davalının vekili Av. ...'na 13.10.2008 tarihinde tebliğ edildiği, yabancı mahkeme ilamında da «tebliğ tarihi» olarak bu tarihin yazılı olduğu, yine Adalet Bakanlığı kanalı ile Av. ...'na 06.08.2009 tarihinde tebliğ edilen evrakın ...
Benzer bu kararda… rihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi yapıldığı, kararının bu sözleşmeye göre davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği, postaya verilme tarihinin «tebliğ tarihi» sayıldığı, MÖHUK'un 38/c maddesi gereğince yapılan «tebligat» «kamu düzenine» aykırı olduğu ve 34. maddesi gereğince ortada kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından tem …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/8025 E. , 2013/21890 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/03/2013 tarih ve 2010/459-2013/217 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin müvekkilinden para tahsil ettiğini ve ödemediğini, bunun üzerine müvekkili tarafından davalı şirket aleyhine açılan davada ... Eyalet (Asliye Hukuk) Mahkemesi'nce müvekkili için 59.360,99 Euro ana parayı, 01/01/1999 tarihinden itibaren % 4 temel faizleri ile birlikte, ayrıca masrafların tayini kararında da 4.994,55 Euro mahkeme masraflarının 13/10/2008 tarihinden itibaren işleyecek % 5 faiziyle birlikte müvekkiline ödenmesine karar verildiğini, kararın 18/12/2008 tarihinde kesinleşerek Apostille ile onandığını, davalı şirketin mal kaçırma tehlikesi bulunduğunu ileri sürerek, davalı şirketin malvarlığına alacak miktarı kadar tedbir konulmasını ve ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen kararın tenfizini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, yabancı mahkemece verilen ilamla, usulüne aykırı bir şekilde gıyapta hüküm kurulduğunu, kararın usulüne uygun kesinleşmediğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, Türkiye ile Almanya arasında 28/04/1972 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi yapıldığı, sözleşmede tebligat usulünün örnek 184 form ile Adalet Bakanlığı Uluslar Arası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü çalışması ile Türkiye yönünden yerine getirileceğinin belirtildiği, ancak Federal Almanya yönünden de Lahey Sözleşmesi'nin uygulanması suretiyle mahkeme kararının davalıya usulüne uygun tebliğ edilmesinde örnek 184 formunun kullanılmasının gerektiği, davaya konu olan mahkeme kararında bu usulün yerine getirilmediği, postaya verilme tarihinin tebliğ tarihi sayıldığı, MÖHUK 38/c maddesi gereğince yapılan tebligat kamu düzenine aykırı olduğu ve 34.
maddesi gereğince ortada kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmelidir.
Mahkemece, yabancı mahkeme ilamının kesinleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, dosyadaki tebligat evraklarından ... Eyalet Mahkemesi kararının 13.05.2008 tarihli olduğu, karar içeriğinde dava dilekçesinin davalıya 28.03.2008 tarihinde tebliğ edildiğinin yazılı olduğu ve gıyabi hüküm verildiği, kararın Lahey Sözleşmesi'ne uygun olarak Adalet Bakanlığı aracılığıyla davalının vekili Av. ...'na 13.10.2008 tarihinde tebliğ edildiği, yabancı mahkeme ilamında da tebliğ tarihi olarak bu tarihin yazılı olduğu, yine Adalet Bakanlığı kanalı ile Av. ...'na 06.08.2009 tarihinde tebliğ edilen evrakın ... Eyalet Mahkemesi'nin 11.12.2008 tarihli Masraf Tespit Kararı olduğu anlaşılmakla, mahkemenin yazılı gerekçe ile davanın reddine karar vermesi yerinde olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/568226800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz