Hak düşürücü sürenin arabuluculukta geçen süre eklenerek hesaplanması
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/366 E. 2024/978 K. · · İlk derece: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Rücuen tazminatkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin
★ EmsalHak düşürücü süreDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)usul emsali
Davacının nitelemesi: Deniz Taşımasından Kaynaklanan Hasar Bedeli mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
TTK 1188 uyarınca deniz taşımasından kaynaklanan hasar tazminatı davalarında bir yıllık hak düşürücü süre, eşyanın teslim edildiği veya teslim edilmesi gerektiği tarihten itibaren işlemeye başlar; ancak bu süre içinde arabuluculuğa başvurulması halinde, 6325 sayılı Kanun'un 18/A-15. fıkrası uyarınca süre arabuluculuk başvuru dilekçesinin sunulduğu tarihten sürecin sona erdiği tarihe kadar durur ve 16/2. fıkra uyarınca arabuluculukta geçen süre hak düşürücü süreye eklenir. Ayrıca, sigorta şirketinin halefiyet yoluyla dava açtığı hallerde taraf ve dava ehliyeti (aktif husumet) HMK 114/1-d uyarınca dava şartı olup, halefiyeti (temlik, poliçe, ödeme ilişkisi) gösteren belgeler resen araştırılmadan davanın esasına girilemez.
Ele alınan sorunlar
TTK 1188 hak düşürücü süresinin arabuluculukta geçen süre eklenerek hesaplanması → kabul
İddia: Davacı vekili, arabuluculuk sürecinin ilk derece mahkemesinin kabul ettiği 03/02/2021 tarihinde değil, başvuru dilekçesinin sunulduğu 02/02/2021 tarihinde başladığını, sürecin 23 gün sürdüğünü, bu süre eklendiğinde bir yıllık hak düşürücü sürenin 17/06/2021 değil 10/07/2021 tarihinde dolacağını, davanın 09/07/2021 tarihinde açılmış olması nedeniyle süresinde olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: TTK 1188/1 uyarınca eşyanın ziya ve hasarı ile geç tesliminden dolayı taşıyana karşı her türlü tazminat isteme hakkı bir yıl içinde yargı yoluna başvurulmadığı takdirde düşer; aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca bu hak düşürücü süre, taşıyanın eşyayı teslim ettiği veya teslim edilmesi gerektiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Somut olayda taşımaya konu emtia alıcısına 17/06/2020 tarihinde hasarlı olarak teslim edilmiş olup, sigortalısının haklarına halef olan davacı bakımından da bir yıllık hak düşürücü süre bu tarihten itibaren işlemeye başlamış ve 17/06/2021 tarihi itibariyle dolacaktır. Ancak davacı bu süre içerisinde arabuluculuk sürecini başlatmıştır. Mahkemenin kabulünün aksine arabuluculuk sürecinin başlama tarihi, arabuluculuk başvuru dilekçesinin sunulduğu 02/02/2021 tarihidir; 6325 sayılı Kanun'un 18/A-15. fıkrası uyarınca başvuru tarihi itibariyle hak düşürücü süre durur. Arabuluculuk süreci 24/02/2021 tarihinde sona ermiş olup, hak düşürücü süre bu tarihten itibaren tekrar işlemeye başlar. 6325 sayılı Kanun'un 16/2 fıkrası uyarınca arabuluculukta geçen 23 günlük sürenin ilavesiyle, hak düşürücü sürenin son günü 10/07/2021 tarihi olarak hesaplanmalıdır. Dava ise hak düşürücü süre içerisinde, 09/07/2021 tarihinde açılmış olduğundan, mahkemece davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Davacının aktif husumetinin (kanuni/akdi halefiyet) araştırılması gerekliliği → tartışılmadı
Gerekçe: Taraf ve dava ehliyeti HMK 114/1-d maddesi uyarınca dava şartı olup resen gözetilmesi gerekir. Davacı sigorta şirketi tarafından ödeme dava dışı sigorta şirketine yapılmış ve bu şirket tarafından davacı lehine temlikname düzenlenmiş ise de, bu şirketin dava dışı gönderici firmanın sigortacısı olduğuna, sigortalısından haklarını temlik aldığına dair belgeler veya ödemelerin sigorta poliçesi çerçevesinde yapıldığına dair poliçe vb. belgeler getirtilmek suretiyle davacının kanuni ya da akdi halefiyet yoluyla aktif husumeti kazanıp kazanmadığının araştırılması gerekmektedir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Deniz taşımasından kaynaklanan hasar tazminatı davalarında TTK 1188'deki hak düşürücü sürenin, arabuluculuk sürecinde geçen sürenin 6325 sayılı Kanun'un 16/2 ve 18/A-15. fıkraları uyarınca eklenmesi suretiyle nasıl hesaplanacağına dair somut hesaplama yöntemini gösterdiğinden, benzer süre hesabı ihtilaflarında bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- Deniz taşımalarında eşyanın ziya ve hasarı ile geç tesliminden dolayı taşıyana karşı her türlü tazminat isteme hakkı, TTK 1188/1 uyarınca bir yıl içinde yargı yoluna başvurulmadığı takdirde düşer; bu süre eşyanın teslim edildiği veya teslim edilmesi gerektiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Bu süre içinde arabuluculuğa başvurulması halinde, 6325 sayılı Kanun'un 18/A-15. fıkrası uyarınca süre durur ve 16/2. fıkra uyarınca arabuluculukta geçen süre hak düşürücü süreye eklenir.
- Dava şartı
- Taraf ve dava ehliyeti (HMK 114/1-d) - halefiyet yoluyla dava açan sigorta şirketinin aktif husumetinin, temlik/poliçe/ödeme belgeleri araştırılarak resen tespiti gerekir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hak düşürücü süre↗ TTK 1188↗ arabuluculukta geçen sürenin hak düşürücü süreye eklenmesi↗ 6325 sayılı Kanun 18/A-15↗ 6325 sayılı Kanun 16/2↗ aktif husumet↗ kanuni/akdi halefiyet↗ dava şartı↗ rücuen tazminat↗ nakliye aracı sorumluluk sigortası↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2023/366
KARAR NO 2024/978
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 23/06/2022
NUMARASI 2021/303 Esas - 2022/411 Karar
DAVA
Rücuen Tazminat
Davanın hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin dava dışı sigortalısı ... Loj. A.Ş.nin dava dışı taşıtan ... San. ve Tic. A.Ş.'ne ait emtiaların İzmit/Yılport Limanından Hamburg/Almanya Limanına yapılan taşıması işini organize ettiğini, taşıma işinin davalı tarafından yapıldığını ve davalının taşıyan sıfatına haiz olduğunu, müvekkili tarafından nakliye aracılık sigorta poliçesi düzenlendiğini, cam türü emtianın taşıma sırasında hasarlandığını, müvekkili şirketin sigortalısı olan dava dışı ve taşıma işleri organizatörü sıfatına haiz olan ... firmasının meydana gelen hasarın tespit edilmesine müteakiben 27/05/2022 tarihinde fiili taşıyan davalı firmaya ihtarname ile TTK m.1185 kapsamında yasal süresi içinde ihbarda bulunduğunu, ...A.Ş.'nin hasarlanan emtia bedelini kendi sigorta şirketi olan ...
A.Ş.'den tahsil ettiğini ve .. A.Ş.'nin de sigortalısına ödediği bedeli müvekkili sigorta şirketinden tehsil ettiğini, müvekkilinin bu ödeme ile TTK 1472 kapsamında yasal halef sıfatına haiz olduğunu belirterek müvekkili şirketin dava dışı emtia sahibinin sigorta şirketine ödediği tutarın davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içinde ve sigortalıya ödeme tarihinden itibaren 90 günlük hak düşürücü süre içinde açılmadığını, davanın hak düşürücü süre nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın her ne kadar... Nak.A.Ş.'ne karşı asaleten açılmış ise de, acenteye karşı doğrudan dava açılamayacağını, bu nedenle husumet yokluğu nedeni ile davanın reddinin gerektiğini, davacının müvekkiline karşı aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, konşimento hükümleri gereğince huzurdaki davaya bakmaya görevli mahkemelerin Hamburg Mahkemeleri olduğunu, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, konteyner muhteviyatı emtiaların ne zaman, nasıl ve ne şekilde hasarlandığının belli olmadığını, bu nedenle müvekkili şirkete sorumluluk yüklenemeyeceğini, dava konusu hasar iddiaların ilişkin olarak usulüne uygun bir survey veya usulüne uygun bir hasar ihbarının yapılmadığını belirterek davanın öncelikle hak düşürücü süre nedeniyle reddine, husumet yönünden reddine, milletlerarası yetki itirazının kabulü ile yetki yönünden reddine ve nihayetinde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davanın alacak davası niteliğinde açıldığı, mezkur ekspertiz raporuna göre malların hasarlı tesliminin 17.06.2020 tarihi olduğu, 03.02.2021 tarihinde arabuluculuk sürecinin başladığı, 24.02.2021 tarihinde sürecin tamamlandığı, 09.07.2021 tarihinde davanın açıldığı, TTK m.1188 uyarınca davanın teslim tarihinde itibaren 1 yıl içinde açılması gerektiği, arabuluculuk yoluna gidilmesi ile bu süre içerisinde dava açma süresinin durduğu, dolayısıyla 21 gün dava açma süresinin işlemediği, 17.06.2021 tarihinden itibaren 21 günlük süre eklendiğinde son dava açma tarihinin 09.07.2021 tarihi itibariyle dava açma süresinin sona erdiği, davacı tarafından dava dışı sigortalıya ise ödemenin 19/11/2020 tarihinde yapıldığı, TTK 1188/3 fıkrasının davacı bakımından uygulanmasının mümkün olmadığı, TTK m.1188/1 uyarınca 1 yıllık sürenin 09.07.2021 tarihinde dolduğu, davanın hak düşürücü sürenin geçmesinden sonra açıldığı gerekçesiyle usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığını, arabuluculuk sürecinin 03/02/2021 tarihinde değil 02/02/2021 tarihinde başlatıldığını, 24/02/2021 tarihinde arabuluculuk sürecinin tamamlandığını, böylelikle arabuluculuk sürecinin 23 gün sürdüğünü, bu süre dikkate alındığında 17/06/2020 olan teslim tarihinden itibaren işlemeye başlayan 1 yıllık sürenin 17/06/2021 günü değil 10/07/2021 tarihinde sona ereceğini, ancak davanın 09/07/2021 tarihinde açılması nedeniyle hak düşürücü sürenin dolmadığını, arabuluculuk başvuru tarihinin 03/02/2021 günü olarak kabul edilmesi halinde dahi davanın yine süresinde açıldığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalı firmanın sigortacısına deniz taşıması sırasında hasar gördüğü iddia edilen emtiaya ilişkin nakliye aracı sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında ödenen hasar bedelinin davalı taşıyıcıdan tahsili istemine ilişkindir. Davacı sigorta şirketinin sigortalısı olan ...A.Ş.'nin forwarder olarak hareket ettiği taşımada, göndericisi ...A.Ş., alıcısı ... olan cam emtiasının ... kaydı ile taşınması davalı acentenin müvekkili tarafından üstlenilmiş olup taşıması sırasında meydana geldiği iddia edilen hasar nedeniyle dava dışı sigortalının yine dava dışı sigortacısına yapılan 101.144,84-TL hasar ödemesinin davalı taşıyandan tahsili talep edilmektedir.
Mahkemece, TTK m.1188 uyarınca davanın 1 yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğu, emtianın teslim tarihi olan 17/06/2020 gününden başlayan hak düşürücü sürenin 03/02/2021-24/02/2021 tarihlerinde gerçekleşen arabuculuk sürecinde durduğu, hak düşürücü sürenin davanın açıldığı 09/07/2021 tarihten önce dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Uyuşmazlık, davanın TTK’nın 1188. maddesindeki hak düşürücü süre içinde açılıp açılmadığı noktasında toplanmaktadır. Deniz taşımalarında tazminat istemlerinin tabi olduğu hak düşürücü süreyi düzenleyen 6102 Sayılı TTK'nun 1188/1 fıkrası uyarınca; eşyanın ziya ve hasarı ile geç tesliminden dolayı taşıyana karşı her türlü tazminat isteme hakkı bir yıl içinde yargı yoluna başvurulmadığı takdirde düşecektir.
Aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca, hak düşürücü nitelikteki bu süre taşıyanın eşyayı veya bir kısmını teslim ettiği veya eşya hiç teslim edilmemişse, onun teslim edilmesinin gerektiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Rücu hakkının ise teslim tarihinden itibaren 1 yıllık süreye malın teslim tarihinden itibaren işlemeye başlamakla birlikte hak sahibine ödeme yapıldıktan sonra 90 günlük ek sürede kullanılması gerekmektedir. Somut olayda, taşımaya konu emtianın alıcısına 17/06/2020 tarihinde hasarlı olarak teslim edildiği, sigortalısının haklarına halef olduğu iddiası ile eldeki davayı ikame eden davacı bakımından da bir yıllık hak düşürücü sürenin 17/06/2020 tarihinden itibaren işlemeye başlayacağı, bir yıllık hak düşürücü sürenin 17/06/2021 tarihi itibariyle dolacağı, ancak davacının hak düşürücü süre içerisinde arabulculuk sürecinin başlattığı, mahkemenin kabulünün aksine arabuluculuk sürecinin başlama tarihinin 03/02/2021 değil arabuluculuk başvuru dilekçesinin sunulduğu 02/02/2021 tarihi olduğu, başvuru tarihi itibariyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-15 fıkrası uyarınca hak düşürücü sürenin durduğu, arabuluculuk sürecinin 24/02/2021 tarihinde sonra erdiği, hak düşürücü sürenin bu tarihten itibaren tekrar işlemeye başladığı, 6253 Sayılı süresini 16/2 fıkrası uyarınca arabuluculukta geçen 23 günlük sürenin ilavesiyle, hak düşürücü sürenin son gününün 10/07/2021 tarihi olduğu, davanın ise hak düşürücü süre içerisinde 09/07/2021 tarihinde açıldığı açıldığı anlaşıldığından mahkemece davanın hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Diğer taraftan, taraf ve dava ehliyeti HMK 114/1-d maddesi uyarınca dava şartı olduğundan resen gözetilmesi gerekmekte olup, davacı sigorta şirketi tarafından ödeme ... Sigorta A.Ş.'ye yapılmış ve ... Sigorta A.Ş. Tarafından davacı lehine temlikname düzenlenmiş ise de ... Sigorta A.Ş.'nin dava dışı ...A.Ş. ile gönderici firma ...A.Ş.'nin sigortacısı olduğuna, sigortalısından haklarını temlik aldığına dair belgeler veya ödemelerin sigorta poliçesi çerçevesinde yapıldığına dair poliçe vs. belgeler getirtilmek suretiyle davacının kanuni ya da akdi halefiyet yoluyla aktif husumeti kazanıp kazanmadığının da araştırılması gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusu yerinde olduğundan kararın kaldırılmasına, aktif husumet de araştırılarak davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/06/2022 Tarih 2021/303 Esas - 2022/411 Karar sayılı hükmün HMK'nın 353(1)a-4 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE" Davacı tarafından yatırılan 179,90-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.24/06/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/53735 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi