İtirazın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/3574 E. 2019/5314 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hükmün açıklanmasının geri bırakılması↗ kesin delil↗ ilamsız icra takibi↗ sahtecilik↗ ibra↗ icra takibine itiraz↗ taşıma sözleşmesi↗ dolandırıcılık↗ ticari defter↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ hasar↗ kesin hüküm↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Acıpayam Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/102 E 2014/380 K sayılı dosyalarında davacının itiraz ettiği faturaya dayanak olan olay tutanağında, imzası olan taraf çalışanları ile ilgili, dolandırıcılığa teşebbüs ve özel belgede sahtecilik suçlarından ceza tesis edildiği, yine davacı defterlerinde bansekonu borcun yer almadığı gerekçesiyle davalının Denizli 9.İcra Müdürlüğü'nün 2012/5003 sayılı takibe yaptığı itirazın iptaline, alacağın belirlenmesi için yargılama gerekmesi nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, taşıma sözleşmesinden kalan bakiye alacağın tahsili amacıyla yapılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasında bağıtlanan taşıma sözleşmesinin 21.06.2012 tarihli belge ile 30.06.2012 tarihinden geçerli olmak üzere fesh edildiği, davacının 09.08.2012 tarihinde davalı hakkında ilamsız icra takibi başlattığı, davacının düzenlediği 30.06.2012 tarihli faturanın dayanağı olan ve hasar konusunda tutanak düzenleyiciler hakkında anılan ceza davasında dolandırıcılık ile özel belgede sahtecilik suçlarından cezalandırılmalarına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi karşısında, davalının dayandığı, içeriğinde ibra ve davalı ticari defterlerinin kesin delil olacağına ilişkin hususların yer aldığı 21.06.2012 tarihli belge değerlendirilmeden, karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin yukarıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1136 E. 2014/7861 K.
Ortak:sahtecilik
İncelediğiniz kararda… za Mahkemesi'nin 2014/102 E 2014/380 K sayılı dosyalarında davacının itiraz ettiği faturaya dayanak olan olay tutanağında, imzası olan taraf çalışanları ile ilgili, «dolandırıcılığa» teşebbüs ve özel belgede «sahtecilik» suçlarından ceza tesis edildiği, yine davacı «defterlerinde» bansekonu borcun yer almadığı gerekçesiyle davalının Denizli 9.İcra Müdürlüğü'nün 2012/5003 sayılı takibe yaptığı itirazın iptaline, alacağın belirlenmesi için yargılama gerekmesi nedeniyle «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında bağıtlanan «taşıma sözleşmesinin» 21.06.2012 tarihli belge ile 30.06.2012 tarihinden geçerli olmak üzere fesh edildiği, davacının 09.08.2012 tarihinde davalı hakkında «ilamsız icra takibi» başlattığı, davacının düzenlediği 30.06.2012 tarihli faturanın dayanağı olan ve «hasar» konusunda tutanak düzenleyiciler hakkında anılan ceza davasında «dolandırıcılık» ile özel belgede «sahtecilik» suçlarından cezalandırılmalarına ve «hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına» karar verilmesi karşısında, davalının dayandığı, içeriğinde «ibra» ve davalı «ticari defterlerinin» «kesin delil» olacağına ilişkin hususların yer aldığı 21.06.2012 tarihli belge değerlendirilmeden, karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaKâr Ortaklığı Anlaşması kapsamında davalı tarafa verilen iki adet senedin «teminat» senetleri olduğu ve «sahtecilik» yoluyla değiştirildiğinden bahisle borçlu bulunmadığının tespitine, yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi nedeniyle «sözleşmelerin feshine» ve uğranılan zararın tazminine karar verilmesi istenilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmenin feshi · görevsizlik kararı · teminat · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, dava konusunun 556 sayılı KHK'nın uygulanmasından kaynaklandığı, «görevli» mahkemenin Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle, davanın «görevsizlik» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kâr Ortaklığı Anlaşması kapsamında davalı tarafa verilen iki adet senedin «teminat» senetleri olduğu ve «sahtecilik» yoluyla değiştirildiğinden bahisle borçlu bulunmadığının tespitine, yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi nedeniyle «sözleşmelerin feshine» ve uğranılan zararın tazminine karar verilmesi istenilmiştir.
Bu durumda, taraflar arasındaki, sözleşmede yer alan ve davalıya ait markanın kullanımından kaynaklanan bir iddia ileri sürülmediğine göre, uyuşmazlıkta 556 sayılı KHK'nın uygulama yeri bulunmadığı halde mahkemece «görevsizlik» kararı verilmesi isabetli görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/3574 E. , 2019/5314 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA)
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Acıpayam 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 04/01/2018 tarih ve 2016/387-2018/15 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 26.647 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Temlik eden davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkete bir dönem pastörize ürün taşıma hizmeti verdiğini, davalı tarafın, davacının, bu hizmetten kaynaklı alacaklarından, gerçekte olmayan bir olay sonucu zayi olan ürünler için belirledikleri zarar kalemini haksız yere düştüklerini, anılan bu meblağın tahsili için takip yapıldığını, ancak davalı tarafça takibe itiraz edildiğini, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı vekili, ibra sözleşmesi davacı ile aralarındaki hukuki ilişkinin sona erdiğini, davacının olaya ilişkin gönderdikleri faturaya usulüne uygun itiraz etmediklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Acıpayam Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/102 E 2014/380 K sayılı dosyalarında davacının itiraz ettiği faturaya dayanak olan olay tutanağında, imzası olan taraf çalışanları ile ilgili, dolandırıcılığa teşebbüs ve özel belgede sahtecilik suçlarından ceza tesis edildiği, yine davacı defterlerinde bansekonu borcun yer almadığı gerekçesiyle davalının Denizli 9.İcra Müdürlüğü'nün 2012/5003 sayılı takibe yaptığı itirazın iptaline, alacağın belirlenmesi için yargılama gerekmesi nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, taşıma sözleşmesinden kalan bakiye alacağın tahsili amacıyla yapılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasında bağıtlanan taşıma sözleşmesinin 21.06.2012 tarihli belge ile 30.06.2012 tarihinden geçerli olmak üzere fesh edildiği, davacının 09.08.2012 tarihinde davalı hakkında ilamsız icra takibi başlattığı, davacının düzenlediği 30.06.2012 tarihli faturanın dayanağı olan ve hasar konusunda tutanak düzenleyiciler hakkında anılan ceza davasında dolandırıcılık ile özel belgede sahtecilik suçlarından cezalandırılmalarına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi karşısında, davalının dayandığı, içeriğinde ibra ve davalı ticari defterlerinin kesin delil olacağına ilişkin hususların yer aldığı 21.06.2012 tarihli belge değerlendirilmeden, karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin yukarıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı lehine BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nadenlerle sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 11/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/547610500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz