Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/7024 E. 2013/22199 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tbk 99↗ marka hakkına tecavüz↗ ticari defter↗ tebligat↗ maddi tazminat↗ yasal faiz↗ haksız rekabet↗ ibraz↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının davacı adına tescilli bulunan Çaykur ...Turist Çayı markasını Akyar Çay ...Harman Çayı markası adı altında kullanmasının markalar arasındaki benzerlik, karıştırılma ihtimali nedeniyle marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği, markaların benzer ve farklı özelliklerini irdeleyen bilirkişi raporuna göre de davalının kullandığı markanın davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği ve haksız rekabete yol açtığı, maddi tazminat miktarını hesaplamada yararlanılacak belge ve ticari defterlerin, meşruhatlı davetiye tebliğine rağmen davalı tarafça süresinde ibraz edilmediği, davacı tarafın maddi tazminat talebi hususundaki iddialarını kanıtladığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının davacıya yönelik haksız rekabetinin menine ve marka hakkına tecavüzün giderilmesine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 3.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, maddi tazminat talebinin kabulüne, 10.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak mahkemece HMK 220/3 uyarınca verilen süre içerisinde defter ve belgeler ibraz edilmemesi nedeniyle davacı tarafın maddi tazminat talebi hususundaki iddialarını ispatladığı gerekçesiyle 3.000.00 TL manevi, 10.000.00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.HMK 220/3 maddesi uyarınca belgelerin ibraz edilmemesi halinde mahkeme duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir. Somut uyuşmazlıkta davacı 556 sayılı KHK 66/b bendinde uyarınca davalının tecavüz nedeniyle elde ettiği kazanca göre tazminat isteminde bulunmuştur. Buna göre tazminat ibrazı istenen defter ve kayıtlar tazminat esas alınarak hesaplanacak olup, HMK 220/3 maddesi anlamında tazminatın dayandığı iddianın kanıtlandığına ilişkin bir belge içeriği olarak kabul edilemez. Bu durumda davalı tarafa yapılan tebligata rağmen sözkonusu defter ve belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle gerektiğinde 818 sayılı BK 43 (yeni TBK 50-51) maddesi uyarınca maddi tazminatın mahkemece belirlenmesi gerekirken yazılı gerekçeyle maddi tazminat talebi yönünüden davanın kabulü doğru görülmemiş kararın temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/2306 E. 2020/285 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · ticari defter · maddi tazminat · haksız rekabet · ibraz · e-defter · Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
İncelediğiniz kararda… li bulunan Çaykur ...Turist Çayı markasını Akyar Çay ...Harman Çayı markası adı altında kullanmasının markalar arasındaki benzerlik, karıştırılma ihtimali nedeniyle «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» teşkil ettiği, markaların benzer ve farklı özelliklerini irdeleyen bilirkişi raporuna göre de davalının kullandığı markanın davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği ve haksız rekabete yol açtığı, «maddi tazminat» miktarını hesaplamada yararlanılacak belge ve «ticari defterlerin», meşruhatlı davetiye tebliğine rağmen davalı tarafça süresinde «ibraz» edilmediği, davacı tarafın maddi tazminat talebi hususundaki iddialarını kanıtladığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının davacıya yönelik haksız rekabetinin menine ve marka hakkına tecavüzün giderilmesine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 3.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, maddi tazminat talebinin kabulüne, 10.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal fai …
2- Ancak mahkemece HMK 220/3 uyarınca verilen süre içerisinde «defter» ve belgeler «ibraz» edilmemesi nedeniyle davacı tarafın «maddi tazminat» talebi hususundaki iddialarını ispatladığı gerekçesiyle 3.000.00 TL manevi, 10.000.00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.HMK 220/3 maddesi uyarınca belgelerin ibraz edilmemesi halinde mahkeme duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.
Bu durumda davalı tarafa yapılan «tebligata» rağmen sözkonusu «defter» ve belgelerin «ibraz» edilmemesi nedeniyle gerektiğinde 818 sayılı BK 43 (yeni TBK 50-51) maddesi uyarınca «maddi tazminatın» mahkemece belirlenmesi gerekirken yazılı gerekçeyle maddi tazminat talebi yönünüden davanın kabulü doğru görülmemiş kararın temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, «maddi tazminat» hesabı yönünden, öncelikle 6100 sayılı HMK'nın 220 ve devamı maddeleri uyarınca davalı tarafa ilgili döneme ilişkin tüm «ticari defter» ve kayıtlarını «ibraz» etmesi için «ihtaratlı» «kesin süre» verilmesi ve sunulmaması halinde, davalının dava konusu emtiadan hangi miktarda üretmiş olabileceği konusunda gerektiğinde HMK 220/3. maddesi uyarınca davacı tarafın görüşü de sorularak, davalıya işletmenin büyüklüğü, hacmi ve «müşteri çevresi» itibariyle üretip pazarlamış olabileceği taklit markalı ve tasarımlı ürün miktarı belirlenerek bu sonuca göre maddi tazminat hesabı yapılması ve manevi tazminat isteminin de, bu yolla tespit edilecek tecavüzün boyutuna göre değerlendirilmesi gerekirken, davalı tarafın «ticari defterlerinin ibraz» edilmediği gerekçesiyle 6098 sayılı TBK’nın 50 ve devamı maddeleri uyarınca maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi doğru olmamış ve kararın bu nedenle temyiz eden …
Mahkemece, bilirkişi rapor içeriklerine göre davalının Vatan Çay Tiryaki Çayı biçimindeki markayı ambalaj kullanım biçimine göre kullanmasının «iltibas» yaratması nedeniyle davacının Çaykur Tiryaki Çayı «marka hakkına tecavüz» oluşturduğu, davalının Vatan Çay Tiryaki Çayı şeklindeki ambalajının ise davacının Çaykur Tiryaki Çayı markası ile karıştırılma ihtimali nedeniyle marka hakkına tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil ettiği, markaların benzer ve farklı özelliklerini irdeleyen bilirkişi raporuna göre de davalının kullandığı markanın davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği ve haksız rekabete yol açtığı, her ne kadar bilirkişi raporunda maddi ve manevi tazminat hususunda net bir hesaplama yapılmamış ise de, uğranılan zarar miktarı tam olarak ispat edilemediğinden davacının «maddi tazminat» talepli davasında BK 50. maddesi uyarınca maddi tazminatın mahkemece belirlendiği, manevi tazminatın da zenginleşme aracı olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabu …
… arım KHK'nın 52/2-b maddesine dayandırmış olup, buna göre her bir hak kategorisi yönünden, markanın ve tasarımın ayrı ayrı davalının elde etmesi muhtemel kazançtaki «payı» esas alınarak belirlenmesi, davacının elde ettiği kazancın belirlenmesi için de öncelikle davalının «ticari defter» ve belgelerinin incelenmesi gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müşteri çevresi · ticari defter ibrazı · ihtarat · tescilsiz tasarım · kesin süre · kâr payı · iltibas · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, «maddi tazminat» hesabı yönünden, öncelikle 6100 sayılı HMK'nın 220 ve devamı maddeleri uyarınca davalı tarafa ilgili döneme ilişkin tüm «ticari defter» ve kayıtlarını «ibraz» etmesi için «ihtaratlı» «kesin süre» verilmesi ve sunulmaması halinde, davalının dava konusu emtiadan hangi miktarda üretmiş olabileceği konusunda gerektiğinde HMK 220/3. maddesi uyarınca davacı tarafın görüşü de sorularak, davalıya işletmenin büyüklüğü, hacmi ve «müşteri çevresi» itibariyle üretip pazarlamış olabileceği taklit markalı ve tasarımlı ürün miktarı belirlenerek bu sonuca göre maddi tazminat hesabı yapılması ve manevi tazminat isteminin de, bu yolla tespit edilecek tecavüzün boyutuna göre değerlendirilmesi gerekirken, davalı tarafın «ticari defterlerinin ibraz» edilmediği gerekçesiyle 6098 sayılı TBK’nın 50 ve devamı maddeleri uyarınca maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi doğru olmamış ve kararın bu nedenle temyiz eden …
Mahkemece, bilirkişi rapor içeriklerine göre davalının Vatan Çay Tiryaki Çayı biçimindeki markayı ambalaj kullanım biçimine göre kullanmasının «iltibas» yaratması nedeniyle davacının Çaykur Tiryaki Çayı «marka hakkına tecavüz» oluşturduğu, davalının Vatan Çay Tiryaki Çayı şeklindeki ambalajının ise davacının Çaykur Tiryaki Çayı markası ile karıştırılma ihtimali nedeniyle marka hakkına tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil ettiği, markaların benzer ve farklı özelliklerini irdeleyen bilirkişi raporuna göre de davalının kullandığı markanın davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği ve haksız rekabete yol açtığı, her ne kadar bilirkişi raporunda maddi ve manevi tazminat hususunda net bir hesaplama yapılmamış ise de, uğranılan zarar miktarı tam olarak ispat edilemediğinden davacının «maddi tazminat» talepli davasında BK 50. maddesi uyarınca maddi tazminatın mahkemece belirlendiği, manevi tazminatın da zenginleşme aracı olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabu …
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, «haksız rekabet» ile «tescilli tasarım» ve marka haklarına dayalı tecavüzün tespiti, men ve önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
… arım KHK'nın 52/2-b maddesine dayandırmış olup, buna göre her bir hak kategorisi yönünden, markanın ve tasarımın ayrı ayrı davalının elde etmesi muhtemel kazançtaki «payı» esas alınarak belirlenmesi, davacının elde ettiği kazancın belirlenmesi için de öncelikle davalının «ticari defter» ve belgelerinin incelenmesi gerekmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1928 E. 2019/1901 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak dosya kapsamına göre, davanın kabulüne, 60.000,00 TL alacağın 18/03/1999 tarihinden itibaren % 220 «temerrüt» faiziyle birlikte davalılardan tahsiline dair verilen karar davalılar vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/7024 E. , 2013/22199 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...1. Asliye Hukuk (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk) Mahkemesi’nce verilen 14/12/2012 tarih ve 2010/541-2012/913 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin müvekkil kurumun marka tescil belgeli "Çaykur ...Turist Çayı" paketlerini renk, dizayn, ambalaj ve isim ile aynen taklit ederek "Akyar Çay ...Harman Çayı" markası adı altında piyasaya sürdüğünü, davalı firmanın kurumlarının yıllardır üretip piyasaya sunduğu maruf ve meşhur hale getirdiği çay paketlerinin aynısını, benzerini piyasaya sürerek haksız rekabette bulunup 556 sayılı Markaların Korunması hakkındaki KHK'ya ve TTK'ya muhalefet ettiğini ileri sürerek, tecavüzün tespiti ile önlenmesine, 10.000,00 TL. maddi ve 5.000,00 TL. manevi tazminat taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı davaya katılmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının davacı adına tescilli bulunan Çaykur ...Turist Çayı markasını Akyar Çay ...Harman Çayı markası adı altında kullanmasının markalar arasındaki benzerlik, karıştırılma ihtimali nedeniyle marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği, markaların benzer ve farklı özelliklerini irdeleyen bilirkişi raporuna göre de davalının kullandığı markanın davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği ve haksız rekabete yol açtığı, maddi tazminat miktarını hesaplamada yararlanılacak belge ve ticari defterlerin, meşruhatlı davetiye tebliğine rağmen davalı tarafça süresinde ibraz edilmediği, davacı tarafın maddi tazminat talebi hususundaki iddialarını kanıtladığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının davacıya yönelik haksız rekabetinin menine ve marka hakkına tecavüzün giderilmesine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 3.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, maddi tazminat talebinin kabulüne, 10.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak mahkemece HMK 220/3 uyarınca verilen süre içerisinde defter ve belgeler ibraz edilmemesi nedeniyle davacı tarafın maddi tazminat talebi hususundaki iddialarını ispatladığı gerekçesiyle 3.000.00 TL manevi, 10.000.00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.HMK 220/3 maddesi uyarınca belgelerin ibraz edilmemesi halinde mahkeme duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir. Somut uyuşmazlıkta davacı 556 sayılı KHK 66/b bendinde uyarınca davalının tecavüz nedeniyle elde ettiği kazanca göre tazminat isteminde bulunmuştur. Buna göre tazminat ibrazı istenen defter ve kayıtlar tazminat esas alınarak hesaplanacak olup, HMK 220/3 maddesi anlamında tazminatın dayandığı iddianın kanıtlandığına ilişkin bir belge içeriği olarak kabul edilemez.
Bu durumda davalı tarafa yapılan tebligata rağmen sözkonusu defter ve belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle gerektiğinde 818 sayılı BK 43 (yeni TBK 50-51) maddesi uyarınca maddi tazminatın mahkemece belirlenmesi gerekirken yazılı gerekçeyle maddi tazminat talebi yönünüden davanın kabulü doğru görülmemiş kararın temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin (2). bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/567998400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz