6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Fazladan ödendiği iddia olunan bedelin fatura kalemleri incelenerek belirlenmesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/1173 E. 2019/7972 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Taşıma

Gerekçe özeti

Sözleşmede bir kısım hizmetler toplam bedele dahil, bir kısmı sonradan faturalanmak üzere kararlaştırılmışsa, fazladan ödendiği iddia olunan miktar, davalının sunduğu faturalardaki her bir kalemin fiyat teklifi kapsamında mı yoksa sonradan faturalanacak hizmetler arasında mı olduğu ayrıştırılarak tereddüde yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir; bu ayrıştırma yapılmadan eksik incelemeyle tahsile hükmedilmesi bozmayı gerektirir. Esasa ilişkin olarak, deniz yerine hava taşımasını zorunlu kılan taşıma engeli taşıyıcının tasarruf alanında gerçekleşmişse doğan zarara taşıyıcı katlanır; asıl alacak zamanaşımına uğramamışsa fer'i faiz alacağı da uğramaz.

Ele alınan sorunlar

Taşıma engelinin taşıyıcının tasarruf alanında gerçekleşmesi ve doğan zarardan sorumluluk → kabul

İddia: Davalı, taşıma komisyoncusu sıfatıyla davacının talimatıyla hareket ettiğini, faturalara süresinde itiraz edilmediğini, aşırı yararlanma koşullarının bulunmadığını ve talebin zamanaşımına uğradığını savunmuştur.

Gerekçe: Fuara katılmak zorunda olan davacı, gidişte hava yoluyla taşımayı kabul etmek zorunda kalmış; fuar ve taşıma konusunda uzman, taşıma işleri organizatörü ve akdi taşıyıcı olan davalının öngörüsüz davranışı ve yanlış planlaması sebebiyle, deniz yoluyla yapılması gereken taşımanın gidiş yönünde hava yoluyla yapılmak zorunda kalınması bir taşıma engelidir ve davalının tasarruf alanında gerçekleşmiştir; taşıma usulü değişikliğinin yol açtığı zararlara davalı katlanır. Ayrıca dava tarihi itibarıyla asıl alacak zamanaşımına uğramadığından, buna bağlı fer'i faiz alacağı da zamanaşımına uğramamıştır. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)

Fazladan ödendiği iddia olunan bedelin fatura kalemleri incelenerek belirlenmesi → kabul

Gerekçe: Taraflar arasındaki sözleşmede navlun, konşimento, ordino, ara taşıma ve fuar giriş-çıkış işlemleri için toplam bir bedel üzerinden anlaşılmış; ayrıca bu bedele dahil olmayan hizmetler, teminat, bir kısım vergiler, bekleme ücreti ve gümrük masraflarının komisyonla birlikte sonradan fatura edileceği kararlaştırılmıştır. Bu durumda, davalının sunduğu faturalardaki harcamaların her bir kaleminin detaylı biçimde incelenerek, bu kalemlerin fiyat teklifi içinde mi yoksa sözleşmede sonradan fatura edileceği kararlaştırılan hizmetler arasında mı olduğunun tespitiyle, davacı tarafından fazladan ödendiği iddia olunan miktarın tereddüde yer vermeyecek ve somut biçimde belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu hususlarda detaylı inceleme yapılmaksızın eksik incelemeyle tahsile karar verilmesi ve buna yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi doğru değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Toplam bedele dahil ve sonradan faturalanacak hizmet kalemlerinin ayrıştırılmadan fazla ödeme miktarına hükmedilemeyeceği (eksik inceleme) yönünden bağlayıcı bozma emsali; ayrıca taşıma engelinin taşıyıcının tasarruf alanında gerçekleşmesi bakımından emsal değeri taşır.

Usul tespitleri

Zamanaşımı
Asıl alacak dava tarihi itibarıyla zamanaşımına uğramamışsa, buna bağlı fer'i faiz alacağı da zamanaşımına uğramaz (kararda belirli bir süre belirtilmemiştir).

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
taşıma engeli taşıma işleri organizatörü eksik inceleme sebepsiz zenginleşme zamanaşımı fer'i alacak

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2019/1173 E.  ,  2019/7972 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 04/12/2017 tarih ve 2016/177 E- 2017/421 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesince verilen 27/12/2018 tarih ve 2018/260 E- 2018/1708 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında mail yolu ile 15.06.2015 tarihinde fuar alanı hizmetleri ve navlun teklifi ilişkisini düzenleyen sözleşme yapıldığını, sözleşmeye göre davalı tarafından 09-12 Eylül 2015 tarihinde müvekkilinin katılacağı Çin'in Shangai kentinde düzenlenecek olan fuar için ulaştırma ve fuar hizmetlerinin yapılacağı malların standa teslimi konusunda taraflar arasında anlaşma sağlandığını, müvekkilinin fuar katılım ürünleri olan halı ve tekstillerin ihracat taşıma süresinin yaklaşık 28 gün, ithalat taşıma süresinin de 23 gün olarak belirlendiğini, davalının bildirmiş olduğu tarihler doğrultusunda fuara gönderilecek ürünlerin gümrüklemesinin 22.07.2015 tarihinde yapılarak yük ve evrakların davalının ofisine teslim edildiğini, ancak davalı tarafça gemi hat değişikliği nedeniyle Çin’e gidiş süresinin arttığının, süresinde fuara yetişilemeyeceğinin, gidişin hava yoluyla yapılması gerektiğinin bildirildiğini, bu durumda maliyetlerin değişeceğinin taraflarına bildirildiğini, davalı ve gemi hattından kaynaklanan sebeplerle malların gününde fuara yetiştirilemeyeceğinin anlaşılması nedeniyle hava yoluyla taşımanın gerçekleştirildiğini, fuar bitiminde ise davalının malları Shangai'dan İstanbul'a deniz yoluyla taşıdığını, müvekkilinin davalıdan kaynaklanan nedenlerle hiçbir kusuru olmaksızın hava taşımacılığı nedeniyle fazladan bedel ödeyerek mallarını teslim aldığını, anılan bedele şifahi olarak itiraz edildiğini ancak fuarda alınan siparişlerin yetiştirilmesi için fatura edilen bedelleri ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek 19.789,20 USD, 6.133,60 Euro ve 413,00 TL 'nin tahsilini talep ve dava etmiş, 27.01.2019 tarihli ıslah dilekçesiyle talep edilen tutarlara dava tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmasını istemiştir.

Davalı vekili, zamanaşımı itirazında bulunarak müvekkilinin taşıma komisyoncusu sıfatıyla davacıdan alınan talimat doğrultusunda taşıma konusu eşyaların hava yoluyla taşındığını, davacının iddia ettiği aşırı yararlanma şartlarının mevcut olmadığını, davacının talebinin sebepsiz zenginleşme amacı güttüğünü, verilen hizmet nedeniyle düzenlenen faturalara da süresi içerisinde itiraz edilmeyip fatura bedellerinin ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında mail yoluyla fuar organizasyonu ve malların taşınması konusunda anlaşmaya varıldığı, ancak davalının öngörüsüz davranışı ve yanlış planlaması sebebiyle malların fuar organizasyonuna yetiştirilmesi için deniz yoluyla yapılması gereken taşımanın hava yoluyla yapılmak zorunda kalındığı, bunun sonucunda başlangıçta anlaşılan şartlara göre davacının akdi yükümlülüğünün 9.870,80 USD ve 991,20 TL olduğu halde davalının kusurundan kaynaklanan hava taşımasından dolayı 19.789,20 USD ve 6.133,60 Euro ile 413,00 TL fazladan ödeme yapmak zorunda kalındığı, davalının fuar giriş çıkış masraflarındaki artışa da açıklık getirip bu hususu ispatlayamadığı, davacının fazladan ödediği bedelin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 19.789,20 USD ve 6.133,60 Euro'nun dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince işleyecek faiziyle, 413,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmiştir.

Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; davalı vekilinin istinaf başvurusunun, fuara katılmak zorunda olan davacının gidişte hava yoluyla yapılacak taşımayı kabul etmek zorunda kaldığı, fuar ve taşıma konusunda uzman taşıma işleri organizatörü ve akti taşıyıcı olan davalının davacıyı yanılttığı, bu durumun taşıma engeli olduğu, sözleşmeye uygun taşıma ve süresinde fuara yetişememe sebebinin 28 gün yerine 44 gün süreceği belirtilen deniz taşıma sürecinden kaynaklandığından anılan sorunun davalının tasarruf alanında gerçekleşmiş bir taşıma engeli olduğu, sonuçlarına ve fuara yetişebilmek için yapılan taşıma usulü değişikliğinin yol açtığı zararlara davalının katlanması gerektiği, taraflar arasındaki sözleşmeye göre, davalının ediminin, davacıya ait fuar ürünlerini sözleşmede belirlenen şartlarla Çin'de yapılan fuara götürmek, fuar organizasyonunu üstlenmek, fuar bitiminde fuar ürünlerini sözleşmeye uygun olarak taşıyıp davacıya teslim etmek olduğu, ancak davalının öngörüsüz davranışı ve yanlış planlaması sebebiyle, deniz yoluyla yapılması gereken taşımanın gidiş yönünde hava yoluyla yapılmak zorunda kalındığı ve dolayısıyla sözleşmeyle kararlaştırılan navlun bedelinin ve diğer masrafların artmasına sebep olunduğu, aynı nedenden dolayı davalı, sözleşmedeki teklifinden çok daha fazla fuar masrafı yaparak anılan masrafları davacıya yansıttığı, taraflar arasında akdedilen sözleşmede taşıma ve fuar organizasyon için kararlaştırılan toplam bedelin, sigorta hariç navlun ve diğer fuar organizasyon masraflarının tamamını kapsadığı, davalı tarafça sunulan masraf faturasında belirtilen kalemlerin de sözleşmede kararlaştırılan ve sözleşme şartları gereği toplam bedel içerisinde yer alan masraf kalemlerinden olduğu, dava tarihi itibariyle asıl alacak zaman aşımına uğramadığından asıl alacağa bağlı fer'i alacak niteliğindeki faiz alacağının da zaman aşımına uğramadığı, temerrüt faizinin dava tarihinden itibaren yürütülmesinin yerinde olduğu, ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve esas yönünden kanuna uygun olduğu gerekçesiyle esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-) Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-) Dava, taraflar arasında akdedilen taşıma ve fuar organizasyon hizmetlerine dair sözleşmeye aykırılıktan kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup davanın kabulüne dair İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı tarafça yapılan istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verilmiştir. Dosyada mevcut, taraflar arasında düzenlenen 15.06.2015 tarihli sözleşmenin incelenmesinde, navlun bedeli, konşimento ücreti, ordino ücreti, ara taşıma ve fuar giriş-çıkış işlemleri için toplamda 9.870,80 USD ve 991,20 TL bedel üzerinden anlaşmaya varıldığı, fuar giriş çıkış işlemleri kapsamında ise bir kısım hizmetlerin tanımlandığı ve bu hizmetler için davalı tarafça yukarıda belirtilen rakama dahil olarak 7.350,00 USD fiyat teklifinde bulunulduğu, teklifin devamındaki sözleşme hükümlerinde ise yukarıda belirlenen fiyatlara dahil olmayan hizmetler, teminat bedeli, bir kısım vergiler, bekleme ücreti ve gümrük işlemleri için yapılacak masrafların komisyon tutarıyla birlikte davacı tarafa sonradan fatura edileceğinin kararlaştırıldığı, davalı tarafından yapılan masrafların detaylarının ise yine davalı tarafça sunulan 26.470,00 USD bedelli fatura ve yapılan harcamalara dair diğer faturalarda gösterildiği anlaşılmaktadır.

Bu durumda, davalı tarafından yukarıda anılan faturalardaki harcamaların her bir kaleminin detaylı bir biçimde incelenerek, anılan kalemlerin davalı tarafça sunulan fiyat teklifi içerisinde veya sözleşmede sonradan fatura edileceği kararlaştırılan hizmet kalemleri arasında olup olmadığının tespitiyle davacı tarafından davalıya fazladan ödendiği iddia olunan miktarın tereddüte mahal vermeyecek şekilde ve somut bir biçimde belirlenerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, anılan hususlarda detaylı inceleme yapılmaksızın eksik incelemeyle yazılı şekilde tahsile dair verilen İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı davalı vekilinin yapmış olduğu istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 09/12/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/561676600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Bozuldu

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/260 E. 2018/1708 K.

Fuar organizasyonu sözleşmesinde taşıma modu değişikliğinden kaynaklanan fazla ödemenin tazmini

Gerekçe özeti

Taşıma işleri organizatörü/akdi taşıyıcının, sözleşmede kararlaştırılan taşıma süresini ve modunu öngörüsüz davranışı veya yanlış planlaması nedeniyle değiştirmek zorunda kalması ve bunun sonucunda sözleşme bedelinin üzerinde bir maliyete yol açması durumunda, bu taşıma engeli taşıyıcının tasarruf alanında gerçekleşmiş kabul edilir ve doğan fazla maliyete taşıyıcı katlanır; bu kapsamda sözleşme bedelinin üzerinde tahsil edilen tutarların diğer tarafa iadesi gerekir. Ayrıca, faiz asıl alacağa bağlı fer'i bir hak olduğundan, dava tarihi itibariyle asıl alacak zamanaşımına uğramamışsa buna bağlı faiz alacağı da zamanaşımına uğramaz.

Emsal değeri

Fuar organizasyonu ve taşıma sözleşmesinde, taşıma işleri organizatörünün öngörüsüz planlaması nedeniyle deniz yolundan hava yoluna geçilmesinin, organizatörün tasarruf alanında gerçekleşen bir taşıma engeli olarak kabul edilip buna bağlı fazla maliyete organizatörün katlanması gerektiği yönündeki değerlendirme ile asıl alacak zamanaşımına uğramadıkça faiz alacağının da zamanaşımına uğramayacağına ilişkin tespit, benzer taşıma/organizasyon sözleşmesi uyuşmazlıklarında yol gösterici niteliktedir.

Kavramlar: taşıma işleri organizatörü akdi taşıyıcı taşıma engeli sebepsiz zenginleşme sözleşmeye aykırılık fer'i alacak zamanaşımı temerrüt faizi

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/260

KARAR NO 2018/1708

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 04/12/2017

NUMARASI 2016/177 Esas 2017/421 Karar

DAVA

Tazminat (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 27/12/2018

Davanın kabulüne ilişkin hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında mail yolu ile 15/06/2015 tarihinde fuar alanı hizmetleri ve navlun teklifi ilişkisini düzenleyen sözleşme yapıldığını, sözleşmeye göre davalı tarafından 09 - 12 Eylül 2015 tarihinde müvekkili şirketin katılacağı Çin'in Shangai kentinde düzenlenecek olan fuar için ulaştırma ve fuar hizmetlerinin yapılacağı malların standa teslimi konusunda taraflar arasında anlaşma sağlandığını, müvekkilinin fuar katılım ürünleri olan halı ve tekstillerin ihracat taşıma süresinin yaklaşık 28 gün, ithalat taşıma süresinin de 23 gün olarak belirlendiğini, böylelikle davalının bildirmiş olduğu tarihler doğrultusunda fuara gönderilecek ürünlerin gümrüklemesinin 22/07/2015 tarihinde yapılarak yük ve evrakların Ambarlı 'da bulunan davalının ofisine teslim edildiğini, ancak davalı ve gemi hattından kaynaklanan sebeplerle malların gününde fuara yetiştirilemeyeceğinin anlaşılması nedeniyle hava yoluyla taşımanın gerçekleştirildiğini, fuar bitiminde ise davalının malları Shangai'dan İstanbul'a deniz yoluyla taşıdığını, müvekkilinin davalıdan kaynaklanan nedenlerle hiçbir kusuru olmaksızın 30.000-TL bedel yerine hava taşımacılığı nedeniyle 110.000-TL fatura bedeli ödeyerek mallarını teslim aldığını ileri sürerek, sözleşmeye aykırı olarak fazladan tahsil edilen 19.789,20-usd, 6.133,60-euro ve 413- TL 'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş olup, ıslah yoluyla bu tutarlara dava tarihinden itibaren faiz uygulanmasını istemiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, davacıdan alınan talimat doğrultusunda taşıma konusu eşyaların hava yoluyla taşındığını, davacının iddia ettiği aşırı yararlanma şartlarının olayda mevcut olmadığını, davacının talebinin sebepsiz zenginleşme amacı güttüğünü, verilen hizmet nedeniyle düzenlenen faturalara da süresi içerisinde itiraz edilmeyip fatura bedellerinin ödendiğini savunarak davanın zamanaşımı ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre; taraflar arasında mail yoluyla fuar organizasyonu ve malların taşınması konusunda anlaşmaya varıldığı, buna göre davacıya ait malların İstanbuldan Shangai'ye gemi ile götürülüp fuar bitimi sonrasında da aynı şekilde İstanbul'a geri getirilmesinin davalı tarafından taahhüt edildiği, ancak davalının öngörüsüz davranışı ve yanlış planlaması sebebiyle malların fuar organizasyonuna yetiştirilmesi için denizyoluyla yapılması gereken taşımanın havayoluyla yapılmak zorunda kalındığı, bunun sonucunda başlangıçta anlaşılan şartlara göre davacının akdi yükümlülüğünün 9.870,80-usd ve 991,20-TL olduğu halde davalının kusurundan kaynaklanan hava taşımasından dolayı 19.789,20-usd ve 6.133,60-euro ile 413-TL fazladan ödeme yapmak zorunda kaldığı, ayrıca davalının fuar giriş çıkış masraflarındaki artışa da açıklık getirip bu hususu ispatlayamadığı, davacının fazladan ödediği bedelin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iade edilmesi gerektiği kanaatine varıldığından, bu kanaat ışığında davanın ıslah edilmiş hali ile kabulüne, 19.789,20-usd ve 6.133,60-euro'nun dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince işleyecek faizi ile birlikte, 413-TL 'nin de yine dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili; sözleşme teklifinde de belirtilen geminin kalkışına müteakip transit taşıma süresinin hat değişikliği nedeniyle uzayacağının öngörüldüğünü, bu durum karşısında müşteri davacıya bilgilendirme yapıldığını ve ne şekilde hareket edilmesi gerektiğinin sorulduğunu, davacıdan alınan talimat doğrultusunda taşıma konusu eşyaların fuara yetişmesi gerektiği belirtilerek taşımanın havayoluna aktarılmasının istendiğini, müvekkili şirket tarafından verilecek olan bir çok hizmetin bedelinin önceden tayini mümkün olmayıp, ancak fuar sonrası faturalandırılabilecek hizmet kategorisine girdiğini, mutabık kalınan anlaşma hükümlerinden de açıkça anlaşılabileceği üzere, müvekkili şirketin yurtdışından gelen tüm masraf ve giderleri ödediği ve anlaşmaya binaen, davacıya faturalandırılmak suretiyle yansıttığını, dönüş yolu olarak sözleşmede kararlaştırılan deniz yolu tercih edildiği halde işbu durumun dikkate alınmadığını, müvekkili şirketin taşıma komisyoncusu olup, TTK 618 maddesi uyarınca taşıma işlerinin örgütlenmesinden sorumlu olduğunu, müvekkilinin davacıyı bilgilendirme yükümlülüğünü yerine getirdiğini ve davacının talimatları doğrultusunda taşıma şeklini değiştirerek hava yolu taşımacılığına karar verdiğini, bilirkişi raporunda mali bilirkişi, fuar yerel hizmeti için, davalının yurtdışına 23.470-usd ödediğini tespit etmesine rağmen, diğer bilirkişilerin “bu tespitin yapılan inceleme ve değerlendirmeye bir etkisi yoktur.” diyerek tespiti yok saydıklarını, sebepsiz zenginleşme olması için, müvekkilinin ödemediği bir bedeli davacıdan talep ediyor olması gerektiğini, yurtdışına davacı için 23.470-usd ödediğini, sözleşmede yerel fuar masrafları için ayrıca faturalandırılacağı belirtildiğini, sabit bir teklif verilmediğini, ancak raporda sanki bu harcamalarda navlun bedeli içerisinde gibi toplama çıkarma yöntemi ile davayı haklı gördüğünü, davacının faiz konusunda dava dilekçesinde talepte bulunmadığını, ıslah tarihi itibariyle 1 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini, aksi halde dahi, faiz başlangıç tarihinin ıslah tarihi olması gerektiğini,zamanaşımı yönünden ise hiçbir değerlendirme olmadığını belirterek kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Taraflar arasındaki dava,mail yoluyla 15.06.2015 tarihinde akdedilen fuar alanı hizmetleri ve navlun teklifi ilişkisini düzenleyen sözleşme ile belirlenen taşıma koşullarının, davalının kusuruyla sonradan değişmesi nedeniyle davacı tarafından fazla ödendiği ileri sürülen navlun ücreti ve diğer fuar masraflarının sözleşmeye dayalı iadesi davasıdır.

Davacının, Çin Halk Cumhuriyeti Shanghai şehrinde Çin mobilya fuarına katıldığı, N3D08 standını ayırdığı ve burada yer almak için örnek ürünlerini taşıtmak hususunda davalı ile sözleşme akdettiği, sözleşme doğrultusunda, fuara gidiş ,fuardan dönüş ve fuar organizasyonunun davalı tarafından üstlenildiği ve bu organizasyonun davalı tarafından yürütüldüğü uyuşmazlık konusu değildir.Uyuşmazlık, başta kararlaştırılan sözleşme bedelinin artmasına sebep olan havayolu gidiş organizasyonu ve fuara dair sair giderlerin sözleşme bedelinden daha yüksek bedellerini, davacının, davalıdan talep edip edilemeyeceği noktasındadır.

Davalı adına ... tarafından 15.06.2015 tarihinde gönderilen e-postada ekli teklifin, sadece sigorta hariç olduğunun bildirildiği,davacı yanca kabul gören davalının teklifinde aynen, fuara gidiş deniz navlunu 1.100-usd, konişmento ücreti 35,40-usd, fuardan dönüş deniz navlunu 1.350- USD, ordino ücreti 35,40-usd, Mars – Ambarlı – Mars içi taşıma ücreti 991,20-TL, fuar giriş – çıkış işlemleri için 7.350-usd olmak üzere toplam 9.870,80-usd +991,20 TL bedelin öngörüldüğü ve sözleşmenin bu bedellerle kurulduğu sabittir. Yine sözleşmede, fuara yetişmek için en geç temmuzun 3. haftasında ihracat çıkışı yapılması gerektiği belirtilmiş, davacı temmuzun 2. haftasında ihracat gümrük işlemlerinin tamamlamakla, üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmiştir.

Davalı taraf, sözleşmede, davacıya denizyolu taşımasında 28 günlük transit süre bildirilmesine rağmen, daha sonra fiili taşıyıcının rota değişikliği yapmasına bağlı öngörülen taşıma süresinin 44 güne çıkması nedeniyle deniz taşıması yoluyla fuara yetişilemeyeceği bildirilerek, davalı tarafça davacıya havayolu taşıması önerilmiş, fuara katılmak zorunda olan davacı bu öneriyi kabul etmek zorunda kalmıştır. Bu durum karşısında,fuar ve taşıma konusunda uzman taşıma işleri organizatörü ve akti taşıyıcı olan davalının, 23 Temmuz yüklemesinin fuara yetişmek için yeterli olacağı konusunda davacıya verdiği bilgi ile davacıyı yanılttığı,bu durumun taşıma engeli olduğu, sözleşmeye uygun taşıma ve süresinde fuara yetişememe sebebinin,davalının deniz taşıma organizasyonunda planlamasının tutmaması, 28 gün yerine 44 gün süren deniz taşıma sürecinden kaynaklandığından,bu sorunun davalının tasarruf alanında gerçekleşmiş bir taşıma engeli olduğu, dolayısıyla bunun sonuçlarına ve bu kapsamda fuara yetişebilmek için yapılan taşıma modu değişikliğin yol açtığı zararlara davalının katlanması gerekmektedir.

Taraflar arasında akdedildiği uyuşmazlık konusu olmayan sözleşmeye göre, davalının edimi, davacıya ait fuar ürünlerini sözleşmede belirlenen şartlarla Çin de yapılan fuara götürmek, fuar organizasyonunu üstlenmek, fuar bitiminde fuar ürünlerini sözleşmeye uygun olarak taşıyıp davacıya teslim etmektir. Davalının edimi ise, sözleşmeyle kararlaştırılan navlun bedeli ve fuar için yapılan diğer masraflar toplamından oluşan ücreti davalıya ödemekten ibarettir. Taraflar arasında kurulan sözleşme geçerli olup, davacı taraf sözleşmesel edimlerini tam olarak yerine getirmiş, davalı ise öngörüsüz davranışı ve yanlış planlaması sebebiyle, deniz yoluyla yapılması gereken taşımanın gidiş yönünde hava yoluyla yapılmak zorunda kalınmasına ve dolayısıyla sözleşmeyle kararlaştırılan navlun bedeli ve diğer masrafların artmasına sebep olmuş ,yine öngörüsüzlüğü sonucu sözleşmedeki teklifinden çok daha fazla fuar masrafı yaparak bunları da davacıya yansıtmıştır.

Taraflar arasında akdedilen sözleşmede taşıma ve fuar organizasyon için kararlaştırılan toplam bedelin, sigorta hariç navlun ve diğer fuar organizasyon masraflarının tamamını kapsadığı, davalı tarafça sunulan masraf faturasında belirtilen kalemlerinde sözleşmede kararlaştırılan ve sözleşme şartları gereği toplam bedel içerisinde yer alan masraf kalemlerinden olduğu anlaşıldığından, davalı tarafından taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olarak davacıdan zararına tahsil olunan 19.789,20-usd, 6133,60-euro ile 413- TL 'nin davacıya tazmini gerekmektedir. Davacının bu bedelleri davalıya ödemek suretiyle ancak mallarını teslim alabildiği anlaşılmaktadır.

Faiz, hukuki niteliği itibariyle asıl alacağı genişleten bir yan haktır. Bu nedenle, faiz borcunun varlığı ve devamı, her şeyden önce asıl alacak hakkının varlık ve devamına bağlıdır. Asıl alacak hakkı doğmamışsa faiz borcu doğmaz. Zira, faiz borcu, asıl alacak devam ettiği sürece devam eder. Faiz , asıl alaca bağlı yan hak olduğu için ,asıl alacak sonra ererse faizde sonra erer(TBK.131/1). Keza TBK.152.maddesine göre, asıl alacak zaman aşımına uğradığı zaman , işlemiş faizde zaman aşımına uğramış olur.(Prof.Dr.Fikret Eren borçlar hukuku genel hükümler 22. baskı sayfa 1005) Davacı tarafından dava dilekçesi ile temerrüt faizi talep edilmemiş olması halinde, teati aşamasından sonra karşı tarafın açıkça kabul etmemesi halinde, davacı tarafça kısmi ıslah yoluyla temerrüt faizi talep edilebilecektir.

Açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında, dava tarihi itibariyle asıl alacak zaman aşımına uğramadığından, asıl alacağa bağlı fer'i alacak niteliğindeki faiz alacağı zaman aşımına uğramayacağından, davalı tarafın temerrüt faizi hakkının zaman aşımına uğradığı yönündeki istinaf sebebi yerinde değildir. Davacı taraf ıslahla dava tarihinden itibaren temerrüt faizi talep ettiğinden, temerrüt faizinin dava tarihinden itibaren yürütülmesi hukuka uygundur. Bu sebeplerle, davanın kabulüne yönelik hükme ilişkin olarak ileri sürülen istinaf sebebleri yerinde görülmemiş , davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Alınması gereken 5.314,75 TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin yatırılan 1.328,69 -TL harcın mahsubu ile bakiye 3.986,06 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, hükümden sonra davacı yan gider avansından karşılanan 70-TL posta masrafının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,

HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 27/12/2018

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.