Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/278 E. 2019/7359 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haklılık durumu↗ hmk 331/1↗ usul ekonomisi↗ yargılama gideri↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ karar verilmesine yer olmadığına↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak ve tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda; tescilden önce kullanımla yahut kullanım olmaksızın tescille kazanılan marka hakkının mülkiyet hakkı kapsamında olduğu, mülkiyet hakkına getirilecek sınırlandırmanın ise kararname ile değil sadece kanunla getirilebileceği, iptal edilen kararname hükmüne dayalı olarak davalıya markasını kullanma külfeti yüklenemeyeceği, marka ile ilgili ülkemizin katılmış olduğu uluslararası sözleşmelerde kullanma yükümlülüğü getiren doğrudan uygulanabilecek bir hükmün bulunmadığı, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe girdiği, oysa iptal kararının 06.01.2017 tarihinde yayımlandığı, bu nedenle anılan K.H.K. hükümlerinin işbu davaya uygulanma olanağının olmadığı, ortada sadece mülkiyet hakkına getirilmiş sınırlandırmanın ortadan kaldırılmış bulunması hali olduğu, mülkiyet hakkına sadece yasa yoluyla getirilebilecek bir sınırlandırmanın, yasal boşluk doğduğu gerekçesiyle mahkemelerce bir karar tesis edilerek koyulmasının olanaksız olduğu, zira bunun Anayasa ve hukuk sistemine aykırı olacağı, bu nedenle ve usul ekonomisi gereğince yargılamaya devam edilip bir karar tesis edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine, K.H.K hükmünün iptali nedeniyle davanın reddi halinde yargılama giderlerinin bir tarafa veyahut taraflara eşit olarak yükleneceğine dair bir kanun hükmü bulunmadığından, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kullanmama nedenine dayalı olarak 2007/35297 sayılı markanın 38. ve 41.sınıflar bakımından hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece, K.H.K hükmünün iptali nedeniyle davanın reddine ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
06.01.2017 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 14.12.2016 tarih ve 2016/148 esas ve 2016/189 karar sayılı kararı ile davanın yasal dayanağı ortadan kalkmıştır. Bu durumda, mahkemece, dava tarihinde yürürlükte bulunan yasal düzenlemelere güvenilerek açılan ve kısmen de haklı bulunan davada “karar verilmesine yer olmadığına” karar verilmesi, yargılama giderlerine ilişkin olarakta HMK 331 maddesi gereğince dava açıldığı tarihte tarafların haklılık durumu gözetilerek hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde davanın reddi ile yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması doğru olmayıp, kararın davacı yararına bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Markanın hükümsüzlüğü | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/5287 E. 2019/7260 K.
Ortak:karar verilmesine yer olmadığına
İncelediğiniz karardaBu durumda, mahkemece, dava tarihinde yürürlükte bulunan yasal düzenlemelere güvenilerek açılan ve kısmen de haklı bulunan davada “karar «verilmesine yer olmadığına»” karar verilmesi, «yargılama giderlerine» ilişkin olarakta HMK 331 maddesi gereğince dava açıldığı tarihte tarafların «haklılık durumu» gözetilerek hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde davanın reddi ile yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması doğru olmayıp, kararın davacı yararına …
Benzer bu kararda… n dayanağı olan 556 sayılı KHK’nın 14. ve 42. maddelerinin Anayasa Mahkemecesince iptali nedeniyle hukuki dayanağı kalmayan dava hakkında konusuz kaldığı için karar «verilmesine yer olmadığına» ve yargılama «masrafları» ile «vekalet ücretine» ilişkin olarak davanın açılma tarihi itibariyle davacının dava açmakta haklı olup olmadığı değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dosya masrafı · vekalet ücreti
Benzer bu karardaMahkemece, davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 556 sayılı KHK’nın 14. maddesinin Anayasa Mahkemesi'nin 14/12/2016 tarih, 2016/148/ E-2016/189 K. sayılı kararı ile iptal edildiğinden oluşan hukuki boşluk nedeniyle davanın reddine ve karşılıklı olarak yargılama «masrafları» ile «vekalet ücretine» hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
… n dayanağı olan 556 sayılı KHK’nın 14. ve 42. maddelerinin Anayasa Mahkemecesince iptali nedeniyle hukuki dayanağı kalmayan dava hakkında konusuz kaldığı için karar «verilmesine yer olmadığına» ve yargılama «masrafları» ile «vekalet ücretine» ilişkin olarak davanın açılma tarihi itibariyle davacının dava açmakta haklı olup olmadığı değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5083 E. 2022/6848 K.
Ortak:yargılama gideri · karar verilmesine yer olmadığına · Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz karardaBu durumda, mahkemece, dava tarihinde yürürlükte bulunan yasal düzenlemelere güvenilerek açılan ve kısmen de haklı bulunan davada “karar «verilmesine yer olmadığına»” karar verilmesi, «yargılama giderlerine» ilişkin olarakta HMK 331 maddesi gereğince dava açıldığı tarihte tarafların «haklılık durumu» gözetilerek hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde davanın reddi ile yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması doğru olmayıp, kararın davacı yararına …
… boşluk doğduğu gerekçesiyle mahkemelerce bir karar tesis edilerek koyulmasının olanaksız olduğu, zira bunun Anayasa ve hukuk sistemine aykırı olacağı, bu nedenle ve «usul ekonomisi» gereğince yargılamaya devam edilip bir karar tesis edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine, K.H.K hükmünün iptali nedeniyle davanın reddi halinde «yargılama giderlerinin» bir tarafa veyahut taraflara eşit olarak yükleneceğine dair bir kanun hükmü bulunmadığından, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir …
Dava, kullanmama nedenine dayalı olarak 2007/35297 sayılı markanın 38. ve 41.sınıflar bakımından hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece, K.H.K hükmünün iptali nedeniyle davanın reddine ve «yargılama giderlerinin» davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… lı bulunulan davada, dayanak yasal düzenlemenin yargılama aşamasında Anayasa Mahkemesince iptali nedeniyle hukuki dayanak kalmadığından davanın esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesi gerekirken, davanın reddinin doğru olmadığı, 6100 sayılı HMK'nın 331/1 maddesinde "davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre «yargılama giderlerini» takdir ve hükmedeceği" düzenlenmiş olduğu, somut uyuşmazlıkta mahkemece yapılan incelemeye göre, davanın açılışında davacı tarafın haklı olduğu gözetilerek bir kar …
2-Mahkemece 06.01.2017 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.12.2016 gün ve 2016/148 Esas ve 2016/189 Karar sayılı kararı ile 556 sayılı KHK’nın 14. maddesinin iptaline karar verildiği gerekçesiyle davanın reddine ve «yargılama giderlerinin» taraflar üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Markanın hükümsüzlüğü | Marka iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4658 E. 2019/7259 K.
Ortak:karar verilmesine yer olmadığına
İncelediğiniz karardaBu durumda, mahkemece, dava tarihinde yürürlükte bulunan yasal düzenlemelere güvenilerek açılan ve kısmen de haklı bulunan davada “karar «verilmesine yer olmadığına»” karar verilmesi, «yargılama giderlerine» ilişkin olarakta HMK 331 maddesi gereğince dava açıldığı tarihte tarafların «haklılık durumu» gözetilerek hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde davanın reddi ile yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması doğru olmayıp, kararın davacı yararına …
Benzer bu kararda… n dayanağı olan 556 sayılı KHK’nın 14. ve 42. maddelerinin Anayasa Mahkemecesince iptali nedeniyle hukuki dayanağı kalmayan dava hakkında konusuz kaldığı için karar «verilmesine yer olmadığına» ve yargılama «masrafları» ile «vekalet ücretine» ilişkin olarak davanın açılma tarihi itibariyle davacının dava açmakta haklı olup olmadığı değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dosya masrafı · vekalet ücreti · istinaf yoluna başvurulabilirlik
Benzer bu karardaMahkemece, davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 556 sayılı KHK’nın 14. maddesinin Anayasa Mahkemesi'nin 14/12/2016 tarih, 2016/148/ E-2016/189 K. sayılı kararı ile iptal edildiğinden oluşan hukuki boşluk nedeniyle davanın reddine ve yargılama «masrafları» ile «vekalet ücretinin» davacıya yükletilmesine karar verilmiştir.
… n dayanağı olan 556 sayılı KHK’nın 14. ve 42. maddelerinin Anayasa Mahkemecesince iptali nedeniyle hukuki dayanağı kalmayan dava hakkında konusuz kaldığı için karar «verilmesine yer olmadığına» ve yargılama «masrafları» ile «vekalet ücretine» ilişkin olarak davanın açılma tarihi itibariyle davacının dava açmakta haklı olup olmadığı değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde …
Karara karşı davacı vekili tarafından «istinaf yoluna başvurulmuştur».
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/278 E. , 2019/7359 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davadaAnkara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 08/11/2018 tarih ve 2018/382-2018/393 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin Sözcü Gazetesi’nin ve TPMK nezdinde, 2007/31800 sayılı ve 16. ve 41.sınıflarda tescilli ‘sözcü+şekil’ ve 2008/23206 sayılı ve 16. ve 41.sınıflarda tescilli ‘halkın sesi sözcü’ ve 2007/22746 sayılı ve 16. ve 41.sınıflarda tescilli ‘sözcü’" markalarının sahibi olduğunu, davalının ise 2007/35297 numarası ile 16., 38., 39., 40. ve 41.sınıflarda tescilli ‘sözcü’ markasının sahibi olduğunu, müvekkilinin okuyucularına televizyon yayını hizmeti sunmak için "Sözcü TV" ibareli marka başvurusu yaptığını, başvurunun davalıya ait 2007/35297 sayılı marka sebebiyle reddedildiğini, 556 sayılı KHK’nın 14.maddesi kapsamında davalının tescil tarihinden itibaren 5 yıllık süre içinde markasını kullanmadığını, davalı şirkete ait markanın müvekkiline ait markayla ayırtedilemeyecek kadar benzer olduğunu, müvekkiline ait ‘SÖZCÜ’ markasının tanınmış marka haline geldiğini ileri sürerek, davalının 38.
ve 41.sınıflarda markasını kullanmadığının tespiti ile birlikte davalıya ait 2007/35297 tescil sayılı ‘sözcü’ ibareli markanın 556 sayılı KHK’nın 14.maddesi ve 556 sayılı KHK’nın 7/1-b maddesi uyarınca tüm sınıflar yönünden iptaline ve hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının 38. ve 41.sınıflar bakımından markanın kullanılmadığını iddia ettiğini, ancak 556 sayılı KHK’nın 14.maddesinde sınıf ayrımı yapılmadığını sadece markanın 5 yıl süreyle kullanılmamasından bahsedildiğini, müvekkilinin markasını kullandığını, hatta markasını kullanması sebebiyle davalara muhatap olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak ve tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda; tescilden önce kullanımla yahut kullanım olmaksızın tescille kazanılan marka hakkının mülkiyet hakkı kapsamında olduğu, mülkiyet hakkına getirilecek sınırlandırmanın ise kararname ile değil sadece kanunla getirilebileceği, iptal edilen kararname hükmüne dayalı olarak davalıya markasını kullanma külfeti yüklenemeyeceği, marka ile ilgili ülkemizin katılmış olduğu uluslararası sözleşmelerde kullanma yükümlülüğü getiren doğrudan uygulanabilecek bir hükmün bulunmadığı, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe girdiği, oysa iptal kararının 06.01.2017 tarihinde yayımlandığı, bu nedenle anılan K.H.K.
hükümlerinin işbu davaya uygulanma olanağının olmadığı, ortada sadece mülkiyet hakkına getirilmiş sınırlandırmanın ortadan kaldırılmış bulunması hali olduğu, mülkiyet hakkına sadece yasa yoluyla getirilebilecek bir sınırlandırmanın, yasal boşluk doğduğu gerekçesiyle mahkemelerce bir karar tesis edilerek koyulmasının olanaksız olduğu, zira bunun Anayasa ve hukuk sistemine aykırı olacağı, bu nedenle ve usul ekonomisi gereğince yargılamaya devam edilip bir karar tesis edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine, K.H.K hükmünün iptali nedeniyle davanın reddi halinde yargılama giderlerinin bir tarafa veyahut taraflara eşit olarak yükleneceğine dair bir kanun hükmü bulunmadığından, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kullanmama nedenine dayalı olarak 2007/35297 sayılı markanın 38. ve 41.sınıflar bakımından hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece, K.H.K hükmünün iptali nedeniyle davanın reddine ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
06.01.2017 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 14.12.2016 tarih ve 2016/148 esas ve 2016/189 karar sayılı kararı ile davanın yasal dayanağı ortadan kalkmıştır. Bu durumda, mahkemece, dava tarihinde yürürlükte bulunan yasal düzenlemelere güvenilerek açılan ve kısmen de haklı bulunan davada “karar verilmesine yer olmadığına” karar verilmesi, yargılama giderlerine ilişkin olarakta HMK 331 maddesi gereğince dava açıldığı tarihte tarafların haklılık durumu gözetilerek hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde davanın reddi ile yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması doğru olmayıp, kararın davacı yararına bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 20/11/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/562309000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz