Taşıma sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/3707 E. 2019/5464 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zıya↗ üst taşıyıcı↗ navlun bedeli↗ bedel iadesi↗ navlun↗ rücuen tazminat↗ kesinlik sınırı↗ denetime elverişlilik↗ taşıma sözleşmesi↗ taşıyıcı↗ dosya masrafı↗ hasar↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; davacının sunulan belgelere göre hasarı ve hasar nedeniyle zararı ile hasarlanan ürünlerin satışını ispat edemediği, sadece navlun bedelinin iadesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 1.770.- TL’nin dava tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- 5219 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu karar tarihinde yürürlükte bulunan HUMK 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 5236 sayılı Kanun'un 19. maddesiyle HUMK'a eklenen Ek-Madde 4'te öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında, temyize konu kararın verildiği 2018 yılı için 2.590,00 TL'dir. Davalı vekilince temyize konu yapılan miktar yukarıda anılan madde hükmüne göre temyiz sınırının altında kaldığından davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.
3- Dava, taşıma sözleşmesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, Dairemizin 2016/1942 Esas, 2017/1194 Karar, 01.03.2017 tarihli ilamı ile davacının üst taşıyıcıya hasar nedeniyle ödeme yaptığını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine dair mahkeme kararı, yerinde görülmeyerek bozulmuştur. Mahkemece, bozmaya uyulmuş, bu kez sadece navlun ücretinin ispat edildiği gerekçesiyle dava kısmen kabul edilmiş, diğer tazminat talepleri yönünden reddedilmiştir.
Ancak, Dairemizin bozma ilamında da işaret edildiği üzere, davacının gönderen konumunda olduğu ve hasarın taşıma sırasında meydana geldiği sabit olduğuna göre; kaza sebebiyle zıyaa uğrayan ürünler nedeniyle istenen tazminatı ve talep edilen diğer masrafları 6102 sayılı TTK'nın 880. ve devamı maddeleri uyarınca denetime elverişli şekilde hesaplayan bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu istemler yönünden davanın reddine karar verilmesi isabetli olmamış, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10119 E. 2015/12440 K.
Ortak:navlun
İncelediğiniz karardaMahkemece, Dairemizin bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; davacının sunulan belgelere göre «hasarı» ve hasar nedeniyle zararı ile hasarlanan ürünlerin satışını ispat edemediği, sadece «navlun bedelinin iadesi» gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 1.770.- TL’nin dava tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyulmuş, bu kez sadece «navlun» ücretinin ispat edildiği gerekçesiyle dava kısmen kabul edilmiş, diğer tazminat talepleri yönünden reddedilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafın «navlun» ödeme yükümlüsü olduğuna ilişkin delil bulunmadığı, davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine, alacağın % 20 oranında «icra inkar tazminatının» davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötüniyet tazminatı · kötüniyet · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafın «navlun» ödeme yükümlüsü olduğuna ilişkin delil bulunmadığı, davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine, alacağın % 20 oranında «icra inkar tazminatının» davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, davanın reddedildiğinden davalı lehine «kötüniyet tazminatına» hükmedilmiştir.
Davacı aleyhine «kötüniyet tazminatına» hükmedilebilmesi için, davacının yaptığı icra takibinin haksız olması yeterli olmayıp aynı zamanda bu icra takibinin kötüniyetli olarak yapıldığının ispat edilmesi gerekir.
Dosya kapsamında davacının «kötüniyetle» takip başlattığını gösteren bir delil bulunmadığından davalının «kötüniyet tazminatı» isteminin reddi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/3707 E. , 2019/5464 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Burdur 1. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 08/05/2018 tarih ve 2017/190-2018/344 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin taraf vekilleri tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin Reysaş Taşımacılık ve Lojistik A.Ş'nin taşeron şirketi olarak Antalya'dan çeşitli illere nakliye işini yaptığını, taşımacılık işlerinden bir kısmının da davalı tarafından davalıya ait kamyonla yapıldığını, davalının kendisine ait kamyon ile 08/05/2014 tarihinde Antalya Carefour depodan, Gebze depoya nakliye edilmek üzere toplam 10828 kg'lık sebze-meyve yükünü aldığını, davalının bu yük taşımacılığı sırasında kusuru tamamen kendisinde olan tek taraflı kaza yaptığını, bu kaza nedeniyle meydana gelen hasarların müvekkili şirket tarafından ödenmiş olduğunu, ödediği tutarı rücuen davalıdan istemekte haklı olduğunu ileri sürerek 15.488,16 TL'nin kaza tarihi olan 08/05/2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, yetki itirazında bulunmuş ve sonrasında cevap dilekçesini ıslah ederek, söz konusu kazadan sonra taşınan meyve sebzenin başka firmaya satıldığını, herhangi bir zararın doğmadığını savunmuştur.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; davacının sunulan belgelere göre hasarı ve hasar nedeniyle zararı ile hasarlanan ürünlerin satışını ispat edemediği, sadece navlun bedelinin iadesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 1.770.- TL’nin dava tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- 5219 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu karar tarihinde yürürlükte bulunan HUMK 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 5236 sayılı Kanun'un 19. maddesiyle HUMK'a eklenen Ek-Madde 4'te öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında, temyize konu kararın verildiği 2018 yılı için 2.590,00 TL'dir. Davalı vekilince temyize konu yapılan miktar yukarıda anılan madde hükmüne göre temyiz sınırının altında kaldığından davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.
3- Dava, taşıma sözleşmesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, Dairemizin 2016/1942 Esas, 2017/1194 Karar, 01.03.2017 tarihli ilamı ile davacının üst taşıyıcıya hasar nedeniyle ödeme yaptığını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine dair mahkeme kararı, yerinde görülmeyerek bozulmuştur. Mahkemece, bozmaya uyulmuş, bu kez sadece navlun ücretinin ispat edildiği gerekçesiyle dava kısmen kabul edilmiş, diğer tazminat talepleri yönünden reddedilmiştir.
Ancak, Dairemizin bozma ilamında da işaret edildiği üzere, davacının gönderen konumunda olduğu ve hasarın taşıma sırasında meydana geldiği sabit olduğuna göre; kaza sebebiyle zıyaa uğrayan ürünler nedeniyle istenen tazminatı ve talep edilen diğer masrafları 6102 sayılı TTK'nın 880. ve devamı maddeleri uyarınca denetime elverişli şekilde hesaplayan bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu istemler yönünden davanın reddine karar verilmesi isabetli olmamış, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 16/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/542628800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz