Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/686 E. 2019/5383 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bankacılık işlemleri↗ kefalet↗ kefil↗ cy/cy kaydı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüne, 12.000.- TL’nin 12.02.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan tahsiline dair verilen kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine karar, Dairemizce davacı ve davalılardan ... yararına bozulmuştur.
Davalı ...Ş. vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre davalı ...Ş. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiç birisini ihtiva etmeyen diğer karar düzeltme istemlerinin reddi gerekmiştir.
2-Dava, bankacılık işlemleri nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir. Davacı, dava dışı kredi borçlusunun borcuna kefaleten yatırdığı 12.000.- TL ve 7.995.- TL'nin banka hesaplarına girmediğini ileri sürerek toplam 19.995 TL'nin tahsilini istemiş, mahkemece 7.995.- TL'nin banka hesaplarında giriş- çıkış kaydının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 12.000.- TL'nin tahsiline karar verilmiştir. Davalı Banka çalışanı tarafından düzenlenen 20.03.2007 tarihli belgede davacı kefil ... tarafından kredi müşterisi ......'ın konut kredisine 7.995.- TL yatırıldığı belirtilmiş, ceza mahkemesine hitaben yazılan 02.10.2009 tarihli banka yazısında da makbuzun banka çalışanı tarafından düzenlendiği ifade edilmiştir. Bu durumda 7.995.- TL'nin banka tarafından tahsil edildiği sabit olup banka bu miktardan da sorumludur. Ancak mahkemece görüşüne başvurulan bankacı bilirkişiler 20.03.2007 tarihli belgenin düzenlenmesinden bir gün sonra kredi borçlusunun hesabına 7 aylık taksit ödemesi olarak 5.409,96 TL tahsilat sağlandığını ifade etmişlerdir. Bu durumda mahkemece, bankanın kredi alacağı için tahsil ettiği 5.409,96 TL'nin ayrı bir ödeme mi olduğu yoksa davacı tarafından yatırılan 7.995.- TL'den mi tahsil edildiği belirlenerek, dava konusu edilen tutarın içinde tahsil edildiği anlaşılırsa bakiyesinin, ayrı bir ödeme ile tahsil edildiğinin anlaşılması halinde ise tümünün iadesine karar verilmesi gerekmekte olup davalı banka vekilinin karar düzeltme isteminin bu yönden kabulü ile Dairemizin 16.10.2017 tarih 2016/7385 Esas-2017/5377 Karar sayılı bozma ilamının (2) nolu bendinin kaldırılarak hükmün yukarıda açıklanan bu değişik gerekçeyle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7385 E. 2017/5377 K.
Ortak:bankacılık işlemleri · kefil · Tazminat
İncelediğiniz kararda2-Dava, «bankacılık işlemleri» nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir.
Davalı Banka çalışanı tarafından düzenlenen 20.03.2007 tarihli belgede davacı «kefil» ... tarafından kredi müşterisi ......'ın konut kredisine 7.995.- TL yatırıldığı belirtilmiş, ceza mahkemesine hitaben yazılan 02.10.2009 tarihli banka yazısında da makbuzun banka çalışanı tarafından düzenlendiği ifade edilmiştir.
Benzer bu kararda2-Dava, «bankacılık işlemleri» nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir.
Davacı, davalı bankaya, «kefil» olduğu dava dışı kişinin konut kredisi borcu için 12.000 TL ve 7.995 TL tutarında iki ödeme yapmasına rağmen, 7.995 TL’nin banka hesaplarına hiç geçirilmediğini, 12.000 TL’nin ise davalı banka tarafından kredi borçlusunun hesabına geçirildiğini fakat bu hesaptan da paranın aynı gün çekildiğini, bu nedenle her iki meblağın da yatıran sıfatıyla kendisine iade edilmesi gerektiğini ileri sürerek işbu davayı açmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kovuşturmaya yer olmadığına dair karar · güveni kötüye kullanma · ikrar · mahsup
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ... için «güveni kötüye kullanmak» suçundan yapılan soruşturmada yeterli delil bulunamadığından «kovuşturmaya yer olmadığına» karar verildiği, 12.02.2007 tarihli dekonttaki imzanın davalı ...'ye ait olduğu, bu tarihte ölü olan kredi borçlusu ... hesabına 12.000 TL yatırıldığı ve aynı gün …
Ağır Ceza Mahkemesi'ne sunduğu dilekçede bu hususun tevil yolu ile «ikrar» olunduğu, 20.03.2007 tarihli dekonttaki imzanın davalı ... ya da ... eli ürünü olduğuna dair bir tespit yapılamadığı, 7.995 TL’nin ise davalı banka kayıtlarında herhangi bir giriş ya da çıkışının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 12.000 TL’nin 12/02/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Davalı banka, 02.10.2009 tarihli ceza mahkemesine hitaben düzenlediği yazıda 12.000 TL ve 7.995 TL tutarındaki makbuzların davalı ... tarafından düzenlendiğini beyan etmiş, 7.995 TL’nin banka hesaplarına hiç geçmediğini, 12.000 TL’nin ise aynı gün hesaptan çekildiğini ve kredi borcuna «mahsup» edilmediğini savunmuştur.
Her ne kadar 12.000 TL aynı gün bu hesaptan çekilmiş ise de, parayı çekenin davalı ... olduğuna dair herhangi bir delil bulunmadığı gibi, davalı hakkında soruşturma sonucunda delil yetersizliğinden verilen «kovuşturmaya yer olmadığına» dair karar da itiraz üzerine kesinleşmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/686 E. , 2019/5383 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Aydın 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 22/10/2015 gün ve 2010/18 - 2015/580 sayılı kararı bozan Daire'nin 16/10/2017 gün ve 2016/7385 - 2017/5377 sayılı kararı aleyhinde davalı ...Ş. vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davalı banka ile dava dışı ...... arasında yapılan konut kredisi sözleşmesine müvekkilinin kefil olduğunu, ...'ın vefatı üzerine kredi borcu için müvekkilinin ödeme yaptığını, 12.02.2007 tarihinde 12.000.- TL, 20.03.2007 tarihinde 7.995.- TL ödeme yapan müvekkiline davalı ...'nin Finansbankın kaşesinin olduğu ve kendi imzasını taşıyan ödeme belgesi verdiğini, ancak bu bedellerin banka hesabına girmediğini ileri sürerek şimdilik 8.000.- TL’nin faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiş, 03.01.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 19.995.- TL’ye çıkarmıştır.
Davalı ... vekili ile davalı banka vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüne, 12.000.- TL’nin 12.02.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan tahsiline dair verilen kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine karar, Dairemizce davacı ve davalılardan ... yararına bozulmuştur.
Davalı ...Ş. vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre davalı ...Ş. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiç birisini ihtiva etmeyen diğer karar düzeltme istemlerinin reddi gerekmiştir.
2-Dava, bankacılık işlemleri nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir. Davacı, dava dışı kredi borçlusunun borcuna kefaleten yatırdığı 12.000.- TL ve 7.995.- TL'nin banka hesaplarına girmediğini ileri sürerek toplam 19.995 TL'nin tahsilini istemiş, mahkemece 7.995.- TL'nin banka hesaplarında giriş- çıkış kaydının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 12.000.- TL'nin tahsiline karar verilmiştir. Davalı Banka çalışanı tarafından düzenlenen 20.03.2007 tarihli belgede davacı kefil ... tarafından kredi müşterisi ......'ın konut kredisine 7.995.- TL yatırıldığı belirtilmiş, ceza mahkemesine hitaben yazılan 02.10.2009 tarihli banka yazısında da makbuzun banka çalışanı tarafından düzenlendiği ifade edilmiştir.
Bu durumda 7.995.- TL'nin banka tarafından tahsil edildiği sabit olup banka bu miktardan da sorumludur. Ancak mahkemece görüşüne başvurulan bankacı bilirkişiler 20.03.2007 tarihli belgenin düzenlenmesinden bir gün sonra kredi borçlusunun hesabına 7 aylık taksit ödemesi olarak 5.409,96 TL tahsilat sağlandığını ifade etmişlerdir. Bu durumda mahkemece, bankanın kredi alacağı için tahsil ettiği 5.409,96 TL'nin ayrı bir ödeme mi olduğu yoksa davacı tarafından yatırılan 7.995.- TL'den mi tahsil edildiği belirlenerek, dava konusu edilen tutarın içinde tahsil edildiği anlaşılırsa bakiyesinin, ayrı bir ödeme ile tahsil edildiğinin anlaşılması halinde ise tümünün iadesine karar verilmesi gerekmekte olup davalı banka vekilinin karar düzeltme isteminin bu yönden kabulü ile Dairemizin 16.10.2017 tarih 2016/7385 Esas-2017/5377 Karar sayılı bozma ilamının (2) nolu bendinin kaldırılarak hükmün yukarıda açıklanan bu değişik gerekçeyle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ...Ş. vekilinin sair karar düzeltme istemlerinin REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ...Ş. vekilinin karar düzeltme istemlerinin kabulü ile Dairemizin 16.10.2017 tarih, 2016/7385 Esas-2017/5377 Karar sayılı bozma kararının (2) nolu bendinin kaldırılarak hükmün yukarıda açıklanan bu değişik gerekçeyle BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının karar düzeltme isteyen davalı ...Ş.'ye iadesine, 16/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/542629500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz