Gemi alacaklısı hakkı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/8121 E. 2013/22889 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gemi alacaklısı hakkı↗ tahkim sözleşmesi↗ tahkim itirazı↗ kanuni rehin hakkı↗ rehin hakkı↗ konşimento↗ tahkim↗ rehin↗ teminat↗ teslim↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, konşimento ekindeki bağlama notunun tahkim sözleşmesi niteliğinde olup tarafları bağlayacağı, tahkim sözleşmesi ile uyuşmazlığın çözümünde İngiliz Hukuku'nun uygulanacağı ve uyuşmazlığın Londra'da kurulacak tahkim heyeti tarafından çözümleneceğinin belirlendiği gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, deniz taşımasından kaynaklanan noksan mal bedeline ilişkin alacak ve taşımayı yapan gemi üzerinde kanuni rehin hakkı tesisi istemlerine ilişkindir. Mahkemece, davalı tarafın uyuşmazlığın çözümünde yurt dışında bulunan tahkim kurulunun görevli olduğuna ilişkin itirazı yerinde görülerek dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Davaya konu alacak TTK’nın 1235/7. maddesinde öngörülen gemi alacaklısı hakkı veren alacaklardan olup, davada, TTK’nın 1236. maddesi uyarınca gemi üzerinde kanuni rehin hakkı tesisi de istenmiştir. Gemi alacaklısı hakkı bir kanuni rehin hakkı mahiyetinde olup, kanundan doğduğu için tescile ve teslime gerek olmadan hüküm ifade eder. Aynî hak olan rehin hakkı, TTK’nun 1236/2. maddesi uyarınca gemi ve navlunu takip eder. Kanuni rehin hakkının fiilen uygulanabilmesi için somut olayda öncelikle gemi hakkında seferden men kararı alınmış, davalı tarafça teminat gösterilmesi üzerine bu tedbir kararı teminat üzerine kaydırılmıştır. Bu durumda alacaklının kanunun tanıdığı ayni bir hak olan rehin hakkının yerine getirilebilmesi için alınan tedbir kararının devamı niteliğinde bulunan işbu davanın Türk Mahkemesi'nde sonuçlandırılmasında yasal zorunluluk bulunmasına göre davalının tahkim itirazının reddine karar verilerek uyuşmazlığın esasına girilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5290 E. 2013/5238 K.
Ortak:gemi alacaklısı hakkı · tahkim itirazı · kanuni rehin hakkı · rehin hakkı · konşimento · tahkim · rehin · teminat · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaDavaya konu alacak TTK’nın 1235/7. maddesinde öngörülen «gemi alacaklısı hakkı» veren alacaklardan olup, davada, TTK’nın 1236. maddesi uyarınca gemi üzerinde «kanuni rehin hakkı» tesisi de istenmiştir.
Bu durumda alacaklının kanunun tanıdığı ayni bir hak olan «rehin hakkının» yerine getirilebilmesi için alınan tedbir kararının devamı niteliğinde bulunan işbu davanın Türk Mahkemesi'nde sonuçlandırılmasında yasal zorunluluk bulunmasına göre davalının «tahkim itirazının» reddine karar verilerek uyuşmazlığın esasına girilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Dava, deniz taşımasından kaynaklanan noksan mal bedeline ilişkin alacak ve taşımayı yapan gemi üzerinde «kanuni rehin hakkı» tesisi istemlerine ilişkindir.
Benzer bu karardaZira, emsale konu olan davada mahkemece evvela alacağın tahsiline, «kanuni rehin hakkı» talebinin reddine karar verilmiş ve bu kararı taraflardan sadece davalı vekili temyiz etmiş olup, alacak ile ilgili ihtilaf temyize geldiğinden «tahkim itirazının» reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile mahkemece verilen bu karar bozulmuştur.
Davaya konu alacak ...’nun 1235/7. maddesinde öngörülen «gemi alacaklısı hakkı» veren alacaklardan olup, bu alacak için ...’nun 1236. maddesi uyarınca gemi üzerinde «kanuni rehin hakkı» tanınmış bulunmaktadır.
Bu durumda alacaklının kanunun tanıdığı ayni bir hak olan «rehin hakkının» yerine getirilebilmesi için alınan tedbir kararının devamı için yasal sürede açılmış bulunan işbu davanın Türk mahkemesinde sonuçlandırılmasında yasal zorunluluk bulunmasına göre davalının «tahkim itirazının» reddine karar verilerek uyuşmazlığın esasına girilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması ge …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:deniz ticareti · donatan
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın ...'nun 4. kitabında yer alan «deniz ticareti» ile ilgili yükümlere dayanılarak açılmış deniz taşımasından kaynaklanan noksan mal bedeline ilişkin olarak açıldığı, davacı vekili davalı gemi «donatanı» adına kaptan tarafından davaya cevap verilemeyeceğini ve donatana ... gemi kaptanının ve tayin ettiği vekilin davayı takip edemeyeceğini ileri sürmüş ise de ...'nun 1242. maddesinin .... fıkrasının .... bendinde dava veya takip donatana karşı olabileceği gibi gemi bağlama limanında bulunsa bile kaptana karşı da olabileceğinden davalı donatana ... gemi kaptanı tarafından verilen cevap lahiyasının dikkate alınarak yargılamaya gemi donatanı kaptanının vekilinin huzuru ile devam edildiği, davaya konu «konşimentoya» ekli çartır parti sözleşmesinin 33. maddesinde her türlü uyuşmazlıkların Londra'da «tahkim» heyeti tarafından çözümleneceği hususunun kararlaştırıldığı, içtihatlar uyarınca geminin Türkiye'de bulunması halinde Türk Mahkemelerinin davayı görmesinde bir engel olmadığı hususunun açıkça vurgulanmış olması karşısında taraf vekillerinden 29.11.2011 tarihli celsede taşımayı gerçekleştiren donatana ait geminin halen Türkiye'de olup olmadığının sorulduğu, taraf vekillerinin ittifakla geminin halen Türkiye'de olmadığını ... dışında bulunduğunu beyan ettikleri, davalı tarafın yasal süre içerisinde yapmış olduğu «tahkim itirazının» yerinde olduğu, gerekçesiyle tahkim itirazının kabulü ile dava dilekçesinin görev yönünden reddine, karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/5698 E. 2010/11525 K.
Ortak:tahkim itirazı · konşimento · tahkim · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «konşimento» ekindeki bağlama notunun «tahkim sözleşmesi» niteliğinde olup tarafları bağlayacağı, tahkim sözleşmesi ile uyuşmazlığın çözümünde İngiliz Hukuku'nun uygulanacağı ve uyuşmazlığın Londra'da kurulacak tahkim heyeti tarafından çözümleneceğinin belirlendiği gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Bu durumda alacaklının kanunun tanıdığı ayni bir hak olan «rehin hakkının» yerine getirilebilmesi için alınan tedbir kararının devamı niteliğinde bulunan işbu davanın Türk Mahkemesi'nde sonuçlandırılmasında yasal zorunluluk bulunmasına göre davalının «tahkim itirazının» reddine karar verilerek uyuşmazlığın esasına girilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, davalı tarafın uyuşmazlığın çözümünde yurt dışında bulunan «tahkim» kurulunun «görevli» olduğuna ilişkin itirazı yerinde görülerek dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, «konşimentoda» uyuşmazlık halinde «tahkime» gidilmesinin kararlaştırıldığı gerekçesiyle, davalının «tahkim itirazının» kabulüne, davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/8121 E. , 2013/22889 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.12.2012 tarih ve 2012/92-2012/251 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, kömür ticareti ile iştigal etmekte olan müvekkilinin dava dışı Horizon World Trading LLC ünvanlı şirketten satın alıp yurda ithal ettiği 5,995,58 mt. Rusya menşeli kömür yükünün Ukrayna'nın Kerch Limanı'ndan Trabzon Limanı'na taşınmak üzere 03/03/2012 tarihli 1 nolu konşimentoya kayıtlı olarak, Malta bayraklı “CHELSEA 2” isimli gemiye dökme olarak yüklendiğini, anılan geminin 06/03/2012 tarihinde Trabzon Limanı'na vasıl olduğunu ve gemi kaptanın 5,995,568 mt. yükü tahliye etmeye hazır olduğuna dair hazırlık mektubu vermiş olması nedeniyle aynı gün tahliyeye başlanıp 08/03/2012 günü saat 11:45'de tahliyenin tamamlandığını, yük miktarının konşimentoda 5,995,568 mt. olarak kayıtlı olmasına rağmen, tahliye limanında yapılan “Draft Sörvey” ölçümünde tahliye edilen yük miktarının konşimentoda yazılı olan miktardan 98,127 mt.
eksiği ile 5,897,441 mt. olarak tahliye ile müvekkiline eksik teslim edildiğinin tespit edildiğini, yükün eksik tahliye ve teslim edildiği hususunun MV Chelsea 2 gemisinin tahliye limanı acentesi Poyraz Denizcilik Tur. Nak. Tic. Ltd. Şti.'ne 08/03/2012 günü yazılı olarak ihbar edildiğini, müvekkilinin eksik teslim aldığı 98,127 mt. yük nedeniyle 17.711,92 USD zarara uğradığını, TTK'nın 1061. maddesi gereğince davalının zarardan sorumlu olduğunu, ayrıca bu alacağın TTK md. 1235/7 hükmü gereğince gemi alacağı olduğunu ve TTK'nın 1236. maddesi uyarınca da müvekkilinin taşımayı yapan gemi üzerinde kanundan doğan rehin hakkı ve İİK md. 23/2 dalaletiyle hapis hakkının olduğunu ve “MV CHELSEA 2” isimli geminin de Türk Karasularında bulunduğunu ileri sürerek 17.711,92 USD gemi alacağı mahiyetindeki alacağın dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, TTK'nın 1236.
maddesi gereğince “CHELSEA 2” isimli gemi üzerine İİK md. 257/4 gereğince ihtiyati haciz kararı oluşturulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı MV CHELSEA 2 gemisi donatanı adına gemi kaptanı vekili, konişmentoda atıfta bulunulan 29/02/2012 tarihli bağlama notuna göre taşımadan kaynaklı her türlü uyuşmazlığın İngiltere'de kurulacak hakem heyeti tarafından İngiliz Hukuku'na göre çözümleneceğinin belirlenmiş olduğunu savunarak tahkim itirazlarının kabulü ile dava dilekçesinin reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, konşimento ekindeki bağlama notunun tahkim sözleşmesi niteliğinde olup tarafları bağlayacağı, tahkim sözleşmesi ile uyuşmazlığın çözümünde İngiliz Hukuku'nun uygulanacağı ve uyuşmazlığın Londra'da kurulacak tahkim heyeti tarafından çözümleneceğinin belirlendiği gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, deniz taşımasından kaynaklanan noksan mal bedeline ilişkin alacak ve taşımayı yapan gemi üzerinde kanuni rehin hakkı tesisi istemlerine ilişkindir. Mahkemece, davalı tarafın uyuşmazlığın çözümünde yurt dışında bulunan tahkim kurulunun görevli olduğuna ilişkin itirazı yerinde görülerek dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Davaya konu alacak TTK’nın 1235/7. maddesinde öngörülen gemi alacaklısı hakkı veren alacaklardan olup, davada, TTK’nın 1236. maddesi uyarınca gemi üzerinde kanuni rehin hakkı tesisi de istenmiştir. Gemi alacaklısı hakkı bir kanuni rehin hakkı mahiyetinde olup, kanundan doğduğu için tescile ve teslime gerek olmadan hüküm ifade eder. Aynî hak olan rehin hakkı, TTK’nun 1236/2. maddesi uyarınca gemi ve navlunu takip eder. Kanuni rehin hakkının fiilen uygulanabilmesi için somut olayda öncelikle gemi hakkında seferden men kararı alınmış, davalı tarafça teminat gösterilmesi üzerine bu tedbir kararı teminat üzerine kaydırılmıştır. Bu durumda alacaklının kanunun tanıdığı ayni bir hak olan rehin hakkının yerine getirilebilmesi için alınan tedbir kararının devamı niteliğinde bulunan işbu davanın Türk Mahkemesi'nde sonuçlandırılmasında yasal zorunluluk bulunmasına göre davalının tahkim itirazının reddine karar verilerek uyuşmazlığın esasına girilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/565464500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz