6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Cevap dilekçesindeki ikrardan ıslah yoluyla dönülemez

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2025/910 E. 2025/1071 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Gerekçe özeti

Cevap dilekçesinde akdi ilişkinin varlığını ikrar eden taraf, sonradan verdiği ıslah dilekçesiyle bu ikrardan dönemez; ıslah, ikrar dışındaki usul işlemlerini geçersiz kılabilir ancak ikrarı ortadan kaldıramaz (HMK 179). Şirket çalışanları, TBK 551 kapsamında ticari vekil sayılır ve bu sıfatla işletmenin alışılmış işlemlerini (mal teslim alma gibi) yürütebilir; bu işlemler için özel yetki veya yönetim kurulu onayı aranmaz. Satım akdinin tamamlanmış olması, faturaya süresinde itiraz edilmemesi ve geçerli bir dönme/fesih sebebi gösterilmemesi hâlinde alıcı satım bedelini ödemekle sorumludur.

Ele alınan sorunlar

Cevap dilekçesinin ıslahı yoluyla akdi ilişkinin ikrarından dönülüp dönülemeyeceği → ret

İddia: Davalı vekili, ıslah dilekçesiyle taraflar arasında geçerli bir sözleşme kurulmadığını, yönetim kurulu dışındaki kişilerin yaptığı işlemlerin şirketi bağlamadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.

Gerekçe: Taraflar ıslah yoluyla iddia ve savunmalarını genişletip değiştirebilir; davalı da cevap dilekçesini ıslah edip savunmasını tamamlayabilir veya dayandığı vakıaları değiştirebilir. Ancak HMK 179(1) uyarınca ıslah, yapıldığı noktadan itibaren usul işlemlerinin yapılmamış sayılması sonucunu doğurmakla birlikte HMK 179(2) uyarınca ikrar ıslah ile geçersiz kılınamaz. Davalı taraf cevap dilekçesinde akdi ilişkinin kurulduğunu ikrar etmiş olduğundan, bu ikrardan ıslah yoluyla dönülemez; inceleme cevap dilekçesindeki beyanlardan hareketle yapılır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Şirket çalışanının ürünleri teslim alma yetkisinin bulunup bulunmadığı → ret

İddia: Davalı vekili, ürünleri teslim alan çalışanın şirketi temsil ve ilzam yetkisi olmadığını, şirketi ilzam edecek belgelerde yönetim kurulu başkan ve üyelerinden ikisinin imzası gerektiğini, yönetim kurulunun onayı alınmaksızın yapılan işlemlerin şirketi bağlamadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: TBK 551 uyarınca ticari vekil, işletme sahibinin ticari temsilcilik yetkisi vermeksizin işletmesini yönetmek veya bazı işlerini yürütmek için yetkilendirdiği kişidir ve bu yetki işletmenin alışılmış bütün işlemlerini kapsar. Şirket çalışanları da bu kapsamda olup fatura muhteviyatı ürünleri teslim alma yetkisine sahiptir. Şirket adına görülen her işin yönetim kurulu tarafından yapılması mümkün olmayıp olağan işler ticari vekiller aracılığıyla yürütülür; bu nedenle ürünleri teslim alan çalışana özel yetki verilmesi gerekmemekte, mal tesliminin yönetim kuruluna yapılması da gerekmemektedir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Satım bedelinin ödenmesi yükümlülüğünün doğup doğmadığı → ret

İddia: Davalı vekili, geçerli bir sözleşme kurulmadığını ve usulüne uygun feshin gerçekleştiğini, ürünlerin iade edilmesinin ihtar edildiğini ileri sürerek bedelin ödenmemesi gerektiğini savunmuştur.

Gerekçe: Davalının davacı ile ürün satışı konusunda anlaştığı, ürünlerin teslim edilip kurulumunun yapıldığı, iki tarafa borç yükleyen satım akdinin tamamlandığı, geçerli bir akitten dönme sebebinin gösterilmediği, e-faturaya süresinde itiraz edilmediği gibi iade faturası düzenlenip malların iade edilmediği, adresinden teslim alınmasının ihtar edilmesine rağmen e-faturanın elektronik sistemden silindiği anlaşılmakla, davalının satın aldığı ürünlerin bedelini ödemekle sorumlu tutulmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. (BAM'ca yerinde görülen İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi gerekçesi)

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Cevap dilekçesinde yapılan ikrardan ıslah yoluyla dönülemeyeceği ve şirket çalışanlarının TBK 551 kapsamında ticari vekil sıfatıyla mal teslim alma yetkisine sahip olduğu yönündeki tespitler, benzer ticari uyuşmazlıklarda bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ikrar ıslah ticari vekil satım akdi itirazın iptali e-fatura

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 179-(1)HMK 179(2) · 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 551

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2025/910

KARAR NO 2025/1071

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 20/02/2025

NUMARASI 2023/663 Esas 2025/157 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ 19/09/2023

İSTİNAF KARAR TARİHİ 30/06/2025

Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili ile davalı şirket arasında süregelen ticari ilişkileri mevcut olup müvekkili olan şirketinin üstüne düşen edimleri yerine getirdiğini, ancak müvekkili şirketin bu davranışı karşısında davalı tarafın aynı yaklaşımda bulunmayarak müvekkiline ödeme yapması gereken 3.894- USD’yi ödemediğini, bunun üzerine müvekkilleri olan şirket tarafından İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasından icra takibi yapıldığı ancak davalı tarafından itiraz edildiğini, ileri sürerek itirazın iptaline, davalı tarafın yaptığı itirazın haksız olması nedeniyle aleyhlerine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; dava dilekçesinde belirttiği gibi müvekkille davacı tarafın video konferans sistemi almak konusunda anlaştıklarını, davacı taraf her ne kadar servis formunun müvekkil şirket adına ... tarafından imzalandığını, ürünlerin ambalajından çıkarılarak testlerinin yapıldığını iddia etmekte ise de; ... müvekkil şirkette şoför olarak çalışmakta olup müvekkil şirketi herhangi bir şekilde temsile yetkisi olmadığını, ...'un üçüncü kişilerle yapılacak herhangi bir belgeye atacağı imzanın müvekkil şirketi bağlamadığını, ancak müvekkilinin satınalma ilişkisine girdiği davacı tarafın iş yapış tarzından ve genel yaklaşımından memnun kalmadığı ve kendilerine ürünü almaktan vazgeçtiğini bildirdiği ve hemen akabinde kendisine gönderilen e-faturayı sistemden sildiği ve ayrıca ihtarname ekinde de fiziken yolladığını, ürünleri iade alınmasını ve faturayı iptal edip ürünlerin teslim alınmasını ihtar ederek usulüne uygun olarak anlaşmayı fesheden müvekkili hakkında açılan işbu davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP DİLEKÇESİNİN ISLAHI

Davalı vekili; verdiği ıslah dilekçesiyle davaya cevap dilekçesini ıslah ettiğini beyan ederek; davacı ile müvekkil şirket arasında video konferans sistemi alınacağına dair geçerli bir sözleşme bulunmadığını, davacı taraf ile müvekkil şirket arasında, usul ve yasaya uygun bir alım-satım akdi kurulmadığını, müvekkil şirket bir anonim şirket olup, şirketi ilzam edecek belgelerde Yönetim Kurulu Başkan ve üyelerinden her hangi ikisinin yer alması gerektiğini, hal böyleyken, davacı tarafça ünvanı ne olursa olsun müvekkil şirketi temsil ve ilzam yetkisi bulunmayan kişilerle bir görüşme süreci yürütüldüğü, bu kişilerle yönetim kurulunun onayı ve imzaları alınmaksızın bir takım işlemler yapıldığı anlaşıldığını, yönetim kurulunun usul ve yasaya aykırı olarak yürütülen işlemlere onay vermediğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; dava konusu ürünlerin davalıya teslim edildiği, davalı şirket çalışanı olan ...'un imzasını taşıyan 03/04/2023 tarihli servis formu nazara alındığında dava konusu ürünlerin kurulumunun yapıldığı ve çalışır vaziyette davalıya teslim edildiği anlaşıldığı, davalı tarafından gönderilen ihtarname ve sunulan ıslah dilekçesinde de ürünlerin davalı şirket çalışanı tarafından teslim alındığının kabul edildiği ancak davalı şirket çalışanı ...'un yetkisi olmadan bu işlemleri yaptığını ileri sürdüğünü, Holding bünyesinde dava konusu video konferans ürünlerinin kurulumunun yapılmasından davalı şirket yetkililerinin haberdar olmaması ve/veya davalı şirket çalışanının davalı şirketten habersiz bir şekilde servis kurulumunu kabul etmesi ve imzalamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalı taraf ayıp iddiasında bulunmadığı gibi alınan bilirkişi raporu gereğince süresi içerisinde de faturaya itiraz etmediğinden faturaya konu bedeli ödemekle yükümlü olduğundan davanın kabulüne, davalının İstanbul Anadolu ...

İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile 3.894-USD asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4a maddesi uyarınca faiz işletilmesine, icra takip tarihindeki kur üzerinden hesaplanacak miktarın %20'si oranda davacı lehine icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili; TTK nın 23.maddesi ve bu atıf sebebiyle 6098 sayılı TBK'nun 46.maddesindeki düzenlemelerin göz ardı edilerek TTK nın18/2 ve TMK nın 2 madde gibi tamamlayıcı normlara dayanarak hüküm tesis edildiğini, davacı tarafın müvekkiline gönderdiği teklif anlaşma metninde dahi, geçerli bir sözleşmenin kurulabilmesi için "müşteri yetkililerince kaşeli ve imzalı olması" gerekliliği belirtilmesine rağmen, hiçbir yetkiliye bilgi vermeden, yetkisiz ve bilgisiz bir çalışanın gerektiği gibi aydınlatılmamış, sakat iradesine istinaden ürün teslimatı yapmış olmasının açıkça TBKnın 46/1 maddesine aykırı olduğunu, müvekkili şirket yetkililerince durumun öğrenilir öğrenilmez düzenlenen faturanın iptali ve ürünlerin en geç 5 gün içinde geri alınması için davacıya 12/04/2024 tarihli ihtarname gönderildiğini, davacının ihtara rağmen ürünleri teslim almayarak temerrüde düştüğünü, günlük olağan işlemler için özel bir onay-bildirim talebi olmadan, Yönetim Kurulunun her işlemden mutlaka haberdar olmasının mümkün olmadığını, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava bir adet faturaya dayalı yapılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir.Davacı taraf davalıya fatura konusu ürünlerin satışı hususunda davalı ile anlaştıklarını, ürünleri davalıya teslim ettiklerini, davalı vekili de süresinde verdiği cevap dilekçesinde; akdi ilişkiyi kabul ederek; tarafların videokonferans sistemi satışı konusunda davalı ile anlaştıklarını, ancak Müvekkil, satınalma ilişkisine girdiği davacı tarafın iş yapış tarzından ve genel yaklaşımından memnun kalmamış ve kendilerine ürünü almaktan vazgeçtiğini bildirmiş ve hemen akabinde kendisine gönderilen e-faturayı sistemden silmiş ve faturayı ayrıca ihtarname ekinde de fiziken yolladığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesini ıslah ederek, bu kez taraflar arasında geçerli bir sözleşme kurulmadığını;

şirket yönetim kurulundan başkaca kişilerin yaptıkları sözleşmelerin şirketi bağlamadığını ileri sürmüştür. Öncelikle akdi ilişkinin varlığını ikrar eden davalı tarafın cevap dilekçesini ıslah ederek ikrarından dönüp dönemeyeceğinin incelenmesi gerekmektedir.Davanın tarafları, ıslah yolu ile iddialarını ve savunmalarını genişletip değiştirebileceklerdir. Buna göre, davalı da verdiği cevap dilekçesini ıslah edip daha önce eksik bıraktığı savunmasını tamamlayabileceği gibi savunmasını dayandırdığı vakıaları tümüyle de değiştirebilecektir.HMK nın 179-(1) maddesinde "Islah, bunu yapan tarafın teşmil edeceği noktadan itibaren, bütün usul işlemlerinin yapılmamış sayılması sonucunu doğurur.(2) Ancak ikrar, tanık ifadeleri, bilirkişi rapor ve beyanları, keşif ve isticvap tutanakları, yerine getirilmiş olan veya henüz yerine getirilmemiş olmakla beraber, karşı tarafın yerine getireceğini ıslahtan önce bildirmiş olması koşuluyla, yeminin teklifi, reddi veya iadesi ıslah ile geçersiz kılınamaz." denilmiştir.

Yasal düzenlemeye göre; davalı tarafın cevap dilekçesinde akdi ilişkinin kurulduğu noktasında ikrarından ıslah yoluyla dönemeyeceğinden cevap dilekçesinde ki beyanlarından hareketle inceleme yapılacaktır.Davacı tarafından bir adet e-fatura muhteviyatı ürünlerin davalıya satıldığı; davalının adresine teslim edilip kurulumunun yaptığı beyan edilmiş, davalı taraf anlaşmayı kabul ile birlikte ürünleri teslim alanın şirket adına imza atamayacağı,yaptığı işlemlerin şirketi bağlamayacağı savunulmuştur. TBK'nın 551'inci maddesinde "Ticari vekil, bir ticari işletme sahibinin, kendisine ticari temsilcilik yetkisi vermeksizin, işletmesini yönetmek veya işletmesinin bazı işlerini yürütmek için yetkilendirdiği kişidir." olarak tanımlanmıştır.

Bu yetki işletmenin alışılmış bütün işlemlerini kapsar.Şirket çalışanları da bu kapsamda olup fatura muhteviyatı ürünleri teslim alma yetkisi vardır.Şirket adına görülen her işin yönetim kurulu tarafından yapılması mümkün olmayıp,olağan işler ticari vekiller aracılığıyla yürütülür. Bu kapsamda ürünleri teslim alan ...'a özel yetki verilmesi gerekmemektedir. Mal tesliminin şirket yönetim kuruluna yapılması gerekmemektedir.Açıklanan nedenlerle; davalının davacı ile ürün satışı konusunda anlaştığı; ürünlerin teslim edilip kurulumu yapıldığı, iki tarafı bulunan satım akdinin tamamlandığı, geçerli bir akitden dönme sebebi gösterilmediği, e-faturaya süresinde itiraz edilmediği gibi iade faturası düzenleyip malları iade etmediği gibi, adresinden teslim alınması ihtar edilip,e-faturanın elektronik sistemden sildiği anlaşılmakla davalının satın aldığı ürünlerin bedelini ödemekle sorumlu tutulmasında isabetsizlik görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle; davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 7.204,05-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 1.801,01‬-TL harcın mahsubu ile kalan 5.403,04‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 60-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.30/06/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/5502 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.