6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Kıymetli evrakın ziyaı nedeniyle verilen iptal kararının kesin hüküm teşkil etmemesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/4967 E. 2019/6380 K. ·

OnandıKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)

Gerekçe özeti

Kıymetli evrakın ziyaı sebebiyle verilen iptal kararları maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmez; bu nedenle iptal kararı kesinleşmiş olsa dahi çeki elinde bulunduran kişi, iptal kararının iptali istemiyle dava açabilir. Çek üzerinde cirosu bulunmayıp çeki lehtardan satın aldığını ileri süren kişiye karşı, çeki elinde bulundurma sebebini fatura, tahsilat makbuzu ve cari hesap ekstresi gibi belgelerle ticari ilişkiye dayandıran kişi meşru hamil sayılır.

Ele alınan sorunlar

Zayi nedeniyle verilen çek iptali kararının maddi anlamda kesin hüküm teşkil edip etmediği → ret

İddia: Davalı, yasal ilan ve bekleme süresi dolduktan sonra çekin zayi nedeniyle iptaline karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, süresi içinde ilgili mahkemeye müracaat edilmediğini ve kesinleşmiş bir hükmün iptalinin başka mahkemeden istenmesinin yasaya aykırı olduğunu savunmuştur.

Gerekçe: Çekin ibraz tarihinden sonra muhatap bankaya ibraz edildiğine ilişkin yazılmış bir yazı bulunmamakla birlikte, iptal talebine konu çekin ellerinde olduğu ve iptal talebinin reddi gerektiği yönündeki dilekçe ile iptal kararını veren mahkemeye başvurulmuş olduğu görülmüştür. Kıymetli evrakın ziyaı sebebiyle verilen iptal kararları maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmez; çek ibraz edilmiş olduğundan iptal kararının iptali istemi dinlenebilir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)

Çeki elinde bulunduran davacının meşru hamil olup olmadığı → kabul

İddia: Davalı, çeki lehtardan satış sözleşmesine istinaden aldığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

Gerekçe: Davalının çek üzerinde cirosu bulunmayıp çeki lehtardan satış sözleşmesine istinaden aldığını iddia ettiği; buna karşılık davacının çeki elinde bulundurma sebebini bir şirketle olan ticari ilişkisi olarak gösterdiği ve buna ilişkin fatura, tahsilat makbuzu ile cari hesap ekstresini sunduğu anlaşıldığından, davacı olayda meşru hamildir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Kıymetli evrakın ziyaı nedeniyle verilen iptal kararlarının maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmediği ve meşru hamilin bu kararın iptalini isteyebileceği yönündeki tespit bakımından emsal değer taşır; Yargıtay onaması ile pekişmiştir.

Usul tespitleri

Dava şartı
kesin hüküm (kıymetli evrakın ziyaı nedeniyle verilen iptal kararı maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmez)

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kıymetli evrakın ziyaı çek iptali maddi anlamda kesin hüküm meşru hamil ciro ödeme yasağı

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2018/4967 E.  ,  2019/6380 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 19/09/2017 tarih ve 2016/966 E- 2017/637 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 28/06/2018 tarih ve 2018/148 E- 2018/787 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davacı şirketin Stab Müh. Taah. Dış Tic. Ltd. Şti. ile ticari ilişkisi nedeniyle , 68.000,00 TL alacağına karşılık olarak 11.01.2016 tarihinde makbuz karşılığında Akana Deniz Tek. Ltd. Şti.'ye ait ,ATS Cam ve... Ltd. Şti. lehine yazılı Esin Kılıç ve Stab şirketi cirolu çeki alarak hesaplarına geçirdiğini, Ziraat Bankası A.Ş. Trabzon Girişimci Şubesi’nin 03/07/2016 tarih 0018149 seri nolu 68.000,00 TL'lik çeki tahsil amacıyla bankaya ibraz edilmesi sonrasında çek üzerine İstanbul/Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/374 sayılı dosyasından ödeme yasağı konulduğunun yazıldığını, durumun ilgili mahkemeye bildirildiğinin söylendiğini, davacının bankadan bilgi beklerken mahkemece çekin iptal kararı verildiğini öğrendiklerini, bankanın çekin şubeye ibraz edildiğini mahkemeye bildirmediğini belirterek zayi nedeniyle çekin iptaline ilişkin mahkeme kararının iptaline karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili, mahkemesince yasal ilan ve bekleme süresi dolduktan sonra çekin zayi nedeniyle iptaline karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, süresi içinde ilgili mahkemeye müracaat edilmediğini, kesinleşmiş bir hükmün iptalinin diğer mahkemeden talep edilmesinin yasaya aykırı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Bakırköy 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/374-2017/637 sayılı kararıyla çekin zayi nedeniyle iptaline karar verildiğini, çekin ibraz tarihinden sonra muhatap bankaya ibraz edildiğine ilişkin yazılmış herhangi bir yazı bulunmadığı, Çözüm şirketi tarafından iptal talebine konu çekin ellerinde olduğunu ve iptal talebinin reddine karar verilmesi isteğini içeren 14/10/2016 tarihli dilekçe ile mahkemesine başvurulmuş olduğunun görüldüğü, kıymetli evrakın ziyaı sebebiyle verilen iptal kararlarının maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmediği, çekin ibraz edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, çekin zayi nedeniyle iptaline ilişkin Bakırköy 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/374-2017/637 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili istinaf etmiştir.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, davalının çek üzerinde cirosu olmayıp lehtardan satış sözleşmesine istinaden aldığını iddia ettiği, davacının çeki elinde bulundurma sebebini Stab .şirketi ile olan ticari ilişkisi olarak gösterdiği, buna ilişkin fatura, tahsilat makbuzu ve cari hesap ekstresinin sunulduğu, davacının olayda meşru hamil olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 8,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 09/10/2019 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/542660700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/148 E. 2018/787 K.

Zayi nedeniyle çek iptali kararının, çeki elinde bulunduran meşru hamil tarafından iptali istemi

Gerekçe özeti

Zayi nedeniyle verilen çek iptali kararı, hasımsız alındığından ve ilgilinin borçluluğunu saptamadığından kesin hüküm teşkil etmez; çeki süresinde ibraz eden meşru hamil, iptal kararının hasımsız alındığı kişiyi (iptal davasının davacısını) hasım göstererek bu iptal ilamının iptalini talep edebilir. Bu durumda meşru hamillik iddiasını destekleyen deliller (fatura, tahsilat makbuzu, cari hesap ekstresi) sunulmuş ve karşı tarafça bu iddiayı çürütecek delil ibraz edilmemişse, iptal ilamının iptaline karar verilmesi isabetlidir.

Emsal değeri

Zayi nedeniyle hasımsız alınan çek iptali kararlarının kesin hüküm teşkil etmediği ve meşru hamilin bu kararın iptalini talep edebileceği yönündeki tespit, benzer çek iptali iptal davalarında bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: çek iptali zayi meşru hamil kesin hüküm teşkil etmeme hasımsız karar ödeme def'i kesin süre

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/148

KARAR NO 2018/787

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 19/09/2017

NUMARASI 2016/966 Esas 2017/637 Karar

DAVA

Çek İptali Kararının İptali

İSTİNAF KARAR TARİHİ 28/06/2018 (20/07/2018 yazım tarihli )

Davanın kabulune ilişkin hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili ;... Ltd. Şti ile ticari alışverişi nedeniyle , 68.000- TL alacağına karşılık olarak 11.01.2016 tarihinde makbuz karşılığında . ..Ltd.Şti'ye ait ,... Ltd Şti lehine yazılı .... ve . .. Lti Şti cirolu çeki alarak hesaplarına geçirdiğini, müvekkili şirketin 03/07/2016 tarih ve T.C. ...Bankası A.Ş. Trabzon Girişimci Şubesine ait 0018149 seri nolu 68.000-TL'lik çeki ...Bankası A.Ş Ankara Kazım Karabekir şubesindeki hesaplarına tahsil amacıyla verdiğini, banka şubesince takastan dönen çekin üzerine İstanbul/Bakırköy 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/374 Esas sayılı dosyasından ödeme yasağı konulduğunu ve bu durumun ilgili mahkemeye bildirildiğinin belirtildiğini, müvekkilinin bankadan bilgi beklerken çek sahibi tarafından çekin iptal kararı alındığını öğrendiklerini, çekin şubeye ibraz edildiğini mahkemeye bildirmediğini belirterek, mahkemece zayi nedeniyle iptaline karar verilen ...Ltd.Şti' tarafından keşide edilen 0018149 seri nolu 68.000- TL bedelli çekin iptaline ilişkin Bakırköy 4.

ATM nin 2016/374 esas sayılı kararın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili Bakırköy 4.Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan davanın yasal ilan ve bekleme süresi dolduğundan çekin zayi nedeniyle iptaline karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, davaya konu edilen çeki elinde bulunduran yasal hamilin süresi içinde ilgili mahkemeye müracaat ederek mahkemece verilen ödeme yasağının kaldırılmasını talep etmediğini yasal olarak bir mahkemenin verdiği kesinleşmiş bir hükmün iptali diğer mahkemeden talep edilmesinin yasaya ve hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; Bakırköy 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/374 Esas, 2017/637 Karar Sayılı davasında zayi nedeniyle iptaline karar verilen çekin ... Bankası Trabzon Girişimci Şubesi'ne ait keşidecisi .... Tic. Ltd. Şti olan 03/07/2016 keşide tarihli, 0018149 seri numaralı 68.000-TL bedelli çek olduğunu, mahkemece 12/10/2012 tarihli celsede anılan çekin zayi nedeniyle iptaline karar verildiğini, dosyada çekin ibraz tarihinden sonra muhatap bankaya ibraz bilgilerine ilişkin yazılmış herhangi bir yazı bulunmadığının görüldüğünü,... ve Tic. Ltd. Şti tarafından 14/10/2016 tarihli dilekçe ile iptal talebine konu çekin ellerinde olduğunu bildirir ve iptal talebinin reddine karar verilmesi isteğini içerir dilekçe ibraz edildiğini, kıymetli evrakın ziyaı sebebiyle verilen iptal kararları maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmeyip, iptal edilen kıymetli evrakın ortaya çıkması halinde verilen iptal kararının ortadan kaldırılmasının mümkün olduğunu, somut olayda Bakırköy 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/374 Esas, 2017/637 Karar Sayılı kararı ile iptaline karar verilen ....Bankası Trabzon Girişimci Şubesi'ne ait keşidecisi ....

Ltd. Şti olan 03/07/2016 keşide tarihli, 0018149 seri numaralı 68.000-TL bedelli çekin ibraz edildiğini belirterek davanın kabulüne karar vermiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili, mahkemece çekin çalındığı iddiası ile açılan davada çekin zayi nedeniyle iptaline karar verildiğini kararın kesinleştiğini, bu kararın iptalinin talep edilemeyeceğini, mahkeme gerekli araştırmayı yapmadan delilleri toplamadan karar verdiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını davanın reddini talep etmiştir.

GEREKÇE

TTK'nın 652/1. maddesi uyarınca iptal kararı verilmesi halinde hak sahibi hakkını senetsiz olarak da ileri sürebilecektir. Mahkemeden alınan iptal kararı yalnızca hak sahipliğinin tanısına (teşhisine) olanak verir. Yasa uyarınca hasımsız alınması gereken iptal kararı ilgilinin borçluluğunu saptamaz ve kesin hüküm teşkil etmez. Borçlu, iptal kararına karşın iptal kararı alan kişinin hak sahibi olmadığını öne sürebilir. Alınan iptal kararının ibrazı üzerine çek bedelini ödeyen keşideci (borçlu) kaybolduğu iddia edilen çekin sonradan yetkili hamil tarafından ibraz edilmesi halinde TTK. 646 ve 647. maddelerindeki şartların oluşması durumunda ödeme definde bulunamayacak ve çek bedelini ibraz eden hamile bir daha ödemek zorunda kalacaktır.

Davalının çek üzerinde cirosu olmayıp lehdardan satış sözleşmesine istinaden aldığını iddia ettiği, çeki süresinde bankaya ibraz eden davacı hamilin, iptal davasının davacısını hasım göstererek bu şahsın aldığı çekin iptaline ilişkin ilamın iptalini talep edebileceği ,davacının çeki elinde bulundurma sebebinin .... Ltd. Şti. ile olan ticari ilişkisi nedeniyle davacıya verildiği , fatura, tahsilat makbuzu ve cari hesap ekstresinin sunulduğu, davacının olayda meşru hamil olduğu anlaşılmakla 25.04.2017 tarihli celsede davalıya tüm delillerin bildirilmesi için iki haftalık kesin süre verildiği satış vaadi sözleşmesi dışında delil ibraz edilmediği, anlaşılmakla; davanın kabulü ile iptal kararının iptaline ilişkin kararda isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Alınması gerekli 35,90 TL istinaf karar harcının ; davalı tarafından peşin yatırılan 291,- TL harçtan mahsubu ile fazla olan 255,10 TL'nin davalıya iadesine,

İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, hükümden sonra davacı yan gider avansından karşılanan 31,20 -TL posta masrafının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, kararın taraf vekillerine tebliğine ,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK 361/1 gereği kararın tebliğinden itibaren 2 hafta süre içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 28/06/2018

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.