6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Vekaletten azledilen vekilin elinde defter ve araç bulunduğuna dair delil bulunmaması

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/2348 E. 2025/170 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Tespitistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Ticari defter ve belge ile araç iadesi talebi mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Vekaletten azledilen bir vekilin, şirkete ait ticari defter, belge veya malın kendi elinde bulunduğunun iddia edilmesi halinde, bu iddianın ispat yükü davacı üzerindedir; söz konusu varlıkların fiilen davalının uhdesinde bulunduğuna dair somut delil (tanık beyanı, resmi kayıt, yazışma vb.) sunulamaması halinde iade talebi reddedilir. Aracın el değiştirmesi söz konusu olduğunda, devir işleminin tarafı olmayan davalı aleyhine, üçüncü kişiler arasındaki devir sözleşmesine dayanılarak vekalet görevinin kötüye kullanıldığı sonucuna varılamaz.

Ele alınan sorunlar

Ticari defter ve belgelerin davalının elinde bulunduğunun ispatı → ret

İddia: Davacı vekili, davalı ...'e verilen vekaletname ile şirket defter ve belgelerini tutma görevinin verildiğini, bu nedenle defter ve belgelere ulaşılamamasının şirket yönetiminin elinden alınması anlamına geldiğini, mahkemenin yeterli inceleme yapmadan karar verdiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davacı şirketin kuruluşundan beri tek hissedarı ve yetkilisi ... olup, davalı ... şirketle ilgili işlerin yürütülmesi amacıyla vekil tayin edilmiştir. Ancak ticari defter ve belgelerin davalıya tevdi edildiğine ya da halen onun elinde bulunduğuna dair bir delil bulunmamaktadır. Önceki kaldırma kararında işaret edilen tanık dinletme ve muhasebeci nezdinde araştırma yapılmış, ancak defterlerin akıbeti ile ilgili bir bilgi elde edilememiştir. Bu durumda ticari defterler yönünden davanın reddine dair kararda isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

... plakalı aracın davalı tarafından satıldığı/vekalet görevinin kötüye kullanıldığı iddiası → ret

İddia: Davacı vekili, davalı şirketin yetkilisi olan tanığın beyanlarına göre aracın davalılar tarafından satıldığının anlaşıldığını, bu hususun çelişkili tanık beyanlarından ortaya çıktığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Gerekçe: Emniyet Müdürlüğü'nden gelen yazı cevabına göre araç davacı şirket tarafından 22/03/2018 tarihinde satın alınmış, davanın açılmasından sonra 09/01/2020 tarihinde başka bir kişiye satılmıştır. Ancak bu devir sözleşmesinin tarafları davalılarla bir ilgisi bulunmayan üçüncü kişilerdir; aracı devralan kişinin ise aracı icra satışı ile aldığı yazılıdır. Bu durumda davalı ...'in araçla ilgili vekalet görevini kötüye kullandığına ilişkin bir delil bulunmadığından, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Vekaletten azledilen vekilin elinde şirkete ait ticari defter, belge veya malvarlığının bulunduğunun ispat yükünün davacı tarafta olduğu ve bu ispatın sadece taraflar arasındaki husumet/aile ilişkisi (boşanma davası) ile desteklenemeyeceği, somut delil gerektiği yönünden bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
vekaletten azil vekalet görevinin kötüye kullanılması ticari defter ve belge iadesi ispat yükü yemin delili tespit davası

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2023/2348

KARAR NO 2025/170

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 25/09/2023

NUMARASI 2021/1097 Esas - 2023/846 Karar

DAVA

Tespit

İSTİNAF KARAR TARİHİ 06/02/2025

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; davalılardan ...'in müvekkili şirketin vekili olarak şirket adına işlem yapmaya yetkili olduğunu, davalının vekalet görevini kötüye kullandığını ve bu nedenle vekaletten azledildiğini, müvekkili şirketin merkez adresi olan "... Mah. ... Cad. ... Plaza No: ... Kat: ... Zeytinbumu/İstanbul” adresine fiili olarak davalı ... İnşaat Ltd. Şti.nin yerleştirildiğini ve bu adreste davalı şirketin bulunduğunu, müvekkili şirkete ait ticari defter ve belgelerin bu adreste kaldığını, şirketin vekili olan davalı ...'in müvekkiline ait ticari defter ve kayıtlara erişimini engellediğini, müvekkilinin kanuni yükümlülüklerini yerine getiremediğini ileri sürerek "... Mah. ... Cad. ... Plaza No: ...

Kat: ... Zeytinbumu/İstanbul” adresinde bulunan tüm şirket defterlerinin ve belgelerinin müvekkili şirkete iadesini, ... plakalı aracın yakalanarak müvekkil şirkete teslim edilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

1- Davalı ... vekili; davanın tespit davası olmasına rağmen eda talebinde bulunduklarını, şirketin defterlerinin muhasebecide olduğunu, şirket defterlerini muhasebeciden alabileceklerini, davacı şirketin hiç bir zaman kâra geçmediğini, her sene zararının katlanarak arttığını, davacı firmanın sahibi ...'in bu şirkete hiçbir parasal katkı sağlamadığını, şirketten ödemeler aldığından aslında bu şirketten tek fayda sağlayanın kendisi olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2- Davalı Projist Müh. ...Şti. vekili; davacı firmanın açtığı dava ile müvekkili şirketin ilgisinin olmadığını, müvekkili şirketin sadece davacı firmanın terk ettiği iş yerini mal sahibi olan ...'ten kiralayan firma olduğunu, kiraların her ay düzenli olarak iş yeri sahibine ödendiğini, davacı şirketin aleyhine birlikte hareket edildiği iddialarının doğru olmadığını, müvekkili firmanın yıllardır diğer davalıdan bağımsız ve alakasız olarak faaliyet gösteren bir firma olduğunu belirterek öncelikle davanın husumet yönünden, aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; 07/06/2021 tarihli 2019/1009 E. 2021/588 K. Sayılı kararla; ispat yükünün davacı üzerinde olduğu, ... plakalı aracın davacı adına kayıtlı olmadığı, bu aracın davalıların uhdesinde olduğuna dair dosyaya somut delil bulunmadığı, davalının davacı şirketin muhasebecisi olmadığı gibi davacının kendisine ait şirket merkezine girmesine yasal olarak bir engel bulunmadığı, kendisinin şirket merkezine girmesinin engellendiğine dair herhangi bir kolluk tutanağı sunulmadığı, davacının yemin delilini de kullanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekilinin istinafı üzerine Dairemizin 11/11/2021 tarihli 2021/1719-1644 sayılı kararıyla; defterlerin akıbeti ile ilgili olarak davacının tanıkları dinlenmeden, ticari defter ve kayıtlarının muhasebecide olup olmadığı araştırılmadan, dava konusu aracın 09/01/2020 tarihinde ...'e devrine ilişkin satışın davacı şirket adına kim tarafından yapıldığı, davalının araç satışında davacıya vekaleten hareket edip etmediği araştırılmadan karar verilmesi doğru görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

Mahkemece; ... plakalı aracın davacı adına kayıtlı olmadığı, yine yapılan yazışmalar neticesinde davalı ... tarafından bu aracın vekaleten satıldığına dair delil olmadığı gibi, davacının da bu konuda delil sunamadığı, dayandığı yemin delili neticesinde araç satışının davalılar tarafından yapıldığının ve vekalet ilişkisinin ispat edilemediği, her ne kadar ticari defter ve belgelerin davalılar uhdesinde olduğu iddia edilmiş ise de davalının davacı şirketin muhasebecisi olmadığı gibi, dava dışı muhasebeci olan ...'a çıkartılan müzekkere ile bu hususun sorulduğu, muhasebeci tarafından defterlerin davacı şirket merkezinde bulunduğunun yazılı olarak beyan edildiği, davacı tarafından teklif edilen yeminin davalılar tarafından eda edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; davalı ...'e verilen vekaletnamede işyeri idaresi başlıklı yetkilerde şirket defter ve belgelerinin tutma görevinin ...'e verildiğini, müvekkiline ait defter ve belgelere ulaşılamadığından şirket yönetiminin elinden alındığını, davalı şirketin yetkilisi olan tanık ...'ın beyanlarına göre aracın davalılar tarafından satıldığını, kararda gerekçeye yer verilmediğini, aracın davalılarca satıldığı tanığın çelişkili beyanlarından anlaşılmakta olduğu halde davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, mahkemece yeterli inceleme yapılmadan, iddialar irdelenmeden karar verildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Davacı, davalı şirketin vekili olarak görevlendirilen davalı ...'in vekaletten azledildiği halde şirkete ait defter ve belgeleri, şirkete ait olan ... plakalı aracı iade etmediğini ileri sürerek, şirkete ait defter ve belgeler ile aracın iadesini talep etmekte olup; mahkemece, aracın davacı şirket adına kayıtlı olmadığı, aracın ve ticari defterlerin davalıların uhdesinde olduğuna dair bir delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı şirketin 08/01/2015 tarihinde faaliyete geçtiği, şirketin tek ortağı ve yetkilisinin ... olduğu, davalı ...'in ise Bakırköy ... Noterliği'nin 08/01/2015 tarihli ... yevmiye sayılı vekaletnamesi ile şirketin vekili olarak atandığı, 30/05/2019 tarihinde azledildiği, şirketin "...

Mah. ... Cad. ... Plaza No: ... Kat: ... Zeytinbumu/İstanbul” adresinde faaliyet gösterdiği, davacı şirketin sahibi olan ... ile davalı ... arasında boşanma davasının devam ettiği incelenen dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Davacı şirketin merkez adresi olan "... Mah. ... Cad. ... Plaza No: ... Kat: ... Zeytinbumu” adresinin davalı şirket tarafından 01/06/2019 tarihinde kiralandığına, davacı şirkete ait olan büro malzemelerinin 29/05/2019 tarihinde davalı şirkete devredildiğine ilişkin kira sözleşmesi ve faturalar sunulmuştur. Davalı ... ise ticari defterlerin ve aracın kendisinde olmadığını muhasebecide bulunduğunu beyan etmektedir. Taraflar arasında, davacının faaliyet adresinde davalı şirketin faaliyet gösterdiği hususunda ihtilaf dışı olup, ihtilaf ticari defter ve belgelerin ve ...

plakalı aracın davalıların elinde bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.Dairemizin kaldırma kararında defterlerin akıbeti hususunda tanık dinlenilmesi, ticari defter ve kayıtlarının muhasebecide olup olmadığının araştırılması, ... plakalı aracın satışında davalı ...'in davacıya vekaleten hareket edip etmediğinin belirlenmesi gerektiğine işaret edilmiştir. Mahkemece davacı tanıkları dinlenmiş ve muhasebeci nezdinde araştırma yapılmış ise de defterlerin akıbeti ile ilgili bir bilgi elde edilememiştir. Davacı şirketin kurulduğu tarihten beri tek hissedarı ve yetkilisi ...'tir. Davacı şirket tarafından şirketle ilgili işlerin yürütülmesi de dahil olmak üzere davalı ... vekil tayin edilmiş ise de ticari defter ve belgelerin ve aracın davalıya tevdi edildiğine, defter ve belgelerin halen davaların elinde bulunduğuna dair bir delil bulunmamaktadır.

Bu durumda ticari defterler yönünden davanın reddine dair kararda isabetsizlik görülmemiştir. Bunun dışında Emniyet Müdürlüğünden gelen yazı cevabına göre ... plakalı aracı davacı şirket tarafından 22/03/2018 tarihinde satın alındığı, davanın açıldığı 31/12/2019 tarihinden sonra 09/01/2020 tarihinde ... isimli kişiye satıldığı belirlenmiş ise de 09/01/2020 tarihli devir sözleşmesinin tarafının ... ile ... olduğu, taraflarla bir ilgisinin bulunmadığı tespit edilmiştir. ...'nin ise aracı icra satışı ile aldığı yazılıdır. Bu durumda davalı ...'in ... plaka sayılı araçla ilgili vekalet görevini kötüye kullandığına ilişkin bir delil bulunmadığından davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından yatırılan 269,85-TL harcın mahsubu ile kalan 345,55‬-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan 65,55-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.

06/02/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/53406 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.