Yargılamanın Yenilenmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/2448 E. 2013/22078 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
dava takip yetkisi↗ yenileme talebi↗ yargılamanın iadesi↗ hükmün kesinleşmesi↗ yargılamanın yenilenmesi↗ hile↗ ara karar↗ yenileme↗ ibraz↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı iddiasına konu TOBB'ye gönderilen ve mahkemece dosyaya ibrazı için davacı vekiline elden takip yetkisi verilen belgelerin 03.07.2001 tarihli celse ara kararı üzerine, yazılan müzekkereye 11.02.2002 tarihinde verilen yanıtın davalı/yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunanın vekiline 15.03.2002 tarihinde tebliğ edildiği, HMK'nın 377/1-c-son md. uyarınca 10 yıllık yargılamanın iadesi süresinin dahi geçtiği gerekçesiyle HMK'nın 379/1-a ve 2. maddeleri uyarınca yasal süre içerisinde yapılmamış olan yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, yargılamanın yenilenmesini talep eden-davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 1086 sayılı HUMK'nın 445. maddesinin 7. bendinde gösterilen sebep dolayısıyla yargılamanın iadesi istemine ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece HMK'nın 377/1-c maddesi uyarınca yasal süresi içinde yapılmamış yargılamanın iadesi talebinin reddine karar verilmiştir.
Yargılamanın iadesini talep eden vekili, 18.06.2012 tarihli dilekçesinde 1086 sayılı HUMK'nın 445/1 maddesi çerçevesinde ortaya çıkan yeni delil ve belgelerin ışığında yeniden yargılama talebinde bulunmuştur. Karar tarihinde yürülükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 375. maddesinin (ç) bendi “Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması.” hususunu, (h) bendi ise, “Lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması” hususunu yargılamanın iadesi sebepleri arasında göstermiştir. Anılan Kanun'un 377. maddesi ise yukarıda anılan sebeplere dayanan yargılamanın iadesi süresini yeni belgenin elde edildiği veya hilenin farkına varıldığı tarihten itibaren üç ay ve her halde iade talebine konu olan hükmün kesinleşmesinden itibaren on yıl olarak düzenlemiştir.
Mahkemenin gerekçeli kararında da açıklandığı üzere yargılamanın iadesi talebine dayanak mahkeme ilamı 26.03.2007 tarihinde kesinleşmiş olup, 6100 sayılı HMK'nın 377/1-c-son maddesine belirtilen süre, yargılamanın iadesi talebinin mahkemeye sunulduğu tarih itibariyle henüz dolmamıştır. Hal böyle iken; mahkemenin yargılamanın iadesi talebinin süre geçtikten sonra yapıldığına ilişkin kararı doğru görülmemiş, yargılamanın iadesini talep eden vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün anılan taraf lehine bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/2448 E. , 2013/22078 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10.12.2012 tarih ve 2012/194-2012/243 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi yargılanmanın yenilenmesini talep eden-davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunan- davacı vekili, ...
8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2000/1035 esas sayılı dosyasında nihai kararın verilmesi üzerine Yargıtay'a gönderilen ve sadece zaman aşımı yönünden bozularak yerel mahkemeye gönderilen dosyanın 2006/578 esasına kaydedildiğini, 788 karar numarasıyla zaman aşımı yönünden karar verildiğini, IRU ve Ukrayna makamları tarafından TOBB'ye gönderilen ve mahkemece dosyaya ibrazı için davacı vekiline elden takip yetkisi verilen belgelerin dosyaya sunulmadığının görüldüğünü, taraflarınca belgelerin temini amacıyla TOBB'ye başvuruda bulunulduğunu, dilekçelerinin 30.05.2012 tarihinde evrak kayıt servisine kaydedildiğini, sureti alınamayan fakat dosya üzerinden incelemesi yapılabilen belgelerin dava dosyasına sunulmadığını, belgelerde davacının iddia ettiği gibi var olmayan bir şirkete gönderim yapılması sonucu ...
firmasının zarara uğradığına ilişkin hiçbir bilginin yer almadığını, buna karşılık tır karnesi dip koçanı üzerinde bulunan gümrük mührünün sahte olduğunun ve cezanın bu nedenle tahakkuk ettiğinin belirtildiğini, davacı tarafından hileli davranışlar sonucu dosyaya sunulmayan bu belgelerin mahkemenin sonucuna doğrudan tesir edecek nitelikte olduğu ve HUMK'nın 445. maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi konusu yapılarak tekrar incelenmesi ve ortaya çıkan yeni deliller ışığında hüküm tesis edilmesi zorunluluğunun ortaya çıktığını, taraflarınca sadece incelenebilen ancak sureti elde edilemeyen belgelerin mahkemece celbinin sağlanmasının ve incelenmesinin gerektiğini iddia ederek 2006/578 esas sayılı dosya üzerinden verilen karar ile ilgili yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulüne karar verilmesini ve yeniden hüküm kurulmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Uluslararası Taşımacılık ve Tic. Ltd. Şti. vekili, TOBB'nin 11.02.2002 günlü yazı ve eklerinin dosyada mevcut olduğunu, talepleri üzerine 25.09.2002 tarihinde mahkeme kasasına alındığını, yazı ve ekler ile ilgili davacı tarafça beyanda bulunulduğunu, TOBB'nin cevabi yazı eklerinin dosyaya arz edilmeyerek hile yapıldığı iddiasının dayanaksız olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı iddiasına konu TOBB'ye gönderilen ve mahkemece dosyaya ibrazı için davacı vekiline elden takip yetkisi verilen belgelerin 03.07.2001 tarihli celse ara kararı üzerine, yazılan müzekkereye 11.02.2002 tarihinde verilen yanıtın davalı/yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunanın vekiline 15.03.2002 tarihinde tebliğ edildiği, HMK'nın 377/1-c-son md. uyarınca 10 yıllık yargılamanın iadesi süresinin dahi geçtiği gerekçesiyle HMK'nın 379/1-a ve 2. maddeleri uyarınca yasal süre içerisinde yapılmamış olan yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, yargılamanın yenilenmesini talep eden-davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 1086 sayılı HUMK'nın 445. maddesinin 7. bendinde gösterilen sebep dolayısıyla yargılamanın iadesi istemine ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece HMK'nın 377/1-c maddesi uyarınca yasal süresi içinde yapılmamış yargılamanın iadesi talebinin reddine karar verilmiştir.
Yargılamanın iadesini talep eden vekili, 18.06.2012 tarihli dilekçesinde 1086 sayılı HUMK'nın 445/1 maddesi çerçevesinde ortaya çıkan yeni delil ve belgelerin ışığında yeniden yargılama talebinde bulunmuştur. Karar tarihinde yürülükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 375. maddesinin (ç) bendi “Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması.” hususunu, (h) bendi ise, “Lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması” hususunu yargılamanın iadesi sebepleri arasında göstermiştir. Anılan Kanun'un 377. maddesi ise yukarıda anılan sebeplere dayanan yargılamanın iadesi süresini yeni belgenin elde edildiği veya hilenin farkına varıldığı tarihten itibaren üç ay ve her halde iade talebine konu olan hükmün kesinleşmesinden itibaren on yıl olarak düzenlemiştir.
Mahkemenin gerekçeli kararında da açıklandığı üzere yargılamanın iadesi talebine dayanak mahkeme ilamı 26.03.2007 tarihinde kesinleşmiş olup, 6100 sayılı HMK'nın 377/1-c-son maddesine belirtilen süre, yargılamanın iadesi talebinin mahkemeye sunulduğu tarih itibariyle henüz dolmamıştır. Hal böyle iken; mahkemenin yargılamanın iadesi talebinin süre geçtikten sonra yapıldığına ilişkin kararı doğru görülmemiş, yargılamanın iadesini talep eden vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün anılan taraf lehine bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle yargılamanın iadesini talep eden-davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın yargılamanın iadesini talep eden-davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/567974600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz