Üçlü ticari ilişkide ödemenin garantöre/tahsilat yetkilisine yapılması
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2025/820 E. 2025/923 K. · · İlk derece: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Ticari Satımdan Kaynaklanan Alacak mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Üçlü ticari ilişkilerde, alıcının satım bedelini fiilen tahsilat yetkisi verilmiş üçüncü bir kişiye (bayi/garantör) ödemesi ve bu ödeme düzeninin taraflarca süregelen cari hesap uygulaması, üçüncü kişinin beyanı ve hesap ekstresi ile doğrulanması halinde, alıcının satıcıya karşı borcu sona erer; satıcı bu durumda doğrudan alıcıdan yeniden tahsile başvuramaz.
Ele alınan sorunlar
Davalının ödemesini üçüncü kişiye (garantör/bayi) yapmasının davacıya karşı borcu sona erdirip erdirmediği → ret
İddia: Davacı vekili, davalının dava dışı şirkete (garantöre) ödeme yapmasının borcu sona erdirmediğini, müvekkilinin bu şirkete tahsilat yetkisi vermediğini, sözleşmede de bu yönde bir hüküm bulunmadığını, alacağın davalıdan tahsil edilebileceğini, davalı savunmasını ispatlayamadığından davanın reddinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Taraflar arasında üçlü bir ticari ilişki bulunduğu, davalıya satılan akaryakıt bedelinin davacıya üçüncü kişi (bayi) tarafından ödendiği, davalının ise ödemelerini bu üçüncü kişiye yaptığı, ticari ilişkinin bu üçüncü kişinin çekleri ile yürütüldüğü anlaşılmaktadır. Bu durumda davalının satın aldığı akaryakıt karşılığında davacının defterlerinde kayıtlı çek bedellerinin davalı tarafından üçüncü kişiye ödenmesi halinde davalının davacıya karşı sorumluluğunun kalmayacağı, davalının bu ödeme ile borcundan kurtulacağı kabul edilmelidir. Davacının davalıdan alacak talep edebilmesi için davalının fatura bedellerini üçüncü kişiye ödememiş olması gerekir. Kaldırma kararı sonrası yapılan araştırmada müflis şirketin ilgili yıla ait ticari defterlerine ulaşılamamış, ancak şirket yetkilisinin duruşmadaki beyanında, kendisinin sözleşmeli bayi olarak akaryakıt satışlarını yaptığı, tüm alıcıların ödemeyi kendisine yaptığı, kendisinin de bu ödemeleri davacının yetkili bayisine aktardığı, defter düzeninin bu şekilde işlediği, ödemelerin ters kayıtla yeniden borçlandırma sistemine girildiği belirtilmiştir. Bu beyan ve dosyaya sunulan cari hesap ekstresinin de bu düzeni doğrulaması karşısında, davacının fiilen bu üçüncü kişiye tahsilat yetkisi verdiğinin kabulü gerekir; anılan kişinin sadece garantör değil, borçlu sıfatını da haiz olduğu anlaşılmıştır. Üçlü ilişkide üçüncü şahıslara adına fatura düzenlenmekle birlikte bedellerin bu bayiden tahsil edildiği, bayinin verdiği çeklerin iflası nedeniyle ters kayıtla yeniden borçlandırma yapılmasına rağmen, ödemenin davacının yetkili bayisine yapılmış olması karşısında yeniden satım ilişkisinin borçlusu olan davalıya başvurulamayacağının kabulü gerekmektedir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Üçlü ticari ilişkilerde ödemenin fiilen tahsilat yetkisi verilen üçüncü kişiye yapılmasının borcu sona erdirdiği ve bu yetkinin taraflar arasındaki süregelen cari hesap uygulaması ve tanık/ilgili beyanıyla ispatlanabileceği yönündeki değerlendirme bakımından emsal niteliktedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali↗ ticari satım↗ cari hesap↗ garantör↗ tahsilat yetkisi↗ üçlü ilişki↗ iflas idaresi↗ bilirkişi incelemesi↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2025/820
KARAR NO 2025/923
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 21/04/2025
NUMARASI 2024/379 Esas - 2025/253 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
Davanın reddine ilişkin kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya 46.947,20-TL bedelli akaryakıt sattığını, bu satım için 23/12/2014 tarihli fatura düzenlendiğini, davalının faturaya dayalı açık hesap borcunu ödemediğini, bu alacağın tahsili için İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla ilamsız takip başlatıldığını ve davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının davaya konu icra takip dosyasına vaki itirazının iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; davacıya borcu olmadığını, davacının alacağının dava dışı ... Ltd. Şti. aracılığıyla ödendiğini, müvekkilinin davacı şirkete borcunun bulunmadığını belirterek, davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, davacının defterlerinde kayıtlı olduğu tespit edilen çek bedellerinin davalı tarafından garantör konumundaki dava dışı şirket ...'e ödendiğini, bu hususun gerek davacının tahsilat kayıtlarıyla gerekse dava dışı şirket yetkilisinin beyanlarıyla da sabit olduğunu, dolayısıyla davalının ticari ilişkiye konu edimini yerine getirmekle davacıya sorumluluğu kalmadığını, davacı ile davalı arasındaki ticari akaryakıt alım-satım işleminin doğrudan değil, dava dışı müflis şirket aracılığıyla gerçekleştirildiğini, davalının ödeme yaptığı tedarikçi firmanın iflas edeceğine ilişkin öngörüye sahip olmasının da hayatın olağan akışı içerisinde davalıdan beklenemeyeceği, dava dışı müflis şirketin, davalıdan aldığı ödemeleri davacı şirkete aktarıp aktarmadığı hususunda davalının sorumluluğuna gidilemeyeceğinden toplanan delillere göre hazırlanan, hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, esasen alacaklı alacağını tahsil edemediğinden, davalının garantöre ödeme yapmasının, borçluyu borcundan kurtarmadığını, davalı tarafından ...'e ödeme yapıldığı kabul edilse dahi müvekkili şirket tarafından dava dışı ...'e müvekkili şirket adına tahsilat yapma yetkisi verilmediğini, sözleşmede de bu yönde bir hüküm bulunmadığını, ürün temin eden müvekkili şirket alacaklarını tahsil edemediğini, alacağın dilerse borçludan dilerse garantörden tahsil edileceğini, davalının davacıdan teslim aldığı fatura karşılığının davalı tarafından ödenmesi gerektiğini,müflis şirket yetkilisinin beyanlarının kayıtların sunulmasından sarfınazar edilmiş olarak değerlendirilmesi gerektiğini, davalı savunmasını ispat edemediğinden davanın reddi yönünde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğunu, garantörün alacaklıya ödeme yapmaması halinde borçlu/davalı, bu durumun muhtemel risklerini üstleneceğini ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE VE SÜREÇ
Dava, ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılmış icra takibine davalının itirazının iptali istemine ilişkindir. Davanın reddine ilişkin kararın istinaf incelemesi Dairemizin 2021/2178 Esas, 2024/734 karar sayılı ilami ile yapılmış olup; davacıya ait cari hesapta yer alan faturanın davalı tarafından alındığı,davacının cari hesap ekstresinin incelenmesinde, takibe ekli her bir fatura kaydedildikten sonra fatura bedelleri ile uyumlu çek kayıtları ile davalının davacıya olan borcunun sıfırlandığı, ancak 12/11/2016 tarihinde "... cari hesap virmanlarının geri alınması" açıklaması ile takibe konu fatura yönünden davacı lehine 46.947,20-TL alacak kaydı oluşturulduğu anlaşılmaktadır.
Davacı vekili, istinafa cevap dilekçesinde ... firmasının davalı ile aralarında ticari ilişkide garantör olduğunu, davalıya satılan akaryakıt faturalarına karşılık ... tarafından müvekkili lehine çekler verildiğini, davalının borçlarını ödemek üzere keşide edilen çeklerin ödenemeyeceği için müvekkiline 892.967,05-TL bedelli 6 adet çek verildiğini, ancak çeklerin de karşılıksız çıkması üzerine davalı hesaplarında ters kayıtla düzeltme yapıldığını beyan etmiştir. Taraflar arasında üçlü ilişki olduğu, davalıya satılan akaryakıt bedelinin davacıya ... tarafından ödendiği, davalının ise ödemelerini ...'e yaptığı, ticari ilişkinin ... çekleri ile yürütüldüğü anlaşılmaktadır. Bu durumda davalının satın aldığı akaryakıt karşılığında davacının defterlerinde kayıtlı olan çek bedellerinin davalı tarafından ...'e ödenmesi halinde davalının davacıya karşı sorumluluğu kalmayacağı, davalının ...'e ödeme yapması ile borcundan kurtulacağı kabul edilmelidir.
Davacının davalıdan alacak talebinde bulunabilmesi için davalının fatura bedellerini ...'e ödememiş olması gerekir. Taraflar arasındaki alım satım ilişkisinin işleyiş biçimi dikkate alındığında, ... şirketinin iflas ettiği anlaşılmakla iflas idaresinde bulunan ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak takibe konu faturalar karşılığında davalının ... Ltd. Şti.'ye ödeme yapıp yapmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Mahkemece hükme esas alınmış bilirkişi raporunda sadece ...'in ne şekilde temin edildiği anlaşılmayan cari hesap ekstresi incelenmiş ise de, bu incelemenin yeterli olmadığı dikkate alınmadan ve ...'in ticari defterleri incelenmeden davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
"denilerek kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Kaldırma kararından sonra mahkemece; iflas idaresinde araştırma yapılmış ise de uyuşmazlığın ait olduğu yıla ilişkin; ticari defterlere ulaşılamamış; müflis şirket yetkilisi, duruşmada dinlenilmiş; beyanında ...'in sözleşmeli bayisi olduğunu, tüm şirketler ve gerçek kişilerin akaryakıtı kendisinden satın aldığını, ödemeyi de ...'in aldığını, ödemeleri ...'e aktardığını, defter düzeni bu şekilde olduğunu, iflas etmeden önce bayilik aldığım dönemde ...'e verdiği teminat mektuplarının yeterli gelmediği için hem teminat mektuplarını yaktı, hem de benden akaryakıt alan kişileri ters hareket ile borçlandırdı, müflis şirketin defterlerinin şuan hangi dava dosyası arasında olduğunu bilmiyorum, zaten benim defter kayıtlarım ile tarafların defter kayıtları ile birbiri ile uyumlu olduğunu, ilgili faturaların ödendiği ve ters hareket ile yeniden borçlandırma sistemine girildiği ...
kayıtlarında göründüğünü beyan etmiştir. Açıklanan nedenlerle, yapılan araştırmalarda müflisin kayıtlarına ulaşılamadığı, ... şirket yetkilisinin beyanından kendisinden teslim alınan akaryakıtların bedelinin ...'e ödendiği, üçüncü şahıslara teslim edilen akaryakıtlara karşılık ... çekleri ile ödeme yapıldığına göre; davacının ...'e ödeme alma yetkisi verdiğinin kabulü gerektiği gibi dosyaya sunulan cari hesap ekstresi de doğrulanmış olduğundan üçlü ilişkide üçüncü şahıslara adına fatura düzenlemekle birlikte; bedellerini ...'den tahsil ettiği, bu ilişkide ...'in verdiği çeklerin iflası üzerine yeniden ters kayıt yapılarak ödeme davacının yetkili bayisine yapılmasına rağmen yeniden satım ilişkisinin borçlusu davalı olduğundan bahisle davalıya başvurulamayacağının kabulü gerektiğinden davanın reddine ilişkin kararda isabetsizlik bulunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle ;davacı şirketin üçüncü şahıslara ... aracılığıyla satış yapıp ; ... çekleri ile ödeme alması karşısında fiilen ...'e tahsilat yetkisi verdiği,Armarinin sadece garantör değil borçlu sıfatını haiz olduğu anlaşıldığından aksi yönde ki istinaf nedenine İstinaf nedeni yerinde görülmeyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan 60-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.05/06/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/5383 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi