Kıymetli evrakın ziyaı nedeniyle verilen iptal kararının kesin hüküm teşkil etmemesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/4967 E. 2019/6380 K. ·
OnandıKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Kıymetli evrakın ziyaı sebebiyle verilen iptal kararları maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmez; bu nedenle iptal kararı kesinleşmiş olsa dahi çeki elinde bulunduran kişi, iptal kararının iptali istemiyle dava açabilir. Çek üzerinde cirosu bulunmayıp çeki lehtardan satın aldığını ileri süren kişiye karşı, çeki elinde bulundurma sebebini fatura, tahsilat makbuzu ve cari hesap ekstresi gibi belgelerle ticari ilişkiye dayandıran kişi meşru hamil sayılır.
Ele alınan sorunlar
Zayi nedeniyle verilen çek iptali kararının maddi anlamda kesin hüküm teşkil edip etmediği → ret
İddia: Davalı, yasal ilan ve bekleme süresi dolduktan sonra çekin zayi nedeniyle iptaline karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, süresi içinde ilgili mahkemeye müracaat edilmediğini ve kesinleşmiş bir hükmün iptalinin başka mahkemeden istenmesinin yasaya aykırı olduğunu savunmuştur.
Gerekçe: Çekin ibraz tarihinden sonra muhatap bankaya ibraz edildiğine ilişkin yazılmış bir yazı bulunmamakla birlikte, iptal talebine konu çekin ellerinde olduğu ve iptal talebinin reddi gerektiği yönündeki dilekçe ile iptal kararını veren mahkemeye başvurulmuş olduğu görülmüştür. Kıymetli evrakın ziyaı sebebiyle verilen iptal kararları maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmez; çek ibraz edilmiş olduğundan iptal kararının iptali istemi dinlenebilir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Çeki elinde bulunduran davacının meşru hamil olup olmadığı → kabul
İddia: Davalı, çeki lehtardan satış sözleşmesine istinaden aldığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Gerekçe: Davalının çek üzerinde cirosu bulunmayıp çeki lehtardan satış sözleşmesine istinaden aldığını iddia ettiği; buna karşılık davacının çeki elinde bulundurma sebebini bir şirketle olan ticari ilişkisi olarak gösterdiği ve buna ilişkin fatura, tahsilat makbuzu ile cari hesap ekstresini sunduğu anlaşıldığından, davacı olayda meşru hamildir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Kıymetli evrakın ziyaı nedeniyle verilen iptal kararlarının maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmediği ve meşru hamilin bu kararın iptalini isteyebileceği yönündeki tespit bakımından emsal değer taşır; Yargıtay onaması ile pekişmiştir.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- kesin hüküm (kıymetli evrakın ziyaı nedeniyle verilen iptal kararı maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmez)
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kıymetli evrakın ziyaı↗ çek iptali↗ maddi anlamda kesin hüküm↗ meşru hamil↗ ciro↗ ödeme yasağı↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/4967 E. , 2019/6380 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 19/09/2017 tarih ve 2016/966 E- 2017/637 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 28/06/2018 tarih ve 2018/148 E- 2018/787 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirketin Stab Müh. Taah. Dış Tic. Ltd. Şti. ile ticari ilişkisi nedeniyle , 68.000,00 TL alacağına karşılık olarak 11.01.2016 tarihinde makbuz karşılığında Akana Deniz Tek. Ltd. Şti.'ye ait ,ATS Cam ve... Ltd. Şti. lehine yazılı Esin Kılıç ve Stab şirketi cirolu çeki alarak hesaplarına geçirdiğini, Ziraat Bankası A.Ş. Trabzon Girişimci Şubesi’nin 03/07/2016 tarih 0018149 seri nolu 68.000,00 TL'lik çeki tahsil amacıyla bankaya ibraz edilmesi sonrasında çek üzerine İstanbul/Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/374 sayılı dosyasından ödeme yasağı konulduğunun yazıldığını, durumun ilgili mahkemeye bildirildiğinin söylendiğini, davacının bankadan bilgi beklerken mahkemece çekin iptal kararı verildiğini öğrendiklerini, bankanın çekin şubeye ibraz edildiğini mahkemeye bildirmediğini belirterek zayi nedeniyle çekin iptaline ilişkin mahkeme kararının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, mahkemesince yasal ilan ve bekleme süresi dolduktan sonra çekin zayi nedeniyle iptaline karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, süresi içinde ilgili mahkemeye müracaat edilmediğini, kesinleşmiş bir hükmün iptalinin diğer mahkemeden talep edilmesinin yasaya aykırı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Bakırköy 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/374-2017/637 sayılı kararıyla çekin zayi nedeniyle iptaline karar verildiğini, çekin ibraz tarihinden sonra muhatap bankaya ibraz edildiğine ilişkin yazılmış herhangi bir yazı bulunmadığı, Çözüm şirketi tarafından iptal talebine konu çekin ellerinde olduğunu ve iptal talebinin reddine karar verilmesi isteğini içeren 14/10/2016 tarihli dilekçe ile mahkemesine başvurulmuş olduğunun görüldüğü, kıymetli evrakın ziyaı sebebiyle verilen iptal kararlarının maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmediği, çekin ibraz edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, çekin zayi nedeniyle iptaline ilişkin Bakırköy 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/374-2017/637 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili istinaf etmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, davalının çek üzerinde cirosu olmayıp lehtardan satış sözleşmesine istinaden aldığını iddia ettiği, davacının çeki elinde bulundurma sebebini Stab .şirketi ile olan ticari ilişkisi olarak gösterdiği, buna ilişkin fatura, tahsilat makbuzu ve cari hesap ekstresinin sunulduğu, davacının olayda meşru hamil olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 8,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 09/10/2019 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/542660700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz