6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İhya davasında yargılama giderinden tasfiye memurunun sorumluluğu

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/3602 E. 2019/6319 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Gerekçe özeti

Tasfiyesi tamamlanarak sicilden silinen şirket hakkında, tasfiyenin kapatılmasından önceki döneme ilişkin derdest bir alacak davasının görülebilmesi ve verilecek kararın infazı TTK m.547 anlamında ek tasfiye işlemi niteliğinde olduğundan, şirket bu işlemlerle sınırlı olarak ihya edilir. Bu davada husumet tasfiye memuru ile Ticaret Sicili Müdürlüğüne düşer; yasal hasım olan Ticaret Sicili Müdürlüğü yargılama giderinden sorumlu tutulamaz, buna karşılık davacı ihya davası açmakta haklı ise ve tasfiye memuru ilk celsede gelip davayı kabul etmemişse yargılama giderlerinden tasfiye memuru sorumludur.

Ele alınan sorunlar

Sicilden terkin edilen şirketin ek tasfiye işlemi kapsamında ihyası → kabul

İddia: Davacı, iş mahkemesinde görülen davada şirketin davaya dahil edilmesine karar verilip ihyası için mehil verildiğini ileri sürerek şirketin ihyasını istemiştir. Davalı tasfiye memuru ise davacının ihyası istenen şirketten alacaklı olmadığını ve tasfiyeyi usulüne uygun gerçekleştirdiğini savunmuştur.

Gerekçe: Davacı tarafından, davalı şirketin tasfiyesi kapatılmadan önceki dönemle ilgili olarak açılmış bir alacak davası mevcuttur; bu davanın görülebilmesi ve verilecek kararın infazı işlemlerinin yapılması TTK'nın 547. maddesi anlamında ek tasfiye işlemi niteliğindedir. Bu nedenle şirketin, anılan dava dosyasında verilecek kararın infazı işlemleriyle sınırlı olmak kaydıyla ihyası ile sicile yeniden tesciline ve ek tasfiye işlemlerinin tasfiye memuru tarafından yürütülmesine karar verilmesi gerekir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)

İhya davasında husumet ve yargılama giderlerinden sorumluluk → kabul

İddia: Davacı, yargılama giderlerinden davalıların sorumlu tutulmaması yönündeki hükmü temyiz etmiştir. Davalı Ticaret Sicili Müdürlüğü yasal hasım konumunda olduğunu ve davanın açılmasına sebep olmadığını, davalı tasfiye memuru ise tasfiyeyi usulüne uygun gerçekleştirdiğini savunmuştur.

Gerekçe: Dava, ortaklar kurulu kararı ile fesih ve tasfiyesine karar verilen limited şirketin tasfiyesi sonucu sicilden kaydının silinmesinden sonra, davacı alacaklının mahkemece verilen mehil gereğince açmış olduğu şirket tüzel kişiliğinin ihyası davası olup, bu davada husumet tasfiyeyi sağlayan memur ile Ticaret Sicili Müdürlüğüne düşer. Ticaret Sicili Müdürlüğü yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinden sorumlu değil ise de, davacı ihya davası açmakta haklı olduğundan ve davalı tasfiye memuru ilk celsede gelip davayı kabul etmediğinden, davalı tasfiye memurunun yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

İhya davasında husumetin tasfiye memuru ile Ticaret Sicili Müdürlüğüne düşeceği ve yargılama giderlerinden yasal hasmın değil, ilk celsede davayı kabul etmeyen tasfiye memurunun sorumlu tutulacağı yönündeki bozma gerekçesi bakımından bağlayıcı emsal değer taşır.

Usul tespitleri

Dava şartı
husumet (taraf sıfatı): sicilden silinen şirketin ihyası davasında husumet tasfiye memuru ile Ticaret Sicili Müdürlüğüne yöneltilir

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirketin ihyası ek tasfiye ticaret sicilinden terkin yasal hasım husumet (taraf sıfatı) yargılama gideri sorumluluğu davayı kabul

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 547

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Şirketin ihyası

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12740 E. 2013/15835 K.

    Ortak: · Şirketin ihyası

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Resen terkin

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13044 E. 2015/12433 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2019/3602 E.  ,  2019/6319 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 19/11/2018 tarih ve 2018/550 E- 2018/1111 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 07/05/2019 tarih ve 2019/902 E- 2019/668 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, İstanbul Anadolu 21.İş Mahkemesinin 2016/123 esas sayılı dosyasında Ortak Gıda Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin davaya dahil edilmesine karar ve ihyası için mehil verildiğini ileri sürerek, ilgili şirketin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... Müdürlüğü vekili, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun tasfiye memurunda olduğunu ve yasal hasım konumundaki müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığından yargılama giderlerinden sorumlu olmayacağını savunarak, davanın müvekkili yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı tasfiye memuru ... vekili, davacının ihyası istenen şirketten alacaklı olmadığını, tasfiye memurunun tasfiyeyi usulüne uygun gerçekleştirdiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından, davalı şirketin tasfiyesi kapatılmadan önceki dönemle ilgili olarak açılmış bir alacak davasının mevcut olduğu, bu davanın görülebilmesi ve verilecek kararın infazı işlemlerinin yapılmasının TTK'nın 547 inci maddesi anlamında ek tasfiye işlemi niteliğinde olduğu, bu nedenle davalı şirketin, İstanbul Anadolu 21.İş Mahkemesinin 2016/123 esas sayılı dava dosyasında mahkemece verilecek kararının infazı işlemleriyle sınırlı olmak kaydıyla ihyası ile sicile yeniden tesciline, ek tasfiye işlemlerinin tasfiye memuru ... tarafından yürütülmesine, davalı ... Müdürlüğü yasal hasım olduğundan ve diğer davalı ...'in işbu davanın açılmasında kusuru bulunmadığı gerekçesiyle, yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasına karar verilmiştir.

Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12.Hukuk Dairesi tarafından tüm dosya kapsamına göre yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davacı tarafça iş mahkemesinde açılan davada davalı konumunda Han Turizm Ltd. Şti. olduğu, aralarında organik bağ bulunan şirketin ihyası için davacıya mehil verildiği, tasfiyenin tamamlanmasından bu yana geçen süre ve terkin olan şirketin organik bağ nedeniyle ihyasının talep edilmesi hususları gözönüne alındığında somut olaya özgü olmak üzere yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına karar veren mahkemenin takdirinde isabetsizlik görülmediği ve eldeki dosyanın HMK'nın 382 inci maddesi kapsamında çekişmesiz yargı işi olduğu gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verilmiştir.

Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, ortaklar kurulu kararı ile fesih ve tasfiyesine karar verilen limited şirketin tasfiyesi sonucu sicilden kaydının silinmesinden sonra, davacı alacaklının mahkemece verilen mehil gereğince açmış olduğu şirket tüzel kişiliğinin ihyası davası olup, bu davada husumet, tasfiyeyi sağlayan memur ile Ticaret Sicil Müdürlüğüne düşer. Ticaret Sicil Müdürlüğü yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinden sorumlu değil ise de, davacı ihya davası açmakta haklı olduğundan ve davalı tasfiye memuru ilk celsede gelip davayı kabul etmediğinden, davalı tasfiye memurunun yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış ve kararın bozulmasına karar verilmesi gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 08/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/542659500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Bozuldu

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/902 E. 2019/668 K.

Şirket ihyası davasında yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılması

Gerekçe özeti

Terkin olunan bir şirketin, davalı şirketle organik bağı bulunan davacı tarafça sınırlı amaçla ihyasının talep edildiği çekişmesiz yargı işi niteliğindeki davalarda, tasfiyenin tamamlanmasından bu yana geçen süre ve talebin niteliği gözetilerek yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılması mahkemenin takdir yetkisi kapsamında isabetlidir. Ayrıca, şirket ihyası davaları TTK 1521 ve HMK 382 uyarınca çekişmesiz yargı işi sayıldığından, bu davalarda istinaf incelemesi sonucunda verilen kararlar temyiz yoluna değil kesin hükme bağlıdır.

Emsal değeri

Kararın ikinci sorunundaki tespit, şirket ihyası davalarının çekişmesiz yargı işi sayılarak istinaf sonrası kesin hükme bağlanacağına ilişkin Yargıtay Hukuk Genel Kurulu içtihadına dayalı genel bir usul kuralı niteliğinde olup, bu tür davalarda kanun yolu bakımından yol gösterici niteliktedir.

Kavramlar: şirketin ihyası çekişmesiz yargı işi ek tasfiye organik bağ yargılama gideri vekalet ücreti basit yargılama usulü

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/902

KARAR NO 2019/668

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 19/11/2018

NUMARASI 2018/550 Esas 2018/1111 Karar

DAVA

Şirketin İhyası

İSTİNAF KARAR TARİHİ 07/05/2019

Davanın kabulüne ilişkin hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde, İstanbul Anadolu 21. İş Mahkemesinin 2016/123 esas sayılı dosyasında 5118-8 sicil numaralı ...San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin davaya dahil edilmesine karar ve ihyası için yetki verildiğini, bu nedenle ilgili şirketin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı ... Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun tasfiye memurunda olduğunu, şirketin ihtilaflı borcu olduğunu Ticaret Sicil Memurluğunun bilmesinin mümkün olmadığını, yasal hasım konumundaki müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığından yargılama masraflarından sorumlu tutulamayacaklarından bahisle davanın davalı yönünden reddini talep etmiştir.Davalı tasfiye memuru ... vekili cevap dilekçesinde, davacının 1996-2000 tarihleri arasındaki sigortalılığının tespiti istemiyle dava açtığını, hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının ihyası istenen şirketten alacaklı olmadığını, tasfiye memurunun tasfiyeyi usulüne uygun gerçekleştirdiğini, bu nedenlerle davanın hak düşürücü süre yönünden, olmazsa esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davacı tarafından, davalı şirketin tasfiyesi kapatılmadan önceki dönemle ilgili olarak açılmış bir alacak davası mevcut olduğu, bu davanın görülebilmesi ve verilecek kararın infazı işlemlerinin yapılması TTK'nin 547. maddesi anlamında ek tasfiye işlemi niteliğinde olduğu, tasfiye eksiksiz tamamlanmadığından davalı şirketin ticaret sicil kaydının, İstanbul Anadolu 21. İş Mahkemesinin 2016/123 esas sayılı dava dosyasının görülmesi ve mahkemece verilecek kararının infazı işlemleriyle sınırlı olarak ihyası ile Sicile yeniden tesciline, ek tasfiye işlemlerinin tasfiye memuru ... tarafından yürütülmesine, Davalı ... Müdürlüğü yasal hasım olduğundan, diğer davalı ...'in işbu davanın açılmasında kusuru bulunmadığından harç, yargılama giderleri ve karşı yan vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; davalılardan ... San. ve Tic.Ltd.Şti. Tasfiye Memuru ...'in cevap dilekçesinde davanın reddine karar verilmesini talep ettiğini, emsal Yargıtay kararları gereği davayı kabul etmeyen davalılardan aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olması gerektiğini, bu nedenlerle kararın bu yönüyle kaldırılarak, lehine yargılama masrafı ve vekalet ücretine karar verilmesini, yargılama masrafları ve vekalet ücretininde davalılardan ...San. ve Tic.Ltd.Şti. Tasfiye Memuru ...'e yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

İstinaf incelemesi bakımından incelenecek husus davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti taktir edilip edilmeyeceği noktasında toplanmaktadır. HMK 326 madde gereği kural olarak yargı gideri davada haksız çıkan tarafa yükletilir.Çekişmesiz yargı işi sayılan elde ki dava da davadışı şirketin tasfiyesi 2001 yılında tamamlanıp sicilden terkin edilmiştir. İş mahkemesinde açılan davada davalı konumunda olan ....AŞ olup aralarında organik bağ bulunması sebebiyle şirketin ihyasını talep etmek üzere davacıya mehil verilmiştir. Tasfiyenin tamamlanmasından bu yana geçen süre ,terkin olan şirketin organik bağ nedeniyle ihyası talep edilmesi hususları gözönüne alındığında somut olaya özgü olmak üzere yargı giderinin davacı üzerinde bırakılmasına karar veren mahkemenin takdirinde isabetsizlik görülmemiş,davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Dairemizce;

Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulaması gereği tüzel kişiliğin ihyası davalarında istinaf incelemesi neticesinde temyiz yolu açık olarak hüküm verilmekte iken; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/11-2924 esas 2018/1935 karar sayılı ve 13.12.2018 tarihli ilamı ile şirket davalarında yargılama usulünün düzenlendiği TTK 1521.maddesin de açılacak davalarda basit yargılama usulünün uygulanacağı, HMK nun 382.maddesinde bir işin çekişmesiz yargı işi olup olmadığının tesbiti için belirtilen ölçütlerden "ilgililer arasında ki uyuşmazlık olmayan haller" ve "ilgililerin ileri sürülebileceği herhangi bir hakkının bulunmadığı haller" şeklinde belirtilen ölçütler dikkate alındığında, daha evvel ki uygulamadan dönülerek, çekişmesiz yargı işlerinde temyiz yolu açık bulunmadığından kesin olarak karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine .Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.07/05/2019

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.