Fazladan ödendiği iddia olunan bedelin fatura kalemleri incelenerek belirlenmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/1173 E. 2019/7972 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
Sözleşmede bir kısım hizmetler toplam bedele dahil, bir kısmı sonradan faturalanmak üzere kararlaştırılmışsa, fazladan ödendiği iddia olunan miktar, davalının sunduğu faturalardaki her bir kalemin fiyat teklifi kapsamında mı yoksa sonradan faturalanacak hizmetler arasında mı olduğu ayrıştırılarak tereddüde yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir; bu ayrıştırma yapılmadan eksik incelemeyle tahsile hükmedilmesi bozmayı gerektirir. Esasa ilişkin olarak, deniz yerine hava taşımasını zorunlu kılan taşıma engeli taşıyıcının tasarruf alanında gerçekleşmişse doğan zarara taşıyıcı katlanır; asıl alacak zamanaşımına uğramamışsa fer'i faiz alacağı da uğramaz.
Ele alınan sorunlar
Taşıma engelinin taşıyıcının tasarruf alanında gerçekleşmesi ve doğan zarardan sorumluluk → kabul
İddia: Davalı, taşıma komisyoncusu sıfatıyla davacının talimatıyla hareket ettiğini, faturalara süresinde itiraz edilmediğini, aşırı yararlanma koşullarının bulunmadığını ve talebin zamanaşımına uğradığını savunmuştur.
Gerekçe: Fuara katılmak zorunda olan davacı, gidişte hava yoluyla taşımayı kabul etmek zorunda kalmış; fuar ve taşıma konusunda uzman, taşıma işleri organizatörü ve akdi taşıyıcı olan davalının öngörüsüz davranışı ve yanlış planlaması sebebiyle, deniz yoluyla yapılması gereken taşımanın gidiş yönünde hava yoluyla yapılmak zorunda kalınması bir taşıma engelidir ve davalının tasarruf alanında gerçekleşmiştir; taşıma usulü değişikliğinin yol açtığı zararlara davalı katlanır. Ayrıca dava tarihi itibarıyla asıl alacak zamanaşımına uğramadığından, buna bağlı fer'i faiz alacağı da zamanaşımına uğramamıştır. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Fazladan ödendiği iddia olunan bedelin fatura kalemleri incelenerek belirlenmesi → kabul
Gerekçe: Taraflar arasındaki sözleşmede navlun, konşimento, ordino, ara taşıma ve fuar giriş-çıkış işlemleri için toplam bir bedel üzerinden anlaşılmış; ayrıca bu bedele dahil olmayan hizmetler, teminat, bir kısım vergiler, bekleme ücreti ve gümrük masraflarının komisyonla birlikte sonradan fatura edileceği kararlaştırılmıştır. Bu durumda, davalının sunduğu faturalardaki harcamaların her bir kaleminin detaylı biçimde incelenerek, bu kalemlerin fiyat teklifi içinde mi yoksa sözleşmede sonradan fatura edileceği kararlaştırılan hizmetler arasında mı olduğunun tespitiyle, davacı tarafından fazladan ödendiği iddia olunan miktarın tereddüde yer vermeyecek ve somut biçimde belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu hususlarda detaylı inceleme yapılmaksızın eksik incelemeyle tahsile karar verilmesi ve buna yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi doğru değildir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Toplam bedele dahil ve sonradan faturalanacak hizmet kalemlerinin ayrıştırılmadan fazla ödeme miktarına hükmedilemeyeceği (eksik inceleme) yönünden bağlayıcı bozma emsali; ayrıca taşıma engelinin taşıyıcının tasarruf alanında gerçekleşmesi bakımından emsal değeri taşır.
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- Asıl alacak dava tarihi itibarıyla zamanaşımına uğramamışsa, buna bağlı fer'i faiz alacağı da zamanaşımına uğramaz (kararda belirli bir süre belirtilmemiştir).
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
taşıma engeli↗ taşıma işleri organizatörü↗ eksik inceleme↗ sebepsiz zenginleşme↗ zamanaşımı↗ fer'i alacak↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/1173 E. , 2019/7972 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 04/12/2017 tarih ve 2016/177 E- 2017/421 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesince verilen 27/12/2018 tarih ve 2018/260 E- 2018/1708 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında mail yolu ile 15.06.2015 tarihinde fuar alanı hizmetleri ve navlun teklifi ilişkisini düzenleyen sözleşme yapıldığını, sözleşmeye göre davalı tarafından 09-12 Eylül 2015 tarihinde müvekkilinin katılacağı Çin'in Shangai kentinde düzenlenecek olan fuar için ulaştırma ve fuar hizmetlerinin yapılacağı malların standa teslimi konusunda taraflar arasında anlaşma sağlandığını, müvekkilinin fuar katılım ürünleri olan halı ve tekstillerin ihracat taşıma süresinin yaklaşık 28 gün, ithalat taşıma süresinin de 23 gün olarak belirlendiğini, davalının bildirmiş olduğu tarihler doğrultusunda fuara gönderilecek ürünlerin gümrüklemesinin 22.07.2015 tarihinde yapılarak yük ve evrakların davalının ofisine teslim edildiğini, ancak davalı tarafça gemi hat değişikliği nedeniyle Çin’e gidiş süresinin arttığının, süresinde fuara yetişilemeyeceğinin, gidişin hava yoluyla yapılması gerektiğinin bildirildiğini, bu durumda maliyetlerin değişeceğinin taraflarına bildirildiğini, davalı ve gemi hattından kaynaklanan sebeplerle malların gününde fuara yetiştirilemeyeceğinin anlaşılması nedeniyle hava yoluyla taşımanın gerçekleştirildiğini, fuar bitiminde ise davalının malları Shangai'dan İstanbul'a deniz yoluyla taşıdığını, müvekkilinin davalıdan kaynaklanan nedenlerle hiçbir kusuru olmaksızın hava taşımacılığı nedeniyle fazladan bedel ödeyerek mallarını teslim aldığını, anılan bedele şifahi olarak itiraz edildiğini ancak fuarda alınan siparişlerin yetiştirilmesi için fatura edilen bedelleri ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek 19.789,20 USD, 6.133,60 Euro ve 413,00 TL 'nin tahsilini talep ve dava etmiş, 27.01.2019 tarihli ıslah dilekçesiyle talep edilen tutarlara dava tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmasını istemiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı itirazında bulunarak müvekkilinin taşıma komisyoncusu sıfatıyla davacıdan alınan talimat doğrultusunda taşıma konusu eşyaların hava yoluyla taşındığını, davacının iddia ettiği aşırı yararlanma şartlarının mevcut olmadığını, davacının talebinin sebepsiz zenginleşme amacı güttüğünü, verilen hizmet nedeniyle düzenlenen faturalara da süresi içerisinde itiraz edilmeyip fatura bedellerinin ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında mail yoluyla fuar organizasyonu ve malların taşınması konusunda anlaşmaya varıldığı, ancak davalının öngörüsüz davranışı ve yanlış planlaması sebebiyle malların fuar organizasyonuna yetiştirilmesi için deniz yoluyla yapılması gereken taşımanın hava yoluyla yapılmak zorunda kalındığı, bunun sonucunda başlangıçta anlaşılan şartlara göre davacının akdi yükümlülüğünün 9.870,80 USD ve 991,20 TL olduğu halde davalının kusurundan kaynaklanan hava taşımasından dolayı 19.789,20 USD ve 6.133,60 Euro ile 413,00 TL fazladan ödeme yapmak zorunda kalındığı, davalının fuar giriş çıkış masraflarındaki artışa da açıklık getirip bu hususu ispatlayamadığı, davacının fazladan ödediği bedelin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 19.789,20 USD ve 6.133,60 Euro'nun dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince işleyecek faiziyle, 413,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; davalı vekilinin istinaf başvurusunun, fuara katılmak zorunda olan davacının gidişte hava yoluyla yapılacak taşımayı kabul etmek zorunda kaldığı, fuar ve taşıma konusunda uzman taşıma işleri organizatörü ve akti taşıyıcı olan davalının davacıyı yanılttığı, bu durumun taşıma engeli olduğu, sözleşmeye uygun taşıma ve süresinde fuara yetişememe sebebinin 28 gün yerine 44 gün süreceği belirtilen deniz taşıma sürecinden kaynaklandığından anılan sorunun davalının tasarruf alanında gerçekleşmiş bir taşıma engeli olduğu, sonuçlarına ve fuara yetişebilmek için yapılan taşıma usulü değişikliğinin yol açtığı zararlara davalının katlanması gerektiği, taraflar arasındaki sözleşmeye göre, davalının ediminin, davacıya ait fuar ürünlerini sözleşmede belirlenen şartlarla Çin'de yapılan fuara götürmek, fuar organizasyonunu üstlenmek, fuar bitiminde fuar ürünlerini sözleşmeye uygun olarak taşıyıp davacıya teslim etmek olduğu, ancak davalının öngörüsüz davranışı ve yanlış planlaması sebebiyle, deniz yoluyla yapılması gereken taşımanın gidiş yönünde hava yoluyla yapılmak zorunda kalındığı ve dolayısıyla sözleşmeyle kararlaştırılan navlun bedelinin ve diğer masrafların artmasına sebep olunduğu, aynı nedenden dolayı davalı, sözleşmedeki teklifinden çok daha fazla fuar masrafı yaparak anılan masrafları davacıya yansıttığı, taraflar arasında akdedilen sözleşmede taşıma ve fuar organizasyon için kararlaştırılan toplam bedelin, sigorta hariç navlun ve diğer fuar organizasyon masraflarının tamamını kapsadığı, davalı tarafça sunulan masraf faturasında belirtilen kalemlerin de sözleşmede kararlaştırılan ve sözleşme şartları gereği toplam bedel içerisinde yer alan masraf kalemlerinden olduğu, dava tarihi itibariyle asıl alacak zaman aşımına uğramadığından asıl alacağa bağlı fer'i alacak niteliğindeki faiz alacağının da zaman aşımına uğramadığı, temerrüt faizinin dava tarihinden itibaren yürütülmesinin yerinde olduğu, ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve esas yönünden kanuna uygun olduğu gerekçesiyle esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-) Dava, taraflar arasında akdedilen taşıma ve fuar organizasyon hizmetlerine dair sözleşmeye aykırılıktan kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup davanın kabulüne dair İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı tarafça yapılan istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verilmiştir. Dosyada mevcut, taraflar arasında düzenlenen 15.06.2015 tarihli sözleşmenin incelenmesinde, navlun bedeli, konşimento ücreti, ordino ücreti, ara taşıma ve fuar giriş-çıkış işlemleri için toplamda 9.870,80 USD ve 991,20 TL bedel üzerinden anlaşmaya varıldığı, fuar giriş çıkış işlemleri kapsamında ise bir kısım hizmetlerin tanımlandığı ve bu hizmetler için davalı tarafça yukarıda belirtilen rakama dahil olarak 7.350,00 USD fiyat teklifinde bulunulduğu, teklifin devamındaki sözleşme hükümlerinde ise yukarıda belirlenen fiyatlara dahil olmayan hizmetler, teminat bedeli, bir kısım vergiler, bekleme ücreti ve gümrük işlemleri için yapılacak masrafların komisyon tutarıyla birlikte davacı tarafa sonradan fatura edileceğinin kararlaştırıldığı, davalı tarafından yapılan masrafların detaylarının ise yine davalı tarafça sunulan 26.470,00 USD bedelli fatura ve yapılan harcamalara dair diğer faturalarda gösterildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davalı tarafından yukarıda anılan faturalardaki harcamaların her bir kaleminin detaylı bir biçimde incelenerek, anılan kalemlerin davalı tarafça sunulan fiyat teklifi içerisinde veya sözleşmede sonradan fatura edileceği kararlaştırılan hizmet kalemleri arasında olup olmadığının tespitiyle davacı tarafından davalıya fazladan ödendiği iddia olunan miktarın tereddüte mahal vermeyecek şekilde ve somut bir biçimde belirlenerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, anılan hususlarda detaylı inceleme yapılmaksızın eksik incelemeyle yazılı şekilde tahsile dair verilen İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı davalı vekilinin yapmış olduğu istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 09/12/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/561676600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz