Infazda tereddüt
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/4492 E. 2019/6325 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
infazda tereddüt↗ istinaf başvurusunun reddi↗ tescilsiz tasarım↗ infaz↗ hmk 353(1)b-2↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince, davacının inhisari lisans hakkına sahip olduğu TPMK'nın nezdinde 2006/04178, 2006/01366, 2006/05987, 2007/04908 sayı ile tescilli endüstriyel tasarımlar ile davalı ... tarafından kullanılan aydınlatma direkleri arasında endüstriyel tasarım hakkını ihlal eden şekilde bir benzerlik bulunmadığı, davacı tarafın endüstriyel tasarımına vaki herhangi bir tecavüzün söz konusu olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf isteminde bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, ek rapor aldırılarak karşılaştırılan ürünler ile davacı tasarımları arasında kısmi benzerlik olmasına rağmen farklılıkları tasarımı geliştirme açısından seçenek özgürlüğü ve tasarımı tanıyan kullanıcı gözüyle incelendiğinden tasarımlar arasında tescilli tasarım hakkını ihlal eden benzerlik bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, tasarıma tecavüzün durdurulması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin istinaf yoluna başvurması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, ilk derece yargılamasında eksiklik görülerek tasarımlar arasındaki benzerlik incelemesinin bilgilenmiş kullanıcı nezdinde yapılması için ek rapor alınarak davalı kullanımlarının davacı tasarımlarına tecavüz teşkil etmediği gerekçesi ile istinaf isteminin HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. Ancak, 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca yargılamada eksiklik bulunmadığının ve kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediğinin anlaşılması karşısında istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesi gerekir. Başka bir anlatımla ilk derece mahkeme kararının usul veya esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılması üzerine başvurunun esastan reddine karar verilmesi gerekir. Bölge Adliye Mahkemesince az önce de açıklandığı üzere yargılamasında eksiklik görülerek ek rapor alınmıştır. Bu durumda yargılama eksikliklerinin varlığı karşısında esastan yeni bir karar verilmesi gerekmektedir. Aksi halde, incelenen kararda olduğu gibi, bir yandan kararın gerekçesinde yargılama eksikliğine ve bunun giderildiğine değinilirken, bir yandan da ancak ilk derece yargılamasında usul ve yasaya hiçbir aykırılık bulunmayan hallerde verilmesi gereken istinaf başvurusunun esastan reddi biçimindeki hüküm fıkrası arasında çelişki ve infazda tereddüt oluşacağı, bu durumun ise kanuna açık aykırılık nedeniyle re’sen bozma nedeni teşkil edeceği açıktır. Bu nedenle, Bölge Adliye Mahkemesince yeniden esas hakkında bir karar tesis edilmesi gerekirken, HMK m. 353/1-b-1 kapsamında istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın öncelikle bu nedenle ve HMK’nın 369/1. ve 371. maddeleri uyarınca bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6785 E. 2022/325 K.
Ortak:tescilsiz tasarım
İncelediğiniz karardaBölge Adliye Mahkemesince, ek rapor aldırılarak karşılaştırılan ürünler ile davacı tasarımları arasında kısmi benzerlik olmasına rağmen farklılıkları tasarımı geliştirme açısından seçenek özgürlüğü ve tasarımı tanıyan kullanıcı gözüyle incelendiğinden tasarımlar arasında «tescilli tasarım» hakkını ihlal eden benzerlik bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… mi benzerlik olmasına rağmen farklılıkları tasarımı geliştirme açısından seçenek özgürlüğü ve tasarımı tanıyan kullanıcı gözüyle incelendiğinden tasarımlar arasında «tescilli tasarım» hakkını ihlal eden benzerlik bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
… mi benzerlik olmasına rağmen farklılıkların tasarımı geliştirme açısından seçenek özgürlüğü ve tasarımı tanıyan kullanıcı gözüyle incelendiğinde tasarımlar arasında «tescilli tasarım» hakkını ihlal eden benzerlik bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca esastan kabulü ile ilk derece ma …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:münhasırlık · ayırt edicilik · eksik inceleme · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesince alınan ek bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının kullandığı aydınlatma direğinin, davacının «münhasır» lisans sahibi olduğu endüstriyel tasarıma benzemediği, ayrıntılarda farklılık olduğu benimsenerek dava reddedilmişse de, 554 sayılı KHK’nın 7. maddesinin «son» fıkrası gereğince «ayırt ediciliğin» değerlendirilmesinde birbiri ile kıyaslanan tasarımların ilke olarak farklılıklarından çok ortak özelliklerinin değerlendirilmesi gerekmektedir.
… oluşturulacak ve aralarında üniversitelerin endüstriyel tasarım bölümünden seçilecek bir bilirkişinin de bulunduğu heyetten 554 sayılı KHK’nın ilgili 7. maddesinin «son» fıkrası ve davacının endüstriyel tasarım tescil belgesinin dayandığı tarifnamedeki özellikler ile davalının kullandığı aydınlatma direkleri karşılaştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile «eksik incelemeye» dayalı karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/4492 E. , 2019/6325 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 23/03/2017 tarih ve 2016/74 E.- 2017/196 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 03/07/2018 tarih ve 2017/1447 E.- 2018/1146 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 2006/04178 tescil numaralı "Aydınlatma Direği", 2006/01366 tescil numaralı "Dış Mekan Aydınlatma Armatürü", 2006/05987 tescil numaralı "Aydınlatma Armatürü" ve 2007/04908 tescil numaralı "Dış Mekan Aydınlatma Armatürü" adlı endüstriyel tasarım tescilleri üzerinde inhisari lisans hakkına sahip olduğunu, davalı belediyenin müvekkili şirketin inhisari lisans haklarını elinde bulundurduğu endüstriyel tasarımları izinsiz kullandığını ileri sürerek 2006/04178, 2006/01366, 2006/05987, 2007/04908 tescil numaraları ile tescilli olan tasarımlara tecavüz teşkil eden eylemlerinin durdurulmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, dava konusu yapılan aydınlatmaların müvekkilince ihbar olunan şirketlere ihale edildiği, bu nedenle sorumluluğu bulunmadığını, ayrıca davacının inhisari lisans hakkı bulunduğu iddia edilen tasarımlar ile dava konusu aydınlatmaların benzer bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, davacının inhisari lisans hakkına sahip olduğu TPMK'nın nezdinde 2006/04178, 2006/01366, 2006/05987, 2007/04908 sayı ile tescilli endüstriyel tasarımlar ile davalı ... tarafından kullanılan aydınlatma direkleri arasında endüstriyel tasarım hakkını ihlal eden şekilde bir benzerlik bulunmadığı, davacı tarafın endüstriyel tasarımına vaki herhangi bir tecavüzün söz konusu olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf isteminde bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, ek rapor aldırılarak karşılaştırılan ürünler ile davacı tasarımları arasında kısmi benzerlik olmasına rağmen farklılıkları tasarımı geliştirme açısından seçenek özgürlüğü ve tasarımı tanıyan kullanıcı gözüyle incelendiğinden tasarımlar arasında tescilli tasarım hakkını ihlal eden benzerlik bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, tasarıma tecavüzün durdurulması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin istinaf yoluna başvurması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, ilk derece yargılamasında eksiklik görülerek tasarımlar arasındaki benzerlik incelemesinin bilgilenmiş kullanıcı nezdinde yapılması için ek rapor alınarak davalı kullanımlarının davacı tasarımlarına tecavüz teşkil etmediği gerekçesi ile istinaf isteminin HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. Ancak, 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca yargılamada eksiklik bulunmadığının ve kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediğinin anlaşılması karşısında istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesi gerekir.
Başka bir anlatımla ilk derece mahkeme kararının usul veya esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılması üzerine başvurunun esastan reddine karar verilmesi gerekir. Bölge Adliye Mahkemesince az önce de açıklandığı üzere yargılamasında eksiklik görülerek ek rapor alınmıştır. Bu durumda yargılama eksikliklerinin varlığı karşısında esastan yeni bir karar verilmesi gerekmektedir. Aksi halde, incelenen kararda olduğu gibi, bir yandan kararın gerekçesinde yargılama eksikliğine ve bunun giderildiğine değinilirken, bir yandan da ancak ilk derece yargılamasında usul ve yasaya hiçbir aykırılık bulunmayan hallerde verilmesi gereken istinaf başvurusunun esastan reddi biçimindeki hüküm fıkrası arasında çelişki ve infazda tereddüt oluşacağı, bu durumun ise kanuna açık aykırılık nedeniyle re’sen bozma nedeni teşkil edeceği açıktır.
Bu nedenle, Bölge Adliye Mahkemesince yeniden esas hakkında bir karar tesis edilmesi gerekirken, HMK m. 353/1-b-1 kapsamında istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın öncelikle bu nedenle ve HMK’nın 369/1. ve 371. maddeleri uyarınca bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının re’sen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 09/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/546243900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz