Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/3791 E. 2019/6441 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
re'sen inceleme↗ ticari kredi sözleşmesi↗ ticari kredi↗ genel kredi sözleşmesi↗ kefil↗ usulden reddi↗ görevsizlik kararı↗ kredi sözleşmesi↗ tacir↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu uyuşmazlıkta Genel Kredi Sözleşmesi bulunduğu, davalının tacir olmadığı, tüketici olduğu gerekçeleriyle görev hususu re'sen incelenerek mahkemenin görevsiz olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklı alacak davasıdır. Davacı banka ile dava dışı asıl borçlu arasında akdettikleri davalının kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu 03/01/2014 tarihli kredi sözleşmesi, genel kredi sözleşmesi mahiyetindedir.
6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi gereğince bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari davadır. Davalının kefili olduğu ve davacı ile asıl borçlu Gaziantep Boya Ltd. Şti. arasında, düzenlenen sözleşme tüketici sözleşmesi olmayıp ticari kredi sözleşmesi mahiyetinde olduğundan mahkemece işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken, davalının tüketici olduğundan bahisle görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8693 E. 2017/6732 K.
Ortak:ticari kredi · genel kredi sözleşmesi · görevsizlik kararı · kredi sözleşmesi · tacir · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaŞti. arasında, düzenlenen sözleşme tüketici sözleşmesi olmayıp «ticari kredi sözleşmesi» mahiyetinde olduğundan mahkemece işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken, davalının tüketici olduğundan bahisle «görevsizlik» nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu uyuşmazlıkta Genel Kredi Sözleşmesi bulunduğu, davalının «tacir» olmadığı, tüketici olduğu gerekçeleriyle görev hususu re'«sen incelenerek» mahkemenin «görevsiz» olduğu gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Davacı banka ile dava dışı asıl borçlu arasında akdettikleri davalının «kefil» sıfatıyla imzasının bulunduğu 03/01/2014 tarihli «kredi sözleşmesi», «genel kredi sözleşmesi» mahiyetindedir.
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlıkta, davalı bankadan «genel kredi sözleşmesi» kapsamında «ticari kredi» kullanıldığı anlaşılmaktadır.
1-Dava, «kredi sözleşmesi» uyarınca banka tarafından yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava olduğu hükme bağlanmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tüketici kredisi · dosya masrafı · yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı arasında «tüketici kredisi» sözleşmesinin imzalanmış olduğu, davacıdan toplam 3.000,00 TL dosya «masrafı» adı altında ücret tahsil edildiği, davalı bankanın dosya masrafı adı altında ücret tahsil etmesinin Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 3.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1707 E. 2015/2533 K.
Ortak:ticari kredi · genel kredi sözleşmesi · kredi sözleşmesi · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaDavacı banka ile dava dışı asıl borçlu arasında akdettikleri davalının «kefil» sıfatıyla imzasının bulunduğu 03/01/2014 tarihli «kredi sözleşmesi», «genel kredi sözleşmesi» mahiyetindedir.
Şti. arasında, düzenlenen sözleşme tüketici sözleşmesi olmayıp «ticari kredi sözleşmesi» mahiyetinde olduğundan mahkemece işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken, davalının tüketici olduğundan bahisle «görevsizlik» nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Dava, «kredi sözleşmesinden» kaynaklı alacak davasıdır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre; talebe konu «kredi sözleşmesinin» "Nakdi Tarım Kredisi sözleşmesi" olduğu, işbu niteliği gereği «görevli» mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Bununla birlikte, taraflar arasında düzenlenen ve alacaklı vekili tarafından dosyaya «ibraz» edilen Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi Ön Bilgi Formu'nun “Önemli Açıklama” başlıklı bölümünde; bu sözleşme kapsamında kullanılacak kredilerin «ticari kredi» niteliğinde olduğu hususu da yazılı olduğu halde işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle mahkemenin «görevli» olmadığından bahisle istemin reddine karar verilmesi doğru olmamış, «ihtiyati haciz» isteyen (alacaklı) vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün mümeyyiz alacaklı yararına bozulması gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çekişmesiz yargı · ihtiyati haciz · haciz · ibraz · görevli mahkeme
Benzer bu karardaBununla birlikte, taraflar arasında düzenlenen ve alacaklı vekili tarafından dosyaya «ibraz» edilen Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi Ön Bilgi Formu'nun “Önemli Açıklama” başlıklı bölümünde; bu sözleşme kapsamında kullanılacak kredilerin «ticari kredi» niteliğinde olduğu hususu da yazılı olduğu halde işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle mahkemenin «görevli» olmadığından bahisle istemin reddine karar verilmesi doğru olmamış, «ihtiyati haciz» isteyen (alacaklı) vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün mümeyyiz alacaklı yararına bozulması gerektirmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» isteyen (alacaklı) vekili temyiz etmiştir.
Uyuşmazlık, Genel Kredi Sözleşmesi'nden kaynaklanan alacağa ilişkin «ihtiyati haciz» talebine yönelik olup, mahkemece yazılı gerekçe ile istemin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre; talebe konu «kredi sözleşmesinin» "Nakdi Tarım Kredisi sözleşmesi" olduğu, işbu niteliği gereği «görevli» mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/3791 E. , 2019/6441 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 04.02.2016 tarih ve 2015/884-2016/186 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı ile arasında 03/01/2014 tarihli, 1.000.000,00 TL bedelli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, kullandırılan kredinin geri ödemesi yapılmadığından hesabın kat edildiğini, ihtarname çekilmesine rağmen davalının ihtarname konusu çek yapraklarını iade etmemesi üzerine; 7 adet çekin davacı bankaya iadesine, iade edilmemesi halinde bu çeklere ilişkin davacı bankanın yasal sorumluluk tutarı toplamı olan 4.620,00 TL'nin davacı banka nezdindeki faiz getirmeyen bir hesapta depo edilmesine, tazmin tarihinden itibaren işleyecek yıllık %60 temerrüt faizi ve %5 BSMV ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu uyuşmazlıkta Genel Kredi Sözleşmesi bulunduğu, davalının tacir olmadığı, tüketici olduğu gerekçeleriyle görev hususu re'sen incelenerek mahkemenin görevsiz olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklı alacak davasıdır. Davacı banka ile dava dışı asıl borçlu arasında akdettikleri davalının kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu 03/01/2014 tarihli kredi sözleşmesi, genel kredi sözleşmesi mahiyetindedir.
6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi gereğince bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari davadır. Davalının kefili olduğu ve davacı ile asıl borçlu Gaziantep Boya Ltd. Şti. arasında, düzenlenen sözleşme tüketici sözleşmesi olmayıp ticari kredi sözleşmesi mahiyetinde olduğundan mahkemece işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken, davalının tüketici olduğundan bahisle görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan gerekçeyle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 10/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/550247300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz