YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/5328 E. 2019/6395 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ayırt edicilik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince tüm dosya kapsamına göre; dava konusu başvuru kapsamındaki malların ve hizmetlerin, itiraza dayanak markaların kapsamındaki mal ve hizmetlerle aynı olduğu, fonetik açıdan yapılan karşılaştırmada markaların telaffuzlarının farklı olduğu, “fit” kelimesinin ayırt ediciliği zayıf, markalarda kullanıldığı hali ile herhangi bir dilde karşılığı olmayan, “sağlıklı, düşük kalorili” anlamlarda kullanılabilecek bir kelime olarak sıkça kullanıldığı, davalı markası ile redde gerekçe gösterilen markalar arasında görsel anlamda da farklılaşacak unsurların mevcut olduğu, davalı başvurusu ile davacı markaları arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında karıştırılma tehlikesi olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi'nce; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava marka başvurusuna itirazın reddine dair TPMK YİDK kararının iptali ve tescili halinde markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davalı başvurusuna konu "PEYMAN BAHÇEDEN FİT MİX” ibareli marka ile davacının itirazına gerekçe gösterdiği "FİT" ibareli markaları arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi uyarınca benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş, istinaf istemi de Ankara Bölge Adliye Mahkemesince aynı gerekçeyle esastan reddedilmiştir.
Ancak, “FİT” ibaresinin her iki tarafa ait markada da asıl unsurlar arasında yer almış olması nedeniyle örtüşen ve ilişkilendirilebilecek ölçüde benzer olan mal ve hizmetler yönünden markalar arasında 556 sayılı marka KHK'nın 8/1-b maddesi uyarınca karıştırılma ihtimalinin meydana gelebileceğinin kabulü gerekirken hatalı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5678 E. 2023/401 K.
Ortak:ayırt edicilik
İncelediğiniz kararda… a dayanak markaların kapsamındaki mal ve hizmetlerle aynı olduğu, fonetik açıdan yapılan karşılaştırmada markaların telaffuzlarının farklı olduğu, “fit” kelimesinin «ayırt ediciliği» zayıf, markalarda kullanıldığı hali ile herhangi bir dilde karşılığı olmayan, “sağlıklı, düşük kalorili” anlamlarda kullanılabilecek bir kelime olarak sıkça kullan …
Benzer bu kararda… sında da benzerlik bulunduğu, emtia benzerliğine ilişkin koşulun, bir kısım mal ve hizmetler yönünden somut olayda gerçekleştiği, başvuruda yer alan şekil unsurunun «ayırt ediciliğe» bir katkısı olmayıp "peyman bahçeden" ibaresi ise davalı başvurusunun çatı markası niteliğinde olduğu, "Mix" ibaresi de "karışım" anlamına gelip ayırt ediciliği zayıf bir ibare olduğu, dolayısıyla taraf markaları arasındaki benzerlik değerlendirilmesinin ortak "Form" asıl unsuru nazara alınarak yapılması gerektiği, “Form" ibaresinin her iki tarafa ait markada da asıl unsurlar arasında yer almış olması nedeniyle örtüşen ve ilişkilendirilebilecek ölçüde benzer olan mal ve hizmetler yönünden, markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca karıştırılma ihtimali meydana gelebileceğinin kabulü gerektiği, dosyada mevcut bilirkişi raporunda benzer kabul edilen mal ve hizmetler yönünden, taraf markaları arasında "Form" ibaresinin ortak asıl unsur olarak kullanılması nedeniyle 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası yönünden yapılan değerlendirmede ise yine mahkemece bu konuda görüşüne başvurulan bil …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ba formu · ticaret unvanı · ortalama tüketici · iltibas
Benzer bu kararda… Mix" ibareli marka başvurusu ile davacının "FORM" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca iltibas oluşmadığı, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasında tanınmışlık iddiası açısından ise taraf marka işaretleri benzemediği gibi davalının marka başvurusunda, davacı tarafın tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hususlarının kanıtlanamadığı, başvuru ibaresi üzerinde davacı tarafın «ticaret unvanına» bağlı sınai mülkiyet hakkı iddiası da kanıtlanamadığından 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin beşinci fıkrasındaki koşulların da oluşmadığı, başvurunun davalı tar …
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkile ait “«form»” ibareli markalar ile davalı tarafından tescil ettirilen “peyman bahçeden form mix” ibareli markanın ayırt edilemeyecek kadar benzer olup «iltibas» oluşturduğunu, müvekkili şirkete ait “form” ibareli markaların tanınmış marka niteliğinde olduğunu ve tanınmış markalarda iltibas ihtimalinin diğerlerine göre daha …
… sında da benzerlik bulunduğu, emtia benzerliğine ilişkin koşulun, bir kısım mal ve hizmetler yönünden somut olayda gerçekleştiği, başvuruda yer alan şekil unsurunun «ayırt ediciliğe» bir katkısı olmayıp "peyman bahçeden" ibaresi ise davalı başvurusunun çatı markası niteliğinde olduğu, "Mix" ibaresi de "karışım" anlamına gelip ayırt ediciliği zayıf bir ibare olduğu, dolayısıyla taraf markaları arasındaki benzerlik değerlendirilmesinin ortak "Form" asıl unsuru nazara alınarak yapılması gerektiği, “Form" ibaresinin her iki tarafa ait markada da asıl unsurlar arasında yer almış olması nedeniyle örtüşen ve ilişkilendirilebilecek ölçüde benzer olan mal ve hizmetler yönünden, markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca karıştırılma ihtimali meydana gelebileceğinin kabulü gerektiği, dosyada mevcut bilirkişi raporunda benzer kabul edilen mal ve hizmetler yönünden, taraf markaları arasında "Form" ibaresinin ortak asıl unsur olarak kullanılması nedeniyle 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası yönünden yapılan değerlendirmede ise yine mahkemece bu konuda görüşüne başvurulan bil …
Temyiz Sebepleri 1.Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının markasında şekil unsurunun da bulunduğunu, çatı marka yanında bahçeden «form» mix ibarelerinin yer aldığını, markaların benzer olmadığını belirterek bozma talep etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/5328 E. , 2019/6395 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 18/07/2017 tarih ve 2016/480 E.- 2017/385 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 13/09/2018 tarih ve 2018/215 E.- 2018/900 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili şirketin “fit”, “fit”, “fit x”, “fit indeks”, “fit index”, “fit” ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının bu markalar ile karıştırılma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki 2015/105589 sayılı “PEYMAN BAHÇEDEN FİT MİX” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı TPMK’ya başvuruda bulunduğunu, başvuruya müvekkili tarafından yapılan itirazın nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa davalı marka başvurusunun müvekkilinin “fit” ibareli markaları ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu ve bu durumun iltibasa neden olduğunu, davalı markasındaki “PEYMAN” ibaresinin lider marka niteliğinde olması nedeniyle ayırt edici vasıf taşımadığını, davalının “PEYMAN” ibaresini içeren 48 adet markasının olduğunu ve tek başına tescil ettiremediği “FİT” kelimesini “PEYMAN” markasının garantisi altında tescil ettirmek istediğini, “MİX” kelimesinin de ayırt ediciliğinin zayıf olduğunu, davalının tescil başvurusunun kötüniyetle ve müvekkilinin markasının tanınmışlığından faydalanmak amacıyla yapıldığını ileri sürerek 2016-M-11412 sayılı YİDK kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPMK vekili, YİDK tarafından verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkilinin markasının esas, tali veya yardımcı unsurlara ayrılmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin markasının davacının markasının ayırt ediciliğine zarar vermediğini, müvekkilinin markasının önceki tescillerine bağlı seri marka niteliğinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince tüm dosya kapsamına göre; dava konusu başvuru kapsamındaki malların ve hizmetlerin, itiraza dayanak markaların kapsamındaki mal ve hizmetlerle aynı olduğu, fonetik açıdan yapılan karşılaştırmada markaların telaffuzlarının farklı olduğu, “fit” kelimesinin ayırt ediciliği zayıf, markalarda kullanıldığı hali ile herhangi bir dilde karşılığı olmayan, “sağlıklı, düşük kalorili” anlamlarda kullanılabilecek bir kelime olarak sıkça kullanıldığı, davalı markası ile redde gerekçe gösterilen markalar arasında görsel anlamda da farklılaşacak unsurların mevcut olduğu, davalı başvurusu ile davacı markaları arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında karıştırılma tehlikesi olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi'nce; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava marka başvurusuna itirazın reddine dair TPMK YİDK kararının iptali ve tescili halinde markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davalı başvurusuna konu "PEYMAN BAHÇEDEN FİT MİX” ibareli marka ile davacının itirazına gerekçe gösterdiği "FİT" ibareli markaları arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi uyarınca benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş, istinaf istemi de Ankara Bölge Adliye Mahkemesince aynı gerekçeyle esastan reddedilmiştir.
Ancak, “FİT” ibaresinin her iki tarafa ait markada da asıl unsurlar arasında yer almış olması nedeniyle örtüşen ve ilişkilendirilebilecek ölçüde benzer olan mal ve hizmetler yönünden markalar arasında 556 sayılı marka KHK'nın 8/1-b maddesi uyarınca karıştırılma ihtimalinin meydana gelebileceğinin kabulü gerekirken hatalı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 09/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/546550900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz