YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/4202 E. 2019/5804 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mücerretlik↗ ortalama tüketici↗ kötüniyet↗ ayırt edicilik↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince, davacının markalarının “FİT” esas unsurlu oldukları, başvurusunun kapsamında bulunan 30. sınıf ürünlerin davacının markalarının kapsamında yer alan ürünlerle aynı türden olduğu, “FİT” ibaresinin gıda sektöründe yer alan 29, 30 ve 32. mallar bakımından diyet amaçlı zindeliği koruyan ve yüksek kalori içermeyen ürünleri tanıtmak amaçlı kullanıldığı,davacının “FİT” ibareli markalarının 29, 30 ve 32.sınıftaki gıda ürünleri bakımından bu özelliği itibariyle zayıf bir marka olduğu, zayıf markaların ayırt edici gücü yüksek markalar gibi korunmasının mümkün olmadığı, davacının “FİT” ibareli markalarıyla davalının "Fitkolata" ibareli başvurusu arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak genel izlenimde ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, zira markaların bir bütün olarak korunabileceği, karşılaştırma esnasında tescilli marka ile başvuru konusu işaretin parçalara ayrılarak incelenmesinin ve iltibasın bulunup bulunmadığının mücerret bir parçaya bağlı olarak yapılmasının mümkün bulunmadığı, başvuru konusu işaret ile davacı markaları arasında işletmesel bağlantılandırmayı tesis eden herhangi bir unsurun bulunmadığı, başvurunun kötüniyetli olduğunu gösterir bir emare olmadığı, tanınmış markaların da ancak iltibas yaratacak derecede benzerlerine karşı korunabileceği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekilince istinaf isteminde bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, marka başvurusuna yapılan itirazın reddine ilişkin YİDK kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının “FİT” esas unsurlu seri markaları ile davalı başvurusuna konu “FİTKOLATA” ibareli marka arasında karıştırılma ihtimali olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bir markanın ayırt edicilik unsuru ve karıştırılma ihtimali değerlendirilirken markanın ilk başlangıç kısımlarının ortalama tüketici üzerinde daha etkili olacağı gözden uzak tutulmamalıdır.
Somut olayda davalı taraf marka başvurusunda “FİT” ibaresiyle çikolata sözcüğündeki “kolota” ibaresinin birleştirilmesiyle oluşturulduğu, bir başkası adına tescilli markaya bir takım tanımlayıcı ekler eklenerek markaların ayırt edici kılınmasının mümkün olmadığı, mahkemece alınan rapor ve ek raporda da ifade olunduğu üzere “FİT” ibaresinin her iki tarafa ait markalarda da markanın asıl unsurları arasında yer almış olması nedeniyle örtüşen mal ve hizmet sınıfları yönünden karıştırma ihtimalini de içerecek derecede benzer olduğunun kabulü ile hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bu nedenle hükmün temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6243 E. 2023/1170 K.
Ortak:ortalama tüketici · ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… ibareli markalarıyla davalının "Fitkolata" ibareli başvurusu arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak genel izlenimde «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, zira markaların bir bütün olarak korunabileceği, karşılaştırma esnasında tescilli marka ile başvuru konusu işaretin parçalara ayrılarak incelenmesinin ve iltibasın bulunup bulunmadığının «mücerret» bir parçaya bağlı olarak yapılmasının mümkün bulunmadığı, başvuru konusu işaret ile davacı markaları arasında işletmesel bağlantılandırmayı tesis eden herhangi bir unsurun bulunmadığı, başvurunun «kötüniyetli» olduğunu gösterir bir emare olmadığı, tanınmış markaların da ancak iltibas yaratacak derecede benzerlerine karşı korunabileceği gerekçeleriyle davanın reddine kara …
Bir markanın «ayırt edicilik» unsuru ve karıştırılma ihtimali değerlendirilirken markanın ilk başlangıç kısımlarının «ortalama tüketici» üzerinde daha etkili olacağı gözden uzak tutulmamalıdır.
Benzer bu karardaTemyiz Sebepleri Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; «iltibas» tehlikesinin saptanmasında markanın bütünü itibarı ile dikkate alınması gerektiğini, davalı markası ile davacı markaları arasında «ortalama tüketici» nezdinde görsel, işitsel, kavramsal düzeyde ilişkilendirilme ihtimali «dahil» karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik olmadığını, davalı markasında farklı bir şekil unsurunun yer aldığını, "FİT" ibaresinin «ayırt ediciliğinin» düşük olduğunu, «kötü niyet» iddiasının delillendirilmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
… li markalarıyla davalının "SHAKE&FİT+şekil" ibareli başvurusu arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak genel izlenimde «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, davalı markasında FİT ibaresinin yalnız bulunmadığı, "SHAKE&FİT+şekil" ibaresinin bütün olarak bulunduğu, "FİT" ibare …
… ken 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca markalar arasında «iltibasa» yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerektiği, dosya kapsamında görüşüne başvurulan bilirkişilerin raporlarında da belirlediği üzere, davalı ...'ın marka başvurusunun kapsamında bulunan -kararda sayılı- hizmetler ile davacının itirazına mesnet markalarının kapsamında bulunan hizmetler yönünden malların, aynı, benzer, ilişkili olduğu, dolayısıyla anılan 556 sayılı KHK'nın ilgili maddesinin aradığı ilk şart olan emtia benzerliğinin somut uyuşmazlıkta sağlandığı, işaretlerin karşılaştırılmasına gelince, davalının "SHAKE & FIT" ibareli markasında, davacının itirazına mesnet markasının aynen davalının başvurusu içerisinde bulunduğu, "SHAKE" ibaresinin yeterli «ayırt ediciliği» sağlamadığı, taraf markaları arasında ibareler yönünden de iltibas bulunduğu, davalının başvurusunun kapsamında bulunan -kararda sayılı- hizmetler yönünden tarafların markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi çerçevesinde görsel ve işitsel benzelik bulunduğu, Mahkemenin taraf markaları arasında benzerlik olmadığı yönündeki değerlendirmesinin isabetli olmadığı, diğer taraftan, her ne kadar dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğu da ileri sürülmüş ise de bu iddianın ispat edilemediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne, TPMK YİDK'nın 2017-M-7735 sayılı kararının hükümde sayılı hizmetler yönünden iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine, dava konusu 2014/68052 sayılı "SHAKE & FİT" + şekil ibareli marka henüz tescil edilmediğinden hükümsüzlük talebi hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kaldırma ve yeniden hüküm · kötü niyet · dahili dava · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… ken 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca markalar arasında «iltibasa» yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerektiği, dosya kapsamında görüşüne başvurulan bilirkişilerin raporlarında da belirlediği üzere, davalı ...'ın marka başvurusunun kapsamında bulunan -kararda sayılı- hizmetler ile davacının itirazına mesnet markalarının kapsamında bulunan hizmetler yönünden malların, aynı, benzer, ilişkili olduğu, dolayısıyla anılan 556 sayılı KHK'nın ilgili maddesinin aradığı ilk şart olan emtia benzerliğinin somut uyuşmazlıkta sağlandığı, işaretlerin karşılaştırılmasına gelince, davalının "SHAKE & FIT" ibareli markasında, davacının itirazına mesnet markasının aynen davalının başvurusu içerisinde bulunduğu, "SHAKE" ibaresinin yeterli «ayırt ediciliği» sağlamadığı, taraf markaları arasında ibareler yönünden de iltibas bulunduğu, davalının başvurusunun kapsamında bulunan -kararda sayılı- hizmetler yönünden tarafların markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi çerçevesinde görsel ve işitsel benzelik bulunduğu, Mahkemenin taraf markaları arasında benzerlik olmadığı yönündeki değerlendirmesinin isabetli olmadığı, diğer taraftan, her ne kadar dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğu da ileri sürülmüş ise de bu iddianın ispat edilemediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne, TPMK YİDK'nın 2017-M-7735 sayılı kararının hükümde sayılı hizmetler yönünden iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine, dava konusu 2014/68052 sayılı "SHAKE & FİT" + şekil ibareli marka henüz tescil edilmediğinden hükümsüzlük talebi hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; «iltibas» tehlikesinin saptanmasında markanın bütünü itibarı ile dikkate alınması gerektiğini, davalı markası ile davacı markaları arasında «ortalama tüketici» nezdinde görsel, işitsel, kavramsal düzeyde ilişkilendirilme ihtimali «dahil» karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik olmadığını, davalı markasında farklı bir şekil unsurunun yer aldığını, "FİT" ibaresinin «ayırt ediciliğinin» düşük olduğunu, «kötü niyet» iddiasının delillendirilmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/4202 E. , 2019/5804 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 27/09/2017 tarih ve 2016/467 E- 2017/334 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 31/05/2018 tarih ve 2017/1746 E- 2018/641 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “FİT” ibareli 29, 30 ve 32. sınıf ürünleri içeren tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının "Fitkolata" ibareli, 30. sınıf ürünleri içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, müvekkilince iltibas, tanınmışlık ve kötüniyet vakıasına dayanarak başvurunun reddi istemi ile itiraz edildiğini, itirazın YİDK tarafından reddedildiğini, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, kötüniyetli başvurunun tescilinin müvekkilinin FİT esas ve ayırt edici unsurlu markaları ile iltibasa sebebiyet vereceği gibi onların tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını, itibar ve ayırt edici karakterine zarar vereceğini ileri sürerek 30.sınıf ürünler için YİDK kararının iptali ile davalı adına tescil edilen markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini istemiştir.
Davalı TPMK vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket vekili, tescilli markalarla başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının tespitinde işaret ve markanın görsel, sescil ve anlamsal unsurları itibariyle bütünsel olarak analiz edilmeleri gerektiğini, davacı markaları ile davalı başvurusunun konusu olan işaretin farklı olduğunu, bu nedenle ortalama tüketicileri iltibasa düşürmesinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, davacının markalarının “FİT” esas unsurlu oldukları, başvurusunun kapsamında bulunan 30. sınıf ürünlerin davacının markalarının kapsamında yer alan ürünlerle aynı türden olduğu, “FİT” ibaresinin gıda sektöründe yer alan 29, 30 ve 32. mallar bakımından diyet amaçlı zindeliği koruyan ve yüksek kalori içermeyen ürünleri tanıtmak amaçlı kullanıldığı,davacının “FİT” ibareli markalarının 29, 30 ve 32.sınıftaki gıda ürünleri bakımından bu özelliği itibariyle zayıf bir marka olduğu, zayıf markaların ayırt edici gücü yüksek markalar gibi korunmasının mümkün olmadığı, davacının “FİT” ibareli markalarıyla davalının "Fitkolata" ibareli başvurusu arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak genel izlenimde ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, zira markaların bir bütün olarak korunabileceği, karşılaştırma esnasında tescilli marka ile başvuru konusu işaretin parçalara ayrılarak incelenmesinin ve iltibasın bulunup bulunmadığının mücerret bir parçaya bağlı olarak yapılmasının mümkün bulunmadığı, başvuru konusu işaret ile davacı markaları arasında işletmesel bağlantılandırmayı tesis eden herhangi bir unsurun bulunmadığı, başvurunun kötüniyetli olduğunu gösterir bir emare olmadığı, tanınmış markaların da ancak iltibas yaratacak derecede benzerlerine karşı korunabileceği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekilince istinaf isteminde bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, marka başvurusuna yapılan itirazın reddine ilişkin YİDK kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının “FİT” esas unsurlu seri markaları ile davalı başvurusuna konu “FİTKOLATA” ibareli marka arasında karıştırılma ihtimali olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bir markanın ayırt edicilik unsuru ve karıştırılma ihtimali değerlendirilirken markanın ilk başlangıç kısımlarının ortalama tüketici üzerinde daha etkili olacağı gözden uzak tutulmamalıdır.
Somut olayda davalı taraf marka başvurusunda “FİT” ibaresiyle çikolata sözcüğündeki “kolota” ibaresinin birleştirilmesiyle oluşturulduğu, bir başkası adına tescilli markaya bir takım tanımlayıcı ekler eklenerek markaların ayırt edici kılınmasının mümkün olmadığı, mahkemece alınan rapor ve ek raporda da ifade olunduğu üzere “FİT” ibaresinin her iki tarafa ait markalarda da markanın asıl unsurları arasında yer almış olması nedeniyle örtüşen mal ve hizmet sınıfları yönünden karıştırma ihtimalini de içerecek derecede benzer olduğunun kabulü ile hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bu nedenle hükmün temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıdaki bentte bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 25/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/542724500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz