Ağırlaştırılmış esas sözleşme nisabına uyulmadan alınan yönetim kurulu kararının butlanı
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/1072 E. 2024/167 K. · · İlk derece: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Diğer / sınıflanamadıkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümTemyiz yolu açık
★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
Davacının nitelemesi: Butlanın Tespiti mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Esas sözleşmede yönetim kurulu için asgari toplantı nisabı ağırlaştırılmış şekilde düzenlenmişse, bu nisaba uyulmadan (örneğin 3 kişilik yönetim kurulunun 2 üye ile toplanması suretiyle) alınan yönetim kurulu kararı geçersizdir; toplantıya davet edilen ancak katılmayan üyenin bu davranışının hakkın kötüye kullanılması sayılabilmesi için esas sözleşmede özel nisap düzenlemesi bulunmaması gerekir. Ayrıca TTK 390/4 kapsamında çağrısız karar alınabilmesi için üyelerden birinin yazılı bir önerisinin bulunması şarttır; bu şart yoksa toplantı yapılmaksızın karar alınamaz. Yönetim kurulu kararının batıl olduğunun tespiti davasında husumet, kararı alan yönetim kurulu üyelerine değil, şirkete yöneltilmelidir.
Ele alınan sorunlar
Esas sözleşmede öngörülen ağırlaştırılmış toplantı nisabına uyulmadan alınan yönetim kurulu kararının geçerliliği → kabul
İddia: Davacı, şirket esas sözleşmesinde yönetim kurulu için ağırlaştırılmış nisap öngörüldüğünü, kendisinin katılmadığı toplantıda 3 kişilik yönetim kurulunun 2 üye ile toplanarak karar aldığını, bu kararın kanuna ve esas sözleşmeye aykırı olarak yok hükmünde/batıl olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: TTK'nın 390/1. maddesiyle esas sözleşmede aksine ağırlaştırıcı bir hüküm bulunmadığı takdirde yönetim kurulunun üye tam sayısının çoğunluğu ile toplanıp kararlarını da toplantıda hazır bulunan üyelerin çoğunluğuyla alacağı düzenlenmiştir. Ancak davalı şirketin esas sözleşmesinde ağırlaştırıcı bir nisap düzenlemesi bulunmaktadır; esas sözleşmenin 8/c maddesinde şirket yönetim kurulunun 3 kişiden oluştuğu hallerde asgari toplantı nisabının 3 kişi olacağı açıkça düzenlenmiştir. Davalı şirketin yönetim kurulu 3 kişiden oluştuğuna göre, yönetim kurulunun 3 kişi ile toplanması zorunlu olup 2 kişi ile toplanarak alınan 22/07/2022 tarihli 2022/9 sayılı karar geçersizdir. Yönetim kurulu toplantı nisabının esas sözleşmede özel olarak düzenlendiği dikkate alındığında, davacının çağrıya uymamasının TMK'nın 2. maddesi anlamında hakkın kötüye kullanılması olarak kabulü doğru değildir. Ayrıca yönetim kurulu üyelerinden birinin karar şeklinde yazılmış bir önerisi bulunmadığından TTK'nın 390/4 hükmü kapsamında toplantı çağrısı yapılmadan karar alınma şartları da oluşmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Kişisel yönetim kurulu üyelerine husumet yöneltilmesinin mümkün olup olmadığı → ret
Gerekçe: Husumetin davalı şirkete yöneltilmesi gerekli ve yeterli olduğundan, kendilerine husumet düşmeyen yönetim kurulu üyesi davalılar yönünden davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Esas sözleşmede ağırlaştırılmış toplantı nisabı öngörülmesi halinde, bu nisaba uyulmadan alınan yönetim kurulu kararının geçersiz olacağı ve toplantıya katılmama hakkının bu durumda kötüye kullanma olarak değerlendirilemeyeceği yönündeki tespiti nedeniyle bölgesel ikna edici emsal değeri taşımaktadır.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- husumet
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yönetim kurulu kararının butlanı↗ toplantı nisabı↗ ağırlaştırılmış esas sözleşme hükmü↗ hakkın kötüye kullanılması↗ TTK 390/4 çağrısız karar↗ husumet↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2023/1072
KARAR NO 2024/167
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 19/01/2023
NUMARASI 2022/563 Esas 2023/41 Karar
DAVA
Yönetim Kurulu Kararının İptali
İSTİNAF KARAR TARİHİ 25/01/2024
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; davalı şirketin yönetim kurulu üyelerinin şirketin denetimine ilişkin kuşkuları olan ve bu hususta talepte bulunan müvekkilini saf dışı bırakarak ve müvekkilinin yönetim kurulu üyeliğini sonlandırarak şirketi denetimden kaçırmak için genel kurul kararı aldıklarını, müvekkilinin söz konusu genel kuruldan haberi olmadığını, müvekkiline sözlü ya da yazılı herhangi bir çağrı yapılmadığını, dava konusu 2022/9 sayılı yönetim kurulu kararının şirket esas sözleşmesine aykırı şekilde toplantı nisabı oluşmaksızın alındığını, yönetim kurulu kararının eşit işlem ilkesine ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu belirterek 22/07/2022 tarih ve 2022/9 sayılı yönetim kurulu kararlarının batıl olduğunun tespitine ve iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; davacıya ... nolu yönetim kurulu toplantısının ihtarname ile bildirildiğini, davacının mazereti olmaksızın toplantıya katılmadığını, davacının iptalini istediği 22/07/2022 tarihli yönetim kurulu kararının olağan genel kurul işlemlerinin yapılmasına yönelik olduğunu, yönetim kurulu başkanının bu çağrıyı yapma yetkisinin bulunduğunu, davacının 22/08/2022 tarihinde ilgili genel kurula katıldığını, davacının katıldığı genel kurulda taleplerini dile getirdiğini, oy kullandığını, bu nedenle yönetim kurulu kararının iptalini talep etmekte hukuki yararı kalmadığını, 22/08/2022 tarihli genel kurulda toplantı nisabı sağlanamadığından 23/09/2022 tarihinde ikinci toplantının çoğunluk aranmaksızın yapıldığını belirterek davacının dava konusu olayda 22/08/2022 tarihli 1.
olağan genel kurula ve sonrasında yapılan 23/09/2022 tarihli 2. olağan genel kurula iştirak ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davalı şirketin yönetim kurulunun 22/07/2022 tarihli 2022/9 karar sayılı kararının YK Başkanı ... ve yardımcısı ...'nin katıldığı toplantıda alındığı, davacının toplantı gün ve saatinin kendisine bildirilmediğini iddia etmiş ise de, dosya içeriğinde bulunan ihtarname ve tebliğ şerhine göre noter ihtarnamesi ile toplantıdan bir gün önce haberdar edildiği, davalı şirketin yönetim kurulunun 3 kişiden oluştuğu, şirket esas sözleşmesinin 8/c maddesinde yönetim kurulunun 3 kişiden oluştuğu hallerde asgari toplantı nisabının 3 kişi olarak belirlendiği, aynı bentte esas sözleşmede ağırlaştırılmış hükümlerin haricinde yönetim kurulu kararlarının, toplantı nisabının çoğunluğu ile alınacağının düzenlendiği, yönetim kurulu toplantı gün ve saatinin davacıya tebliğ edilmesine rağmen davacının geçerli bir neden ileri sürmeden toplantı gününün kendisine bildirilmediğini ve toplantıya bu nedenle katılmadığını ileri sürmesinin TMK'nın 2.
maddesi anlamında hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu, aksinin kabulü halinde yönetim kurulunun toplanamaz hale geleceği, TTK'nın 390. maddesi uyarınca üye tam sayısının çoğunluğu ile toplanılarak alınan 22/07/2022 tarihli 2022/9 karar sayılı kararda TTK ve esas sözleşme hükümlerine aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; yönetim kurulu toplantısının müvekkiline bir gün öncesinden tebliğ edildiğini, şirket esas sözleşmesinde yönetim kurulu toplantısı için ağırlaştırılmış nisap öngörüldüğünü, müvekkilinin katılmadan yapılan yönetim kurulu toplantısının kanuna ve esas sözleşme aykırı olduğunu, kararın yok hükmünde olduğunu, şirket esas sözleşmesinde yönetim kurulunun 3 üye ile toplanacağının açık bir şekilde düzenlendiğini, ayrıca iki defa üst üste toplantıya katılınmaması ve acil işlerde şirketin karar alamaması ve şirketin organsız kalması halinde bu durumun şirketin tasfiyesi anlamına geleceğini, 18/07/2022 tarihinde genel kurul toplantısı yapıldığı halde müvekkiline yönetim kurulu toplantısı yapılacağına dair hiç bir bilgi verilmediğini, müvekkiline usulüne uygun bir tebligat yapılmadığını, tebligatın 21/07/2022 tarihinde toplantının ise 22/07/2022 tarihinde yapıldığını, müvekkilinin Çorum'da mukim olup farklı şirketlerde yönetim kurulu üyesi olduğunu, tebligatı alan kişinin ise müvekkilinin yengesi olup farklı adreste ikamet ettiğini, usulüne uygun bir tebligat yapılmadığını, müvekkilinin genel kurul toplantısına katılmasının en doğal hakkı olduğunu ve bu davayı açmaktaki hukuki yararını ortadan kaldırmadığını, yönetim kurulu toplantısının eşit işlem ilkesine de aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, yönetim kurulu kararının yokluk veya butlanla malul olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Davacı, davalı şirket yönetim kurulunun 3 kişiden oluştuğunu, ancak 22/07/2022 tarihli yönetim kurulunun toplantı nisabı oluşmadan yapıldığını belirterek davalı şirket yönetim kurulunun 22/07/2022 tarihli 2022/9 karar sayılı kararının batıl olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. TTK'nın 390/1. maddesiyle esas sözleşmede aksine ağırlaştırıcı bir hüküm bulunmadığı takdirde, yönetim kurulunun üye tam sayısının çoğunluğu ile toplanıp, kararlarını da toplantıda hazır bulunan üyelerin çoğunluğuyla alacağı düzenlenmiştir. Ancak davalı şirketin esas sözleşmesinde ağırlaştırıcı bir nisap düzenlemesi bulunmaktadır.
Esas sözleşmenin 8/c maddesinde, Şirket Yönetim Kurulu'nun 3 kişiden oluştuğu hallerde yönetim kurulu asgari toplantı nisabının 3 kişi olacağı açık bir şekilde düzenlenmiştir. Sözleşmenin aynı hükmünde "Her bir pay sahibi grubunun atadığı üyelerinin iki defa üst üste, herhangi bir geçerli mazeret olmaksızın gerekli nisabı sağlayacak şekilde toplantıda hazır bulunmaması halinde ve bu sebeple şirketin ivedilikle karar alması gereken durumlarda karar alamaması ve şirketin organsız kalması halinde bu durum Türk Ticaret Kanunu 529. maddesi gereğince şirketin tasfiyesi anlamına gelecektir" denilerek yönetim kurulu toplantısına katılmamanın sonuçları düzenlenmiştir. Somut olayda, davalı şirketin yönetim kurulu 3 kişiden oluşmaktadır.
Şirket esas sözleşmesinin 8/c maddesinde yönetim kurulunun 3 kişiden oluştuğu hallerde toplantı nisabı 3 kişi olarak düzenlendiğinden davalı şirketin yönetim kurulunun 3 kişi ile toplanması zorunlu olup, 2 kişi ile toplanarak aldığı 22/07/2022 tarihli 2022/9 sayılı karar geçersizdir. Yönetim kurulu toplantı nisabının esas sözleşmede özel olarak düzenlendiği de dikkate alındığında çağrıya uymamanın hakkın kötüye kullanılması olarak kabulü doğru değildir. Ayrıca yönetim kurulu üyelerinden birinin karar şeklinde yazılmış bir önerisinin bulunmadığı da dikkate alındığında TTK'nın 390/4 hükmü kapsamında toplantı çağrısı yapılmadan karar alınma şartları da oluşmamıştır. Açıklanan nedenlerle; mahkemece davalı şirket yönünden davanın kabulü gerekirken, davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, bahsi geçen hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından 22/07/2022 tarihli 2022/9 karar sayılı yönetim kurulu kararının batıl olduğunun tespitine, husumetin davalı şirkete yönetilmesi gerekli ve yeterli olduğundan kendilerine husumet düşmeyen davalılar ...
ve ... yönünden davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/01/2023 Tarih 2022/563 Esas 2023/41 Karar sayılı kararın HMK.'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın davalı ... yönünden kabulüne, davalı şirketin 22/07/2022 Tarihli 2022/9 Karar sayılı yönetim kurulu kararının batıl olduğunun tespitine, Davanın davalılar ... ve ... yönünden husumet nedeniyle reddine" İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak; "Alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 346,90-TL harcın davalı ... AŞ'den tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan 161,40-TL peşin harçların davalı ...
AŞ'den alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 359-TL posta masrafından ibaret yargı giderinin davalı ... AŞ'den alınarak davacıya verilmesine, Davacı lehine takdir olunan 17.900-TL vekalet ücretinin davalı ... AŞ'den alınarak davacıya verilmesine, Davalılar ... ve ... lehine takdir olunan 17.900-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalılara verilmesine, Karar kesinleştiğinde ve talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine" Davacı tarafından yatırılan 179,90-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Davacı tarafından yapılan 111-TL istinaf yargı giderinin davalı ... AŞ'den alınarak davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1.
maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.25/01/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/56709 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi