6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Yönetim boşluğu bulunmayan şirkete tedbiren kayyım atanamaz

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/2178 E. 2024/954 K. · · İlk derece: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Tespitistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Davacının nitelemesi: İhtiyati tedbir talebi mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Bir şirketin hissedarlarının vefatı nedeniyle organsız kaldığı ileri sürülerek talep edilen tedbiren yönetim/temsil kayyımı atanması, terekeye atanan idare memurunun aynı zamanda ticaret siciline kayyım sıfatıyla tescil edilmiş olması halinde reddedilir; çünkü bu durumda şirkette şeklen bir yönetim ve organ boşluğu bulunmadığından davanın esası yönünden yaklaşık ispat koşulu (HMK 390/3) gerçekleşmemiş olur. Ayrıca ihtiyati tedbir kararları ancak davanın konusu hakkında verilebileceğinden, dava konusu olmayan bir malvarlığı unsuruna (örneğin şirket taşınmazına) ihtiyati tedbir konulması talep edilemez.

Ele alınan sorunlar

Şirkete tedbiren yönetim ve temsil kayyımı atanması talebi → ret

İddia: Davacı, ticaret sicilinde kayyım olarak görünen kişinin bu sıfatının hukuka aykırı olduğunu, bu hususun düzeltilmesi için ayrı bir dava açıldığını, ilgili tereke temsilcilerinin bu kişiyi kayyım olarak kabul etmediklerini belirterek şirkete tedbiren yönetim ve temsil kayyımı atanması gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: İhtiyati tedbir için HMK 389 uyarınca hakkın elde edilmesinin zorlaşması/imkansızlaşması ya da ciddi zarar tehlikesi, HMK 390/3 uyarınca da davanın esası yönünden yaklaşık ispat şartı aranır. Şirketin %50'şer hissedarı olan iki kişinin terekelerine idare memuru atanmış ve terekeler bu memurlar tarafından yönetilmektedir. Bakırköy 8. SHM'nin ilgili tereke dosyasında bir hissedarın terekesini temsile yetkili tereke idare memuru, davalı şirketin yönetim işlerini yürütmek, şirketi temsil etmek, malvarlığını korumak, genel kurula katılmak, oy kullanmak ve gerektiğinde şirket organlarında görev üstlenmek üzere 'temsil ve yönetim kayyımı' sıfatıyla yetkili kılınmış ve bu husus ticaret sicil müdürlüğüne bildirilerek tescil edilmiştir. Ayrıca, davalı şirkette yönetim ve organ boşluğu bulunduğu ileri sürülerek açılan başka bir davada da mahkemece, tereke idare memurunun şirkete kayyım olarak atandığı ve bu hususun sicile tescil edildiği, şirkette yönetim boşluğu bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, bu kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı şirkette bu aşamada şeklen yönetim ve organ boşluğu bulunmadığından, davanın esası yönünden yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmemiştir ve şirkete tedbiren kayyım atanmasına ilişkin talebin reddinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Şirket taşınmazlarına ihtiyati tedbir konulması talebi → ret

İddia: Davacı, şirkete ait taşınmazın tapu sicil kayıtları üzerine tedbir konulması gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: İhtiyati tedbir kararları ancak davanın konusu hakkında verilebilir. Davacının davası, şirkete kayyım atanması ile hisse devrinin onaylanmasına ilişkin ortaklar kurulu kararının hükümsüzlüğünün tespitine ilişkin olup, şirketin taşınmazları davanın konusu olmadığından taşınmazlarla ilgili ihtiyati tedbir talebinin reddinde isabetsizlik yoktur.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Tereke idare memurunun ticaret siciline kayyım sıfatıyla tescil edilmiş olmasının şirketteki yönetim boşluğunu ortadan kaldırdığı ve bu durumun ihtiyati tedbir için gereken yaklaşık ispat koşulunu engellediği yönündeki değerlendirme; ayrıca ihtiyati tedbirin davanın konusuyla sınırlı olması gerektiği yönündeki tespit bakımından emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati tedbir yaklaşık ispat yönetim ve temsil kayyımı tereke idare memuru organ boşluğu dava konusu ile sınırlılık

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 389HMK 390/3HMK 353(1)b-1HMK 362(1)-f

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2023/2178

KARAR NO 2024/954

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 25/08/2023 (Ara Karar)

NUMARASI 2023/496 Esas

TALEP İhtiyati Tedbir

İSTİNAF KARAR TARİHİ 13/06/2024

İhtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin 25/08/2023 tarihli ara kararın talep eden davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

TALEP

Talep eden davacı; davalı şirketin iki hissedarından birisi olan ... 07/12/2016 tarihinde, diğer hissedarı ... de 20/11/2018 tarihinde vefat ettiğini, kendisinin .. vasiyeti yerine getirme görevlisi olarak görev yaptığını, diğer hissedar ... sağlığında sahte imzalı ortaklar kurulu kararı ile ... şirketteki hisselerini azaltarak kendi hisselerini artırdığını, benzer durumda İstanbul (Kapatılan) 49. ATM'nin 2011/162 E. 2012/263 K. sayılı dosyasında imzaların ... ait olmaması sebebiyle ortaklar kurulu kararının hükümsüzlüğünün tespitine karar verildiğini, dava konusu olayda da aynı durumun söz konusu olduğunu belirterek davalı şirketin 01.08.1996 tarihli, 11 no'lu, pay devirlerinin kabulüne ilişkin kararın hükümsüzlüğünün tespiti ile müteveffa ...

hissesinin %75, müteveffa ... hissesinin %25 olduğunun tespitine ve tesciline, şirkete kayyım atanmasına karar verilmesi istemi ile açtığı davada davalı şirkete tedbiren kayyım atanmasını ve şirket malvarlığının devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir.

ARA KARAR

Mahkemece; davacı tarafça şirkete yönetim kayyımı atanması talep edilmiş ise de sicil kayıtlarına göre Bakırköy 8. SHM'nin 2018/42 Tereke sayılı dosyasında ... tereke idare memuru olarak atandığı, şirkette yönetim boşluğu ve kayyım atanmasını gerektiren bir neden bulunmadığı, HMK 390/3 gereği davacı tarafın davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etme koşulunun gerçekleşmediği gerekçesiyle davalı şirkete kayyım atanması ve diğer tedbirlerin alınmasına yönelik tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Talep eden davacı; ticaret sicil kayıtlarında ... şirkete kayyım atandığı görülmekte ise de bu hususun düzeltilmesi için İstanbul 12. ATM'nin 2023/592 E. sayılı davasını açtığını, mahkemece bahsi geçen dava dosyasının celbedilmediğini, ... tereke temsilcisi tarafından açılan İstanbul 8. ATM'nin 2022/355 E. sayılı davasında da ... temsil ve yönetim kayyımı olduğuna ilişkin hiç bir beyanda bulunmadığını, aynı şekilde ... tereke temsicisi ... tarafından da davalı şirketinin kayyımının ... olduğunun dile getirilmediğini, şirkete tedbiren yönetim ve temsil kayyımı atanması gerektiğini, bunun dışında şirkete ait taşınmazın tapu sicil kayıtları üzerine tedbir konulması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Talep, hisse devrine ilişkin ortaklar kurulu kararının geçersizliğinin tespiti ve hissenin tescili, şirkete kayyım tayini istemine ilişkin davada şirkete tedbiren yönetim ve temsil kayyımı atanması, şirket taşınmazlarına ihtiyati tedbir konulması istemine ilişkindir. HMK'nın 389. maddesi, "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." şeklindedir. Aynı yasanın 390/3 maddesi ise, ''Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir.

Somut olayda; davacı, müteveffa ... ile müteveffa ... arasındaki hisse devrinin onaylanmasına ilişkin 01.08.1996 tarihli 11 nolu kararın hükümsüzlüğünün tespiti ile müteveffa ... hissesinin %75 müteveffa ... hissesinin %25 olduğunun tespitine ve tesciline, organsız olan şirkete kayyım atanmasına karar verilmesini talep etmiştir. ...Ltd. Şti'nin % 50'şer hissedarı olan ... ve ... vefat ettikleri, her iki hissedarın terekesine idare memuru atandığı ve terekelerin idare memurları tarafından yönetildiği anlaşılmaktadır.Bakırköy 8. SHM'nin 2018/42 Tereke sayılı dosyasında, ... terekesinin tespitine, terekenin resmen yönetilmesine, ... terekenin resmi yöneticisi olarak tayinine karar verilmiş olup, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan 30/12/2021, 02/06/2022 tarihli yazılar ile;

...’ün terekesini temsile yetkili tereke idare memuru olarak atanan Av. ... davalı şirketin yönetim işlerini yapmak, şirketin gerek resmi kurumlar nezdinde temsilini gerçekleştirmek gerekse şirketin malvarlığının korunmasına yönelik tüm tedbirleri almak, olağan işlerini yürütmek, diğer acil ve süreli işlemlerini yapmak, tereke lehine olacak şekilde malvarlığının aktifini arttırıp pasifini azaltmak, malvarlığının ihyasını sağlamak, şirket bünyesinde bulunan ve atıl kalmış malvarlıklarını gerektiğinde kiralamak ve Şirket nedeniyle her iki terekenin zarara uğramaması bakımından, şirkette genel kurulun toplanarak şirketin organları belirlenene kadar geçici olarak şirketi tescile tabi şekilde borçlandırıcı mahiyette işlem yapmak üzere “temsil ve yönetim kayyımı” sıfatıyla temsil ve ilzam etmek, tereke idare memuru sıfatıyla temsil ve ilzam etmek, müteveffanın terekesini temsilen genel kurula katılmak ve şirket kararlarını imzalamak, terekenin menfaatleri doğrultusunda oy kullanmak, gerektiği takdirde kararlara şerh düşmek, şirket organlarında görev üstlenmek hususlarında yetkili kılındığı bildirilmiş, Ticaret sicil müdürlüğü tarafından tescil işlemi yapılmıştır.

Diğer taraftan davalı şirkette yönetim ve organ boşluğu bulunduğundan bahisle şirket ortaklarından ... tereke idare memuru tarafından İstanbul 8. ATM'nin 2022/355 Esas sayılı davası açılmış olup, bu davada mirasçılar ... ve ... feri müdahil, ...'ün ise asli müdahil olarak yer aldığı, mahkemece ... terekesine ilişkin Bakırköy 8. SHM'nin 2018/42 Tereke sayılı dosyasında ... şirkete kayyım olarak atandığı, bu hususun ticaret siciline tescil edildiği, şirkette yönetim boşluğu bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, bu kararın henüz kesinleşmediği, istinaf aşamasında olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı şirkette bu aşamada şeklen yönetim ve organ boşluğu bulunmadığı anlaşılmakla şirkete tedbiren kayyım atanmasına ilişkin talebin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Bunun dışında, şirketin taşınmazlarına ihtiyati tedbir konulması talep edilmiş ise de ihtiyati tedbir kararları ancak davanın konusu hakkında verilebilir.

Davacı, şirkete kayyım atanması ile hisse devrinin onaylanmasına ilişkin kararın hükümsüzlüğünü talep etmekte olup şirketin taşınmazları davanın konusu olmadığından taşınmazlarla ilgili ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde de bir yanlışlık görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; mahkemenin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair ara kararında isabetsizlik bulunmadığından davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati tedbir talep eden davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcının talep eden davacı tarafından peşin yatırılan 539,7‬0-TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 112,1‬0-TL harcın talep eden davacıya iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 13/06/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/53756 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.