6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Çekte hamillik tespiti davası Bakanlığa karşı açılamaz

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/526 E. 2019/7288 K. ·

OnandıKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)

Gerekçe özeti

Kambiyo senedinde meşru hamil olunup olunmadığının tespitinde hukuken korunmaya değer yarar bulunmakla birlikte, bu davada husumet çekte keşideci, lehtar veya ciranta olan ya da çek üzerinde hak iddia eden kişilere yöneltilmelidir; çeklerin ceza yargılaması nedeniyle adli emanette bulunması, emaneti elinde tutan idareyi davalı sıfatı sahibi kılmaz ve dava husumet yokluğundan reddedilir.

Ele alınan sorunlar

Çekte meşru hamilliğin tespitinde hukuki yarar → kabul

Gerekçe: Kambiyo senedinde meşru hamil olunup olunmadığının tespiti açısından hukuken korumaya değer bir yarar bulunmaktadır. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)

Meşru hamilliğin tespiti davasında husumetin yöneltileceği taraf (pasif husumet) → ret

İddia: Davacı, soygun sonucu çalınan ve ceza yargılaması nedeniyle adli emanette bulunan 33 adet çekin meşru hamili olduğunun tespiti ile çeklerin iadesini istemiştir.

Gerekçe: Davada husumet Bakanlığa yöneltilmiş olup, Bakanlığın hamil olma durumu söz konusu değildir; çeklerin adli emanete alınmış olması da onu hasım hâline getirmez. Çekte keşideci, lehtar veya ciranta olarak bulunan kişilerin ya da çek üzerinde hak iddia eden kişilerin hasım olarak değerlendirilmesi gerekir; dolayısıyla husumet yanlış yöneltilmiştir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Yargıtay'ca onanan ilk derece gerekçesi, çekte meşru hamilliğin tespiti davasında husumetin çek ilgililerine yöneltilmesi gerektiği ve adli emanet ilişkisinin hasım sıfatı doğurmadığı yönünde emsal değer taşır.

Usul tespitleri

Dava şartı
Kambiyo senedinde meşru hamil olunup olunmadığının tespitinde hukuken korunmaya değer yarar bulunur, Çekte meşru hamilliğin tespiti davasında husumet, çekte keşideci, lehtar veya ciranta olan ya da çek üzerinde hak iddia eden kişilere yöneltilmelidir; çeklerin adli emanette bulunması hasım sıfatı doğurmaz

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
meşru hamil tespit davası hukuki yarar pasif husumet ehliyeti adli emanet çek

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2019/526 E.  ,  2019/7288 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 01/12/2017 tarih ve 2017/647 E. - 2017/1216 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 06/12/2018 tarih ve 2018/326 E. - 2018/1553 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin ...’da bulunan fabrikasında 31/01/2014 tarihinde soygun yapılarak şirket kasasında bulunan birçok çek ve senedin çalındığını, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/20285 esas sayılı dosyasında soruşturma başlatıldığını, İstanbul Anadolu 13.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/43 esas sayılı dosyasında müdahale talebinde bulunulmayan 90 adet çekin iptaline karar verildiğini, bir kısım çeklerin daha sonra ...ve ...isimli şahıslarda bulunarak haklarında Bakırköy 12.Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/124 esas sayılı dosyasında dava açıldığını, çeklerden 33 adetinin mahkeme tarafından kendilerine iadesi taleplerinin, çek hamilinin tespitinin hukuk mahkemesinin görevine girdiği gerekçesi ile reddedildiği, çeklerin halen Bakırköy Adli Emanetinde bulunduğunu, ancak 33 adet çekin meşru hamili olmasına rağmen iade talebinin reddine karar verildiğini belirterek 33 adet çekin meşru hamilinin tespiti ve çeklerin iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, Bakırköy 12. Asliye Ceza Mahkemesi'nce adli emanette bulunan çeklerin son hamilinin tespiti gerektiği gerekçesi ile iade talebinin reddedildiğini belirterek, 33 adet çekte meşru hamil olduklarının tespitine karar verilmesini talep ettiği, kambiyo senedinde meşru hamil olup olmadığının tespiti açısından hukuken korumaya değer bir yararın bulunduğu, ancak davada husumet ...'na yöneltildiği, Bakanlığın hamil olma durumu söz konusu olmadığı, çeklerin adli emanete alınması da hasım hale getirmediği,çekte keşideci, lehtar veya ciranta olarak bulunan kişilerin veya çek üzerinde hak iddia eden kişilerin hasım olarak değerlendirilmesi gerektiği, dolayısıyla husumetin yanlış yöneltildiği gerekçesiyle davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.

Karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’nce, davalının davalı sıfatı (pasif husumet ehliyeti) bulunmadığından, davanın bu yönden reddine karar veren hükümde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 18/11/2019 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/549056600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/326 E. 2018/1553 K.

İptal kararı alan hamilin çek iadesi davasında husumetin doğru hasma yöneltilmesi zorunluluğu

Gerekçe özeti

Kambiyo senedinin iptaline ilişkin mahkeme kararı, davacıya senedi ibraz etmeden ödeme isteyebilme hakkı kazandırır; ancak bu karar maddi hukuk yönünden hak sahipliği yaratmaz ve senedi elinde bulunduran üçüncü kişinin hakkını sona erdirmez. Bu nedenle, iptal kararı alan kişinin meşru hamil sıfatının tespiti ve senedin iadesi talebiyle açacağı davada husumet, senette keşideci, lehtar veya ciranta olarak bulunan ya da senet üzerinde hak iddia eden kişilere yöneltilmelidir. Senedin adli emanette bulunması, senedi muhafaza eden kurumu (Adalet Bakanlığı) davada hasım haline getirmez.

Emsal değeri

Çek iptal kararının maddi hukuk bakımından hak sahipliği yaratmadığı ve iptal kararı alan kişinin meşru hamil olduğunun tespiti davasını senedin keşidecisi, lehtarı, cirantası veya senet üzerinde hak iddia eden kişilere yöneltmesi gerektiği, senedin adli emanette bulunmasının davayı Adalet Bakanlığına yöneltmeyi haklı kılmadığı yönündeki tespit, benzer çek iadesi/iptali davalarında husumetin doğru tayini konusunda emsal niteliktedir.

Kavramlar: kambiyo senedi iptali meşru hamil pasif husumet ehliyeti adli emanet TTK 646 TTK 558/2

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/326

KARAR NO 2018/1553

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 01/12/2017

NUMARASI 2017/647 Esas 2017/1216 Karar

DAVA

Tespit ve Çek İstirdadı

İSTİNAF KARAR TARİHİ 06/12/2018 ( 14/12/2018 yazım tarihli )

Pasif husumet yokluğundan davanın reddine ilişkin hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin Tuzla’da bulunan fabrikasında 31/01/2014 tarihinde soygun yapılarak şirket kasasında bulunan birçok çek ve senedin çalındığını, İst. Anadolu C.Başsavcılığının 2014/20285 esas sayılı dosyasında soruşturma başlatıldığını, İst. Anadolu 13.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/43 esas sayılı dosyasında müdahale talebinde bulunulmayan 90 adet çekin iptaline karar verildiğini, bir kısım çeklerin daha sonra ... ve ... isimli şahıslarda bulunarak haklarında Bakırköy 12.Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/124 esas sayılı dosyasında dava açıldığını, çeklerden 33 adetinin mahkeme tarafından kendilerine iadesi taleplerinin, çek hamilinin tespitinin hukuk mahkemesinin görevine girdiği gerekçesi ile reddedildiği,çeklerin halen Bakırköy Adli Emanetinde bulunduğunu, ancak 33 adet çekin meşru hamili olmasına rağmen iade talebinin reddine karar verildiğini belirterek 33 adet çekin meşru hamilinin tespiti ve çeklerin iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, İst.Anadolu 13.Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından çeklerin iptaline karar verildiğini, kambiyo vasfını yitirdiğini, iptal edilen çeklerde keşideci olmayan davacının bu davayı açmada hukuki menfaati bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece ;“Bakırköy 12. Asliye Ceza Mahkemesi'nce adli emanette bulunan çeklerin son hamilinin tespiti gerektiği gerekçesi ile iade talebinin reddedildiğini belirterek,33 adet çekte meşru hamil olduklarının tespitine karar verilmesini talep ettiği,kambiyo senedinde meşru hamil olup olmadığının tespiti açısından hukuken korumaya değer bir yararın bulunduğu,ancak davada husumet Adalet Bakanlığı'na yöneltildiği,Bakanlığın hamil olma durumu söz konusu dolmadığı,çeklerin adli emanete alınması da hasım hale getirmediği,çekte keşideci, lehtar veya ciranta olarak bulunan kişilerin veya çek üzerinde hak iddia eden kişilerin hasım olarak değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle ,husumetin yanlış yöneltildiği anlaşıldığından açılan davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; adli emanete alınan yapılan yargılama neticesinde müsaderesine karar verilen 41 adet çekten 33 adedinin meşru hamili bulunduğunun tespiti ile iadesine karar verilmesi için açılmış bir tespit+eda davası olduğunu, çeklerin 33 adedinin arka yüzünde davacı şirketin kaşesi bulunduğundan çeklerin müvekkilinden çalındığı hususunun emniyet birimlerince çok kolay bir şekilde belirlenebilecekken; çeklerin kimden çalındığının tespit edilemediği gerekçesi ile adli emanete teslimle yetindiklerini, bu aşamada çeklerin bulunduğundan haberdar olamadıkları için zamanında davaya müdahil olunamadığını, çeklerin müsaderesine karar verildiğini,halen adli emanette saklanan çeklerin iade alınabilmesi için yargı kararı gerektiğini Bakırköy C.Başsavcılığının ayrı bir tüzel kişiliği bulunmadığından Adalet Bakanlığına husumet yöneltilmesinde hata bulunmadığını,Bakırköy 12.ACM’nin de bu konudaki görevin Hukuk Mahkemelerinin görev alanına girdiğine karar verdiğini belirterek davanın reddine dair verilen kararın kaldırılarak, davanın kabulune karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

TTK.nun TTK.646 maddesine göre, “hile veya ağır kusuru bulunmadıkça borçlu, vadenin hulülünde senedin mahiyetine göre alacaklı olduğu anlaşılan kimseye ödemede bulunmakla borcundan kurtulur.”

İptal kararını alan kişi, (iptal kararının davacısı) borçludan, kendisine senedi ibraz etmeden ödemede bulunmasını isteyebilmek hakkını kazanmaktadır. İptal kararının etkileri hak sahipliğinin teşhisi meselesine ilişkindir. Kararın maddi hukuk yönünden herhangi bir etkisi yoktur. Bu kararla, senedi elinde bulunduran üçüncü şahsın hakkının sona erdiği, onun yerine artık bundan böyle davacının hak sahibi olduğu sonucuna da varılamaz. İptal kararı, iptal olunan senet yerine kaim olan bir senet mahiyeti taşımamaktadır. İptal kararı sadece, davacının senedi ibraz edememesine rağmen hak sahibiymiş gibi kabul edilme imkanı vermektedir. Borçlu, iptal kararı hamiline iyiniyetli ödemede bulunduğu takdirde ödemede bulunduğu şahıs gerçek alacaklı olmasa dahi, mevcut iptal kararına güvenerek yaptığı ödeme ile borcundan kurtulur (TTK.m.558/2).

Ancak davacının gerçek alacaklı olmadığını bildiği veya bu hususta hileli davrandığı kabul edilebildiği takdirde, yaptığı ödemenin borçluyu borcundan kurtarması mümkün değildir.

Yukarıdaki açıklamalar gözetildiğinde,mahkemeye başvurup, Bakırköy 12.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2014/124 Esas sayılı dosyasında adli emanete alınmış dava konusu çeklerle ilgili lehine iptal kararı almış ve bu karar ile borçludan, kendisine senedi ibraz etmeden ödemede bulunmasını isteyebilmek hakkını kazanmış bulunan davacının,meşru hamil olduğunun tespiti ile çeklerin iadesine yönelik davasını,dava konusu çeklerde keşideci, lehtar veya ciranta olarak bulunan kişileri veya çek üzerinde hak iddia eden kişileri hasım olarak göstererek açması gerekir.Dava konusu çeklerin emanete alınmasıda, Adalet Bakanlığı'nı hasım haline getirmez. Davalının davalı sıfatı(pasif husumet ehliyeti) bulunmadığından,davanın bu yönden reddine karar veren hükümde isabetsizlik bulunmadığından,davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,

Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,

HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 06/12/2018

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.