Geç teslimde cezai şart mahsubu ve Yargıtay bozması üzere döviz cinsinden hüküm
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2025/732 E. 2025/943 K. · · İlk derece: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptalikaldırma ve esas hakkında yeniden hükümTemyiz yolu açık
★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
Davacının nitelemesi: Birleşen Dava: Cezai Şart Tespiti ve Tazminat mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Sözleşmede belirli bir zaman veya yerde ifa için kararlaştırılan cezai şart, TBK 179/2 uyarınca ifaya eklenen ceza koşulu niteliğindedir; alacaklı, açıkça feragat etmedikçe veya çekincesiz kabul etmedikçe hem ifayı hem cezayı talep edebilir. Geç teslim olgusu ispatlandığında ve karşı taraf temerrüde düşürülmediğinde, cezai şart alacağı karşı tarafın alacağından mahsup edilir. Bir tarafın diğer davada savunma olarak ileri sürebileceği bir hususu ayrıca tespit davasına konu etmesinde hukuki yarar bulunmaz. Sözleşmeye aykırı farklı ürün tesliminde, bilirkişi incelemesiyle fiyat/nitelik farkı bulunmadığı tespit edilirse zarar tazmini talebi reddedilir. Döviz cinsinden alacağa dayalı icra takibinde alacaklı seçimlik hakkını kullanmamışsa, mahkemece hükmün TL yerine döviz cinsinden kurulması gerekir.
Ele alınan sorunlar
Geç teslim nedeniyle cezai şart koşullarının oluşup oluşmadığı → kabul
İddia: Davalı-birleşen davada davacı vekili, cihazların geç teslim edildiğinin davacı tarafça da kabul edildiğini, bu nedenle cezai şarta hak kazandıklarını, mahkemenin cezai şart talebini reddetmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: TBK 179/2 uyarınca, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılan ceza koşulu ifaya eklenen ceza koşulu niteliğindedir ve alacaklı hakkından feragat etmedikçe hem ifayı hem cezayı talep edebilir. Sözleşmede öngörülen teslim tarihlerine göre cihazların geç teslim edildiği taraflarca da kabul edilmiş, gümrük beyannamelerinden teslimin üç ayı aşan süreyle geciktiği anlaşılmıştır. Bu durumda sözleşmedeki üst sınırı aşan cezai şart tutarı, sözleşme bedelinin %10'u olan 73.160,17-Euro olarak belirlenmiştir. Davacı tarafça yer tesliminin geç yapıldığı ve davalının ödemede temerrüde düştüğü iddia edilmişse de, davacı tarafça bu hususta herhangi bir ihtarname keşide edilmediği, yer tesliminin geç yapıldığı iddiasının kanıtlanamadığı, davalının da ödeme yönünden temerrüde düşürülmediği sabit olduğundan, davalı firma 73.160,17-Euro cezai şarta hak kazanmıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Cezai şart alacağının asıl davadaki alacaktan mahsubu → kısmi kabul
Gerekçe: Davacının bakiye alacağı olan 76.906,24-Euro'dan, davalının hak kazandığı 73.160,17-Euro cezai şart alacağının mahsubu ile davacının 3.746,07-Euro bakiye alacağının bulunduğu kabul edilmiştir. Davalı takip tarihinden önce temerrüde düşürülmediğinden, davacının takip tarihinden önceki döneme ait işlemiş faiz talep hakkı bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Cezai şart alacağının hak edişten kesildiğinin tespiti isteminde hukuki yarar → ret
Gerekçe: Birleşen davacı tarafından asıl davada cezai şart alacağının kendi borcundan mahsubu talep edilerek bu husus savunma olarak ileri sürülmüştür. Görülmekte olan veya açılacak bir davada iddia ve savunma olarak ileri sürülebilecek konular için ayrı bir tespit davası açmakta hukuki yarar yoktur.
Gerekçe kaynağı: özgün
Farklı marka cihaz teslimi nedeniyle sözleşmeye aykırı ifadan kaynaklanan zarar tazmini talebi → ret
İddia: Davalı-birleşen davada davacı vekili, sözleşmede kararlaştırılan markadan farklı ve düşük kaliteli cihaz teslim edildiğini, bu nedenle fiyat farkından ve teknik problemlerden kaynaklanan zarara uğradıklarını, taleplerinin detaylı inceleme yapılmaksızın reddedildiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Sözleşmeyle 2 adet belirli marka hava soğutmalı chiller cihazın teslimi taahhüt edilmesine rağmen farklı marka cihazların teslim edildiği anlaşılmış, ancak davacının yatırım teşvikinden yararlanmasının tek başına farklı marka cihaz teslimini kabullendiği anlamına gelmeyeceği, teslim listesinde fiyat farkının sözleşme bedelinden düşüleceği yönünde şerh bulunduğu belirtilmiştir. Bununla birlikte, hükme esas alınan ve makine mühendisi bilirkişinin de yer aldığı bilirkişi kurulu raporunda, sözleşmede öngörülen marka cihaz ile teslim edilen cihaz arasında fiyat farkı bulunmadığı, teslim edilen cihazın da aynı nitelikte hava soğutmalı su soğutma ünitesi olup Avrupa normlarına uygun imal edildiği, bu nedenle bir zarar bulunmadığı tespit edilmiştir. Bu durumda birleşen davacının sözleşmeye aykırı ifa nedeniyle bir zararının söz konusu olmadığı sabittir.
Gerekçe kaynağı: özgün
İcra takibinde döviz alacağı için seçimlik hakkın kullanılmaması halinde hükmün para birimi → kabul
İddia: Davacı-birleşen davada davalı vekili, dava tarihindeki kur üzerinden hesaplama yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, güncel kur üzerinden veya faiz uygulanarak hesaplama yapılması gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Asıl davaya dayanak icra dosyasının incelenmesinde davacının icra takibinde seçimlik hakkını kullanmadığı, takip talebinde döviz cinsinden talepte bulunulduğu, takip tarihindeki kur üzerinden TL karşılığının belirlenerek takip talebine yazıldığı, ancak yabancı para asıl alacağının takip tarihinden ödeme tarihine kadar faiziyle birlikte toplamının ödeme tarihindeki kur üzerinden TL olarak tahsilinin talep edildiği anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece döviz cinsinden hüküm kurulması gerekirken, davacının seçimlik hakkını kullandığından bahisle TL cinsinden hüküm kurulması doğru olmamıştır. Bu husus, Yargıtay 11. HD'nin bozma ilamı uyarınca daireye uyularak, asıl davada bakiye alacağın 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca bir yıllık vadeli euro döviz mevduat faizi işletilerek takibin devamına karar verilmesi şeklinde düzeltilmiştir.
Gerekçe kaynağı: düzeltme
Emsal değeri
Kararın TBK 179/2 kapsamında ifaya eklenen ceza koşulunun niteliği ve şartları ile döviz alacaklarına yönelik icra takiplerinde seçimlik hak kullanılmamışsa hükmün döviz cinsinden kurulması gerektiğine ilişkin tespitleri, benzer uyuşmazlıklarda emsal niteliği taşıyabilir.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- Görülmekte olan veya açılacak bir davada iddia ve savunma olarak ileri sürülebilecek konular için ayrı bir tespit davası açmakta hukuki yarar bulunmadığı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ifaya eklenen ceza koşulu↗ cezai şart↗ mahsup↗ icra inkar tazminatı↗ kötü niyet tazminatı↗ hukuki yarar↗ seçimlik hak↗ temerrüt↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2025/732
KARAR NO 2025/943
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 15/10/2020
NUMARASI 2017/653 Esas 2020/467 Karar
BİRLEŞEN DAVA
İstanbul 10.ATM'nin 2018/251 Esas 2018/414 Karar sayılı dosya
DAVA
İtirazın İptali - Alacak
DAVA TARİHİ 24/07/2017
Dairemizce verilen kararın Yargıtay 11. HD tarafından bozulması üzerine yapılan duruşma sonunda dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı-birleşen davada davalı ... Ltd. Şti. vekili; taraflar arasında 01/04/2014 tarihinde ... ve ... cihazlarının teslimine ilişkin satış sözleşmesi akdedildiğini, müvekkili firmanın sözleşmeye uygun olarak edimlerini yerine getirdiğini, müvekkili tarafından ticari ilişki sebebi ile kesilen faturaların ödenmediğini, bu nedenle davalı aleyhine İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu tarafça icra takibine haksız ve gerçeğe aykırı şekilde itiraz edildiğini, her iki şirketin hesap ekstrelerinin birbiriyle örtüştüğünü, davalının müvekkiline 76.906,24-Euro borcunun kaldığını belirterek, davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı-birleşen davada davacı ... AŞ vekili; davacı ile müvekkili arasında akdedilen 01/04/2014 tarihli sözleşme kapsamında davacının sözleşmede belirtilen marka ve miktardaki cihazların teslimini ve devreye alma işini yapmakla yükümlü olduğunu, bu hizmete karşılık müvekkilinin 731.601,70-Euro'yu karşı tarafa ödemeyi üstlendiğini, davacının edimlerini tam ve eksiksiz olarak yerine getirmediğini, davacının müvekkiline sözleşmede belirtilen tarihlerde teslimat yapmadığını, sözleşmede yazılı markadan daha düşük kalite ve daha ucuz marka tesliminde bulunduğunu, teslimatın süresinde yapılmaması nedeniyle sözleşmenin 6.1 ve 6.2 maddeleri gereğince müvekkilinin cezai şart talep hakkı doğduğunu, müvekkili tarafından davacı tarafa keşide edilen 09/06/2015 tarihli ihtarname ile ...
cihazlarının ihtar tarihinden itibaren 10 gün içerisinde kendilerine teslim edilmesinin, aksi halde cezai şart hakkının saklı tutulduğunun ihtar edildiğini, ihtar tarihi itibariyle cihazların tesliminin 114 gün gecikmiş olduğunu, bu nedenle sözleşmenin 6.2. maddesi uyarınca her gün için 5.000-Euro üzerinden 570.000-Euro cezai şart oluştuğunu, ancak ceza tutarının sözleşme tutarının %10'unu geçemeyeceği yönündeki hüküm nedeniyle müvekkilinin cezai şart alacağının 73.160,17-Euro olduğunu, bu cezai şart tutarının doğrudan davacının hak edişinden kesildiğini, davacının eksik ödendiğinden bahisle takip ve işbu dava konusu ettiği tutarın bundan kaynaklandığını, ayrıca sözleşme hükmüne rağmen 2 adet ...
marka hava soğutmalı chiller cihaz yerine ... marka cihazların teslim edildiğini, kalite farkı nedeniyle her bir cihazda 10.000-15.000-Euro bedel farkı bulunduğunu, davacının cihazları devreye alma işini de sözleşmeye uygun olarak ifa etmediğini, bu nedenle müvekkilinin maddi kayba uğradığını belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN İSTANBUL 10 ATM 2018/251 E. - 2018/414 K. SAYILI DAVA: Davacı ... AŞ vekili; taraflar arasında akdedilen 01/04/2014 tarihli sözleşme kapsamında davalının sözleşmede belirtilen marka ve miktardaki cihazların teslimini ve devreye alma işini yapmakla yükümlü olduğunu, bu hizmete karşılık müvekkili şirketin 731.601,70-Euro'yu karşı tarafa ödemekle yükümlendiğini, davacının sözleşme edimlerini tam ve eksiksiz olarak yerine getirmediğini, davacının müvekkiline sözleşmede belirtilen tarihlerde teslimat yapmadığını, ayrıca sözleşmede yazılı markadan daha düşük kalite ve daha ucuz marka teslim edildiğini, müvekkili tarafından keşide edilen 09/06/2015 tarihli ihtarname ile ... cihazlarının ihtar tarihinden itibaren 10 gün içerisinde kendilerine teslim edilmesinin, aksi halde cezai şart hakkının saklı tutulduğunun ihtar edildiğini, ancak teslimatın süresinde yapılmadığını, teslimatın süresinde yapılmaması nedeniyle sözleşmenin 6.1 ve 6.2 maddeleri gereğince müvekkilinin 1.275.000-Euro ve 1.385.000-Euro cezai şart talep hakkı doğduğunu, ancak sözleşmedeki sınır nedeniyle müvekkilinin davalının hak edişinden kesebileceği tutarın her bir ürün için 73.160,17-Euro olduğunu, ayrıca sözleşme hükmüne rağmen 2 adet ...
marka hava soğutmalı chiller cihaz yerine ... marka cihazların teslim edildiğini, bu nedenle fiyat farkından kaynaklanan zararın doğduğunu, taraflar arasındaki görüşmelerde davalının da 73.160,17-Euro cezai şartın hak edişinden kesilmesini kabul ettiğini, dolayısıyla davalının talep edebileceği bakiye tutar 3.746,07-Euro olup bu tutarın da farklı ürün tesliminden asgari fiyat farkı olarak kabul edildiğini belirterek, 73.160,17-Euro cezai şart alacağının davalının hak edişinden kesildiğinin tespitine, farklı ürün teslimi nedeniyle doğan zararından şimdilik 2.000-Euro'nun faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, davaya konu ürünlerin 2015 yılı içerisinde teslim edilmesine rağmen son teslim edilen üründen sonra dahi ödeme yapıldığını, farklı markalar kullandığı ve geç teslim olduğu iddia edilen bir ortamda karşı tarafın son kesilen teslim ve fatura sonrasında da ödeme yapmasının açılan dava ile çeliştiğini, 2014-2015 yıllarında teslim edilen ürünler için 2017 yılında farklı ürün verildiğinin iddia edilmesinin kötü niyetli olduğunu, verilen ürünler yatırım teşvikli olup davacının farklı marka ürünleri itiraz etmeden gümrükten teslim aldığını, bu durum gizli ayıp olmadığından teslim anında ayıp ihbarında bulunulması gerektiğini, ürünün montaj ve devreye alma yeri 2015 yılı haziran ayından önce elverişli olmadığından, davacının geç teslimden doğan bir zararının bulunmadığını, ödemelerini zamanında yapmayan davacının teslim talebinde bulunamayacağını, müvekkilinin faturalarına itiraz etmeyen davacının cezai şart talep edemeyeceğini belirterek, birleşen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; alınan bilirkişi kurulu raporunda; takip tarihi itibari ile ...'ın kendi ticarî defterlerine göre ... AŞ'den 182.194,63-TL (76.906,24-Euro) alacaklı olduğu, ... AŞ'nin kendi ticari defterlerine göre ...'dan 171.979,01-TL (76.903,79-Euro) alacaklı olduğu, Euro bazında cari hesap farklılığının bulunmadığı, tarafların cari hesaplarının döviz bazında olmasından dolayı kur farkından oluştuğu, TCMB döviz kurları esas alındığında ...'ın ticari defterlerindeki 76.906,24-Euro'luk alacak tutarının esas alınması gerektiği, taraflar arasındaki uyuşmazlığa konu ve cari hesap farklılığının ... tarafından ...'a düzenlenen 31/10/2017 tarihli 330.354,75-TL karşılığı 73.160,17-Euro tutarındaki cezai şart faturasından kaynaklandığının tespit edildiği, ...'ın sözleşme konusu cihazları vadesinde teslim edememesinin ...'ın bedel ödemelerini vadesinde yapmamasından kaynaklandığı, bu durumda ...
AŞ'nin satım bedeli ödemelerini vadesinde yapmamak sureti ile TBK 117/2 hükmü uyarınca temerrüde düştüğü, ... ise temerrüde düşmediğinden ... AŞ'nin cezai şart talebinde haklı olmadığı, diğer yandan ... Ltd. Şti.'nin sözleşmede kararlaştırılmış olandan farklı marka ... cihazı teslim etmesinden dolayı ... AŞ'nin herhangi bir fiyat farkı zararına uğramadığından, ... AŞ'nin ... Ltd. Şti.'ye olan borcundan kesinti yapma hakkının bulunmadığı, bu nedenle bakiye 3.746,07-Euro'luk borcu ödemesi gerektiği kanısına varıldığı, ... AŞ tarafından her ne kadar 3.746,07-Euro'luk borç tutarının ödenmesinin ... Ltd. Şti. tarafından talep edilmeyeceği konusunda anlaştıkları beyan edilmiş ise de bu beyana ilişkin olarak dosyaya delil sunulmadığı, bu nedenlerden dolayı ...
Ltd. Şti.'nin takip tarihi itibari ile ... AŞ'den 76.906,24-Euro alacak talebinde haklı olduğu, davalının takipten önce temerrüde düşürülmemesi nedeniyle işlemiş faiz talep edemeyeceği, takibe konu alacağın likit olması, davalı/borçlunun itirazında haksız olduğunun anlaşılması nedeniyle davalı aleyhine icra inkar tazminatına, reddedilen kısım yönünden davacı/alacaklının takibe geçmede kötü niyetli olduğu kabul edilerek, davacı ... aleyhine %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedildiği, birleşen dava yönünden ise ... AŞ'nin cezai şart talep edemeyeceği ve zarar alacağının da bulunmadığı kanısına varılarak birleşen davanın reddine karar verildiği gerekçesiyle; asıl davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının kısmen iptali ile takibin 76.906.24-Euro asıl alacak üzerinden devamına, fazla talebin reddine, hüküm altına alınan asıl alacağın takip tarihindeki TL karşılığı olan 296.089,02-TL'nin %20'si üzerinden hesaplanan 59.217,80-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 7.599,61-TL kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı-birleşen davada davalı ... vekili; mahkemece vekalet ücreti ve icra inkar tazminat bakımından dava tarihindeki kur üzerinden hesap yapılarak ödeme tarihinde kura göre ödemeye karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükmedilen 76.906,24-Euro'nun bugün itibari ile yaklaşık 732.000-TL olmasına rağmen dava tarihindeki yaklaşık 300.000-TL alacak üzerinden karar verildiğini, bu durumda alacağa itiraz tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi işletilmesi ya da ödeme tarihinde göre %20 faizin bulunması gerektiğini, bu nedenle alacağa karar tarihinden itibaren faiz işletilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca reddedilen kısım yönünden kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek, kararın düzeltilerek onanmasını talep etmiştir.Davalı-birleşen davada davacı ...
vekili; sözleşmeye konu cihazların geç teslimi cezai şart için yeterli olup geç teslimin davalı ve mahkemece de kabul edildiğini, bu nedenle müvekkilinin cezai şart kesintisi yapamayacağı gerekçesinin yerinde olmadığını, bu hususun sözleşmenin 6. maddesinde yer aldığını, sözleşmede davalının geç teslimi ile müvekkilinin ödemelerdeki temerrüdünün bağımsız sonuçlara bağlandığını, bu nedenle müvekkilinin ödemelerini geciktirdiği düşünülse dahi bunun karşılığının teslimi geciktirme değil, temerrüt faizi talep etmek olduğunu, sözleşmede ödemeden sonra siparişin hazırlanacağı yönünde bir hüküm yer almadığını, yine sözleşmede avans ödemesinin geç yapılmasının sözleşmenin hükümsüzlüğü sonucuna bağlandığını, ancak tarafların kendi iradeleriyle sözleşmeyi ayakta tuttuklarını, sözleşme konusu ...
cihazlarının sözleşmedeki teslim tarihlerinden aylar sonra 05.04.2015 ve 08.06.2015 tarihlerinde gümrüğe beyan edildiğini, birleşen davadaki farklı cihaz tesliminden kaynaklanan zarar talepleri hususunda detaylı inceleme yapılmaksızın taleplerinin reddine karar verildiğini, teslim edilen cihazların sözleşmede yer alan cihazların niteliklerini taşımadığını, müvekkilinin kalitesiz cihazlar nedeniyle birçok teknik problem yaşayarak onarım için masraf yaptığını, teslim tutanağında da farklı cihaz tesliminden kaynaklanan fiyat farkı talep hakkının saklı tutulduğunu belirterek, kararın kaldırılarak asıl davanın reddi ile birleşen davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE VE SÜREÇ
Taraf vekillerinin istinaf başvurusu üzerine Dairemizce 2021/437 esas, 2023/1428 karar sayılı karar ile ;Asıl dava, taraflar arasında akdedilen sözleşme gereği davalıya teslim edilen cihazların satış bedelinden kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali; birleşen dava ise sözleşme hükmü gereği geç teslimden kaynaklanan cezai şart tutarının karşı tarafın hak edişinden kesildiğinin tespiti ile sözleşmeye aykırı ifa nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Somut olayda; taraflar arasında akdedilen 01.04.2014 tarihli sözleşme ile; ... tarafından sözleşmede nitelik ve sayıları belirlenen ... ve ... cihazlarının ...'ın otel şantiyesine satış teslim ve devreye alınmasının kararlaştırıldığı, sözleşme bedelinin toplam 731.601,70-Euro+KDV olarak belirlendiği, sözleşmenin 5.5 maddesi ile ...'ın ödemede gecikmesi halinde %2 oranda temerrüt faizi uygulanacağı, yine sözleşmenin 6.1 ve 6.2 maddeleri ile de ...'ın teslimde gecikmesi halinde ...
cihazlar için günlük 2.500-Euro, ... cihazlar için ise günlük 5.000-Euro cezai şart ödeneceği, ancak ceza tutarının sözleşme bedelinin %10'unu geçmeyeceğinin düzenlendiği, teslimi öngörülen robur cihazların sözleşmede belirlenen teslim tarihi 15.02.2015 olmasına rağmen, davalı ...'ın teslim talepli 09.06.2015 tarihli ihtarnamesi tarihi itibariyle henüz teslim edilmediği, geç teslim hususunun davacı ...'ın da kabulünde olduğu, ayrıca davacı ... tarafından sözleşmede kararlaştırılan 2 adet ... marka hava soğutmalı chiller cihaz yerine ... marka cihazların teslim edildiği anlaşılmaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporlarında; takip tarihi itibari ile davacı ...'ın kendi ticarî defter kayıtlarına göre ...
AŞ'den 182.194,63-TL (76.906,24-Euro) alacaklı, ... AŞ'nin ise kendi ticari defter ve kayıtlarına göre ...'dan 171.979,01-TL (76.903,79-Euro) alacaklı olduğu, Euro bazında cari hesap farklılığı bulunmadığı, tarafların cari hesaplarının döviz bazında olmasından dolayı kur farkından oluştuğu, TCMB döviz kurları esas alındığında davacı ...'ın ticari defterlerindeki 76.906,24-Euro'luk alacak tutarının esas alınması gerektiği, taraflar arasındaki uyuşmazlığa konu cari hesap farklılığının ... tarafından ...'a düzenlenen 31/10/2017 tarihli 330.354,75-TL karşılığı 73.160,17-Euro tutarındaki cezai şart faturasından kaynaklandığı tespit edilmiştir. Dolayısıyla asıl ve birleşen davada uyuşmazlık; geç teslim nedeniyle davalı ...
AŞ'nin cezai şart talep koşullarının oluşup oluşmadığı ve ilave olarak sözleşmeye aykırı ifa nedeniyle zarara uğrayıp uğramadığının tespiti, buna bağlı olarak asıl ve birleşen davada tarafların alacak taleplerinin yerinde olup olmadığı hususuna ilişkindir. TBK'nın 179/2. maddesine göre, "Ceza, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir." Anılan yasa hükmünden de açıkça anlaşılacağı gibi, ifaya eklenen ceza koşulunda, şart gerçekleştiği takdirde alacaklı, hem ifayı hem de cezayı talep edebilecektir. TBK, “borcun belirlenen zamanda veya yerde ifa edilmemesi” hali için kararlaştırılmış ceza koşulunun, ifaya eklenen ceza koşulu niteliğinde olacağına dair bir karine koymuştur.
Bu haliyle kanunun 179/2. maddesinde bütün eksik ifa halleri değil, bunlardan sadece zaman veya yer itibariyle aykırılık teşkil edenlerin ifaya eklenen ceza koşulu olduğu kabul edilmiştir. Asıl dava bakımından somut olaya bakıldığında; taraflarca imzalanan sözleşmede, fancoil cihazların yarısı için 01.06.2014, diğer yarısı için 01.07.2014, robur cihazlar için ise 15.02.2015 tarihi teslim tarihi olarak öngörülmüş, teslimde gecikme halinde ... cihazlar için günlük 2.500-Euro, robur cihazlar için ise günlük 5.000-Euro cezai şart ödeneceği, ancak ceza tutarının sözleşme bedelinin %10'unu geçmeyeceği düzenlenmiştir.Cihazların davacı tarafça geç teslim edildiği tarafların kabulünde olup, cihazların davalı ...'ın teslim talepli 09.06.2015 tarihli ihtarnamesinden sonraki tarihlerde teslim edildiği, yurtdışından ithal edilen söz konusu cihazların 02.04.2015 ve 08.06.2015 tarihli gümrük beyannamelerinden anlaşılacağı teslimin üç ayı aşan süreyle geciktiği, bu durumda sözleşmedeki üst sınırı aşan cezai şart tutarının, sözleşmede öngörülen sözleşme bedelinin %10'u olan 73.160,17-Euro tutarında olduğu görülmektedir.
İspatlanan geç teslim olgusu kapsamında davalı ... firması 73.160,17-Euro cezai şarta hak kazanmış olup, davacı tarafça yer tesliminin geç yapıldığı, ayrıca davalının ödemelerini sözleşme hükümlerine göre gecikmeli yaparak ödemede temerrüde düştüğü iddia edilmişse de, davacı tarafça bu hususta herhangi bir ihtarname keşide edilmediği, yer tesliminin geç yapıldığı iddiasının kanıtlanamadığı, davalının ödeme yönünden de temerrüde düşürülmediği sabittir. Bu durumda asıl davada davalı ... AŞ'nin cezai şarta hak kazandığının kabulü ile davacının 76.906,24-Euro'luk bakiye alacağından, 73.160,17-Euro cezai şart alacağının mahsubu ile asıl davada davacının 3.746,07-Euro bakiye alacağının bulunduğu kabul edilmelidir.
Davalı takip tarihi öncesi temerrüde düşürülmediğinden davacının takip tarihinden önceki döneme ait işlemiş faiz talep hakkı yoktur.Dayanak icra takibi Türk Lirası üzerinden başlatılmış olmakla, bu tutarın takip tarihindeki TCMB efektif satış kuru (3,8067) karşılığı 14.260,16-TL olup, asıl davada davanın bu tutar üzerinden kısmen kabulü gerekirken asıl alacak tutarının tümü yönünden kısmen kabulüne karar verilmesi hatalıdır. Ayrıca alacak likit olup kabul edilen kısım bakımından davalı borçlu itirazında haksız olduğundan davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmekte olup, reddedilen kısım bakımından ise davacı alacaklının takip başlatmakta kötü niyetli olduğu kanıtlanamadığından davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddi gerekmektedir.
Birleşen davada ise birleşen davacı tarafça; sözleşme hükmü gereği geç teslimden kaynaklanan cezai şart tutarının karşı tarafın hak edişinden kesildiğinin tespiti ile sözleşmeye aykırı ifa nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Birleşen davacı tarafından asıl davada geç teslimden kaynaklanan cezai şart alacağının, kendi borçlarından mahsubu talep edilerek bu husus savunma olarak ileri sürülmüştür. Görülmekte olan veya açılacak bir davada iddia ve savunma olarak ileri sürülebilecek konular için ayrı bir tespit davası açmakta hukuki yarar yoktur.Birleşen davadaki diğer talep ise, sözleşmeye aykırı ifa nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Davacı-birleşen davada davalı ...
tarafından sözleşme ile 2 adet ... marka hava soğutmalı chillerin teslimi taahhüt edilmesine rağmen, bu marka cihaz yerine ... marka cihazların teslim edildiği anlaşılmış ise de ... AŞ'nin bu cihazlar bakımından yatırım teşvikinden yararlanmasının, tek başına farklı marka cihaz teslimini kabullendiği anlamında yorumlanamayacaktır. Nitekim 24.11.2015 tarihli ve her iki tarafın imzasını içeren ekipman teslim listesinde de sözleşmedeki marka fiyatı ile takılan farklı marka cihaz fiyatı arasında oluşacak farkın sözleşme bedelinden düşüleceği yönünde şerh bulunmaktadır. Ancak mahkemece hükme esas alınan ve aralarında makine mühendisi bilirkişinin de bulunduğu bilirkişi kurulu raporunda, sözleşmede teslimi öngörülen marka cihaz ile mevcut cihaz arasında fiyat farkı bulunmadığı, ...
marka cihazın da ... marka cihazla aynı şekilde hava soğutmalı su soğutma ünitesi olduğu, ... markasının da Avrupa menşeli olup Avrupa normlarına uygun olarak imal edildiği, bu nedenle bir zarar olmadığı tespit edilmiştir. Bu durumda birleşen davacının sözleşmeye aykırı ifa nedeniyle bir zararının söz konusu olmadığı da sabittir. Bu nedenle mahkemece birleşen davanın reddine karar verilmesi yerindedir. "denilerek taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüne kararın kaldırılarak yeniden karar verilmesine asıl davanın kısmen kabulüne ,birleşen davanın reddine karar verilmiştir.Taraf vekillerinin temyizi üzerine Yargıtay 11. HD'nin 2023/6198 esas,2025/154 karar sayılı ilamı ile "..Ancak, asıl davaya dayanak icra dosyasının incelenmesinde davacı yanın icra takibinde seçimlik hakkını kullanmadığı, takip talebinde döviz cinsinden talepte bulunulduğu, takip tarihindeki kur üzerinden TL karşılığının belirlenerek takip talebine yazıldığı ancak yabancı para asıl alacağının takip tarihinden ödeme tarihine dek faizi ile birlikte toplamının ödeme tarihindeki kur üzerinden TL olarak tahsilinin talep edildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece döviz cinsinden hüküm kurmak gerekirken davacının seçimlik hakkını kullandığından bahisle TL cinsinden hüküm kurulması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir. Davacı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine" denilerek kararın bozulmasına karar verilmiş, usul ve yasaya uygun bulunan bozma ilamına uyulmuştur.Açıklanan nedenlerle; hükmüne uyulan ve kararın kesinleşen kısımlarının tekrarı ile asıl davanın 3.746,07-Euro bakiye alacağın davacı talebini aşmamak üzere 3095 sayılı kanunun 4.a maddesi uyarınca 1 yıllık vadeli euro döviz mevduat faizi işletilerek takibin devamına fazla istemin reddine, davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.Yargıtay bozma ilamına uyularak yeniden karar verildiğinden Yargıtay HGK nun 2021/96 esas 2021/205 karar sayılı, 4.3.2021 tarihli ilamı gereği taraflar yararına istinaf duruşma vekalet ücreti takdir edilmemiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/10/2020 Tarih 2017/653 Esas - 2020/467 Karar sayılı kararının HMK.'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "1-Asıl davanın kısmen kabulüne, davalının İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takibine yönelik itirazının kısmen iptali ile takibin 3.746,07-Euro asıl alacak üzerinden devamına, kabul edilen bu tutara takip tarihinden itibaren davacı talebinin aşmamak üzere 3095 sayılı kanunun 4.a maddesi uyarınca Devlet bankaları tarafından 1 yıllık vadeli euro mevduatlara uygulanan en yüksek oranda faiz işletilerek takibin devamına, fazla talebin reddine, %20 oranda hesaplanan 2.852,03-TL icra inkar tazminatının davalı ...
AŞ'den alınarak davacıya verilmesine, davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine, 2- Birleşen davanın reddine" İlk derece mahkemesine ilişkin olarak; "Asıl davada; alınması gereken 1.059,96-TL nispi karar ve ilam harcının mahkeme veznesine yatırılan 5.705,39-TL peşin harçtan mahsubu ile 4.645,43-TL fazla harcın talep halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yatırılan 1.091,36-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 2.400-TL bilirkişi ücreti ve 165-TL posta masrafı olmak üzere toplam 2.565-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 125-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından yapılan 245-TL posta masrafından ibaret yargı giderinin davanın reddi oranında hesaplanan 240-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalanın davalı üzerinde bırakılmasına, Davacı lehine taktir olunan 15.516,97-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davanın reddolunan kısmı üzerinden davalı lehine taktir olunan 48.485,72-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Birleşen davada;
alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcının, davacı tarafından yatırılan 6.199,54-TL'den mahsubu ile bakiye 5.584,14-TL harcın isteği halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, Davalı vekili için AAÜT uyarınca takdir olunan 33.861,65-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine," Davacı-birleşen davada davalı tarafından yatırılan 54,40-TL peşin istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve istek halinde kendisine iadesine, Davalı-birleşen davada davacı tarafından yatırılan 5.110,86-TL peşin istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve istek halinde kendisine iadesine, Taraflarca yapılan istinaf ve temyiz yargı giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1.
maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, duruşmalı yapılan inceleme sonucunda taraf vekillerinin yüzüne karşı oy birliğiyle karar verildi. 11/06/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/5351 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi