6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Haklı sebeple fesih yerine çıkma payı ödenerek çıkarma

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/3410 E. 2020/695 K. ·

OnandıKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Gerekçe özeti

Şirketin uzun süredir faaliyetsiz kalması, genel kurul toplantılarının yapılmaması, ortaklar arasında çekişme çıkması, yöneticinin şirkete kayıtlı taşınmazları satıp bedellerinin akıbetini belirsiz bırakması ve basiretli yönetim sergilememesi TTK'nın 531. maddesi anlamında haklı sebep oluşturur; bu hâlde mahkeme, tarafların iradelerini ve şirketin malvarlığını dikkate alarak fesih yerine, davacının payına denk gelen çıkma payının ödenmesi suretiyle ortaklıktan çıkarılmasına karar verebilir.

Ele alınan sorunlar

Haklı sebeple fesih davasında mahkemenin fesih yerine çıkma payı ödenerek ortaklıktan çıkarmaya karar verip veremeyeceği → kabul

İddia: Davalı, davanın reddini; mahkemenin aksi kanaatte olması hâlinde davacının şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Gerekçe: Şirket kurulduktan bir süre sonra işlettiği fabrika kapanmış, merkezin taşındığı yerde de hiçbir faaliyette bulunulmamış, genellikle toplantılar yapılmamış, şirket adına kayıtlı taşınmazın imar görmesi sonucu ortaklar arasında çekişmeler baş göstermiş, yönetici şirkete kayıtlı taşınmazlardan bir kısmını satmış, satış bedellerinin akıbeti belli olmamış ve basiretli bir yönetim sergilenmemiştir; bu nedenlerle TTK'nın 531. maddesi anlamında şirketin feshi için haklı nedenler oluşmuştur. Ancak tarafların bu yöndeki iradeleri ve şirketin malvarlığı dikkate alınarak, fesih yerine davacının payına denk gelen çıkma payının ödenmesi suretiyle ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesi gerekir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

TTK'nın 531. maddesine dayalı haklı sebeple fesih davasında haklı sebeplerin oluştuğu hâlde mahkemenin fesih yerine çıkma payı ödenerek ortaklıktan çıkarmaya hükmedebilmesi yönünden emsal değer taşır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haklı sebeple fesih anonim şirketin feshi ve tasfiyesi ortaklıktan çıkarma çıkma payı basiretli yönetim alternatif çözüm

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 531

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2018/3410 E.  ,  2020/695 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 19/07/2017 tarih ve 2014/120 E.- 2017/763 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 26/04/2018 tarih ve 2017/763 E.- 2018/470 K. sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 21.01.2020 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı şirketin TTK'nın 531. maddesi gereğince fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde davacının şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, şirketin 1978 yılında Nevşehir'de kurulduğu, bir süre faaliyette bulunduğu, daha sonra işlettiği fabrikanın kapanarak şirket merkezinin İstanbul'a taşındığı, İstanbul'da da hiçbir faaliyette bulunmadığı, genellikle toplantıların yapılmadığı, şirket adına kayıtlı taşınmazın imar görmesi sonucu şirket ortakları arasında çekişmeler başgösterdiği, yönetici Necmi Ay'ın şirket adına kayıtlı taşınmazlardan bir kısmını sattığı, satış bedellerinin akıbetinin belli olmadığı, basiretli yönetim sergilemediği, şirketin feshi için haklı nedenlerin oluştuğu gerekçesi ile tarafların bu yöndeki iradeleri ve şirketin malvarlığı dikkate alınarak fesih yerine çıkma payının ödenerek ortaklıktan çıkarılmasına, davalı Aysan Yapı Malzemeleri Sanayi ve Ticaret A.Ş'de bulunan %34,961 oranında hissesine denk gelen 699.025,85 TL çıkma payının davalıdan alınarak davacıya verilmesine ve davacının şirketten çıkartılmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 2.540,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 35.812,83 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 23/01/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/567041800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2017/763 E. 2018/470 K.

Haklı sebeple fesih davasında fesih yerine çıkma payı ödenerek çıkarma

Gerekçe özeti

Basit usule tabi davalarda sözlü yargılama için ayrı bir duruşma günü verilmesi zorunlu değildir; mazereti kabul edilmeyen tarafın huzurunda sözlü yargılamaya geçilerek hüküm kurulması usule aykırı sayılmaz. TTK 531 uyarınca haklı sebeple fesih davasında, şirketin uzun süre faaliyette bulunmaması, sürekli zarar etmesi, ortaklar arası güven ilişkisinin zedelenmesi, azınlık ve bilgi alma haklarının kullanımının zorlaştırılması ve yöneticinin şirket malvarlığını ilişkili kişilere devretmesi gibi hususlar birlikte değerlendirildiğinde haklı fesih sebepleri oluşabilir; bu durumda mahkeme fesih yerine, davacı pay sahibine payının gerçek değerinin ödenerek ortaklıktan çıkarılmasına karar verebilir. Bilirkişi raporuna yönelik somut veriye dayanmayan, genel nitelikteki itirazlar, belirlenen değerin fahiş veya hatalı olduğunu ispatlamaya yeterli değildir.

Emsal değeri

TTK 531 uyarınca haklı sebeple fesih davasında, şirketin faaliyetsizliği, ortaklar arası güven ilişkisinin zedelenmesi ve yöneticinin ilişkili kişilere taşınmaz devri gibi unsurların birlikte değerlendirilerek fesih yerine çıkma payı ödenmesi suretiyle alternatif çözüme karar verilebileceği yönünden emsal niteliktedir.

Kavramlar: haklı sebeple fesih çıkma payı alternatif çözüm basit usul sözlü yargılama

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2017/763

KARAR NO 2018/470

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 19/07/2017

NUMARASI 2014/120 E.- 2017/763 K,

DAVA

Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 26/04/2018 (24.5.2018 yazım tarihli )

İlk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili,davalı şirketin 1978 yılında Nevşehirde kurulduğunu, 1996 yılına kadar tuğla fabrikası imalatı ve satışı ile iştigal ettiğini, yaşanan bir takım sıkıntılar nedeniyle fabrikanın kapatıldığını ve 1996 yılından beri hiçbir ticari faaliyette bulunmadığını, fabrika kapanması sonrasında binanın ve eklentilerinin yıkıldığını, şirketin malvarlığı olarak ...parselde bulunan arsanın kaldığını, daha sonra taşınmazın imar gördüğünü, 35 ayrı parsel arsa niteliğinde davacı şirket adına kaydedildiğini, hiçbir faaliyeti bulunmayan davalı şirketin bir aile şirketi olmasının da etkisi ile yıllardır kağıt üzerinde genel kurulun yapıldığını ve yönetim kurulu oluşturulduğunu, ancak sahip olduğu taşınmazın imar parsellerinin oluşacağının anlaşılması sonrasında müvekkili ile yönetim kurulu başkanı...

arasında sorunlar başgösterdiğini, arsaların bir kısmını yakınlarına sattığını, 05/09/2013 tarihinde yapılan genel kurulda da kendisini tek başına Yönetim Kurulu olarak seçtiğini, şirket merkezinin İstanbul'a taşınması kararının alındığını, bu kararların ...ın tek başına oyuyla alındığını, bunun üzerine müvekkilinin genel kurul kararlarının iptali için Nevşehir 2. AHM nin 2013/588 esas sayılı dosyası ile dava açtığını, şirket merkezinin adresi nedeniyle yetkisizlik kararı verildiğini, şirketin hiçbir faaliyette olmamasına karşın imarlı parseli nedeniyle doğan vergi borçları ve diğer masrafı nedeniyle arsaların satılarak bu borçların ödendiğini, müvekkilinin kardeş olması nedeniyle satış konusunda bir şüphe duymadığını, ancak 06/04/2011-10/12/2011 tarihleri arasında 11 arsadan 5'inin TTK hükümlerine aykırı olarak ...'ın eşi ...'a satıldığını, şirketin vergi borçlarının ödenmediğini, vergi dairesi tarafından şirket ortağı olarak müvekkiline karşı takip yapıldığını 23/11/2011 tarihli sicil gazetesinde davalı şirketin 12/12/2011 tarihinde olağan genel kurulu'nun yapılacağının ilan edildiğini, genel kurulda şirkette pay sahibi olmayan...'ın oğlu ...'ın yönetim kuruluna seçilmesine ve imza yetkisinin kendisi ile oğluna verilmesine çalışıldığını, o tarihte yürürlükte olan TTK hükümleri gereğince bu durumun mümkün olmaması nedeniyle karşı çıktıklarını, genel kurulun yapılamadığın, daha sonra ...'ın hisselerinin büyümüş olduğunu eşi ve oğluna devrine ilişkin ihtarname gönderdiğini, bu devrin şirket ana sözleşmesinin 7.

Maddesine aykırı olması nedeniyle hissedar ...'ın karşı çıkmasıyla engellendiğini, davalı şirketin olağan genel kurul toplantısının yapılamadığını, 28/03/2012 tarihinde yapılması ile ilgili ilan yapıldığını, ancak bu genel kurulda da ...ın ısrarla yönetim kurulu başkanı olarak tek imza ile şirketi yönetme konusunda ısrarcı olması nedeniyle tartışmalar yaşandığını, genel kurulunda alınan kararların tescil ve ilan edilemediğini, yine 07/06/2012 tarihinde genel kurul yapılması ile ilgili ilan yapıldığını, ...'ın tek başına yönetim hususundaki ısrarı nedeniyle genel kurulun yine tescil ve ilan edilemediğini, 21/08/2013 tarihinde genel kurul yapıldığını, alınan kararların tamamına karşı müvekkilinin muhalif kaldığını ve dava açtığını, TTK nın 531.

Maddesi gereğince haklı nedenle fesih şartlarının bulunduğunu belirterek şirketin TTK nın 531. Maddesi gereğince fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, 05/09/2013 tarihli genel kurulda alınan kararların usul ve yasaya uygun olduğunu, TTK nın 407. Maddesindeki yönetimden bir üyenin bulunması şartının yerine gelmiş olduğunu, denetçinin katılma zorunluluğunun bulunmadığını, genel kurulda şirketin esas sözleşmesinde değişikliğe gidildiğini, yeni TTK nın tek kişilik yönetim organına izin verdiğini, bu yönde alınan kararların geçerli olduğunu, şirket faaliyetlerinin sürdürülmesi açısından bu kararın yerinde olduğunu, yönetim organının sayısal olarak nasıl belirleneceği konusunda mahkemenin müdahale ve takdir yetkisinin olmadığını, genel kurulda ilan edilen gündem konularının görüşülerek karara bağlandığını, esas sözleşme değişikliğinin gündemde olduğunu, bununla ilgili görüşme yapıldığını ve yasaya uygun karar alındığını, bu yöndeki itirazların yerinde olmadığını, şirket kararlarının yerindeliği ile ilgili taleplerin hiçbir şekilde dinlenemeyeceğini, genel kurulda alınan kararların ticaret sicilinin tescil ve ilan edilerek yürürlüğe girdiğini, davacının amacının şirket faaliyetlerinin engellemek olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, şirketin 1978 yılında Nevşehir'de kurulduğu, bir süre faaliyette bulunduğu, daha sonra işlettiği fabrikanın kapanarak şirket merkezinin İstanbul'a taşındığı, İstanbul'da da hiçbir faaliyette bulunmadığı, genellikle toplantıların yapılmadığı, şirket adına kayıtlı taşınmazın imar görmesi sonucu şirket ortakları arasında çekişmeler başgösterdiği, yönetici ...'ın şirket adına kayıtlı taşınmazlardan bir kısmını sattığı, satış bedellerinin akıbetinin belli olmadığı, basiretli yönetim sergilemediği belirtilerek şirketin feshi için haklı nedenlerin oluştuğu kabul edilmiştir. Mahkeme, tarafların bu yöndeki iradeleri ve şirketin mal varlığı dikkate alınarak fesih yerine çıkma payının ödenerek ortaklıktan çıkarılmasına karar vermeyi, fesih yerine alternatif çözüm yolu olarak kabul etmiş ve bu doğrultuda, davacının, davalı ...

A.Ş'de bulunan % 34,961 oranında hissesine denk gelen 699.025,85-TL çıkma payının davalıdan alınarak davacıya verilmesine ve davacının şirketten çıkartılmasına karar vermiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

İstinaf yoluna başvuran davalı vekili, 19/07/2017 tarihli duruşmada, mesleki mazeretlerinin belgelendirilmediği gerekçesi ile reddine karar verilerek yokluklarında hüküm kurulmasının doğru olmadığını, sözlü yargılama için duruşma günü tayin edilmeden ve davalı taraf davet edilmeden karar verilmesinin de doğru olmadığını, bilirkişilerin kişisel kanaatlerinin yansıttığından çoğu zaman güncel ve gerçek fiyatlardan uzak çıktığını bu nedenle fiyatların belirlendikten sonrada davalı şirketin bu taleplerinin devam ediyor olmasının önemli olduğunu, şirketin feshi ve tasfiyesinin bir yönüyle de ortaklığın giderilmesi davası niteliğinde olduğunu, esasen yerel mahkeme uygulamasına göre davanın kabul edilmediğini, nihayetinde davacının davasının şirketi feshi ve tasfiyesi istemi olduğunu, bu talepler kabul edilmediğine göre bu talepler yönünden davanın reddi şeklinde hüküm kurulması gerektiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak,davacının çıkma payının, itirazları doğrultusunda gerçek ve güncel değerlere göre belirlenmesi için bilirkişi raporlarına itirazları doğrultusunda yeni raporlar alınarak gerçek güncel çıkma payının hesaplanmasına karar verilmesini talep etmiştir

GEREKÇE

Dava; basit usule tabi bir dava olup, HMK.'nun 320. Maddesi uyarınca, sözlü yargılama için ayrı bir duruşma günü verilmesi gerekli değildir. Bu anlamda davalı vekilinin belgelenmeyen mazeretinin kabul edilmediği oturumda sözlü yargılamaya geçilerek hüküm kurulduğu, bunun yasaya aykırı olduğu yönündeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.

6102 sayılı TTK'nın 531. Maddesine göre: Haklı sebeplerin varlığında, sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden payların sahipleri, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin feshine karar verilmesini isteyebilirler. Mahkeme, fesih yerine, davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebilir.

Davalı şirketin uzun yıllardır faaliyette bulunmadığı, zarar ettiği, ortaklar arasındaki çekişmeler ve şirket merkezinin nakli konusunda yaşananlar karşısında şirketin feshi koşullarının oluştuğu kabul edilmelidir. Davalı şirketin malvarlığı duran varlıklardan oluşmaktadır. Talimatla bilirkişi raporu aldırılmıştır. Davalı vekili bu rapora itiraz etmiş olmakla birlikte itirazları genel olup itirazlarının özü somut bir veriye dayanmayıp belirlenen değerin fahiş ve hatalı olduğu üzerindedir.

Davalı şirketin, faaliyette bulunmayan kaydi bir şirket olduğu, gelirinin olmayıp borçların ödenmediği, icra takiplerine maruz kaldığı, kamu borçlarından dolayı ortaklara dahi ödeme emri gönderildiği, ortaklar arasında ortak çaba ve amaç unsurunu zedeleyen çekişmeler olduğu, Genel Kurul'un birden fazla kanuna aykırı olarak toplantıya çağrıldığı, bu şekilde davacının azınlık ve bireysel haklarının ve bilgi alma ve inceleme haklarını kullanmasının zorlaştığı, şirketin sürekli zarar etmesi nedeniyle davacının kar payı elde etme amacının kalmadığı, davalı şirketin yöneticisi ....'ın şirket adına kayıtlı imar görmüş taşınmazlardan bir kısmını diğer yönetim kurulu yöneticisi ve eşi ...'a devrettiği, bu şekilde davalı şirketin davacının haklarını ihlal edici şekilde yönetildiği, ortaklar arasında (özellikle davacı açısından) karşılıklı güven ilişkisinin zedelendiği, şirketin amacının gerçekleştirilmesinin imkansız hale geldiği, haklı nedenlerle şirketin fesih koşullarının oluştuğu anlaşılmaktadır.

Öte yandan, davalı şirketin üzerine kayıtlı imar görmüş taşınmaz duran varlığı açısından şirketin feshi dışında davacının ortaklıktan ayrılma payı önerilerek şirketin devamına karar verilmesinin davacı dışındaki ortaklar açısından da uygun olduğu kabul edilmek durumundadır.

Sonuç olarak usule ilişkin istinaf nedenleri yerinde olmayıp, davacının ortaklık payına göre alternatif çözüm olarak belirlenen çıkma payının dosya içeriğine ve usul yasaya uygun olarak belirlendiği ve mahkemece verilen kararın bir bütün olarak usul ve yasaya, dosya içeriğine uygun olduğu anlaşılmış olup, istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Alınması gereken 47.750,45- TL istinaf karar harcından, davalı tarafından peşin yatırılan 12.000- TL harcın mahsubu ile bakiye 35.750,45- TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

İstinaf yoluna başvuran tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,

Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,

HMK 'nun 362/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 26/04/2018

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.