Menfi tespit davasında görevli mahkemenin tespiti
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/430 E. 2024/1152 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Menfi tespit / İstirdatkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin
★ EmsalGörev ve yetkiDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)usul emsali
Davacının nitelemesi: Kambiyo Senedi ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Kıymetli evrak (kambiyo)
Gerekçe özeti
Bir davanın deniz ticareti mahkemesinin görev alanına girmesi için, uyuşmazlığın gemi mülkiyeti, deniz ticareti veya deniz sigortası hükümlerinin uygulanmasını gerektirmesi gerekir; taraflar arasında tekne satışına ilişkin bir sözleşme bulunması ve dava konusunun bu satış nedeniyle verilen kambiyo senedinden kaynaklanan bir alacak-borç ilişkisi (menfi tespit) olması, gemi mülkiyetine veya devrine yönelik bir talep içermediği takdirde, davayı deniz ticareti mahkemesinin görev alanına dahil etmez; bu durumda dava, genel görevli asliye ticaret mahkemesinde görülmelidir.
Ele alınan sorunlar
Menfi tespit davasında görevli mahkemenin tekne satışına ilişkin olması nedeniyle Deniz İhtisas/İhtisaslaşmış Asliye Ticaret Mahkemesi mi yoksa genel Asliye Ticaret Mahkemesi mi olduğu → kabul
İddia: Davalı vekili, taraflar arasındaki ilişkinin deniz ticaretine ilişkin bir mesele olmadığını, alacağın kambiyo evrakı olan çeke dayandığını, TTK'nın kambiyo senedine karşı ispatı düzenleyen hükümleri gereğince yargılama yapılması gerektiğini, görevsizlik kararının kaldırılmasını istemiştir.
Gerekçe: Davacının açtığı dava, tekne satışı vaadi karşılığı verilen senetlerin iadesi edilmediği iddiasına dayanan menfi tespit davasıdır. TTK 5(2) maddesi uyarınca HSK tarafından İstanbul ilinde deniz ticareti ve deniz sigortalarına ilişkin davalara bakmakla münhasıran görevlendirilen asliye ticaret mahkemesi bulunmaktadır. Ancak davacının açtığı dava menfi tespit isteğine ilişkin olup, teknenin devrinin yapılmadığı hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır; liman başkanlığı kayıtlarına göre teknenin üçüncü şahsa satışı yapılmış olup davacının gemi mülkiyeti ile ilgili bir talebi de bulunmamaktadır. Dava dilekçesindeki maddi vakıalara göre TTK'nın 5. Kitabında yazılı deniz ticareti veya deniz sigortası hükümlerinin uygulanmasını gerektiren, gemi mülkiyeti hükümlerinin uygulanması gereken bir uyuşmazlık söz konusu değildir; eldeki dava kambiyo senedinden kaynaklanan bir uyuşmazlık olarak kabul edilmelidir. Bu nedenle dayanılan hukuksal nedene göre ilk derece mahkemesi eldeki davaya bakmaya görevlidir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Tekne satışına dayanan ancak gemi mülkiyeti veya devrine ilişkin bir talep içermeyen, kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit davalarının deniz ticareti mahkemesinin değil genel asliye ticaret mahkemesinin görev alanına girdiğine ilişkin bölgesel ikna edici bir değerlendirme sunmaktadır.
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- Tekne satışına dayanan ancak gemi mülkiyeti veya devrine ilişkin bir talep içermeyen, kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit davalarında, deniz ticareti veya deniz sigortasına ilişkin hükümlerin uygulanmasını gerektiren bir uyuşmazlık bulunmadığından, genel görevli asliye ticaret mahkemesi görevlidir.
- Dava şartı
- mahkemenin görevli olması
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfi tespit↗ görev↗ deniz ticareti mahkemesi↗ kambiyo senedi↗ dava şartı↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2023/430
KARAR NO 2024/1152
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 08/12/2022
NUMARASI 2021/801 Esas - 2022/922 Karar
DAVA
Menfi Tespit (Alım Satım)
Mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan reddine ilişkin kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkili ile davalı ...'ya ait olan ... isimli Tuzla... No'lu Kütüğe bağlı 2010 Model Ahşap... No'lu teknenin alım- satımı hakkında kendi aralarında 22.05.2018 tarihinde sözleşme imzaladığını, anlaşma gereğince 15.09.2018 tarihli ... ve ... seri numaralı 50.000-TL bedelli iki adet çekin müvekkili tarafından lehdar olan davalı adına düzenlendiğini ve teslim edildiğini, ayrıca kalan 20.000-TL satış bedelinin ise 05.06.2018 tarihinde nakit olarak ödenmesi hususunda taraflarca anlaşıldığını, anlaşmaya rağmen davalı ... tekne devrini müvekkiline yapmadığını, bunun üzerine müvekkilinin de yaşadığı ekonomik sıkıntıları da göz önünde bulundurarak tekneyi almaktan vazgeçtiğini, cayma bedelini ödemeyi kabul edeceğini beyan ettiğini, davalı ...
tarafından da teknenin resmi olarak devrinin müvekkili adına yapılmadığını, müvekkilinin teknenin kullanımını bıraktığını, tekneye ait anahtar ve kartları arkadaşı ... aracılığı ile davalıya teslim ettiğini, davalı ...'nın mesajlarına dönüş sağlamadığını, ilgili çeklerin diğer davalı ... tarafından cirolandığını, sonrasında müvekkili ve diğer davalı ...'ya karşı İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ...Esas ve İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... Esas Sayılı dosyaları ile icra takipleri başlatıldığını, müvekkilinin borcu olmadığının tespiti ile davalarının kabul edilmesini, davalı aleyhine %20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; davalı ile davacı arasında herhangi bir ticari ilişki olması, dava konusu kambiyo evrakı çekin bu ilişki nedeniyle verildiğinin tek başına ispata yeterli olmadığını, davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; davanın, gemi satışı nedeniyle verildiği belirtilen kambiyo senedinden kaynaklı borçlu olunmadığının tespitine ilişkin menfi tespit davası olduğu, taraflar arasında 22/05/2018 tarihli tekne satımına ilişkin adi yazılı sözleşme yapıldığı hususunda ihtilaf bulunmadığı, ihtilaf takip konusu kambiyo senedinin bu sözleşme uyarınca verilip verilmediği, İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin .. esas sayılı, İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyalarında davacının davalılara borcu bulunup bulunmadığı hususunda olduğunu, uyuşmazlığın deniz ticaretine ilişkin olduğu, bu kapsamda deniz ticaretine ilişkin bir uyuşmazlıktan kaynaklanan eldeki bu davada Asliye Ticaret Mahkemesi değil, Deniz İhtisas Mahkemesinin görevli olacağı, Asliye Ticaret Mahkemesi ile Deniz İhtisas Mahkemesi arasındaki ilişki görev ilişkisi olup HMK'nın 114/1-c maddesine göre dava şartlarından olan mahkemenin görevli olması davanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden (hmk m.
115/1) nazara alınması gerektiği gerekçesiyle, mahkemece davada İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi görevli olduğuna karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... vekili; huzurdaki dosyada, İst. Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından görevsizlik kararı verilmiş ise de, taraflar arasındaki ilişki Denizcilik İhtisas Mahkemesinin alanına giren bir alacak-verecek meselesi olmadığını, davalı müvekkilin alacağı kambiyo evrakı olan çeke dayandığını, davacı tarafından, kambiyo evrakının içeriğinde yer almayan bir husus ileri sürüldüğünü, Türk Ticaret Kanunu'nun kambiyo senedine karşı ispatı düzenleyen hükümleri gereğince yargılama yapılıp karar verilmesi gerektiğini, İst. Anadolu verilen görevsizlik kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Davacının talepleri; davacının davalı ... tarafından satışı vaad edilen tekne karşılığı verildiği ancak, davacının tekneyi almaktan vazgeçtiği, ancak senetlerin iade edilmediği iddiası ile açılan menfi tespit davasıdır. TTK’nın 5. (2).maddesinde ise; "bir yerde ticaret işlerine bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından, asliye ticaret mahkemelerinden biri veya bir kaçı münhasıran bu kanundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebilir." denilmiştir. HSK tarafından İstanbul İli mülki hudutlarında görevli olmak üzere İstanbul 17.
Asliye Ticaret Mahkemesi deniz ticareti davalarına bakmakla görevlendirilmiştir. Davacının açtığı dava menfi tespit isteğine ilişkin olup, teknenin devrinin yapılmadığı hususunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. Liman Başkanlığından getirtilen kayıtlara göre de üçüncü şahsa satışı yapıldığı, davacının gemi mülkiyeti ile ilgili bir talebi bulunmadığı anlaşılmaktadır. Dava dilekçesinde davacının dayandığı maddi vakıalara göre TTK 5. Kitabında yazılı Deniz Ticareti veya Deniz Sigorta hükümlerinin uygulanmasını gerektiren, gemi mülkiyeti hükümlerinin uygulanması gereken bir uyuşmazlık söz konusu olmadığı; eldeki davanın kambiyo senedinden kaynaklanan uyuşmazlık olarak kabulü gerektiği, dayanılan hukuksal nedene göre mahkemenin eldeki davaya bakmaya görevli bulunduğu sonucuna varılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle; TTK'nın gemi mülkiyeti hükümlerinin uygulanmasını gerektiren bir uyuşmazlık olmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf sebebi yerinde görülmekle başvurusunun kabulüyle; kararın kaldırılarak dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi"nin 08/12/2022 Tarih 2021/801 Esas - 2022/922 Karar sayılı kararın HMK'nın 353(1)a-3 gereği KALDIRILMASINA; "Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine" Yatırılan 179,90-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davalı ...'ya iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 19/07/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/54139 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi