6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ticari defter kayıtlarına dayanan alacak davasında ispat yükü

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/1511 E. 2024/1114 K. · · İlk derece: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptalikaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ Emsalusul emsali

Mahkemenin nitelemesi: Deniz ticareti

Davacının nitelemesi: Gemi ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Davalının, davaya konu hizmetleri aldığını hiçbir aşamada inkâr etmeyip faturalara itiraz etmeden bunları kendi ticari defterlerine kaydetmesi ve tarafların ticari defterlerinin karşılıklı olarak birbirini doğrulaması hâlinde, alacağın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddedilmesi hatalıdır; bu durumda alacağın varlığının kabulü gerekir. Ayrıca, yargılama sırasında davalı hakkında konkordato mühleti talep edilip tasdik kararı verildiği ve bu durumun dava dosyasına bildirilmediği tespit edilirse, konkordato tasdikinin dava konusu alacağa (ödenip ödenmediği yönünden) etkisi araştırılmadan karar verilemez; bu husus incelenmeden esas hakkında hüküm kurulamayacağından karar kaldırılıp ilk derece mahkemesine gönderilir.

Ele alınan sorunlar

Ticari defter kayıtlarına göre alacağın ispatı → kabul

İddia: Davacı vekili, faturaların davalıya tebliğ edildiğini, davalının itiraz etmeyip faturaları kendi ticari defterlerine işlediğini, tarafların ticari defterlerinin birbirini doğruladığını, bu nedenle HMK 222/3 uyarınca ticari defter kayıtlarının kesin delil niteliğinde olduğunu, ispat yükünün davalıya geçtiğini, ilk derece mahkemesinin alacağın ispatlanamadığı gerekçesiyle davayı reddetmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Yapılan yargılama ve toplanan tüm delillerden, tarafların incelenen ticari defterlerinin kanuna uygun tutulduğu, icra takip tarihi itibariyle 5.506-USD (20.768,08-TL) ve TL hesabında 2.773-TL alacağın bulunduğu, tarafların ticari defterlerinin bu hususta mutabık olduğu anlaşılmakla, davada talep olunan 3.000-USD ve 2.773-TL alacağın bulunduğunun kabulü gerekir. Davalı tarafça yargılamanın hiçbir aşamasında davaya konu alacağa ilişkin hizmetleri almadığı savunulmamış olup, itiraz etmeden ticari defterlerine kayıt ettiği faturalar nedeniyle alacağın bulunmadığının kabulü doğru olmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Karardan sonra öğrenilen konkordato tasdikinin davaya etkisi → tartışılmadı

Gerekçe: Davalı tarafından, eldeki dava açıldıktan sonra Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde konkordato mühleti talep edildiği, 31.12.2018 tarihinde geçici mühlet tedbirleri verildiği, bu durumun eldeki dava dosyasına bildirilmediği, akabinde konkordato projesinin tasdik edildiği anlaşılmaktadır. İlk derece mahkemesince verilen karar tarihinden sonra konkordato tasdik projesinde icra takibi ve davaya konu alacağın ödenip ödenmediği hususunda bir bilgi bulunmamaktadır. Davanın kabulü gerekirken reddine karar verilmesi doğru değil ise de, eldeki davada verilen karar sonrası davalı hakkında verilen konkordatonun tasdiki kararının eldeki davaya etkisinin değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir. Belirtilen hususlarda gereken araştırmanın yapılarak sonucuna göre karar verilmek üzere kararın kaldırılmasına ve dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Davaya konu hizmeti aldığını hiçbir aşamada inkâr etmeyen ve faturaları itiraz etmeksizin ticari defterlerine kaydeden davalı aleyhine, tarafların ticari defter kayıtlarının birbirini doğrulaması hâlinde alacağın ispatlanmış sayılacağına ve ayrıca yargılama sırasında ortaya çıkan konkordato tasdikinin dava konusu alacağa etkisinin araştırılması gerektiğine ilişkin tespitler yönünden emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali ticari defter kaydının delil niteliği ispat yükü konkordato tasdiki kısmi ödeme gemi ve yük alacaklılığı

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 222HMK 353(1)-a-6HMK 353(1)-a

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2023/1511

KARAR NO 2024/1114

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 24/11/2020

NUMARASI 2018/470 Esas - 2020/317 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Gemi ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 16/07/2024

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili şirketin lojistik hizmetleri, taşıma işleri komisyonculuğu ile iştigal ettiğini, taşımalar nedeni ile müvekkili tarafından verilen hizmetler karşılığı davalı tarafından ödenmesi gereken ekstra ücretler, kara nakliyesi, navlun ücreti ilgili olarak 29.6.2017 tarihli ... numaralı fatura 236-USD, 29.06.2017 tarihli ... numaralı fatura 4.125-USD, 29.05.2017 tarihli ... numaralı fatura 1.180-TL, 17.02.2017 tarihli ... numaralı fatura 531-TL, 17.02.2017 tarihli ... numaralı faturalar (1.062-TL) düzenlenerek davalıya gönderildiğini, 03.01.2018 tarihinde davalı borçlu aleyhine icra takibi başlatıldığını, İstanbul Küçükçekmece ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına kaydedilen icra takibine ilişkin olarak ödeme emrinin henüz borçluya tebliğ edilmeden önce davalı/borçlunun 10.01.2018 tarihinde müvekkili 2.506-USD kısmi ödeme yapıldığını, davalı/borçlunun bu ödemesinden sonra, ..., ..., ...

numaralı konşimento tahtlarında yapılan taşımalar nedeniyle ..., ..., .... ..., ... faturalara dayanan kalan bakiye borcunun 3.000-USD, 2.773-TL olduğunu belirterek, İstanbul Küçükçekmece .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına borçlu/davalı tarafından yapılan haksız itirazın iptali ile takibin 3.000-USD ve 2.773-TL üzerinden devamına davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; tarafların 2017 yılı ticari defterlerinde USD ve TL hesap bakiyelerinin birbiriyle örtüştüğü, davacı şirketin icra takip tarihi olan 03.01.2018 tarihi itibariyle davalıdan döviz hesabında 5.506-USD (20.768,08-TL), TL Hesabında ise 2.773-TL alacağı bulunduğu, davalı şirketin ise icra takip tarihi olan 03.01.2018 tarihi itibariyle davacıya döviz hesabında 5.506-USD (19.304,61 TL), TL hesabında ise 2.773-TL borcu bulunduğu, davalının takip tarihi itibariyle temerrüde düşürüldüğü, dosyada mevcut konşimentolarda davalı ....'nin yükün göndericisi/yükleten konumunda olduğu, yükün alıcısının ... alıcısı ise "... Ltd." olarak kayıtlı olduğu,konşimentoya göre ... firmasının fiili taşıyan olduğu, anlaşmaya göre taşıma ücretinden ve teferruatından kimin sorumlu olduğunun dava dosyasına sunulan belgelerden anlaşılamadığı, konşimentoda navlunun peşin ödendiği kaydı bulunduğu, taşıma işleri komisyoncusu olan davacı ...

AŞ'nin ekstra ücretleri talep edebilmesi için fiili taşıyan veya onun acentesine bu ücretleri ödediğini belgelemesi gerektiği, iddia edilen ekstra maliyetlerin mahiyetinin de ispatlanamadığı, kök rapordan sonra davacı vekilince konşimentolar haricinde taraflar arasında kurulduğu ileri sürülen taşıma anlaşması ile ilgili mail yazışmaları, gümrük belgeleri sunulduğu, bu belgelere göre davalı ... San. A.Ş. yükün göndericisi/yükleteni ve aynı zamanda taşıtan konumunda olduğu, dava konusu ücretler ile ilgili fiili taşıyanın davacı adına düzenlediği faturalar da davacı dilekçesi ekinde dosyaya sunulduğu, ancak faturaların ödendiğine ilişkin belgelerin sunulmadığı, kök rapordan sonra dava dosyasına sunulan yeni belgeler ışığında talep edilen iç taşıma ücretinin fabrikadan limana olan Türkiye'deki ayağı ile ilgili olduğunun da ortaya çıktığı, 4.125-USD'lik navlun faturası açısından konşimentoda navlunun peşin ödendiğine dair kaydın bulunduğu, kara nakliyesi açısından kesilen faturanın ise 900-TL olduğu, davalı tarafın 2.506-USD ödemesi de göz önüne alınarak, davalı tarafın davacı tarafa borcu kalmadığı göz önüne alınarak davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; faturaların davacı müvekkil tarafından tebliğ edildiğini, davalı borçlu şirketin işbu faturalara itiraz etmediği ve defterlerine işlediği göz önünde bulundurulduğunda, ispat yükünün yer değiştirdiğini, davalı şirket, herhangi bir cevap ve delil sunmayarak her ne kadar dava dilekçesindeki iddiaları HMK gereği reddetmiş sayılmışsa da, ispat külfetine ilişkin ticari defterleri HMK 222 ve devamı maddeler uyarınca bilirkişi marifeti ile incelenmiş, davalı şirketin ticari defterleri ile karşı ispata yarar bilgiler ihtiva etmesi bir yana müvekkil iddialarını doğrular nitelikte kayıtlar bulunduğunu, tarafların ticari defter ve kayıtlarının birbirini doğruladığı ve tüm ödeme ve fatura kayıtlarının karşılaştırılmasında bir farklılık bulunmadığının tespit olunduğunu, HMK'nın 222.

maddesinin 3. fıkrasında yer alan İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiğini, cümlesi uyarınca ticari defterlerin delil niteliğinin kesin delil olduğunu, müvekkil şirketin, kesin delillerle ispatlanan davasının, ispat yükü hukuka aykırı şekilde yer değiştirilerek, davasını ispatlayamadığı gerekçesi ile reddinin hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Davacı tarafından; 3 ayrı tarihlerde yapılan deniz taşıma işleri için bakiye 5.506-USD (20.768,08-TL), TL Hesabında ise 2.773-TL alacağı bulunduğu ileri sürülerek 03.01.2018 tarihinde ilamsız takip başlatılmış, davalı tarafça borcu bulunmadığından bahisle icra takibine itiraz edildiği anlaşılmaktadır.Davacı tarafından;

11. 12.2018 tarihinde icra takibi başlatıldıktan sonra ödeme emri tebliğinden evvel davalı tarafça 2.506-USD'nin ödendiğini bildirerek kalan 3.000-USD ile TL alacağı için itirazın iptalini talep etmiş, ödenen miktarı asıl alacağından düşerek ödenen miktar için başkaca bir talepte bulunmadan, bakiye alacağını talep etmiştir.Mahkemece; alacağın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan tüm delillerden, tarafların incelenen ticari defterlerinin kanuna uygun tutulduğu, icra takip tarihi itibariyle;

5. 506-USD ( 20.768,08-TL ), TL Hesabında ise 2.773-TL alacağı bulunduğu tarafların ticari defterlerinin mutabık olduğu anlaşılmakla, davada talep olunan 3.000-USD ve 2.773-TL alacağın bulunduğunun kabulü gerekir. Davalı tarafça yargılamanın hiç bir aşamasında davaya konu alacağa ilişkin hizmetleri almadığını savunmayan davalının itiraz etmeden ticari defterlerine kayıt ettiği faturalar nedeniyle alacağın bulunmadığının kabulü doğru olmamıştır.Ne var ki UYAP kayıtlarında yapılan incelemeye göre eldeki açılan davadan sonra; davalı tarafından Bakırköy 3. ATM'nin 2018/1313 esas sayılı dosyasında 27.12.2018 tarihinde konkordato mühleti talep ettiği, 31.12.2018 tarihi itibariyle geçici mühlet tedbirleri verildiği, eldeki dava dosyasına bu konuda bilgi verilmediği;

2021/582 karar sayılı karar ile 29.06.2021 tarihinde konkordato projesinin tasdik edildiği anlaşılmaktadır. İlk derece mahkemesince; verilen karar tarihinden sonra konkordato tasdik projesinde icra takibi ve davaya konu alacağın ödenip ödenmediği hususunda bir bilgi bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; davanın kabulü gerekirken reddine karar verilmesi doğru değil ise de; eldeki davada verilen karar sonrası davalı hakkında verilen konkordatonun tasdiki kararının eldeki davaya etkisi değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir. Belirtilen hususlarda gereken araştırmanın yapılarak sonucuna göre karar verilmek üzere kararın kaldırılmasına, dava dosyasının kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/470 Esas - 2020/317 karar sayılı 24/11/2020 tarihli kararının HMK'nın 353(1)-a-6 KALDIRILMASINA,"Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine"Yatırılan 179,90-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.16/07/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/53767 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.