6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Genel kurul kararının iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/5720 E. 2019/6626 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bilirkişi ücreti uyap genel kurul kararının iptali davadan feragat ara karar kesin süre muvafakat iptal davası feragat bilirkişi incelemesi havale hmk 353(1)b-2 kesin hüküm e-defter

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 311HMK 353

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İlk derece mahkemesince, dosya kapsamına göre, davacı vekiline 01/03/2017 tarihli ara karar uyarınca bilirkişi ücretini yatırması için kesin süre verildiği, davalı vekilince, belirlenen kesin sürede bilirkişi ücretinin yatırılmadığı, bu nedenlerle, tarafların iddia ve savunmaları kapsamında, davalı şirket nezdinde bulunan defter ve kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılamadığı, eldeki delillerle işbu davanın sübut bulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili istinaf etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, ilk derece mahkemesi kararında yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Davacı vekili 31.05.2019 UYAP havale tarihli dilekçesi ile davadan feragat etmiş, davalı vekili feragate muvafakat etmiştir.

1- Taraflar arasındaki şirket genel kurul kararının iptali davası sonucunda, bölge adliye mahkemesince verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiş ise de, dosyanın Dairemize intikalinden sonra, 28.05.2019 havale tarihli dilekçe ile davacının davadan feragat beyanında bulunduğu anlaşılmaktadır.

6100 sayılı HMK’nın 311. maddesine göre feragat kesin hükmün sonuçlarını doğurur. Bu halde, dava dosyasına temyiz isteminden sonra sunulan feragat dilekçesi değerlendirilerek, yeni bir hüküm oluşturulmak üzere kararın bozulması gerekmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4349 E. 2017/3055 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2018/5720 E.  ,  2019/6626 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 18/10/2017 tarih ve 2016/748 E- 2017/954 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nce verilen 27/09/2018 tarih ve 2018/225 E. - 2018/945 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin, %10 oranında davalı şirketin ortağı olduğunu, davalı şirketin 15/03/2016 tarihli 2015 yılına ilişkin genel kurul toplantısında alınan 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10 ve 11 numaralı kararlarının yokluk ve butlanla malul olduğunu ileri sürerek, anılan genel kurul kararlarının yokluk ve butlan nedeniyle hükümsüz olduğunun tespitine ve iptaline karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili, davacının, davalı şirketin ortağı olduğu gibi aynı zamanda maaşlı çalışanı olduğunu, esasen davalı şirketin yetkilisi Mete Özdemir'in davacıya güvenip optik sektöründe istihdam ettiğini, pazarlama bölümü yetkilisi yapıldığını, hiçbir bedel almadan kendisine %10 hisse verildiğini, davacının ortağı olduğu, davalı şirketin 2015 yılına ilişkin 15/03/2016 tarihli genel kurul kararlarının bir kısmının iptalini talebinin hukuki mesnetten ve iyiniyetten yoksun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesince, dosya kapsamına göre, davacı vekiline 01/03/2017 tarihli ara karar uyarınca bilirkişi ücretini yatırması için kesin süre verildiği, davalı vekilince, belirlenen kesin sürede bilirkişi ücretinin yatırılmadığı, bu nedenlerle, tarafların iddia ve savunmaları kapsamında, davalı şirket nezdinde bulunan defter ve kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılamadığı, eldeki delillerle işbu davanın sübut bulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili istinaf etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, ilk derece mahkemesi kararında yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Davacı vekili 31.05.2019 UYAP havale tarihli dilekçesi ile davadan feragat etmiş, davalı vekili feragate muvafakat etmiştir.

1- Taraflar arasındaki şirket genel kurul kararının iptali davası sonucunda, bölge adliye mahkemesince verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiş ise de, dosyanın Dairemize intikalinden sonra, 28.05.2019 havale tarihli dilekçe ile davacının davadan feragat beyanında bulunduğu anlaşılmaktadır.

6100 sayılı HMK’nın 311. maddesine göre feragat kesin hükmün sonuçlarını doğurur. Bu halde, dava dosyasına temyiz isteminden sonra sunulan feragat dilekçesi değerlendirilerek, yeni bir hüküm oluşturulmak üzere kararın bozulması gerekmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 23/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/546315200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.