Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/4126 E. 2019/5467 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
organik bağ↗ ara karar↗ tmsf↗ fer'i müdahil↗ haksız fiil↗ avans faizi↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Dairemizin bozma ilam ve tüm dosya kapsamına göre; davacının 06/10/1999 tarihinde Yurtbank A.Ş'nin şubesinde OFF-Shore hesabı açtırdığı, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarıyla banka ile Off-Shore arasında organik bir bağ olduğu, mudileri aleyhine örgütlü, planlı ve kasıtlı olarak kötüye kullanıldığı ve mudilerinin zarara uğratıldığı, davalı Yurtbank'ın yatırılan mevduat alacağından sorumlu olduğu, satış ve birleştirme işlemleri nedeniyle davalı ...'ın davacıların mevduat alacağından sorumlu olduğu, ceza mahkemesi kararının kesinleşmesi göz önüne alındığında zamanaşımının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile, 1.000.00 TL'nin 21/12/1999 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı yasanın 2. maddesine göre belirlenen avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 22.000,00 TL'nin 22/03/2000 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı yasanın 2. maddesine göre belirlenen avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ile fer’i müdahiller TMSF ve OYAK vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekili ile fer'i müdahiller TMSF ve OYAK vekillerinin aşağıdaki bendin kaspamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, off shore hesabına aktarılan paranın haksız fiil hükümleri uyarınca tahsili istemine ilişkindir. Dairemizin yerleşmiş içtihatlarına göre, davalı bankanın halefi olduğu banka ile davacı arasında akdi ilişki olmadığından, ilke olarak off shore hesabına yatırılan ana paranın yatırıldığı tarihten itibaren faiziyle tahsiline karar verilmesi gerekmekte olup, iade hükmü kurulurken banka tarafından davacıya yapılan ara ödemelerin, anaparadan düşülerek bakiye miktar üzerinden hüküm kurulması gerekirken, mahkemece yapılan ödemeler nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3761 E. 2019/5426 K.
Ortak:organik bağ · avans faizi
İncelediğiniz kararda… , satış ve birleştirme işlemleri nedeniyle davalı ...'ın davacıların mevduat alacağından sorumlu olduğu, ceza mahkemesi kararının kesinleşmesi göz önüne alındığında «zamanaşımının» gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile, 1.000.00 TL'nin 21/12/1999 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı yasanın 2. maddesine göre belirlenen «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 22.000,00 TL'nin 22/03/2000 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı yasanın 2. maddesine göre belirlenen av …
Benzer bu kararda… nın 26.11.1999 tarihinde Yurtbank A.Ş'nin şubesinde off-shore hesabı açtırdığı, sonrasında 21.12.1999 tarihinde davalı bankaya ... tarafından el konulduğu, bankanın «taahhütlerine» rağmen davacıya ödemenin yapılmadığı, banka hissedar ve yöneticileri hakkında açılan ceza davası sonucu verilen mahkumiyet kararının onandığı, müşteri ile banka arasında T.B.K 506 maddesi uyarınca «vekalet sözleşmesinin» bulunduğu, bankaların yüksek tutarlı mevduatlara daha fazla faiz verebilmek için yan kuruluşları olan yurt dışındaki ve yabancı ülke yasalarına tabi off-shore bankalarına mevduat «havale» etmekte, böylelikle mevduat hesaplarından Türkiye'de kesilen vergilerden kaçındıkları için mudilerine daha fazla mevduat faizi sunma hakkına sahip oldukları, anılan işlemleri mudilerinin iradesiyle gerçekleştirilmekte ise de ülke dışında Off-Shore Bankalarının ülkemiz yasalarına tabi olmayıp ... kapsamında bulunmadıkları, yerleşik içtihatlar uyarınca banka ile Off-Shore Bankası arasında «organik bağ» olduğu, mudileri aleyhine örgütlü, planlı ve kasıtlı olarak kötüye kullanıldığı ve mudilerinin zarara uğratıldığı, yatırılan paranın yatırılış tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 2. maddesine göre belirlenen «avans faizi» ile davalıdan tahsili gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 11.000.00.- TL'nin 26.11.1999 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Yasa'nın 2. maddesine göre b …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:vekalet sözleşmesi · hukuki yarar · havale · taahhütname · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… nın 26.11.1999 tarihinde Yurtbank A.Ş'nin şubesinde off-shore hesabı açtırdığı, sonrasında 21.12.1999 tarihinde davalı bankaya ... tarafından el konulduğu, bankanın «taahhütlerine» rağmen davacıya ödemenin yapılmadığı, banka hissedar ve yöneticileri hakkında açılan ceza davası sonucu verilen mahkumiyet kararının onandığı, müşteri ile banka arasında T.B.K 506 maddesi uyarınca «vekalet sözleşmesinin» bulunduğu, bankaların yüksek tutarlı mevduatlara daha fazla faiz verebilmek için yan kuruluşları olan yurt dışındaki ve yabancı ülke yasalarına tabi off-shore bankalarına mevduat «havale» etmekte, böylelikle mevduat hesaplarından Türkiye'de kesilen vergilerden kaçındıkları için mudilerine daha fazla mevduat faizi sunma hakkına sahip oldukları, anılan işlemleri mudilerinin iradesiyle gerçekleştirilmekte ise de ülke dışında Off-Shore Bankalarının ülkemiz yasalarına tabi olmayıp ... kapsamında bulunmadıkları, yerleşik içtihatlar uyarınca banka ile Off-Shore Bankası arasında «organik bağ» olduğu, mudileri aleyhine örgütlü, planlı ve kasıtlı olarak kötüye kullanıldığı ve mudilerinin zarara uğratıldığı, yatırılan paranın yatırılış tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 2. maddesine göre belirlenen «avans faizi» ile davalıdan tahsili gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 11.000.00.- TL'nin 26.11.1999 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Yasa'nın 2. maddesine göre b …
Bu itibarla, mümeyyiz davacının kararı temyiz etmekte «hukuki yararı» bulunmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
… vacıya ait paranın Yurt Security Off-Shore Bank Ltd’ye gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten Yurtbank A.Ş’nin ... tarafından devir alındıktan sonra en «son» davalı bankaya devredildiği, bu durumda Fon Bankası iken davalı bankaya devredilen devredilen Yurtbank A.Ş’nin eylemlerinden dolayı açılan davada bu bankayı devir …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/5437 E. 2019/6594 K.
Ortak:avans faizi
İncelediğiniz kararda… , satış ve birleştirme işlemleri nedeniyle davalı ...'ın davacıların mevduat alacağından sorumlu olduğu, ceza mahkemesi kararının kesinleşmesi göz önüne alındığında «zamanaşımının» gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile, 1.000.00 TL'nin 21/12/1999 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı yasanın 2. maddesine göre belirlenen «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 22.000,00 TL'nin 22/03/2000 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı yasanın 2. maddesine göre belirlenen av …
Benzer bu kararda… arara uğratıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 3.556,94 TL'nin 26.11.1999 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Yasa'nın 2. maddesine göre belirlenen «avans faizi» ile birlikte davalı ...Ş.'den alınarak davacıya verilmesine ve fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ihbar olunan · ihbar · harç
Benzer bu karardaKarar, davalı ...Ş. vekili ve «ihbar olunan» TMSF vekili tarafından temyiz edilmiştir.
2- Ancak, 5411 sayılı Kanun’un 140.maddesi uyarınca Fon ve Fon'a devrolunan bankalar her türlü vergi, resim ve «harçlar» ile hükmolunan mali yükümlülüklerden muaf tutulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/996 E. 2019/491 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:görev itirazı · vekalet sözleşmesi · ihbar olunan · feri müdahil · ihbar · havale · taahhütname · harç
Benzer bu kararda… nın 16/11/1999 tarihinde ...bank A.Ş'nin şubesinde ... hesabı açtırdığı, daha sonra 21/12/1999 tarihinde davalı bankaya ... tarafından el konulduğu, davalı bankanın «taahhütlerine» rağmen davacıya ödemenin yapılmadığı, davalı banka hissedar ve yöneticileri hakkında açılan ceza davası sonucu verilen mahkumiyet kararının onandığı da göz önüne alındığında müşteri ile banka arasında T.B.K 506 maddesi uyarınca «vekalet sözleşmesinin» bulunduğu bu sözleşme gereği vekilin görevini özenle yapmak ve müvekkilinin menfaatlerini özenle korumakla «görevli» olduğu, bankaların yüksek tutarlı mevduatlara daha fazla faiz verebilmek için yan kuruluşları olan ... dışındaki ve yabancı ülke yasalarına tabi ... bankalarına mevduat «havale» etmekte, böylelikle mevduat hesaplarından Türkiye'de kesilen vergilerden kaçındıkları için mudilerine daha fazla mevduat faizi sunma hakkına sahip oldukları, bu iş …
Açıklanan nedenlerle davacının ve «ihbar olunan» vekillerinin «görev itirazlarının» taraflar arasındaki ihtilafın 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığından reddi ile davacının yatırmış olduğu 19.999 USU'nin 16/12/1999 mevduat yatırılış tarihinden itibaren devlet bankalarının USD’na uyguladığı bir yıllık en yüksek mevduat faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı banka fer'i müdahil ... ve «feri müdahil» ... vekili temyiz etmiştir. (1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı banka, fer'i müdahil ... ve ... vekillerinin sair temyiz itirazları yerinde değildir. (2) Ancak, davalı bankaya «harç» yüklenmiş ise de davalı ...
Bank A.Ş'nin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde «harç» ile sorumlu tutulması doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın anılan yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/4126 E. , 2019/5467 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8. Tüketici Mahkemesince verilen 17/04/2018 tarih ve 2016/1027-2018/323 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili ile fer'i müdahiller TMSF ve OYAK vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 26.647 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra
dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı Banka'nın teşvik ve yönlendirmesi ile Yurtbank A.Ş. ...Şubesi'ne 1.000,00 TL mevduatını 06/10/1999 tarihinde, 22.000,00 TL mevduatını 15/12/1999 tarihinde vadeli olarak yatırdığını, henüz paranın vadesi gelmeden banka yönetimine el konulduğunu ve hesap bedellerinin müvekkiline ödenmediğini, müvekkilinin kasıtlı olarak off shore bankası adına açılan hesaba mevduat yatırmasını sağlayan ve bu bankanın paravan bir banka olduğunu gizleyen davalının müvekkilinin ödenmeyen mevduatından sorumlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 1.000,00 TL'nin 06/10/1999, 22.000,00 TL'nin 15/12/1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ING Bank A.Ş. vekili, husumet, zaman aşımı, hak düşürücü süre yönünden davanın usulden ve davacının daha fazla faiz getirisi elde etmek için seçtiği hesap türü ve parasını bu hesapları değerlendirmek üzere verdiği talimat ve müvekkili bankanın da davacının bu talimatına uygun gerçekleştirdiği bir havale işlemi bulunduğunu savunarak, esastan da reddini istemiştir.
Fer’i müdahiller TMSF ve OYAK vekilleri ayrı ayrı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilam ve tüm dosya kapsamına göre; davacının 06/10/1999 tarihinde Yurtbank A.Ş'nin şubesinde OFF-Shore hesabı açtırdığı, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarıyla banka ile Off-Shore arasında organik bir bağ olduğu, mudileri aleyhine örgütlü, planlı ve kasıtlı olarak kötüye kullanıldığı ve mudilerinin zarara uğratıldığı, davalı Yurtbank'ın yatırılan mevduat alacağından sorumlu olduğu, satış ve birleştirme işlemleri nedeniyle davalı ...'ın davacıların mevduat alacağından sorumlu olduğu, ceza mahkemesi kararının kesinleşmesi göz önüne alındığında zamanaşımının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile, 1.000.00 TL'nin 21/12/1999 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı yasanın 2.
maddesine göre belirlenen avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 22.000,00 TL'nin 22/03/2000 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı yasanın 2. maddesine göre belirlenen avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ile fer’i müdahiller TMSF ve OYAK vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekili ile fer'i müdahiller TMSF ve OYAK vekillerinin aşağıdaki bendin kaspamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, off shore hesabına aktarılan paranın haksız fiil hükümleri uyarınca tahsili istemine ilişkindir. Dairemizin yerleşmiş içtihatlarına göre, davalı bankanın halefi olduğu banka ile davacı arasında akdi ilişki olmadığından, ilke olarak off shore hesabına yatırılan ana paranın yatırıldığı tarihten itibaren faiziyle tahsiline karar verilmesi gerekmekte olup, iade hükmü kurulurken banka tarafından davacıya yapılan ara ödemelerin, anaparadan düşülerek bakiye miktar üzerinden hüküm kurulması gerekirken, mahkemece yapılan ödemeler nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekili ile fer'i müdahiller TMSF ve OYAK vekillerinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekili ile fer'i müdahiller TMSF ve OYAK vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine,16/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/536514000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz