6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Kesinleşen kararla belirlenen kusur oranının rücu davasında bağlayıcılığı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/5836 E. 2019/6778 K. ·

OnandıKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Sigorta

Gerekçe özeti

Önceki dava ile davalının zarardan sorumluluğu belirli bir kusur oranı üzerinden kesinleştiyse, halef sigortacının açtığı rücu davasında bu oran esas alınır ve aksi yöndeki bilirkişi raporuna itibar edilerek daha düşük bir orana hükmedilemez. Dayanak ilamın icraya konulması için kesinleşmesi gerekmez. Ayrıca sigortalı ile taşıyıcı arasındaki sözleşmedeki sorumsuzluk şartının geçersizliğine ilişkin hüküm kesinleşmişse, bu husus rücu davasında yeniden tartışılamaz ve kesinleşen bu tespit halef sigortacı bakımından da geçerlidir.

Ele alınan sorunlar

Kesinleşen kararla belirlenen kusur oranının rücu davasında esas alınması → kabul

İddia: Davalı, önceki dava kararının kesinleşmediğini, kendisine atfedilecek bir kusur bulunmadığını ve hasarın yüklemeden kaynaklandığını savunmuştur.

Gerekçe: Kesinleşen mahkeme kararıyla davalının oluşan zarardan sorumluluğu %75 üzerinden tahakkuk ettirildiğinden, belirlenen tutarın %50'sine hükmedilemez ve aksi yöndeki bilirkişi raporuna itibar edilemez. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)

İlamlı takip için kararın kesinleşmesinin gerekip gerekmediği → kabul

İddia: Davalı, dayanak ilamın kesinleşmediğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Dayanak ilamın icraya konulması için kesinleşmesi gerekmez. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)

Sorumsuzluk şartının geçersizliğine ilişkin kesinleşen hükmün sigortacı bakımından geçerliliği → kabul

İddia: Davalı, davacının sigortalısı ile arasında taşıma sözleşmesi bulunduğunu, sözleşmedeki sorumsuzluk şartı gereği sorumlu olmadığını savunmuştur.

Gerekçe: Davacının sigortalısı ile davalı arasındaki sözleşmede yer alan sorumsuzluk şartının davacının sigortalısını bağlamadığına ilişkin hüküm onanarak kesinleştiğinden bu husus artık tartışılamaz; bu durum sigortacı yönünden de geçerlidir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Önceki kararla kesinleşen kusur oranının ve sorumsuzluk şartının geçersizliğine ilişkin kesinleşen hükmün halef sigortacının rücu davasında bağlayıcı olduğu ve ilamlı takip için kesinleşmenin gerekmediği yönündeki tespitler bakımından emsal değer taşır; Yargıtay onaması ile pekişmiştir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
halefiyet (rücu) kesin hüküm / kesinleşen kusur oranı sorumsuzluk (mesuliyetsizlik) anlaşması itirazın iptali ilamlı takip icra inkâr tazminatı likit alacak

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2018/5836 E.  ,  2019/6778 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 20/06/2017 tarih ve 2016/203 E. - 2017/448 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 11/10/2018 tarih ve 2018/192 E. - 2018/1221 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili; müvekkilinin sigortalısının Bursa'dan satın aldığı makine ve malzemeleri İstanbul'daki adresine nakli esnasında oluşabilecek rizikolara karşı 31.07.2012 tarihli nakliyat emtia sigorta poliçesiyle 76.036,64 TL üzerinden sigortalandığını, sigortalı emtianın davalının sorumluluğunda iken 01.08.2012 tarihinde hasara maruz kalması sonucu dava dışı şirketin müvekkili ile davalı aleyhine açtığı dava sonucunda İstanbul 13.Asliye Ticaret Mahkemesinin 03.11.2014 tarih ve 2014/413 esas 2014/343 karar sayılı ilamı ile Bakırköy 3.İcra Dairesinin 2014/18393 esas sayılı dosyası ile icraya konulması üzerine müvekkili tarafından anılan icra dosyasına 13.01.2015 tarihinde 103.463,14 TL ödendiğini, icra dosyasına ödenen miktarın tamamının tahsili için halef olarak zarardan sorumlu davalı aleyhine rücuen Büyükçekmece 2.

İcra Dairesinin 2015/1835 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, ancak davalının takibe haksız şekilde itiraz ettiğini ileri sürerek icra takibine vaki davalı itirazının iptaliyle takibin devamını, icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili; İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/413 esas sayılı dosyasında verilen kararın kesinleşmediğini, davacının sigortalısı Karteks Çelik Eşya San. ve Tic. Ltd. Şti ile müvekkili arasında taşıma sözleşmesi akdedildiğini, müvekkiline atfedilecek bir kusur olmadığını, kazanın müvekkilinin kusurundan kaynaklanmadığını, 3. kişininmakineyi taşıyacak olan vince taşıma aparatını tekniğine uygun şekilde takmadığından dava konusu kazanın vuku bulduğunu, hasarın yüklemeden kaynakladığını, taşınan makineyi vince bağlayan aparatın davacının sigortalısı tarafından takıldığını, taşıma sözleşmesinin 3. maddesinde anılan sigortalının sorumluluğunu üstüne aldığını, taşıma sözleşmesinin ilgili maddesi gereği davalının sorumsuzluğunu getiren madde hükmünün geçerliliğine yönelik itirazın yerinde olmadığını, müvekkilinin sigortacısının nihai sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/413 esas, 2014/413 karar sayılı ilamının onama ilamıyla kesinleştiği, taraflara atfedilecek kusur ve sorumsuzluk anlaşmasının hükümsüzlüğünün tesbit edildiği ve davalı taşıyıcının hasar nedeniyle %75 oranında kusurlu olduğu hususunda kesin hüküm teşkil ettiği, dava dışı Karteks firmasının sigortacısı olan davacının takip doyasına ödediği tutarın tamamı için davalıya rücu edemeyeceği, davacının İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin hasar bedeli olarak hükmettiği 60.000 TL için sigortacı sıfatıyla hasar sorumlusu taşıyıcı davalıya rücu edebileceği, hükmün ferileri için her ikisi de faiz işlemesine, dava açılmasına ve takip yapılmasına sebebiyet verdiklerinden davacı ve davalının eşit oranda sorumlu oldukları, bu nedenle davacının hasar bedeline haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek faiz, mahkemece hükmedilen yargılama gideri ve ilamlı takip giderlerinin yarısı oranında davalıya rücu edebileceği, Bakırköy 3.İcra Dairesinin 2014/18393 esas sayılı dosyasında yer alan kapak hesabına göre davacının dayanak ilamda hükmedilen hasar bedeli olan 60.000 TL’nin tamamından, işlemiş faiz ve yargılama giderlerinin yarısı olan 14.644,81 TL ile kapak hesabının fer'ilerinin yarısı olan 7.086,77 TL toplamı 81.731,58-TL için davalıya rücu edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, Büyükçekmece 2.

İcra Müdürlüğünün 2015/1835 esas sayılı takip dosyasına vaki itirazın kısmen iptaliyle takibin 81.731,58 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yılık % 10,50 oranından başlamak üzere değişen oranlarda avans faizi işletilerek devamına, alacağın likit olması nedeniyle hükmolunan miktarın takdiren % 20 'si tutarı icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmiştir.

Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; davalı vekilinin istinaf başvurusunun, kesinleşen mahkeme kararıyla davalının oluşan zarardan sorumluluğunun % 75 üzerinden tahakkuk ettirildiği, buna göre belirlenen tutarın %50’sine hükmedilemeyeceği, aksi yöndeki bilirkişi raporuna itibar edilemeyeceği, takip talebinde faiz de talep edildiğinden talep aşımının bulunmadığı, İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/413 esas, 2014/413 karar sayılı ilamının icraya konulması için kesinleşmesinin gerekmediği, davacının sigortalısı ile davalı arasındaki sözleşmede yer alan sorumsuzluk şartının davacının sigortalısını bağlamadığına ilişkin hükmün onanarak kesinleştiğinden tartışılmayacağı, bu durumun sigortacı yönünden de geçerli olduğu, alacağı likit olduğu, ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve esas yönünden kanuna uygun olduğu gerekçesiyle esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4.187,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 04/11/2019 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/545921900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/192 E. 2018/1221 K.

Sigortacının rücu talebinde sorumluluk oranı ve kesinleşmiş kararın etkisi

Gerekçe özeti

Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde TTK 1472/1 uyarınca hukuken sigortalının yerine geçer ve sigortalının sorumlulara karşı dava hakkı, ödediği bedel kadar sigortacıya intikal eder. Kesinleşmiş bir mahkeme kararında sorumluların kusur oranları ayrı ayrı belirlenmiş ve sigortalıya izafe edilebilecek kusur oranı düşülerek belirlenen tazminat tutarı, davalının kusur oranına göre hükmedilmişse, bu tutarın ayrıca bir oranla (örn. 1/2) sınırlandırılmasının dayanağı yoktur; sigortacı, ödediği asıl alacak tutarının tamamı için rücu edebilir. Buna karşılık, her ikisi de mütemerrit ve faiz ödemekle yükümlü olan taraflar arasında hükmün ferilerinin (faiz, yargılama giderleri) TBK 167/1 uyarınca paylaştırılması mümkündür. Takip talebinde faiz istenmiş olması halinde, itirazın iptali kararıyla faize de hükmedilmesi talebin aşılması sayılmaz. İlamın icraya konu edilebilmesi için kesinleşmiş olması şart değildir; ödeme veya icraya konulma tarihinde kesinleşmemiş olması, ödemeden sorumluluğu ortadan kaldırmaz. Sorumluluk sigortacısına başvurmadan asıl sorumluya rücu edilmesi de mümkündür. Sözleşmedeki sorumsuzluk şartının sigortalıyı bağlamadığına ilişkin kesinleşmiş bir karar varsa, bu husus sigortalının halefi olan sigortacı yönünden de yeniden tartışılamaz.

Emsal değeri

TTK 1472/1 uyarınca halefiyet yoluyla rücu edilecek tutarın, kesinleşmiş bir kararda sorumluların kusur oranına göre belirlenmiş tazminat tutarının tamamı olduğu, buna ek olarak ayrıca bir oranlama (bilirkişi raporundaki 1/2 oranı gibi) yapılamayacağı hususunda ve kesinleşmiş kararla belirlenen sorumsuzluk anlaşmasının geçersizliğinin sigortalının halefi sigortacıyı da bağladığı hususunda emsal değer taşımaktadır.

Kavramlar: rücuen tazminat halefiyet sorumsuzluk anlaşması kesin hüküm itirazın iptali icra inkar tazminatı müteselsil sorumluluk kusur oranı

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/192

KARAR NO 2018/1221

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 20/06/2017

NUMARASI 2016/203 Esas 2017/448 Karar

DAVA

Tazminat (Rücuen Tazminat)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 11/10/2018 (28/10/2018 yazım tarihli )

Davanın kısmen kabulüne ilişkin hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili;davacı şirketin sigortalısının Bursa'dan satın aldığı makine ve malzemeleri İstanbul'daki adresine nakli esnasında oluşabilecek rizikolara karşı 31/07/2012 tarih ve 0001-0571802 numaralı nakliyat emtia sigorta poliçesi ile 76.036,64 TL sigorta bedeli ile sigortaladığını, sigortalı emtianın davalının sorumluğunda iken 01/08/2012 tarihinde hasara maruz kalması sonucu dava dışı şirketin davacı sigorta şirketi ile davalı aleyhine açtığı dava sonucunda İstanbul 13.Asliye Ticaret Mahkemesinin 03/11/2014 tarih ve 2014/413 E.-2014/343 K.sayılı kararının davalılar aleyhine Bakırköy 3.İcra Dairesinin 2014/18393 E.sayılı dosyası ile icraya konulması üzerine davacı tarafından dosyaya 13/01/2015 tarihinde 103.463,14-TL ödendiğini, icra dosyasına ödenen miktarın tamamının tahsili için davalı taşıyıcı aleyhine icra takibi başlattıklarını ,ancak davalının takibe itiraz ettiğini bildirerek itirazın iptali ile takibin devamına icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; İst.

13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/413 esas.sayılı dosyasında verilen kararın kesinleşmediğini,davacının sigortalısı dava dışı 3.kişi sigortalatan ... Tic.Ltd.Şirketi ile müvekkil şirket arasında taşıma sözleşmesi akdedildiğini, davalıya atfedilecek bir kusur olamayacağını, maddi hasarlı kazanın müvekkilin kusurundan kaynaklanmadığını, 3.kişinin makineyi taşıyacak olan vince taşıma aparatını tekniğine uygun şekilde takmadığından dava konusu kazanın vuku bulduğunu, taşıma sözleşmesinin ilgili maddesi gereği davalının sorumsuzluğunu getiren madde hükmünün geçerliliğine yönelik itirazın yerinde olmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, İstanbul 13 ATM'nin 2014/413 Esas, 2014/413 karar sayılı ilamının Yargıtay"ca onanarak kesinleştiği, taraflara atfedilecek kusur ve sorumsuzluk anlaşmasının hükümsüzlüğünü tesbit edildiği ve davalı taşıyıcının hasar nedeniyle %75 oranında kusurlu olduğu hususunda kesin hüküm teşkil ettiği, öte yandan dava dışı ... firmasının sigortacısı olan davacının takip doyasına ödediği tutarın tamamı için davalıya rücu edemeyeceği,davacının İstanbul 13 ATM'nin hasar bedeli olarak hükmettiği 60.000-TL için sigortacı sıfatıyla hasar sorumlusu taşıyıcı davalıya rücu edebileceği, hükmün ferileri için her ikisi de faiz işlemesine, dava açılmasına ve takip yapılmasına sebebiyet verdiklerinden davacı ve davalının eşit oranda sorumlu oldukları, bu nedenle davacının hasar bedeline haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek faiz, mahkemece hükmedilen yargı gideri ve ilamlı takip giderlerinin yarısı oranında davalıya rücu edebileceği Bakırköy ...İcra Dairesinin...

Esas sayılı dosyasında yer alan kapak hesabına göre davacının; dayanak ilamda hükmedilen hasar bedeli olan 60.000-TLnin tamamından , işlemiş faiz ve yargılama giderlerinin(29.289,61-TL) yarısı 14.644,81-TL ile kapak hesabının fer'ilerinin(14.173,53-TL) yarısı olan 7.086,77-TL toplamı 81.731,58-TL için davalıya rücu edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, Büyükçekmece .. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile , takibin 81.731,58- TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yılık % 10,50 oranından başlamak üzere değişen oranlarda avans faizi işletilerek devamına, Alacak likit bulunduğundan haksız itiraz nedeniyle hükmolunan miktarın takdiren % 20 'si tutarı icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili; davacının faiz istemi olmadığı halde faiz işletilmesine karar verildiğini, alacak likit olmamasına rağmen icra inkar tazminatına hükmedildiğini, İstanbul 13.ATMnin 2014/413 esas sayılı dosyasının kesinleşmediğini, asıl alacak üzerinden davalı müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmemesin de yasaya aykırı olduğunu, sözleşmenin 3 nolu maddesi gereği davacının zararını müvekkilinden tahsil etmesini gerektirecek hukuki bir dayanağının olmadığını,, bilirkişi raporunda belirtilen hususların dikkate alınmadığını, müvekkilinin olayın tek sorumlusu olarak addedildiğini, gerekçe ile hüküm arasında çelişki olduğunu,mahkeme aksi kanaatte olsa dahi alacağın yarısından fazlasına hükmedemeyeecğini belirterek kararın kaldırılarak davanın reddini talep etmiştir.

GEREKÇE

Sigortalı tarafından sorumluluk sigortacısı dosya davacısı ve taşımayı yapan şirket davalı aleyhinde açtığı dava İst.

13. ATM 03/11/2014 tarih ve 2014/413 E-2014/343 K sayılı kararı ile karara bağlanmış ve davalı taşıyıcının dava konusu hasardan % 75 oranında sorumlu olduğu, sorumlu olduğu 60.000 TL nin hasar tarihinden itibaren faiz işletilerek davalılar tarafından müteselsilen davacıya ödenmesine karar verildiği, davalı taşıyıcı ile sigortalının 01/01/2012 tarihli sorumsuzluk anlaşmasının geçersiz olduğunun Yargıtay onama kararı ile belirlendiği-kesinleştiği anlaşılmaktadır.Davacının karara bağlanan tutarı, Bakırköy... İcra Dairesinin .... esas sayılı icra dairesine ödediği ve davalıya rücuu için Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlattığı , itiraz üzerine eldeki davayı açtığı,Mahkemenin , İst.

13. ATM 'nin 2014/413 sayılı dosyasında hükmolunan 60.000-TL hasar bedelinin tamamı ile hükmün ferilerinin yarısından davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle bu kısımlar bakımından 1/2 oranında rücu edebileceği kabul edilerek yarı oranında alacak için itirazın iptaline karar verdiği anlaşılmaktadır.TTK nun 1472-(1) maddesine göre sigortacı ,sigorta tazminatını ödediğinde ,hukuken sigortalının yerine geçer .Sigortalının ,gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak tazmin ettiği bedel kadar ,sigortacıya intikal eder. Sigortalı tarafından dosya davacısı sigorta şirketi ile taşıyıcı hakkında açılmış bulunan tazminat davasın da sigortacının akde aykırı davranarak teminat verdiği hasarı ödemediği ;bu dava da sigortalı ve davalı taşıyıcının kusur oranlarının ayrı ayrı belirlendiği ve davacı sigorta şirketine de izafe edilebilecek sigortalının kusur oranı düşülmek suretiyle geriye kalan 60.000-TL tazminatın hasar tarihinden itibaren faiz işletilerek davalı taşıyıcıdan ve davacının sigortacısından tahsiline karar verilmekle davalı taşıyıcının kusuru oranına göre tazminata hükmedildiğinden , dosyada alınan bilirkişi raporundaki takibe konu tutarın 1/2 sinden davalının sorumlu olduğu yönündeki kanaatin bir dayanağı yoktur.

Davacının sigortalısının (çalışanının) oluşan hasardan % 25 oranında kusurlu olduğu zaten mahkemece belirlenmiş ve davalının sorumluluğu % 75 üzerinden tahakkuk ettirilmiştir. % 75 oranında sorumlu olunan tutarın bir de % 50 sine hükmedilmesi gerektiği yönündeki bilirkişi görüşü ve bu hususa yönelik davalı vekilinin istinaf sebebi yerinde değildir.

Elde ki dava itirazın iptali davası olup, dava dilekçesinde faiz talebi olmadığı halde talebi aşar şekilde hüküm verildiğine ilişkin ileri sürülen sebeb ; takip talebinde faiz istendiği, davalının borcun tamamına yönelik itirazı faizi de kapsadığından itirazın iptali kararıyla birlikte faizin ne şekilde işletileceğine ilişkin karar, talebin aşılması sayılamayacağından yerinde görülmemiştir.

İst.

13. ATM 'nin 2014/413 esas sayılı kararının icraya konu edilebilmesi için kesinleşmesine gerek bulunmamaktadır.Ödeme tarihinde veya ilamın icraya konulduğu tarihte kesinleşmemiş olması davalının yapılan ödemeden sorumlu olmadığı sonucuna yol açmaz. Davalının sorumluluk sigortacısı olan ... Sigorta AŞ ye başvurmadan önce asıl sorumluya rücu etmesi (davalının sigortacısına rücu etmemesi) zorunlu olmadığı gibi, eldeki dava davalının sigortacısına rücuuna da engel olmadığı,itirazın iptaline karar verilen tutar üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden asıl alacak kadar vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkin istinaf nedenleri yerinde değildir.

Davacının sigortalısı ile davalı arasındaki sözleşmede yer alan sorumsuzluk şartının davacının sigortalısını bağlamadığına ilişkin hüküm Yargıtay"ca onanarak kesinleştiğinden tartışılması mümkün değildir. Bu bağlamda davacının sigortalısının davalı ile yaptığı sorumsuzluk anlaşması davacının sigortalısını bağlamıyorsa sigortalısının haklarına halef olan davacı sigortacıyı da bağlamaz. Bu anlamda davalının oluşan hasardan sorumlu olmadığı yönündeki istinaf nedenleri, kesinleşen karar nedeniyle yeniden incelenemeyeceğinden yerinde bulunmamıştır.İst 13 ATM nin kararında davalının % 75 oranında sorumlu olduğu kabul edilerek 60.000-TL üzerinden davalının sorumluluğuna karar verildiğine göre bunu ödeyen davacı sigorta şirketinin bu miktar asıl alacağı kapsayan ödediği tutar üzerinden takibe geçmesi hukuka uygun olup, Mahkemenin takip konusu alacağın içerisinde yer alan 60.000-TL asıl alacağın tamamına hükmetmesi TTK nun 1472 madde hükmüne ve her ikisi mütemerrit olan ve faiz ödemekle yükümlü davalılar arasında hükmün ferilerinin ve faizin 1/2 oranında paylaştırılması ise TBK nun 167-1 hükmüne uygun bulunmaktadır.

Takibe konu alacak ve ferileri kesinleşen mahkeme kararı ile sabit olup, talep belirlenebilir hesaplanabilir bir alacağa ilişkindir.Bu sebeble likit lacağa haksız itiraz nedeniyle davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinde de , isabetsizlik olmadığından davalı vekilinin istinaf nedenleri tümüyle yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM

:Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Davalıdan alınması gereken 5.583,08- TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 1.395,78- TLnin mahsubu ile bakiye 4.187,30 -TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,

Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,

HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.11/10/2018

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.