6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Senedin kaybı ile tahsil edilememe arasında illiyet bağı yoksa sorumluluk doğmaz

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/1408 E. 2019/8203 K. ·

OnandıKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)

Gerekçe özeti

Bankaya tahsil için verilen bononun kaybı hâlinde, alacağın tahsil edilememesinin nedeni bononun zayii değil borçlunun malvarlığının bulunmaması ise ve borçlunun malını kaçırdığına dair delil yoksa, bankanın bonoyu kaybetmesi ile zarar arasında illiyet bağı bulunmadığından bankanın sorumluluğuna gidilemez.

Ele alınan sorunlar

Bankanın bonoyu kaybetmesi ile alacağın tahsil edilememesi arasında illiyet bağı → ret

İddia: Davacı, tahsil için bankaya teslim edilen bonoların banka nezdinde kaybedildiğini, zayi nedeniyle iptal kararı alınmasına rağmen alacağını tahsil edemediğini, bankanın hatalı işlemi nedeniyle zarara uğradığını ileri sürerek bono tutarlarının tahsilini istemiştir.

Gerekçe: Zayi olan bonolar için alınan iptal kararına dayanılarak başlatılan ilamsız takip itiraz edilmeden kesinleşmiş, ancak haciz işlemlerinde borçlunun malvarlığı tespit edilemediğinden tahsilat yapılamamıştır. Alacağın tahsil edilememe nedeni bononun zayi olması değil, borçlunun malvarlığının bulunmamasıdır; borçlunun, senedin zayi olduğu tarih ile tahsil edilememe tarihi arasında malvarlığını borçtan kaçırmak amacıyla devrettiğine dair delil de yoktur. Bu nedenle bankanın bonoları kaybetmesi ile borcun tahsil edilememesi arasında illiyet bağı bulunmamaktadır; bono kaybedilmeseydi dahi borç tahsil edilemeyecekti. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Bononun bankaca kaybedilmesiyle alacağın tahsil edilememesi arasında illiyet bağının bulunmaması hâlinde banka sorumluluğunun doğmayacağı bakımından emsal değeri taşır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
illiyet bağı zayi nedeniyle iptal banka sorumluluğu farazi tahsil ispat

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2019/1408 E.  ,  2019/8203 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 29/03/2018 tarih ve 2017/1009 E- 2018/282 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine , istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 07/02/2019 tarih ve 2018/1623 E- 2019/138 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, dava dışı ...’nın müvekkiline olan borcuna karşılık 2 adet her biri 40.000.- TL olan bonoları tanzim ederek teslim ettiğini, tahsil için banka şubesine teslim edilen bonoların davalı banka nezdindeyken kaybedildiğini, davalı banka tarafından zayi nedeniyle iptal kararı alındığını, yine de müvekkilinin bu bonolar kapsamındaki alacağını tahsil edemediğini, borçlunun yeni senetler de vermediğini ve ödeme yapmadığını, borçlu hakkında başlattıkları takibin semeresiz kaldığını, davalı bankanın hatalı işlemi nedeniyle zarara uğradığını ileri sürerek bono miktarları toplamı 80.000.- TL’nin avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, senetlerin zayi olması üzerine mahkemeden iptal kararı aldıklarını, iptal kararının senet yerine geçtiğini, uygulama ve pratik açıdan senet ve karar arasında fark olmadığını, borçlunun mal varlığının bulunmaması nedeniyle tahsilat yapılamadığını, zayi nedeniyle bir zararın doğmadığını, davacının geçici aciz belgesi aldığını, kaldı ki kambiyo senetlerine mahsuh haciz yolu takibi ile yapmış olması halinde dahi sonucun değişmeyeceğini, malvarlığı sorgulamasının her halükarda yapılabileceğini, dava dışı borçlu ...'dan alacağın tahsili için tüm hukuki yolların denendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından, Bakırköy 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/186 E. sayılı dosyasından verilen iptal kararı ile başlatılan ilamsız takibin itiraz edilmeden kesinleştiği, haciz işlemlerinde dava dışı borçlunun malvarlığı tespit edilemediği için tahsilatın yapılamadığı, alacağın tahsil edilememe nedeninin bononun zayi olması değil, borçlunun malvarlığının bulunmaması olduğu, borçlunun senedin zayi olduğu tarih ile tahsil edilememe tarihi arasındaki süreçte malvarlığını borcunu ödemekten imtina etmek maksadıyla 3. kişilere devrettiğine veya başkaca yollar vasıtasıyla mallarını kaçırdığına yönelik delil de olmadığı, bu nedenle bankanın bonoları kaybetmesi ile borcun tahsil edilememesi arasında illiyet bağı bulunmadığı, eş anlatımla bono kaybedilmeseydi dahi borcun tahsil edilemeyeceğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 16/12/2019 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/561671600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/1623 E. 2019/138 K.

Bononun bankaca kaybedilmesinde vekil hamilin sorumluluğu koşulları

Gerekçe özeti

Tahsil için kendisine bono teslim edilen vekil hamil bankanın, bu bonoları kaybetmesi nedeniyle sorumlu tutulabilmesi için ya hamilin bu kayıp nedeniyle ispat güçlüğüne düşmüş olması ya da senetlerin kaybedildiği tarih ile tahsil edilemediği tarih arasında borçlunun malvarlığının herhangi bir şekilde elden çıkarılmış olması gerekir. Alacaklının senet borçlusuna karşı başlattığı takip itirazsız kesinleşmişse ispat güçlüğünden söz edilemez; borçlunun ilgili dönemde hiçbir malvarlığının bulunmadığı ve alacağın tahsil edilememesinin zayi ile değil borçlunun ödeme aczi ile ilgili olduğu tespit edilirse, bankanın salt senedi kaybetmiş olması sorumluluk için yeterli sayılmaz.

Emsal değeri

Vekil hamil bankanın kendisine tahsil için verilen kıymetli evrakı kaybetmesi durumunda sorumluluğunun hangi iki koşuldan birinin (ispat güçlüğü veya borçlunun malvarlığını eksiltmesi) varlığına bağlı olduğunu somut ölçütlerle belirlemesi nedeniyle emsal niteliktedir.

Kavramlar: vekil hamil kambiyo senedi (bono) zayi (kayıp senet) iptal davası illiyet bağı ispat güçlüğü geçici aciz vesikası haciz ihbarnamesi

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/1623

KARAR NO 2019/138

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 29/03/2018

NUMARASI 2017/1009 E.-2018/282 K.

DAVA

Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 07/02/2019

Davanın reddine ilişkin hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, dava dışı ...’nın müvekkiline olan borcuna karşılık 2 adet her biri 40.000-TL olan bonoyu tanzim ederek teslim ettiğini, tahsil için banka şubesine teslim edildiğini, ancak bankada bonoların kaybedildiğini, davalı tarafından zayi nedeniyle iptal kararı alındığını, ancak müvekkilinin bu bonolar nedeniyle borçludan alacağını tahsil edemediğini, borçlunun da yeni senetler vermediği ve ödeme yapmadığını, borçlu hakkındaki takibin semeresiz kaldığını, davalı bankanın hatalı işlemi nedeniyle zarara uğradığını, bu nedenle maddi zararı olan bono miktarları 80.000-TL’nin avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, senetlerin zayi olması üzerine mahkemeden iptal kararı aldıklarını, iptal kararının senet yerine geçtiğini, uygulama ve pratik açıdan senet ve karar arasında fark olmadığını, tahsilat sağlanamamasının nedeninin borçlunun mal varlığının olmaması olup, zayi nedeniyle bir zararın doğmadığını, davacının geçici aciz belgesi aldığını, kaldıki kambiyo senetlerine mahsup haciz takibi yapmış olması halinde sonucu değişmeyeceğini, malvarlığı sorgulamasının her halükarda yapılabileceğini, dava dışı borçlu ... hakkında tüm hukuki yolların denendiğini, ancak tahsilat olmadığını belirterek haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davacı tarafından, Bakırköy 12. Asliye Ticaret Mahkemesinden verilen 2013/186 sayılı dosya ile verilen iptal kararı ile başlatılan ilamsız takibin itiraz edilmeden kesinleştiği, haciz işlemlerinde dava dışı borçlunun malvarlığı tespit edilemediği için tahsilatın yapılamadığı, alacağın tahsil edilememe nedeninin zayi değil, borçlunun malvarlığının olmaması olup, malvarlığının 3.kişilere devrine ve kaçırmaya yönelik delil olmadığı gerekçesi ile ve bankanın senetlerin kaybedilmesi ile tahsil edilememe, zarar arasında illiyet bağı tespit edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; senet borçlusunun senetlerin kaybını fırsata çevirdiğini,zayi nedeniyle ödeme yapmadığını, müvekkilinin banka tarafından açılan iptal davasını ve neticesini beklemek zorunda kaldığını, karar sonrası takip başlatıldı ise de borçlunun herhangi bir malvarlığına rastlanmadığını, geçici aciz vesikası düzenlendiğini, tahsil edememe nedeninin zayi ile ve karar ile geçen süre olduğunu, zararı senetlerin zayi ile oluştuğunu, bankanın hatalı işlemi ile zarara uğradığını belirterek eksik incelemeye dayalı mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, vekil hamil konumunda bulunan davalı bankanın kendisine tahsil için verilen bonoları kaybetmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Vekil hamil konumunda bulunan davalı bankanın kendisine tahsil için verilen senetlerin kaybı halinde sorumlu tutulabilmesi için, ya senetlerin kaybı nedeniyle senet hamilinin ispat güçlüğüne düşmesi ya da senetlerin kaybedildiği tarih ile senetlerin tahsil edilemediği tarih arasında borçlunun mal varlığının herhangi bir şekilde elinden çıkmış olması gerekir. (Yargıtay 11.HD nin 2013/14923 esas -2014/4006 karar sayılı ilamı) Somut uyuşmazlıkta davacının lehdarı olduğu 20.1.2013 vadeli ve 25.2.2013 vadeli her biri 40.000’er TL olan 2 adet bononun tahsil için davalı bankanın Saray Şubesine 2.1.2013 tarihinde teslim edildiği, senetlerin Halkalı Şubesine gönderilmesi için çıkışının yapıldığı, ancak ilgili şubeye ulaşmadığı, zayi olduğunun anlaşılmıştır.

Davalı banka tarafından Bakırköy12.Asliye Ticaret Mahkemesinde 18.3.2013 tarihinde zayi nedeniyle iptal davası açılmış,23.7.2013 tarihinde 2013/186-7 esas ve karar numarası ile senetlerin zayi nedeniyle iptaline karar verilerek 21.8.2013 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı tarafından, senetlerin borçlusu ... aleyhine İst. ....İcra Dairesinin... sayılı dosyası ile zayi kararına istinaden ilamsız takip başlatılmış, bu takip itiraza uğramadan kesinleşmiştir.İcra dosyasında haciz ihbarnamelerinin sonuçsuz kaldığı, taşınır -taşınmaz malların tespiti için yapılan yazışmalarda malvarlığı bulunmadığından herhangibir tahsilat yapılamadığı, alacaklıya 28.5.2015 tarihli derkenar ile İİK 105.maddesine göre geçici aciz vesikası verildiği anlaşılmaktadır.Davacının asıl borçluya karşı başlattığı takibin itirazsız kesinleştiği ;borçlunun haczi kabil mallarının bulunmadığının tespit edildiği, borçluya dair borç ödemeden aciz vesikası verildiği yönleri de dosya kapsamıyla sabittir.

Takip itirazsız kesinleştiğinden davacının ispat güçlüğüne düştüğünden sözedilemeyecektir. İlk derece mahkemesince borçlunun senetlerin kaybedildiği tarih ile senetlerin tahsil edilemediği tarih arasında malvarlığını herhangi bir şekilde eksiltmesinin söz konusu olup olmadığı araştırılmış ,senetlerin vadeleri 20.1.2013 tarihinden itibaren parasının bulunup bulunmadığı hususunda bütün bankalara ,gayrımenkulleri için Tapu Kadastro Genel Müdürlüğüne ,menkulleri içinde Emniyet Genel Müdürlüğünden araştırmalar yapılmış ,senetlerin vade tarihinden bu yana davadışı borçlunun hiçbir malvarlığı bulunamamamıştır. Anlatılanlara göre bonoların kaybı sonrası dava dışı borçlunun bu kayıptan yararlanarak davacı alacaklının alacağına kavuşmasını engelleyici davranış ve tasarrufların varlığının ispat edilemediğinin kabulü gerekmektedir.

Diğer bir ifade ile bonolar kaybedilmemiş ve vadesi sonunda hemen takibe konulmuş olsa bile dava dışı borçlunun borçlarını ödeyemeyeceği sabitse, davalı bankanın sadece bonoyu kaybetmesi nedeniyle sorumlu tutulamayacağı sonucuna varılmaktadır.Bu durumda, açılan bu davanın senedin kaybı nedeniyle tazminat davası olduğu dikkate alınarak, kaybedilen senedin borçlusuna ait tüm nakit, gayrinakit alacak, mal varlıkları üzerinden gerekli tüm araştırmaların yapıldığı, borçlunun malvarlığının bulunmaması nedeniyle senetlerin tahsil edilemediğinin anlaşılması nedeniyle redde ilişkin karara yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiş ,davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Alınması gereken 44,40- TL harçtan davacı tarafından peşin yatırılan 35,90- TL harcın mahsubu ile bakiye 8,50- TL istinaf harcının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

İstinaf yargı giderinin davacı üzerinde bırakılmasına.

Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,

HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.07/02/2019

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.