6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Birden fazla vekilde tebligat ve başvuru süresinin başlaması

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/3785 E. 2019/8016 K. ·

OnandıKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Gerekçe özeti

Birden fazla avukatla takip edilen davalarda, Tebligat Kanunu'nun 11. maddesi uyarınca avukatlardan birine yapılan tebligat yeterli olup kanun yolu başvuru süresini başlatır; bu tebliğden itibaren işleyen iki haftalık süre geçtikten sonra yapılan başvurunun ek kararla süre yönünden reddi usul ve yasaya uygundur.

Ele alınan sorunlar

Birden fazla avukatla takip edilen davada tebligatın bir avukata yapılmasının kanun yolu süresini başlatması ve başvurunun süreden reddi → ret

Gerekçe: Tebligat Kanunu'nun 11. maddesi uyarınca birden fazla avukatla takip edilen davalarda avukatlardan birine tebligat yapılması yeterlidir; dolayısıyla gerekçeli kararın vekillerden birine tebliği ile kanun yolu başvuru süresi işlemeye başlar. Buna göre, süresinden sonra yapılan başvurunun ek kararla süre yönünden reddine ilişkin kararda hukuk kurallarına aykırı bir yön bulunmadığı gibi HMK'nın 369/1 ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektiren nedenler de yoktur.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Birden fazla avukatla takip edilen davalarda vekillerden birine yapılan tebligatın geçerli olup kanun yolu başvuru süresini başlatması ve süresinden sonraki başvurunun ek kararla reddedilmesi bakımından emsal değer taşır; Yargıtay içtihadı olarak bağlayıcıdır.

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
Birden fazla avukatla takip edilen davalarda kanun yolu başvuru süresi, avukatlardan birine yapılan tebligatla işlemeye başlar; iki haftalık başvuru süresi geçtikten sonra yapılan başvuru süre yönünden reddedilir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tebligat birden fazla vekille takip edilen dava kanun yolu başvuru süresi ek karar süre yönünden ret

Atıf yapılan mevzuat: Tebligat Kanunu — Tebligat Kanunu 11

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2019/3785 E.  ,  2019/8016 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 07/02/2019 tarih ve 2017/208 E- 2019/57 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin süre yönünden reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 01/07/2019 tarih ve 2019/1333 E- 2019/929 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket sigortalısı İstanbul Gıda Dış Tic. Ltd. A.Ş' nin Batı Afrika Senegal Cumhuriyeti'nde yerleşik Fatou Kine Diame isimli firmaya 24/12/2013 tarihli fatura ile çikolatalı bisküvi emtiasının satışını yaptığını, satışı yapılan emtianın üretiminin sigortalı firmanın Mısır’da yerleşik fabrikası tarafından yapıldığını, emtialar 5 adet kapalı tip konteynır içerisinde Senegal’in Dakar Limanı'na gönderildiğini, Senegal’a satışı yapılan emtiaların müvekkili şirket tarafından 22825588 nolu nakliyat abonma sigorta poliçesi ile teminat altına alındığını, emtiaların Mısır’daki üretici deposundan yükleme limanı Alexandria Limanı’na kadar olan ve Alexandiria Limanından Dakar Limanına kadar olan nakliyesinin freight forwarder olarak davalı şirket sorumluluğunda gerçekleştiğini, emtiaların üretim yapılan fabrikada gümrük müşaviri tarafından mühürlendiğini ve üretim deposundan Alexandiria Limanına kadar olan nakliyesinin davalı şirketin görevlendirdiği fiili taşıyıcı VERTEX firması tarafından gerçekleştirildiğini, konteynırların yükleme limanından Dakar Limanına tahliyesinin ise yine davalı şirket sorumluluğunda gerçekleştirildiğini, emtiaların Dakar limanına 17/01/2014 tarihinde vardığını, 21/01/2014 tarihinde alıcı firmanın deposuna sevk edildiğini, konteynırların alıcı firma tarafından aynı gün içerisinde açılmaya başlandığını ve eksiklik, kötü koku, dağınıklık gibi sorunlar tespit edildiğini, alıcı firma yetkilileri tarafından yetkili makamlara başvuru yapıldığını, hasar tespiti akabinde sigortalı firma tarafından yapılan araştırmalar sonucu eksik emtiaların Mısır ülke sınırları içerisinde çalındığını belirterek davanın kabulünü, itirazın iptalini, icra takibin devamını, ödeme tarihinden itibaren faize hükmedilmesine, davalı yanın %20'den aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ederek İstanbul Anadolu 8.

Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açmıştır.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Göreve ve yetkiye ilişkin itirazda bulunarak davaya bakmaya İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi sıfatıyla - İstanbul Adliyesi Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunu, davacının TTK 1118 maddeye aykırı olarak 21/01/2015 tarihinde alıcısına teslim olunan emtealar dolayısıyla 1 yıllık hak düşürücü süre 21/01/2015 tarihinde dolmasına rağmen davanın 02/12/2015 tarihinde açıldığını, bu nedenle davanın zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, davaya ilişkin delillerin taraflarına tam olarak tebliğini talep ettiklerini, davanın Arkas Lojistik A.Ş' ye ihbarını istediklerini, konişmentoda yer alan klozlar kapsamında istifin göndericiye ait olduğu hususunun kayıtlı olduğunu, dava dışı sigortalının fabrikasında yine kendi çalışanlarınca yüklemenin gerçekleştirildiğini, bu nedenle talebi kabul etmediklerini, hasar tespitinin gümrük antreposunda nakliyeci, sigorta eksperleri ve ambar temsilcisi ile birlikte yapılması gerekirken bunun yapılmadığını, iç karışıklık yaşanan bir ülke olan Mısır'da gerçekleşen hırsızlıklar dolayısıyla TTK 1179.

maddesi uyarınca sorumluluklarının olmadığını, davanın reddi talep edilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince iddia, savunma doğrultusunda, davanın reddine karar verilmiştir.

Karar karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, gerekçeli kararın 20/04/2019 tarihinde davacı vekiline tebliği üzerine 2 haftalık istinaf başvuru süresinin 04/05/2019 günü haftasonuna denk geldiği istinaf başvurusunun süresinden sonra 08/05/2019 tarihinde yapıldığı gerekçesiyle ek karar ile istinaf başvurusunun süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Ek kararı davacı vekili temyiz etmiştir.

Tebligat Kanunu'nun 11. maddesi uyarınca birden fazla avukatla takip edilen davalarda, avukatlardan birine tebligat yapılması yeterli bulunmasına göre, Bölge Adliye Mahkemesince ek kararla temyiz isteminin süre yönünden reddine dair kararda hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi ek kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen temyiz isteminin süre yönünden reddine ilişkin kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 09/12/2019 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/561703000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/1333 E. 2019/929 K.

İstinaf başvurusunun süre yönünden usulden reddi

Gerekçe özeti

Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK 345 gereği 2 haftalık istinaf süresi, HMK 92 gereğince hafta olarak hesaplanır ve başladığı güne denk gelen haftanın sonunda sona erer; bu süre geçirildikten sonra yapılan istinaf başvurusu HMK 346/1 uyarınca süre yönünden usulden reddedilir.

Emsal değeri

Gerekçeli kararın tebliği sonrası HMK 345 ve HMK 92 uyarınca istinaf süresinin haftalık esasa göre hesaplanmasına ve sürenin geçirilmesi halinde HMK 346/1 uyarınca usulden ret verilmesine ilişkin uygulamayı gösterir.

Kavramlar: istinaf süresi sürenin hesaplanması usulden ret

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/1333

KARAR NO 2019/929

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 07/02/2019

NUMARASI 2017/208 Esas 2019/57 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 01/07/2019

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Taraflar arasında görülen davanın reddine ilişkin hükme yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

07. 02.2019 tarihli gerekçeli karar 20.04.2019 tarihinde davacı vekiline tebliğ edilmiş ve 2 haftalık sürede kanun yoluna başvurabileceği bildirilmiştir. HMK 345 maddesi gereği istinaf süresi 2 haftadır. HMK 92. maddesi gereğince süre hafta olarak belirlendiği ise başladığı güne denk gelen hafta sona erer. Böylece istinaf başvuru süresi 04.05.2019 günü haftasonuna denk geldiğinden;

06. 05.2019 tarihinde mesai bitiminde sona ermektedir. İstinaf başvurusunun süresinden sonra 08.05.2019 tarihinde yapılması sebebi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 346/1. maddesi gereğince süre nedeni ile usulden reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 346/1 maddesi uyarınca SÜRE YÖNÜNDEN REDDİNE,Davacı tarafından yatırılan 44,40- TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine,İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,HMK 'nun 346/2. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren bir hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 01/07/2019

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.