Marka Hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/3824 E. 2019/5553 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hmk 331/1↗ yargılama giderleri↗ derdestlik↗ usulden reddi↗ yargılama gideri↗ dahili dava↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, uyulan bozma ilamına göre, 06/01/2017 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, Anayasa Mahkemesi’nin 14/12/2016 tarihli 2016/148 Esas ve 2016/189 Karar sayılı kararı ile 556 s. KHK’nın 14. maddesinin iptaline karar verildiği, kararın, kazanılmış hakları etkilememek kaydıyla derdest davalarda dikkate alınması gerekeceği, işbu dava dahil, 556 s. KHK’nın 14. maddesi uyarınca kullanmama nedenine dayalı olarak açılmış ve henüz kesinleşmemiş tüm davaların, yasal açıdan dayanağını kaybettiği gerekçesiyle davanın reddine, yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, davalıya ait tescilli markanın, 556 sayılı KHK’nın mülga 14. maddesi çerçevesinde iptali istenmiş, uyulan bozma ilamı neticesinde yasal açıdan dayanağı kalmayan davanın reddine hüküm kurularak, yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılmıştır.
6100 sayılı HMK 331/1 hükmü ve Dairemizin 10/04/2019 tarih, 2018/861 esas, 2019/2855 karar numaralı kararında da belirtildiği gibi, hukuki dayanaktan yoksun kalan davanın usulden reddi halinde, yargılama giderlerine dava açılış tarihindeki haklılık durumuna göre hükmetmek gerekmektedir. Bu bağlamda dosya kapsamındaki 30/11/2015 tarihli onama ilamı da gözetilerek davacının dava açılış tarihindeki haklılık durumuna göre ve her halükarda davacı vekilinin incelenen temyiz dilekçesindeki itirazı ile sınırlı olarak yargılama giderlerine hükmetmek yerine kül halinde davacı üzerinde bırakılması doğru olmamış kararın anılan nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/2096 E. 2020/320 K.
Ortak:usulden reddi · yargılama gideri
İncelediğiniz kararda6100 sayılı HMK 331/1 hükmü ve Dairemizin 10/04/2019 tarih, 2018/861 esas, 2019/2855 karar numaralı kararında da belirtildiği gibi, hukuki dayanaktan yoksun kalan davanın «usulden reddi» halinde, «yargılama giderlerine» dava açılış tarihindeki haklılık durumuna göre hükmetmek gerekmektedir.
KHK’nın 14. maddesi uyarınca kullanmama nedenine dayalı olarak açılmış ve henüz kesinleşmemiş tüm davaların, yasal açıdan dayanağını kaybettiği gerekçesiyle davanın reddine, «yargılama giderlerinin» davacı üzerine bırakılmasına karar verilmiştir.
Bu bağlamda dosya kapsamındaki 30/11/2015 tarihli onama ilamı da gözetilerek davacının dava açılış tarihindeki haklılık durumuna göre ve her halükarda davacı vekilinin incelenen temyiz dilekçesindeki itirazı ile sınırlı olarak «yargılama giderlerine» hükmetmek yerine kül halinde davacı üzerinde bırakılması doğru olmamış kararın anılan nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… ı Sınai Mülkiyet Kanunu 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe girdiğinden, dava tarihi itibariyle dava konusu uyuşmazlığa uygulanmasının mümkün olmadığı, gerekçesiyle dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın «usulden reddi» ile davanın açılış anındaki tarafların haklılık durumuna göre «yargılama giderlerinin» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2-Mahkemece 06.01.2017 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.12.2016 gün ve 2016/148 Esas ve 2016/189 Karar sayılı kararı ile 556 sayılı KHK’nın 14. maddesinin iptaline karar verildiği gerekçesiyle davanın reddine ve «yargılama giderlerinin» dava açılışındaki «haklılık durumu» nazara alınarak davalıya yükletilmesine karar verilmiştir.
3-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 326. maddesi gereğince yargılama harçları ve giderleri kural olarak davada «haksız çıkan» tarafa yükletilmesine rağmen, karar ve ilam harcının hüküm altına alınan kabul miktarı üzerinden belirlenecek olması dikkate alındığında, iki tarafın da kısmen haklı çıkması halinde «yargılama giderlerinin» taraflar arasında paylaştırılacağına ilişkin HMK'nın 326/2. maddesinin yargılama harçları için de geçerli olduğu kabul edilemez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haksız çıkan taraf · haklılık durumu · vekalet ücreti takdiri · dava şartı yokluğu · vekalet ücreti · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… K'nın 331/1 maddesinde "davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre «yargılama giderlerini» takdir ve hükmedeceği" düzenlenmiş olup, somut uyuşmazlıkta mahkemece yapılan incelemeye göre, davanın açılışında kısmen haklı olduğu anlaşılan davacı lehine «vekalet ücreti takdir» edilmesine rağmen, kısmen haklı bulunmayan kısım yönünden davalı lehine de vekalet ücreti takdir edilmemesi doğru olmamış hükmün bu sebeple davalı taraf yararına b …
… ı Sınai Mülkiyet Kanunu 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe girdiğinden, dava tarihi itibariyle dava konusu uyuşmazlığa uygulanmasının mümkün olmadığı, gerekçesiyle dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın «usulden reddi» ile davanın açılış anındaki tarafların haklılık durumuna göre «yargılama giderlerinin» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2-Mahkemece 06.01.2017 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.12.2016 gün ve 2016/148 Esas ve 2016/189 Karar sayılı kararı ile 556 sayılı KHK’nın 14. maddesinin iptaline karar verildiği gerekçesiyle davanın reddine ve «yargılama giderlerinin» dava açılışındaki «haklılık durumu» nazara alınarak davalıya yükletilmesine karar verilmiştir.
Dava tarihi itibariyle yürürlükteki yasal düzenlemelere güvenerek açılan ve kısmen haklı bulunan davada, dayanak yasal düzenlemenin yargılama sırasında Anayasa mahkemesince iptali nedeniyle hukuki dayanak kalmadığından davanın esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesi gerekirken, davanın reddi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davacı taraf yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5083 E. 2022/6848 K.
Ortak:yargılama gideri
İncelediğiniz karardaKHK’nın 14. maddesi uyarınca kullanmama nedenine dayalı olarak açılmış ve henüz kesinleşmemiş tüm davaların, yasal açıdan dayanağını kaybettiği gerekçesiyle davanın reddine, «yargılama giderlerinin» davacı üzerine bırakılmasına karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK 331/1 hükmü ve Dairemizin 10/04/2019 tarih, 2018/861 esas, 2019/2855 karar numaralı kararında da belirtildiği gibi, hukuki dayanaktan yoksun kalan davanın «usulden reddi» halinde, «yargılama giderlerine» dava açılış tarihindeki haklılık durumuna göre hükmetmek gerekmektedir.
Bu bağlamda dosya kapsamındaki 30/11/2015 tarihli onama ilamı da gözetilerek davacının dava açılış tarihindeki haklılık durumuna göre ve her halükarda davacı vekilinin incelenen temyiz dilekçesindeki itirazı ile sınırlı olarak «yargılama giderlerine» hükmetmek yerine kül halinde davacı üzerinde bırakılması doğru olmamış kararın anılan nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda2-Mahkemece 06.01.2017 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.12.2016 gün ve 2016/148 Esas ve 2016/189 Karar sayılı kararı ile 556 sayılı KHK’nın 14. maddesinin iptaline karar verildiği gerekçesiyle davanın reddine ve «yargılama giderlerinin» taraflar üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
… lı bulunulan davada, dayanak yasal düzenlemenin yargılama aşamasında Anayasa Mahkemesince iptali nedeniyle hukuki dayanak kalmadığından davanın esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesi gerekirken, davanın reddinin doğru olmadığı, 6100 sayılı HMK'nın 331/1 maddesinde "davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre «yargılama giderlerini» takdir ve hükmedeceği" düzenlenmiş olduğu, somut uyuşmazlıkta mahkemece yapılan incelemeye göre, davanın açılışında davacı tarafın haklı olduğu gözetilerek bir kar …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… lı bulunulan davada, dayanak yasal düzenlemenin yargılama aşamasında Anayasa Mahkemesince iptali nedeniyle hukuki dayanak kalmadığından davanın esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesi gerekirken, davanın reddinin doğru olmadığı, 6100 sayılı HMK'nın 331/1 maddesinde "davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre «yargılama giderlerini» takdir ve hükmedeceği" düzenlenmiş olduğu, somut uyuşmazlıkta mahkemece yapılan incelemeye göre, davanın açılışında davacı tarafın haklı olduğu gözetilerek bir kar …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/3824 E. , 2019/5553 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 29/05/2018 tarih ve 2017/656-2018/643 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “Ayfit” ibareli markası bulunduğunu, davalı şirket adına TPMK nezdinde tescilli “Fit” ibareli markanın tescilli olduğu 29, 32. sınıfın tamamı ve 30. sınıftaki malların büyük bir kısmında 5 yılı aşkın süredir kesintisiz olarak kullanılmadığını ileri sürerek, davalıya ait markanın 29 ve 32. sınıfların tamamı, 30. sınıfta “pastacılık, fırıncılık mamulleri, şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, gofretler, kekler, hububat ve mamulleri” alt grupları dışında kalan mallar yönünden hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin markayı kullandığını, davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamına göre, 06/01/2017 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, Anayasa Mahkemesi’nin 14/12/2016 tarihli 2016/148 Esas ve 2016/189 Karar sayılı kararı ile 556 s. KHK’nın 14. maddesinin iptaline karar verildiği, kararın, kazanılmış hakları etkilememek kaydıyla derdest davalarda dikkate alınması gerekeceği, işbu dava dahil, 556 s. KHK’nın 14. maddesi uyarınca kullanmama nedenine dayalı olarak açılmış ve henüz kesinleşmemiş tüm davaların, yasal açıdan dayanağını kaybettiği gerekçesiyle davanın reddine, yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, davalıya ait tescilli markanın, 556 sayılı KHK’nın mülga 14. maddesi çerçevesinde iptali istenmiş, uyulan bozma ilamı neticesinde yasal açıdan dayanağı kalmayan davanın reddine hüküm kurularak, yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılmıştır.
6100 sayılı HMK 331/1 hükmü ve Dairemizin 10/04/2019 tarih, 2018/861 esas, 2019/2855 karar numaralı kararında da belirtildiği gibi, hukuki dayanaktan yoksun kalan davanın usulden reddi halinde, yargılama giderlerine dava açılış tarihindeki haklılık durumuna göre hükmetmek gerekmektedir. Bu bağlamda dosya kapsamındaki 30/11/2015 tarihli onama ilamı da gözetilerek davacının dava açılış tarihindeki haklılık durumuna göre ve her halükarda davacı vekilinin incelenen temyiz dilekçesindeki itirazı ile sınırlı olarak yargılama giderlerine hükmetmek yerine kül halinde davacı üzerinde bırakılması doğru olmamış kararın anılan nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile kararın temyiz eden davacı lehine BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 18/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/548919600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz