Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/473 E. 2019/5081 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
fatura↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, karşı davanın reddine, asıl davanın kısmen kabulü ile, markaya tecavüzün tespiti, markanın davalı tarafça üretilen ve satılan ürünlerde, internet ortamında, tüm basılı, görsel ilam ve reklamlarda, tabela, fatura, kağıt, antent ve zarflarda kullanılmasının önlenmesine, 150.000 TL maddi, 20.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline dair verilen kararın asıl davada davalı-karşı davada davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine karar asıl dava yönünden bozulmuştur.
Karşı davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı-karşı davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1817 E. 2017/5196 K.
Ortak:fatura · Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz kararda… en kabulü ile, markaya tecavüzün tespiti, markanın davalı tarafça üretilen ve satılan ürünlerde, internet ortamında, tüm basılı, görsel ilam ve reklamlarda, tabela, «fatura», kağıt, antent ve zarflarda kullanılmasının önlenmesine, 150.000 TL maddi, 20.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline …
Benzer bu kararda… iller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, karşı davada hükümsüzlüğü talep edilen markanın 22/07/1992 tarihinde tescil ettirildiği ve 09/06/2002 tarihinde «yenilendiği», davalının anılan ibareyi sektörde nizasız, fasılasız ve esas unsur olarak kullandığı, dolayısıyla kullanımla artık ayırt edici hale geldiğinden hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, taraf markalarının esas unsurlarının “ERGO” ve “ERGOBED” ibareleri olduğu ve markalar arasında benzerlik bulunduğu, davalının 2009/18407 no’lu markasının 20. emtia sınıfında "yatak şilteleri, yastıklar, tıbbi amaçlı olmayan «havalı» yataklar ve yastıklar, uyku tulumları ve deniz yatakları" emtiaları açısından tescilinin reddedildiği, bu durumun aynı zamanda davalının tıbbi yataklar alanında markasını kullanabileceği anlamına da geldiği, "Ergo " ibaresi zayıf marka olsa dahi, iki markanın benzer olması, tüketici nezdinde her iki şirket arasında bağlantı olduğu düşüncesinden hareketle markalar arasında bağlantı kurulma ihtimali mevcut olduğu için davalı kullanımının, davacı markasına tecavüz oluşturduğu, davacının maddi ve manevi tazminat talebine hak kazandığı, bilirkişi heyetince emsal lisans bedelinin 482.727,96 TL olarak hesaplandığı, «ıslah» dilekçesindeki miktar da göz önünde bulundurularak KHK ve BK hükümleri uyarınca takdiren 150.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiği gerekçesiyle, karşı davanın reddine, asıl davanın kısmen kabulü ile, markaya tecavüzün tespiti, markanın davalı tarafça üretilen ve satılan ürünlerde, internet ortamında, tüm basılı, görsel ilam ve reklamlarda, tabela, «fatura», kağıt, antent ve zarflarda kullanılmasının önlenmesine, 150.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahs …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:yenileme · havale · ıslah · eksik inceleme · haksız rekabet
Benzer bu kararda… iller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, karşı davada hükümsüzlüğü talep edilen markanın 22/07/1992 tarihinde tescil ettirildiği ve 09/06/2002 tarihinde «yenilendiği», davalının anılan ibareyi sektörde nizasız, fasılasız ve esas unsur olarak kullandığı, dolayısıyla kullanımla artık ayırt edici hale geldiğinden hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, taraf markalarının esas unsurlarının “ERGO” ve “ERGOBED” ibareleri olduğu ve markalar arasında benzerlik bulunduğu, davalının 2009/18407 no’lu markasının 20. emtia sınıfında "yatak şilteleri, yastıklar, tıbbi amaçlı olmayan «havalı» yataklar ve yastıklar, uyku tulumları ve deniz yatakları" emtiaları açısından tescilinin reddedildiği, bu durumun aynı zamanda davalının tıbbi yataklar alanında markasını kullanabileceği anlamına da geldiği, "Ergo " ibaresi zayıf marka olsa dahi, iki markanın benzer olması, tüketici nezdinde her iki şirket arasında bağlantı olduğu düşüncesinden hareketle markalar arasında bağlantı kurulma ihtimali mevcut olduğu için davalı kullanımının, davacı markasına tecavüz oluşturduğu, davacının maddi ve manevi tazminat talebine hak kazandığı, bilirkişi heyetince emsal lisans bedelinin 482.727,96 TL olarak hesaplandığı, «ıslah» dilekçesindeki miktar da göz önünde bulundurularak KHK ve BK hükümleri uyarınca takdiren 150.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiği gerekçesiyle, karşı davanın reddine, asıl davanın kısmen kabulü ile, markaya tecavüzün tespiti, markanın davalı tarafça üretilen ve satılan ürünlerde, internet ortamında, tüm basılı, görsel ilam ve reklamlarda, tabela, «fatura», kağıt, antent ve zarflarda kullanılmasının önlenmesine, 150.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahs …
2- Asıl davada davalı-karşı davada davacı vekilinin, asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, davacı tarafça markaya tecavüz ve «haksız rekabetin» önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemi ile açılan asıl davada, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, davalı tarafça asıl dava açılmadan önce 16/08/2010 tarihinde yapılan, 2010/53181 no’lu, “DR.
ERGOBED + Şekil” ibareli marka başvurusu ve işbu markanın tescili nedeniyle açılan hükümsüzlük davası sonucunun da eldeki davaya etkisinin değerlendirilmesi gerekirken anılan husus nazara alınmaksızın, «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4386 E. 2015/11801 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/473 E. , 2019/5081 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRÎ VE
SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 26/11/2015 gün ve 2010/244 - 2015/221 sayılı kararı onayan-bozan Daire'nin 10/10/2017 gün ve 2016/1817 - 2017/5196 sayılı kararı aleyhinde davalı-karşı davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Asıl davada davacı-karşı davada davalı vekili, “ERGO ERGONOMİK YATAKLARI” markasının müvekkili adına tescilli olduğunu, davalının “DRERGOBED ŞEKİL” markasının tescilli için 2009 yılında yaptığı başvuruya müvekkilinin itirazı üzerine işaretlerin benzer kabul edildiğini, müvekkili adına tescilli markanın davalı şirket tarafından üretilen ürünlerde, internet ortamında, ilan ve reklamlarda, tabela, faturalarda davalı yanca kullanıldığının tespit edildiğini, davalının eyleminin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, 10.000 TL maddi, 400.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında ıslah dilekçesi ile maddi tazminat istemini 200.000 TL’ye yükseltmiş, karşı davanın ise, reddini istemiştir.
Asıl davada davalı-karşı davada davacı vekili, asıl davanın reddini istemiş, karşı davada ise, “ERGO” ibaresinin ergonomik kelimesinin kısaltılmış şekli olduğunu, KHK’nın 7/1-c bendi anlamında tasviri işaretler arasında yer aldığını ileri sürerek, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, karşı davanın reddine, asıl davanın kısmen kabulü ile, markaya tecavüzün tespiti, markanın davalı tarafça üretilen ve satılan ürünlerde, internet ortamında, tüm basılı, görsel ilam ve reklamlarda, tabela, fatura, kağıt, antent ve zarflarda kullanılmasının önlenmesine, 150.000 TL maddi, 20.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline dair verilen kararın asıl davada davalı-karşı davada davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine karar asıl dava yönünden bozulmuştur.
Karşı davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı-karşı davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı-karşı davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 27,10 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 389,49 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalı-karşı davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 09/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/533286500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz