Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/3488 E. 2019/5273 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kişilik haklarının ihlali↗ kişilik hakları↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça davalı çalışanın 16/09/2014 tarihinde kendisini arayarak hakaret ettiğinin iddia edildiği, davacının davalı bankaca arandığı sabit ise de, dinlenen tanıkların bahse konu telefon görüşmesinin içeriğine ilişkin bilgi sahibi olamadığı, görüşme sırasında kendisine hakaret edilerek kişilik haklarının ihlal edildiği yönünde soyut iddiadan başka delil bulunmaması karşısında davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, davalı banka personelinin haksız işlem ve eylemleri iddiası ile uğranılan manevi zararın tahsili istemine ilişkindir. Davacılar vekili, davalı banka personelinin ısrarlı aramaları ile müvekkiline karşı tacizde bulunduğunu ve 16.09.2014 tarihindeki aramada da hakaret içerir söylemlerde bulunulduğunu ileri sürerek 30.000.-TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiş, mahkemece, 16.09.2014 tarihinde arama yapıldığı ancak hakaret edildiği hususunun ispat edilemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, hakaret iddiası bakımından verilen karar isabetli ise de, davacı tarafça davalı banka personelinin ısrarla arama yapıldığına yönelik iddiası bakımından herhangi bir inceleme yapılmamıştır. Mahkemece, davacıların bu husustaki delilleri getirtilerek davalı personelinin sürekli aramalarının olup olmadığı, aramaların rahatsızlık verecek derecede sıklıkla yapılıp yapılmadığı değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün açıklanan nedenlerle davacılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4695 E. 2017/453 K.
Ortak:Manevi Tazminat
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olumsuz oy · zamanaşımı · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, kredi kayıt bürosundaki «olumsuz» kayıt ve bu nedenle kredi başvurusunun reddedilmesine ilişkin maddi olgular bakımından «zamanaşımı» süresinin dolmuş olmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava dilekçesinden ve 02.01.2012 tarihli davacı tarafından çekilen ihtardan davacının zararı ve tazminat yükümlüsünü en geç 02.01.2012 tarihinde öğrendiği, buna göre 2 yıllık «zamanaşımı» süresi dolduktan sonra 29.09.2014 tarihinde açılan davanın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
2-Dava, davalı bankanın haksız işlemleri nedeniyle uğranılan manevi zararın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın «zamanaşımı» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, diğer iddialarının yanı sıra davalı bankanın tacizinin devam ettiğini, müvekkilinin en «son» 16.09.2014 tarihinde telefon ile aranarak hakaret içerir söylemlerde bulunulduğunu ileri sürmüştür.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/3488 E. , 2019/5273 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Muğla 2. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 31/10/2017 tarih ve 2017/174-2017/593 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacılar vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin başvuruda bulunduğu konut kredisinin davalı banka tarafından kredi kayıt bürosundaki notunun uygun olmadığı gerekçesiyle reddedildiğini, bu notun vefat eden babası...a davalı banka tarafından müvekkilin haberi dahi olmadan müvekkili adına düzenlenmiş bir ek kart verilmesinden kaynaklandığını, kartın müvekkilinin bilgisi dışında düzenlendiğini, müvekkilinin kredi başvurularının onaylanmaması için hiçbir sebep bulunmaz iken davalı bankanın kusurlu ve kötü niyetli tutumu nedeniyle istediği evi satın alamadığını ve her kredi başvurusu sonucunda bu hukuka aykırı banka işleminin gerekçe olarak ileri sürülmesinin müvekkilini son derece sarstığını ve üzdüğünü, davalı bankanın tacizinin halen devam ettiğini, davalı bankanın işlerini yürüten hukuk bürosundan müvekkilinin 16.09.2014 tarihinde telefon ile aranarak hakaret içerir söylemlerde bulunulduğunu, müvekkilinin kişilik haklarının zedelendiğini ileri sürerek, 30.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, ayrıca haksız fiilin bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça davalı çalışanın 16/09/2014 tarihinde kendisini arayarak hakaret ettiğinin iddia edildiği, davacının davalı bankaca arandığı sabit ise de, dinlenen tanıkların bahse konu telefon görüşmesinin içeriğine ilişkin bilgi sahibi olamadığı, görüşme sırasında kendisine hakaret edilerek kişilik haklarının ihlal edildiği yönünde soyut iddiadan başka delil bulunmaması karşısında davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, davalı banka personelinin haksız işlem ve eylemleri iddiası ile uğranılan manevi zararın tahsili istemine ilişkindir. Davacılar vekili, davalı banka personelinin ısrarlı aramaları ile müvekkiline karşı tacizde bulunduğunu ve 16.09.2014 tarihindeki aramada da hakaret içerir söylemlerde bulunulduğunu ileri sürerek 30.000.-TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiş, mahkemece, 16.09.2014 tarihinde arama yapıldığı ancak hakaret edildiği hususunun ispat edilemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, hakaret iddiası bakımından verilen karar isabetli ise de, davacı tarafça davalı banka personelinin ısrarla arama yapıldığına yönelik iddiası bakımından herhangi bir inceleme yapılmamıştır.
Mahkemece, davacıların bu husustaki delilleri getirtilerek davalı personelinin sürekli aramalarının olup olmadığı, aramaların rahatsızlık verecek derecede sıklıkla yapılıp yapılmadığı değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün açıklanan nedenlerle davacılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıdaki (1) numralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazının kabulüyle hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 11/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/542507400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz