6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Şirketin tasfiyesiz feshini mümkün kılan yasal düzenleme bulunmaması

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/4848 E. 2019/6245 K. ·

OnandıKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Gerekçe özeti

TTK'nın geçici 7. maddesi dışında bir şirketin tasfiye yapılmaksızın feshini mümkün kılan yasal bir düzenleme bulunmadığından, tasfiyesiz fesih istemiyle açılan dava reddedilir.

Ele alınan sorunlar

Şirketin tasfiyesiz feshinin istenip istenemeyeceği → ret

İddia: Davacı, hisse devir sözleşmesini imzalarken esaslı şekilde aldatıldığını, şirket ortağı olma ve hisse devralma iradesinin bulunmadığını ileri sürerek devir sözleşmesinin iptalini istemiş, ıslah dilekçesiyle şirketin tasfiyesiz feshine karar verilmesini talep etmiştir.

Gerekçe: TTK'nın geçici 7. maddesi haricinde bir şirketin tasfiyesiz feshini mümkün kılan bir düzenleme kanunlarımızda mevcut değildir; bu nedenle tasfiyesiz fesih istemi yerinde görülemez. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)

Hisseyi devreden gerçek kişi davalı yönünden pasif husumet yokluğu → ret

Emsal değeri

Şirketin tasfiyesiz feshinin yalnızca TTK geçici 7. madde kapsamında mümkün olduğu, bunun dışında tasfiyesiz fesih istenemeyeceği yönündeki tespit bakımından emsal değer taşır; Yargıtay onaması nedeniyle bağlayıcı içtihat niteliğindedir.

Usul tespitleri

Dava şartı
pasif husumet (taraf sıfatı)

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tasfiyesiz fesih ıslah hisse devir sözleşmesinin iptali pasif husumet (taraf sıfatı) limited şirket

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK geçici 7

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2018/4848 E.  ,  2019/6245 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 29/11/2017 tarih ve 2014/294 E- 2017/1097 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 05/07/2018 tarih ve 2018/203 E- 2018/883 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, uyuşturucu bağımlısı olan müvekkilinin, Kartal 4. Noterliğinin 12.04.2013 tarih ve 8760 sayılı hisse devir sözleşmesi ile davalı ...’nın hissesini devralarak davalı Özseyhanlar Tekstil...Ltd.Şti.'nin tek ortağı olduğunu, ancak müvekkilinin imzaladığı belgelerin devir sözleşmesi olduğunu bilmediğini, şirket ortağı olma ve hisse devralma iradesi bulunmadığını, müvekkilinin esaslı şekilde aldatılmış olduğunu ileri sürerek devir sözleşmesinin iptaline karar verilmesini istemiş daha sonra verdiği ıslah dilekçesi ile şirketin tasfiyesiz feshine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.

Davalılar davaya cevap vermemişlerdir.

Mahkemece, tasfiyesiz feshin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın davalı şirket yönünden reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın da pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

Karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince, TTK’nun geçici 7. maddesi haricinde tasfiyesiz feshi mümkün kılan bir düzenlemenin kanunlarımızda mevcut bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 8,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden alınmasına, 07/10/2019 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/538203000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/203 E. 2018/883 K.

Limited şirketlerde tasfiyesiz fesih talebinin karşılanamayacağı

Gerekçe özeti

Limited şirketlerin sona erme sebepleri TTK 636. maddede sınırlı sayıda düzenlenmiş olup (şirket sözleşmesinde öngörülen sebepler, genel kurul kararı, iflas, kanunda öngörülen diğer haller ve haklı sebeple fesih), bu kapsamda tasfiyesiz fesih öngörülmemiştir. TTK geçici 7. madde dışında tasfiyesiz feshi mümkün kılan bir düzenleme bulunmadığından, limited şirketin tasfiyesiz feshine ilişkin talepler karşılanamaz.

Emsal değeri

Limited şirketlerde TTK 636. madde kapsamında sınırlı sayıda öngörülen sona erme sebepleri dışında tasfiyesiz fesih talebinin karşılanamayacağı yönünde, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi kararına da atıfla desteklenen bir hukuki tespit içermektedir.

Kavramlar: tasfiyesiz fesih limited şirketin sona erme sebepleri haklı sebeple fesih ıslah hisse devir sözleşmesi

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/203

KARAR NO 2018/883

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 29/11/2017

NUMARASI 2014/294 Esas 2017/1097 Karar

DAVA

Sözleşmenin İptali (tasfiyesiz fesih)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 05/07/2018

Davanın reddine ilişkin hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili davacının uyuşturucu bağımlısı olduğunu, müvekkilinin, Kartal ... Noterliğinin 12.04.2013 tarih ve ... sayılı hisse devir sözleşmesi ile ....ltd. Şti.'nin tek ortağı olduğunu, ancak imzaladığı belgelerin devir sözleşmesi olduğunu bilmediği gibi müvekkilin şirket ortağı olma hisse devri iradesi de bulunmadığını,şirketin tek ortağı olan ...'ya vekaleten ... tarafından müvekkile hisse devri yapıldığını, davaya konu şirketin dışında, ...Kimya San. Tic. Ltd. Şti. isimli şirkette hisse devri yaptıklarını, ...Tic. Ltd. Şirketi isminde de bir şirketin kuruluşunda şirket ana sözleşmesine imza atmasını sağladıklarını, TBK nun 27. maddesi "Kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkansız olan sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür." hükmü gereğince sözleşmenin iptali gerektiğini,müvekkilinin esaslı şekilde aldatılmış şirket devir sözleşmesi ile bağlı olmadığını, bu nedenle devir sözleşmesinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili 29.3.2016 tarihli ıslah dilekçesi ile; madde kullandığı dönemlerde riskli davranışlar sergilemesi nedeniyle kısıtlanmasına karar verilen müvekkilinin halihazırda bir şirketin tek ortağı olması beklenemeyeceğinden şirketin aktifi olmadığı gibi faaliyette de olmadığını, Şirketin tasfiyeye konu olacak malvarlığı bulunmadığını, bu nedenle şirketin tasfiyesiz feshine karar verilmesi talep edilmiştir.

CEVAP

Davalıların usulüne uygun tebliğe rağmen cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, ATK raporunda davacının sözleşme tarihi olan 12/04/2013 tarihinde fiili ehliyetinin bulunduğunun belirlendiği, HMK 50. Madde hükmü gereğince medeni haklardan yararlanma ehliyetine sahip olanın, davada taraf ehliyetine de sahip olduğu, şirket tasfiyesi ile ilgili olarak açılacak davada şirketin gösterilmesi yeteli olup, davalı olarak gösterilen ...'nın davada pasif dava ehliyeti bulunmadığı, TTK'nun 636. Madde hükmü gereğince Limited şirketlerin sona erme sebeplerinin belirtildiği,davacı vekili tarafından dava ıslah edilmek suretiyle tasfiyesiz feshe dönüştürüldüğü, davacı ile davalı şirket arasında menfaat çatışması olduğu gözetilerek davalı şirkete kayyum tayin edilerek taraf teşkili sağlandığı, Limited şirketlerde sona erme sebepleri belirtilmiş olup tasfiyesiz fesih mümkün bulunmadığından davanın davalı şirket yönünden reddine ,davalı ...

aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; TTK 636.maddesinin anonim şirketin haklı sebeple feshini düzenleyen m.531'e atıf yaptığını, haklı sebeplerin dikkate alınması gerektiğini, müvekkilinin uyuşturucu bağımlısı olduğunu, içeriğini bilmeden imzaladığı belgelerin kendisine nasıl bir sorumluluk yükleyeceği hususunda hiçbir fikrinin olmadığını, şirketin aktifi olmadığı gibi faaliyette de olmadığını, tasfiyeye konu olacak malvarlığının bulunmadığını, şirketin tasfiyesiz feshi gerektiğini belirterek davanın kabulünü talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, hukuki niteliği itibariyle davalı ... Dış Tic. Ltd. Şti.'nin tasfiyesiz feshine karar verilmesine ilişkindir. Davacı vekili tarafından açılan davada 25/04/2013 tarih ve ... sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilen Kartal .. Noterliğinin 12/04/2013 tarih ve ... yevmiye nosu ile tanzim edilen devir sözleşmesinin sözleşme tarihinde şirkete ortak olma iradesinin olmadığını, uyuşturucu bağımlısı olduğunu iddia ederek iptalini talep ettiği belirlenmekle sözleşme tarihi itibariyle davacının fiili ehliyeti bulunup bulunmadığı araştırılmış ,ATK tarafından düzenlenen raporla davacının sözleşme tarihi olan 12/04/2013 tarihinde fiili ehliyetinin bulunduğu belirlenmiştir.Yargılama sırasında davacı vekili tarafından 10/02/2017 tarihli istem dilekçesi ile dava ıslah edilmek suretiyle davalı şirketin tasfiyesiz feshine karar verilmesi istemiştir.

TTK'nun 636. Maddesinde Limited şirketlerin ona erme sebepleri sayılmış olup bunlar şirket sözleşmesinde ön görülen sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesi ile, genel kurul kararı ile, iflasın açılması ile,kanunda öngörülen diğer sona erme halleri ile, şirketin sona erebileceği, ayrıca haklı sebeplerin varlığında her ortağın mahkemeden şirketin feshini isteyebileceği düzenlenmiştir.

Yukarıda belirtildiği gibi Limited şirketlerde sona erme sebepleri belirtilmiş olup tasfiyesiz fesih hali öngörülmemiştir. TTK geçici 7.madde haricinde tasfiyesiz feshi mümkün kılan bir düzenleme kanunlarımızda mevcut değildir.Davacı tarafın talebi tasfiyesiz fesihe ilişkin olduğundan talep karşılanamayacağından davanın reddine ilişkin hükme yönelik istinaf sebebleri yerinde görülmemiştir.Somut olaya emsal olabilecek Yargıtay 11 Hukuk dairesinin 2012/13505 esas ,2013/11515 karar sayılı ve 3.6.2013 tarihli ilamında da tasfiyesiz feshin mümkün olmadığı vurgulanmıştır.Anlatılanlara göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,

Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,

HMK 'nun 362/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 05/07/2018

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.