6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Çek bedelini bizzat tahsil eden hamil banka kusurundan söz edemez

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/4637 E. 2019/6180 K. ·

OnandıKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)

Gerekçe özeti

Çek bedelinin hamilin kendisi tarafından bankadan tahsil edildiği delillerle sabitse, tahsilden sonra taraflar ve üçüncü kişiler arasında gerçekleşen paylaşma ilişkileri bankaya yüklenemez; bankanın hafif ya da ağır kusuru bulunmadığından ve diğer davalının sorumluluğuna ilişkin bir tespit de yapılamadığından tazminat istemi reddedilir.

Ele alınan sorunlar

Çek bedelinin yetkisiz kişiye ödendiği iddiasında bankanın ve diğer davalının sorumluluğu → ret

İddia: Davacı; ibraz ettiği ve cirantası olduğu çekin bedelinin bilgisi ve rızası dışında, yetkisi bulunmayan diğer davalıya ödendiğini, bankaların güven kurumu olmaları nedeniyle hafif kusurlarından dahi sorumlu olduklarını ve davalı bankanın objektif özen yükümlülüğüne uymadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Bilirkişi raporu, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre çek bedeli davacının kendisi tarafından davalı bankadan tahsil edilmiştir. Para tahsil edildikten sonraki paylaşma gibi işlemler, davacı ile diğer davalı ve dava dışı üçüncü kişiler arasındaki başka bir ilişkiden kaynaklanmış olabilir. Bu durumda davalı bankanın hafif veya ağır herhangi bir kusuru bulunmadığı gibi, diğer davalının sorumlu olduğuna ilişkin bir tespit de yoktur. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Çek bedelinin hamil tarafından bizzat tahsil edildiğinin saptanması hâlinde tahsil sonrası paylaşım ilişkilerinden bankanın sorumlu tutulamayacağı yönünden emsaldir; Yargıtay'ca onanmıştır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çekin ibrazı ve tahsili bankanın objektif özen yükümlülüğü kusur ispat yükü kısmi dava

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2018/4637 E.  ,  2019/6180 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 16/06/2017 tarih ve 2015/1281 E-2017/650 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 28/06/2018 tarih ve 2018/191 E-2018/822 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin 02/02/2015 tarihinde davalı banka şubesine giderek kendisine ödenmesi gereken çekin, yetkisi bulunmadığı halde diğer davalıya ödendiğini öğrendiğini, bunun üzerine bankaya noter kanalıyla ihtarname gönderildiğini, Bakırköy 7.Sulh Mahkemesinin 2015/34 D.iş sayılı dosyası ile delil tespiti yapıldığını, bankaların güven kurumları olmaları sebebiyle hafif kusurları sebebiyle dahi mevduat sahiplerine vermiş oldukları zararlardan sorumlu olduklarını, müvekkilinin ibraz ettiği ve cirantası olduğu çekin bedelinin müvekkilinin bilgisi ve rızası hilafına yetkisi bulunmayan diğer davalıya ödenmiş olmasının ağır kusur teşkil ettiğini, bankanın objektif özen yükümlülüğüne uymadığından sorumlu olduğunu, müvekkilinin zarara uğradığı 683.614,10 TL maddi zararın şimdilik 100.000 TL'sinin olay tarihinden itibaren temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili; kısmi dava açılamayacağını, davacının müvekkilinin keşidecisi olduğu çekin bedelini çeki bankaya ibraz etmek suretiyle aldığını, davacının aradan 20 gün geçtikten sonra bankaya ihtarname çekerek iddiasını dile getirdiğini, yine aradan 2 ay geçtikten sonra tespit talep ettiğini, ihtarname çekerken ve tespit davası açarken müvekkiline suçlama yöneltmediğini, kamera kayıtlarında paranın müvekkiline teslim edilmediğinin sabit olduğunu, rızası dışında başka birine ödendiğini iddia eden birinin olay günü polise gitmesi gerektiğini, dekontları kendisinin imzaladığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı Albaraka Bankası vekili; bankadaki işlemlerin davacının bilgisi ve iradesi altında gerçekleştirildiğini, çekin bankaya ibraz edildiğini, bedelinin ödendiğini, dekontun imzalandığını, 683.604,10 TL gibi büyük bir miktarlı çeki tahsil etmeden bankayı terk etmenin mümkün olmadığını, çek miktarının biliniyor olmasına rağmen kısmi dava açılmasının mantıklı olmadığını, bütün bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, iddia, savunma,bilirkişi raporu, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; söz konusu çek bedelinin davacı tarafından davalı bankadan tahsil edildiği, para tahsil edildikten sonraki paylaşma gibi işlemlerin davacı ile davalı ... ve dava dışı 3. şahıslar arasındaki başka bir ilişkiden kaynaklanmış olabileceği, davalı bankanın bu durumda herhangi bir hafif veya ağır bir kusurunun bulunmadığını yine diğer davalınında sorumlu olduğuna ilişkin bir tespit bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı vekili karara karşı istinaf yoluna başvurmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince, davacı vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 8,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 03/10/2019 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/538168000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/191 E. 2018/822 K.

Çekin başkasına ödendiği iddiasında bankanın kusuru aranır

Gerekçe özeti

Çek bedelinin hamil tarafından bankadan usulüne uygun şekilde tahsil edildiği ve sonrasında paranın hamilin icazetiyle yanındaki üçüncü bir kişiye teslim edildiği durumlarda, banka çalışanının kusurlu ve objektif özen yükümlülüğüne aykırı davrandığı ayrıca ispat edilmedikçe banka TBK 66 uyarınca sorumlu tutulamaz.

Emsal değeri

Çekin hamil tarafından usulüne uygun tahsil edildikten sonra hamilin icazetiyle üçüncü kişiye teslim edilmesi halinde bankanın TBK 66 kapsamında sorumluluğunun doğması için banka çalışanının kusurunun somut olarak ispatlanması gerektiği yönünden bölgesel ikna edici emsal değer taşır.

Kavramlar: objektif özen yükümlülüğü banka sorumluluğu çek hamili ciro TBK 66

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/191

KARAR NO 2018/822

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 16/06/2017

NUMARASI 2015/1281 Esas 2017/650 Karar

DAVA

Tazminat (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 28/06/2018 (17/07/2018 yazım tarihli )

Davanın reddine ilişkin hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin 02/02/2015 tarihinde davalı banka şubesine giderek kendisine ödenmesi gereken çekin, yetkisi bulunmadığı halde diğer davalıya ödendiğini, bunun üzerine bankaya noter kanalıyla ihtarname gönderildiğini, kamera kayıtlarının saklanması gerektiğini bildirdiklerini, delillerin tespiti için Bakırköy 7.Sulh Mahkemesinin 2015/34 D.iş sayılı dosya ile tespit yapıldığını, bankaların güven kurumları olmaları sebebiyle hafif kusurları sebebiyle dahi mevduat sahiplerine vermiş oldukları zararlardan sorumlu olduklarını, müvekkilinin ibraz ettiği ve cirantası olduğu çekin bedelinin müvekkilinin bilgisi ve rızası hilafına yetkisi bulunmayan diğer davalı ...'ye ödenmiş olmasının ağır kusur teşkil ettiğini, bankanın objektif özen yükümlülüğüne uymadığını, bankanın bu durumdan sorumlu olduğunu,davalıların eylemleri nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığı 683.614,10- TL maddi zararın şimdilik 100.000-TL sinin olay tarihinden itibaren temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

1-Davalı ... vekili ;kısmi dava açılamayacağını,davacının müvekkilinin keşidecisi olduğu çekin bedelini çeki bankaya ibraz etmek suretiyle aldığını, davacının aradan 20 gün geçtikten sonra bankaya ihtarname çekerek iddiasını dile getirdiğini, yine aradan 2 ay geçtikten sonra tespit talep ettiğini, ihtarname çekerken ve tespit davası açarken müvekkiline suçlama yöneltmediğini, kamera kayıtlarında paranın müvekkiline teslim edilmediğinin sabit olduğunu, rızası dışında başka birine ödendiğini iddia eden birinin olay günü polise gitmesi gerektiğini, dekontları kendisinin imzaladığını, davacının beyanında samimi olmadığını, bütün bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

2-Davalı ...Bankası vekili;bankadaki işlemlerin davacının bilgisi ve iradesi altında gerçekleştirildiğini,çekin bankaya ibraz edildiğini, bedelinin ödendiğini, dekontun imzalandığını, 683.604,10 TL gibi büyük bir miktarlı çeki tahsil etmeden bankayı terk etmenin mümkün olmadığını, çek miktarının biliniyor olmasına rağmen kısmi dava açılmasının mantıklı olmadığını, bütün bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Yapılan bilirkişi incelemeleri ve dosya kapsamına göre söz konusu çek bedelinin davacı tarafından davalı bankadan tahsil edildiği, para tahsil edildikten sonraki paylaşma v.s işlemlerin davacı ile davalı ... ve dava dışı 3.şahıslar arasındaki başka bir ilişkiden v.s kaynaklanmış olabileceği, davalı bankanın bu durumda herhangi bir hafif veya ağır bir kusurunun bulunmadığını yine diğer davalınında sorumlu olduğuna ilişkin bir tespit bulunmadığını belirterek davanın reddine karar vermiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili paranın banka tarafından müvekkiline ödenmediğini davalı ... ve yanında bulunan ... isimli kişiye ödendiğini, bankanın objektif özen yükümlülüğüne aykırı davrandığını, kamera kayıtlarında paranın davacıya teslim edilmediğinin anlaşıldığını, tediye fişinin para alınmadan önce müvekkilince imzalandığını, müvekkilinin para paylaşım sürecinin içinde olmadığını, bankanın sorumlu olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü talep etmiştir.

GEREKÇE

İstinaf incelemesi bakımından çözümü gereken husus bankadan tahsil ettiği çekin davalı bankanın kusurlu eylemi ile diğer davalı keşideciye ödendiği iddiasında davalı bankanın kusurlu davranıp davranmadığı noktasındadır.

Somut olayda, davalı ...'nin davalı bankanın Güngören şubesine ait 31/01/2015 keşide tarihli 3150325 nolu 683.614,10 -TL bedelli çekin keşidesici olduğu, davacı ...'ün ise çekin arkasında cirosunun bulunup çek hamili olduğu, Bakırköy 7.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/34 D.iş sayılı dosyasına ve tüm dosya kapsamına göre davacı ...'ün olay günü banka şubesine yanında davalı keşideci ve dava dışı iki kişi ile birlikte geldiği, çekin davacı tarafından tahsil edilmek üzere olay günü 02.02.2015 tarihinde kimlik tespiti yapılmak ve ödeme dekontu üzerine imzası alınmak suretiyle aynı gün 14.10 sularında paranın, banka gişesi görüntülerine göre davacının icazeti ile o anda gişede yanında bulunan ... yanında bulunan kişiye teslim edildiği ,davalıdan başkaca iki kişinin daha bulunduğu ve bu kişilerin davacıdan evvel bankaya gelerek işlemleri başlattıkları ve davacıdan daha sonra bankayı terkettikleri anlaşılmaktadır.

Bilirkişi tarafından yapılan tesbitlerde davacının yanında bulunan kişilerle birlikte hareket ettiği ve yanında ki kişiye paranın fiziken teslim edilmesine itirazda bulunmadığının tesbit edildiği anlaşılmaktadır.TBK 66 maddesine göre davalı bankayı sorumlu tutabilmek için banka çalışanının olayda kusurlu davrandığının tesbiti gerekmektedir.Çalışanların kusurlu ve objektif özen yükümlülüğüne aykırı hareket ettiklerini gösterir bir davranışları tesbit edilemediği, davacının bankaya birlikte geldiği kişilerle birlikte çek karşılığını teslim aldığı ve tediye fişini de imzaladığı ,yanında ki kişilerle ne gibi bir ilişki içinde bulunduklarının banka tarafından bilinemeyeceği gibi çek keşidecisi davalı ile olan ilişkisinin de tesbit edilemediği , aradan geçen zamana göre iddiaların hayatın olağan akışına uygun olmadığı ;

yapılan işlemlerde davacının rızası olduğunun kabulü gerektiği davanın reddine ilişkin hükümde isabetsizlik bulunmadığından davacı tarafın istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,

Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,

HMK 'nun 362/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 28/06/2018

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.