6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Satıcının gizli ayıptan sorumluluğu gözetilmeden verilen ret kararının kaldırılması

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2025/792 E. 2025/884 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Alacakkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ Emsalusul emsali

Mahkemenin nitelemesi: Ticari satımAyıba karşı tekeffül

Gerekçe özeti

Bir kişi aynı zamanda hem satılan malın satıcısı hem de o mala servis hizmeti veren taraf ise, servis hizmetinde kusur bulunmaması, satıcının ayıba karşı sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. HMK 33 ve 119 uyarınca hukuki niteleme hâkime aittir ve dava sebebi olarak maddi vakıalar esas alınır; davacının maddi vakıaları satıcının ayıptan sorumluluğu hükümlerini de kapsıyorsa, mahkeme bu yönden inceleme yapmak zorundadır. Gizli ayıp nedeniyle ücretsiz onarım hakkını (motor değişikliği gibi) kullanan alıcı, kural olarak aracındaki değer kaybını da talep edebilir; motor değişikliğinin değer artışı yaratıp değer kaybını aştığı kabulü hayatın olağan akışına aykırıdır. İkame araç zararı değerlendirilirken, tahsis edilen aracın ayıplı araçla aynı özellikte olup olmadığı ve araçsız kalınan gün sayısı ayrıca incelenmelidir.

Ele alınan sorunlar

Davalının satıcı sıfatıyla ayıba karşı sorumluluğunun gözetilmemesi → kabul

İddia: Davacı vekili, davalının yalnızca servis hizmeti veren değil aynı zamanda aracın satıcısı olduğunu, bu nedenle satıcı sıfatıyla da sorumlu olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davalının aynı zamanda aracın satıcısı olduğu ihtilafsızdır. Davacının kusurlu servis hizmeti iddiası yanında satıcının ayıba karşı sorumluluğu hükümlerine dayandığının kabulü gerekir. HMK'nın 33. maddesi gereğince hukuki tavsif (niteleme) ve uygulanacak kanun maddesinin tespiti hâkime aittir; HMK'nın 119. maddesi uyarınca dava sebebi olarak hukuki sebepler değil maddi vakıalar esas alınır. Davacının dayandığı maddi vakıalar; davalıdan satın alınan aracın gizli ayıplı olduğu, bu nedenle motorun tümüyle değiştiği, uygun ikame araç sağlanmadığı ve aracın değer kaybına uğradığıdır. Aracın motorunun gizli ayıplı olduğu ve ücretsiz onarımla ayıbın kalıcı olarak giderildiği ihtilafsızdır. İlk derece mahkemesinin, davalının sadece servis hizmetinde kusuru olmadığı gerekçesiyle davayı reddetmesi doğru değildir; davalı satıcı, satılandaki gizli ayıbı bilmese dahi alıcıya karşı TBK'nın 229 vd. maddeleri uyarınca satıcının ayıptan sorumluluğu hükümleri dahilinde sorumludur.

Gerekçe kaynağı: özgün

Değer kaybı zararının araştırılmamış olması → kısmi kabul

İddia: Davacı vekili, motor değişikliği nedeniyle aracın değer kaybına uğradığını ve bu zararın bilirkişi marifetiyle hesaplanması gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Araçta motor değişikliğinin değer artışı yaratması ve değer kaybından daha fazla olması hayatın olağan akışına aykırı olup, araçta kısmen de olsa değer azalması kuşkusuzdur. İkinci el araç alınırken sadece motor kilometresine değil, aracın kaza geçirip geçirmediği gibi diğer unsurlara da bakıldığı gözetilmelidir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun emsal ilamına atıfla). Bu ilamdan anlaşılacağı üzere, ücretsiz onarım hakkını kullanan davacının kural olarak araçtaki değer kaybını talep edebileceğinin kabulü gerekir. Davacı tarafından aracın motor değişiminden sonra belirli bir kilometrede satıldığı da gözönüne alınarak değer kaybı zararının objektif kriterlere göre belirlenmesi gerekir.

Gerekçe kaynağı: özgün

İkame araç zararının eksik incelenmesi → kısmi kabul

İddia: Davacı vekili, ikame araç tahsis edilen süreler dışında araçsız kalınan günler ve tahsis edilen aracın niteliği bakımından hesaplamanın eksik yapıldığını, emsal ikame araç bedeline göre mahrumiyet kaybının hesaplanmasını talep etmiştir.

Gerekçe: Davacının değer kaybı zararı bulunup bulunmadığı ile ikame araç bakımından araç tahsisi yapıldığından ikame araç zararı bulunmadığı gerekçesiyle talep reddedilmiş ise de; tahsis edilen aracın ayıplı araç ile aynı özellikte olup olmadığı ve araç tahsis edilmeyen eksik gün kalıp kalmadığı hususu incelenmemiştir. Bu nedenle mahkemece bilirkişiden ek rapor alınarak, gizli ayıplı olduğu ihtilafsız araç bakımından TBK'nın 229 vd. maddeleri hükümleri uyarınca satıcının sorumluluğu hükümlerine göre inceleme yapılması gerekir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Karar, bir tarafın hem satıcı hem servis hizmeti sağlayıcısı olduğu durumlarda, servis hizmetindeki kusursuzluğun satıcının ayıba karşı sorumluluğunu (TBK 229 vd.) ortadan kaldırmadığını; hâkimin HMK 33 ve 119 uyarınca dava sebebini maddi vakıalara göre yeniden nitelendirmesi gerektiğini ve ücretsiz onarım (motor değişikliği) sonrasında değer kaybı talebinin ilke olarak mümkün olduğunu vurgulamaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gizli ayıp satıcının ayıba karşı sorumluluğu değer kaybı ikame araç zararı hukuki niteleme (HMK 33) maddi vakıa esası (HMK 119)

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 33HMK 119HMK 353(1)a-6HMK 362(1)-g · 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 229

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2025/792

KARAR NO 2025/884

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 18/02/2025

NUMARASI 2023/1035 Esas - 2025/166 Karar

DAVA

Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 02/06/2025

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili şirketin 31.03.2022 tarihinde Davalı şirketten sıfır araç satın aldığını, araç henüz birinci yılını dahi doldurmamışken, davalı şirketin ... servisine 09.03.2023 tarihinde arıza tespiti için verilen ... plakalı ... markalı ve davacı müvekkilimize ait olan araç 9 Mayıs 2023 tarihine kadar davalıda kalmış ve davalı bu süreçte ekte yer alan e-posta yazışmalarından da anlaşılacağı üzere yanlış teşhislerle çokça vakit kaybettirerek hem iş kaybına hem de en son yaptığı motor değişikliği işlemi ile değer kaybına sebep olduğunu,Nisan ayında davalı şirket servis noktasını Ataşehir'e taşıyacağını, bu nedenle yola çıkınca 10 km bile gidemeyen aracı bize teslim edeceğini 50 km yol giderek bu aracı Ataşehir'e bırakmamız gerektiğini, kendisi aracı götürmek istemediğini bildirmiş (Konu e-posta yazışmaları ile sabittir), uzunca süre yaşanan tartışmalar üzerine sorumluluğu üstlenerek , 62 günün sonunda aracın motorunu değiştirerek aracı teslim ettiğini, bahsi geçen 62 günlük süreye ilişkin iş kaybının veya 'ikame araç olmadan geçen süre için' ikame araç bedelinin bilirkişi marifeti ile hesaplanmasını, araç satılmaya çalışılmış ise de henüz 30-40 bin km'deyken motoru değişen aracın yapılan indirimlere rağmen alıcı bulamadığını, fazla zarar etmemek adına piyasanın çok altında bir fiyatla satmaya çalıştığı aracını satmaktan vazgeçtiğini, bilirkişi marifetiyle hesaplanacak değer kaybı ve ikame araç zararının şimdilik 200-TL'sinin davalıdan tazminini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; davalı şirketin ..., ..., ... marka araçların bayisi olarak hizmet verdiğini, davacının davalı şirketten 11/04/2022 tarihinde ... Hp ... Euro... şasi numaralı ... marka araç satın aldığını, davacı tarafın 15/02/2023 tarihinde su eksiltme şikayeti ile servise geldiğini, aracın bakımının yapılarak müşteriye teslim edildiğini, davacının 06/03/2023 tarihinde aracın su eksilttiği şikayeti ile başka bir servise aracı götürdüğünü, cihazın su kaçırdığı tespitinin yapıldığını, davacı tarafın 09/03/2023 tarihinde yeniden aracın su eksilttiği gerekçesiyle davalı servise getirildiğini, servis tarafından davacıya mağdur olmaması adına ikame araç verildiğini, davacının 05/04/2023 tarihinde 38.019 km de motor su haznesinde su eksiltiyor şikayetiyle yeniden servise geldiğini, aracın garanti kapsamında motorunun değiştirildiğini, dava konusu aracın motorunun yenilendiğini,araçta değer kaybı oluşmadığını, davalı şirketin otomotiv bayisi olarak hizmet verdiğini, davacının talepleri konusunda davalının hukuki sorumluluğu bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; uyuşmazlığın davalıdan alınan hizmetin ayıplı olduğu ve bu hizmet sonucunda davacının aracında meydana gelen değer kaybı ve ikame araç bedeline ilişkin olduğu,aracın, tamir işlemleri için davalıya getirildiği ve burada yapılan işlemler sonucu davalının hizmetinin ayıplı olduğu iddiası ile davacının aracında meydana gelen değer kaybı ve ikame araç bedeli talepli eldeki dava bakımından iddialar doğrultusunda teknik inceleme için alınan bilirkişi raporuna göre dava konusu araçta davalı tarafından yapılan işlemlerin usulüne uygun ve olması gerektiği şekilde yapıldığı tespit edilmekle davalının hizmet kusuru bulunmadığı ve aracın üretim kaynaklı ayıplı olduğu,bu doğrultuda, eldeki davanın, davalı servisin hizmet kusuru iddiasına dayalı olarak ikame edildiği dava dilekçesi ve tüm dosya kapsamı ile sabit olduğundan davalının ayıplı hizmeti sonucu araçta meydana geldiği iddia edilen değer kaybı talebinin reddi gerekeceği ve yine aracın 09/03/2023 tarihinde servise girdiği 15/03/2023 tarihinde yol testi yapıldığı, 22/03/2023 tarihinde davacıya teslim edildiği, bu süreçte davacıya ikame araç tahsis edildiği, daha sonra aracın yeniden 31/03/2023 tarihinde ve 05/04/2023 tarihinde davalıya getirildiği, 09/05/2023 tarihinde davacıya teslim edildiği ve yine bu süreçte davacıya ikame araç tahsis edildiği gözetildiğinde ikame araç talebinin de reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; dava dilekçesinde, davalının yalnızca satış sonrası servis hizmeti veren değil, aynı zamanda satıcı sıfatıyla işbu davanın davalısı konumunda olduğunu, davalının aracın tamiri ile ilgilenmek istememesine rağmen aracın satıcısı olduğundan tamirin davalı tarafından yapılmasının istenildiğini ,sorunun bu noktaya geleceğini öngören müvekkilinin servis hizmetini de aracın satıcısından aldığını, satıcının sattığı malı servise almak istememesi,servis hizmetini geciktirmesi ve basit bir işi 62 günde ancak çözebilmesi başlı başına zaten davalının hizmet kusuru nedeniyle en az 50 günlük kayıp olduğunu gösterdiğini, davalı tarafından düzenlenen satış faturasını dosyaya sunduklarını, araç mahrumiyetine ilişkin hesaplamanın tam yapılmadığını, ikame aracın plakası, modeli ikame araç teslim etme - geri teslim almasına dair bilgi, belge bulunmadığından bilirkişi tarafından değerlendirilmediğini, davalının 62 günün sonunda motoru değiştirerek aracı teslim ettiğini, 62 günlük süreye ilişkin iş kaybının veya 'ikame araç olmadan geçen süre için' ikame araç bedelinin bilirkişi marifeti ile hesaplanarak davacının uğradığı zarar olarak fazla hesaplanan tutarın esas alınmasını talep ettiklerini, emsal ikame araç bedeline ilişkin belgelerini sunduklarını belirterek emsal ikame araç bedeli yönünden mahrumiyet kaybının hesaplanmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava; aracın gizli ayıplı olması nedeniyle motorunun değiştirilmesi nedeniyle değer kaybı ve serviste çok uzun süre kalması nedeniyle uğranılan ikame araç zararının tespiti ile davalıdan tahsili istemine ilişkindir.Davacı tarafından davalıdan satın alınan aracın su kaçırma şikayeti nedeniyle davalının işlettiği yetkili servise birden fazla geldiği ve sonuçta araç motorunun tümüyle garanti kapsamında değiştirildiği; bu süre içinde davacıya araç tahsis edildiği, davacının araçta ki değer kaybı ve aracın muadili aracın verilmediği ve servis işlemlerinde yaşanan gecikme ve ilgisizlik nedeniyle zarara uğradığını ileri sürmüştür. İlk derece mahkemesince yetkili serviste yapılan işlemde kusurlu işlem bulunmadığı tespit edildiğinden değer kaybı ve ikame araç bedeli zararı sübut bulmadığından davanın reddine karar verilmiş ise de davalının aynı zamanda aracın satıcısı olduğu ihtilafsız olup, davacının kusurlu servis hizmeti iddiası yanında satıcının ayıba karşı sorumluluğu hükümlerine dayandığının kabulü gerekir.Dava dilekçesinde aracın davalıdan satın alındığı ve yaşanabilecek sorunları öngördüklerinden tamirin de davalı şirkete ait yetkili serviste yapılmasını talep ettiklerini belirtmiştir.HMK'nın 33.

maddesi gereğince hukuki tavsif (niteleme) ve uygulanacak kanun maddesinin tespiti hâkime aittir. Ayrıca HMK'nın 119. maddesinde dava sebebi olarak hukuki sebepler değil maddi vakıalar esas alınmıştır. Davacının dayandığı maddi vakıalar davalıdan satın alınan aracın gizli ayıplı olduğu bu nedenle motorun tümünün değiştiği, davalının uygun araç ikame etmediği, aracın değer kaybına uğradığı ve bu nedenle düşük bedelle satılmak zorunda kaldığı ileri sürülmüştür. Aracın motorunun gizli ayıplı olduğu ve yapılan ücretsiz onarımla ayıbın kalıcı olarak giderildiği hususu ihtilafsızdır. İlk derece mahkemesince; davalının sadece verdiği servis hizmetinde kusuru olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.

Davalı satıcı araçta ki gizli ayıbı bilmese dahi alıcıya karşı sorumludur. Davalının TBK nın 229 vd maddeleri uyarınca satıcının satılanda ki ayıptan sorumluluğu hükümleri dahilinde davacıya karşı sorumlu olduğunun dikkate alınmaması doğru olmamıştır.".... araçta motor değişikliğinin araçta değer artışı yaratması ve değer kaybından daha fazla olması hayatın olağan akışına aykırı olup, araçta kısmen de olsa değer azalacağı kuşkusuzdur. İkinci el araç alınırken araçta sadece motor kilometresine bakılarak karar verilmediği, aracın kaza geçirip geçirmediği gibi diğer unsurlar da belirleyicidir.(Yargıtay HGK nın 2020 /642,2022/1120 tarihli emsal ilamı ) HGK İlamından anlaşılacağı üzere somut olayda da ücretsiz onarım hakkını kullanan davacının kural olarak araçta ki değer kaybını talep edebileceğinin kabulü gerekir.Davacı tarafından aracın motor değişiminden sonra 4.12.2024 tarihinde 250.500-km de iken satıldığı da gözönüne alınarak değer kaybı zararının objektif kriterlere göre belirlenmesi gerekir.

Davacının değer kaybı zararı bulunup bulunmadığı, ikame araç bakımından araç tahsisi yapıldığından ikame araç zararı bulunmadığı nedeniyle reddedilmiş ise de; tahsis edilen aracın ayıplı araç ile aynı özellikte olup olmadığı, araç tahsis edilmeyen eksik gün kalıp kalmadığı hususu incelenmemiştir. O halde mahkemece yapılacak iş; bilirkişiden ek rapor alınarak gizli ayıplı olduğu ihtilafsız araç bakımından TBK'nın 229 vd maddeleri hükümleri uyarınca satıcının sorumluluğu hükümlerine göre inceleme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmek üzere kararın kaldırılmasına dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/02/2025 tarihli 2023/1035 Esas - 2025/166 Karar sayılı kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi gereği KALDIRILMASINA; "Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine"Yatırılan 615,40-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-g maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.02/06/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/5486 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.