Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/5214 E. 2019/5823 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari defter incelemesi↗ yönetici sorumluluğu↗ toplantı tutanağı↗ olağanüstü genel kurul↗ şirket zararı↗ ciro↗ kötü niyet tazminatı↗ ispat yükü↗ hamil↗ keşideci↗ kötü niyet↗ ticari defter↗ yetki↗ eksik inceleme↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacı tarafça dosyaya sunulan 15/12/2017 tarihli olağanüstü genel kurul toplantı tutanağı uyarınca dava açmak üzere yönetim kuruluna yetki verildiği, davacı şirketin gerçekleştiğini iddia ettiği zararlarının tespit edilemediği, böyle bir zarar mevzu bahis olsa dahi davalının kusurlu bulunduğuna ilişkin somut bir kayıt ve belge bulunmadığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine, davalı ana dosyada kötü niyet tazminatı istemiş ise de takibin haksız ve kötü niyetli olduğuna kanaat getirilmediğinden kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Asıl ve birleşen davalar yöneticinin sorumluluğuna ilişkindir. Davacı şirket EPDK'nın verdiği cezanın, şirketin işlettiği akaryakıt istasyonuna sorumlu müdür atamaması ve bu konudaki savunma istemine cevap verilmemesinden kaynaklandığını, bankalarda kullanılan kredilerin şirket kasasına girmediğini, ayrıca kesidecisi Murat Akay olan hamiline düzenlenen 6 adet çekin davalı tarafından ciro edilerek kullanıldığı, oysa keşidecinin bu çekler karşılığı müvekkili şirketten mal olmadığı tüm bu işlemlerden davalının sorumlu olduğu bildirilerek davalıdan sorumlu olduğu miktarların tahsili istenmiştir. Yapılan yargılamada 6102 sayılı yeni TTK'nın somut olaylara uygulanacağı, davacı şirketi zararının tespit edilemediği, zarar olsa bile davalının kusurunun saptanmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir. Öncelikle davacının sorumluluğa dayanak gösterdiği olayların doğuş tarihi belirlenerek, somut olaylara uygulanacak Kanunun 6762 sayı yasamı, yoksa 6102 sayılı Yasa mı olduğunun saptanması ve sonucuna göre ispat yükünün belirlenmesi gerekir. Daha sonra davacı defterleri incelenerek bankadan çekilen krediler ile davacı borçlarının ödenip ödenmediği, yine kredilerin aktarıldığı davacı şirket hesaplarından davalıya yapılan ödemelerin akibetinin araştırılması, akaryakıt şirketine sorumlu müdür atamaması ve bu konudan EPDK'ya savunma yapılmamasının nedenleri, kesideci Murat Akçay olan çeklerle ilgili davacı şirket ile Murat Akçay'ın işletmesi arasındaki ilişki, bu çeklerin davacı şirketten alınan akaryakıt karşılığımı verildiği, gerekirse Murat Akçay'ın ticari defterleri incelenerek tek tek belirlenip, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenemesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Alacak | Yöneticinin sorumluluğu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4904 E. 2023/6935 K.
Ortak:ticari defter incelemesi · yönetici sorumluluğu · şirket zararı · kötü niyet tazminatı · ispat yükü · kötü niyet · ticari defter · e-defter
İncelediğiniz karardaDaha sonra davacı «defterleri» incelenerek bankadan çekilen krediler ile davacı borçlarının ödenip ödenmediği, yine kredilerin aktarıldığı davacı şirket hesaplarından davalıya yapılan ödemelerin akibetinin araştırılması, akaryakıt şirketine sorumlu müdür atamaması ve bu konudan EPDK'ya savunma yapılmamasının nedenleri, kesideci Murat Akçay olan çeklerle ilgili davacı şirket ile Murat Akçay'ın işletmesi arasındaki ilişki, bu çeklerin davacı şirketten alınan akaryakıt karşılığımı verildiği, gerekirse Murat Akçay'ın «ticari defterleri incelenerek» tek tek belirlenip, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacı tarafça dosyaya sunulan 15/12/2017 tarihli «olağanüstü genel kurul» «toplantı tutanağı» uyarınca dava açmak üzere yönetim kuruluna «yetki» verildiği, davacı şirketin gerçekleştiğini iddia ettiği zararlarının tespit edilemediği, böyle bir zarar mevzu bahis olsa dahi davalının kusurlu bulunduğuna ilişkin somut bir kayıt ve belge bulunmadığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine, davalı ana dosyada «kötü niyet tazminatı» istemiş ise de takibin haksız ve kötü niyetli olduğuna kanaat getirilmediğinden kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
1-Asıl ve birleşen davalar «yöneticinin sorumluluğuna» ilişkindir.
Benzer bu kararda… lı kararıyla, öncelikle davacının sorumluluğa dayanak gösterdiği olayların doğuş tarihi belirlenerek, somut olaylara uygulanacak kanunun saptanması ve sonucuna göre «ispat yükünün» belirlenmesi gerektiği, daha sonra davacı «defterleri» incelenerek bankadan çekilen krediler ile davacı borçlarının ödenip ödenmediği, yine kredilerin aktarıldığı davacı şirket hesaplarından davalıya yapılan ödemelerin akibetinin araştırılması, akaryakıt şirketine sorumlu müdür atamaması ve bu konudan EPDK'ya savunma yapılmamasının nedenleri, kesideci ... olan çeklerle ilgili davacı şirket ile ...'ın işletmesi arasındaki ilişki, bu çeklerin davacı şirketten alınan akaryakıt karşılığı mı verildiği, gerekirse ...'ın «ticari defterleri incelenerek» tek tek belirlenip, sonucuna göre karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
… lunduğuna ilişkin somut bir kayıt ve belge bulunmadığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine, takibin haksız ve kötü niyetli olduğuna kanaat getirilmediğinden «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl ve birleşen davalar, «yönetim kurulu» başkanının sorumluluğuna ilişkin itiraz iptali ve alacak istemlerine ilişkin olup, uyuşmazlık, davalı yönetim kurulu başkanının görev yaptığı dönemdeki davaya konu işlemler nedeniyle «şirket zararına» sebebiyet verip vermediğine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:idari para cezası · takibin durdurulması · yönetim kurulu kararı · kusur · zamanaşımı
Benzer bu karardaTemyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; «zamanaşımı» definde bulunmuş ve bozma ilamları sonrası davacının taleplerini genişletmesinin kabul edilemeyeceğini, müvekkilinin sorumluluğuna dair somut deliller sunulmadığını, «kusurun» ispatlanamadığını, kasaya girmediği tespit edilene paraların yine şirket yararına harcandığının da tespit edilmesi gerektiğini, banka kredilerinin kurul kararıyla kullanıldığını, şahsi işler için harcanmadığını, söz konusu krediler nedeniyle sorumluluk gündeme gelecek ise tüm yönetim kurulunun sorumlu olması gerektiğini, Türk Ticaret Kanunu'nda «yönetim kurulu» başkanına sorumlu müdür atamak gibi bir görev yüklenmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
… ; davalı, davacı şirketin Yönetim Kurulu Başkanı olduğu dönemde EPDK'ya gerekli savunmayı yapmayarak ve şirkete sorumlu müdür atamayarak davacı şirkete 67.962,00 TL «idari para cezası» verilmesine sebebiyet verdiği, takip konusu alacağın miktarının belirli olması ve davalının haksız itirazı üzerine «takibin durdurulmuş» olması dikkate alındığında icra inkâr tazminatının yasal şartlarının oluştuğu, birleşen 2014/112 E. sayılı dosya kapsamında, dava dışı ... isimli kişiden alınan 6 …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl ve birleşen davalar, «yönetim kurulu» başkanının sorumluluğuna ilişkin itiraz iptali ve alacak istemlerine ilişkin olup, uyuşmazlık, davalı yönetim kurulu başkanının görev yaptığı dönemdeki davaya konu işlemler nedeniyle «şirket zararına» sebebiyet verip vermediğine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/5214 E. , 2019/5823 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 05/04/2018 tarih ve 2017/169-2018/260 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin taraf vekilleri tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı asil, asıl davada davalının müvekkili şirketin 2011-2013 yılları arasında yönetim kurulu başkanlığını yaptığını, EPDK'nın mevzuatına ve uyarılarına rağmen şirketin işlettiği akaryakıt istasyonuna sorumlu müdür atamaması ve EPDK'nın bu konudaki savunma istemine cevap vermemesi üzerine şirkete para cezası kesildiğini ve bu cezanın 23/09/2013 tarihinde 51.000,00 TL olarak ödendiğini, bu tutarın davalıdan tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptalini, %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili birleşen 2014/112 Esas sayılı dosyada davalının kendi müşterisinin çekini müvekkili şirkete verip, şirketten parasını tahsil ettiği çeklerin karşılıksız çıktığını 2014/117 Esas sayılı dosyada şirketi tek başına temsil ve ilzama yetkili davalının şirket taşınmazlarını ipotek ederek kredi kullandığını ve bu krediyi şirkete aktarmadığını, 2014/260 Esas sayılı dosyada şirketi tek başına temsil ve ilzama yetkili davalının bir başka bankadan BCH kredisi açtırarak şirket adına kullandığı krediyi şirkete aktarmadığını ileri sürerek, muhtelif miktarlı alacakların davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuş ve davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacı tarafça dosyaya sunulan 15/12/2017 tarihli olağanüstü genel kurul toplantı tutanağı uyarınca dava açmak üzere yönetim kuruluna yetki verildiği, davacı şirketin gerçekleştiğini iddia ettiği zararlarının tespit edilemediği, böyle bir zarar mevzu bahis olsa dahi davalının kusurlu bulunduğuna ilişkin somut bir kayıt ve belge bulunmadığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine, davalı ana dosyada kötü niyet tazminatı istemiş ise de takibin haksız ve kötü niyetli olduğuna kanaat getirilmediğinden kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Asıl ve birleşen davalar yöneticinin sorumluluğuna ilişkindir. Davacı şirket EPDK'nın verdiği cezanın, şirketin işlettiği akaryakıt istasyonuna sorumlu müdür atamaması ve bu konudaki savunma istemine cevap verilmemesinden kaynaklandığını, bankalarda kullanılan kredilerin şirket kasasına girmediğini, ayrıca kesidecisi Murat Akay olan hamiline düzenlenen 6 adet çekin davalı tarafından ciro edilerek kullanıldığı, oysa keşidecinin bu çekler karşılığı müvekkili şirketten mal olmadığı tüm bu işlemlerden davalının sorumlu olduğu bildirilerek davalıdan sorumlu olduğu miktarların tahsili istenmiştir. Yapılan yargılamada 6102 sayılı yeni TTK'nın somut olaylara uygulanacağı, davacı şirketi zararının tespit edilemediği, zarar olsa bile davalının kusurunun saptanmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Öncelikle davacının sorumluluğa dayanak gösterdiği olayların doğuş tarihi belirlenerek, somut olaylara uygulanacak Kanunun 6762 sayı yasamı, yoksa 6102 sayılı Yasa mı olduğunun saptanması ve sonucuna göre ispat yükünün belirlenmesi gerekir. Daha sonra davacı defterleri incelenerek bankadan çekilen krediler ile davacı borçlarının ödenip ödenmediği, yine kredilerin aktarıldığı davacı şirket hesaplarından davalıya yapılan ödemelerin akibetinin araştırılması, akaryakıt şirketine sorumlu müdür atamaması ve bu konudan EPDK'ya savunma yapılmamasının nedenleri, kesideci Murat Akçay olan çeklerle ilgili davacı şirket ile Murat Akçay'ın işletmesi arasındaki ilişki, bu çeklerin davacı şirketten alınan akaryakıt karşılığımı verildiği, gerekirse Murat Akçay'ın ticari defterleri incelenerek tek tek belirlenip, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenemesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle yerel mahkeme kararının davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 25/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/548009900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz