6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ticari defterde ihtirazi kayıtsız kayıtlı faturaların ispat gücü

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/2337 E. 2024/1401 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Gerekçe özeti

Bir alacağın dayanağı olan faturaların karşı tarafın ticari defterlerine ihtirazi kayıtsız olarak işlenmiş olması, alacağın varlığının tek başına ispatı için yeterli değildir; bu kayıtların, taraflar arasındaki ticari ilişkinin devamında gerçekleşen sonraki fatura ve ödeme hareketleriyle birlikte, cari hesap bütünlüğü içinde değerlendirilmesi gerekir. Önceki bilirkişi raporunda dikkate alınmayan verilerin sonraki raporda dikkate alınması, iki rapor arasında çelişki oluşturmaz; kapsamı genişletilmiş bir inceleme olarak değerlendirilir.

Ele alınan sorunlar

Fatura bedeli alacağının cari hesap hareketleri ile birlikte değerlendirilmesi → ret

İddia: Davacı vekili; dayanak faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olduğunu, fatura bedelinin ödendiğine dair bir belge sunulmadığını, davalının alacaklı olduğuna dair delil ve süresinde itiraz bulunmadığını, davalının 12.872,06-TL alacaklı olduğunun kabulü halinde dahi müvekkilinin yine alacaklı çıktığını belirterek davanın reddinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Dava konusu faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olması, alacağın tek başına ispatı için yeterli değildir; bu faturaların kaydından sonra taraflar arasında devam eden ticari ilişki kapsamında davalının düzenlediği faturalar ile banka yoluyla yaptığı ödemeler de dikkate alınmalıdır. Kaldırma kararı sonrasında yaptırılan bilirkişi incelemesinde, davacının düzenlediği takip ve dava konusu tüm faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, ancak taraflar arasındaki cari hesap hareketlerinin 06.08.2009 tarihinde sonlandırıldığı ve davalının kendi ticari defter kayıtlarına göre davacıdan 12.872,06-TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Davacı tarafça sunulan vergi beyannamelerinden bakiye tespit edilememiş, BA-BS formlarına göre de davalının alışlarının davacının satışlarından fazla olduğu görülmüştür. Sonuç olarak, davacının alacak iddiasına dayanak tüm faturaları davalının defterlerinde kayıtlı olsa da, bu faturaların kaydından sonraki ticari ilişki sonucunda cari hesapta davalının alacaklı duruma geçtiği anlaşıldığından, davanın reddinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Kaldırma öncesi ve sonrası bilirkişi raporları arasında çelişki bulunup bulunmadığı → ret

İddia: Davacı vekili; bozma/kaldırma öncesi ve sonrası alınan bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Kaldırma kararı öncesinde alınan bilirkişi raporunda, dava konusu davacı faturalarının davalı kayıtlarına işlenmesinden sonra davalının ticari defterlerine işlenen davalı fatura ve ödemeleri dikkate alınmadan alacak tespiti yapılmıştır. Kaldırma kararı sonrasında bu kayıtların da dikkate alınması sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu ile önceki rapor arasında çelişki bulunduğundan söz edilmesi mümkün değildir; ikinci rapor, ilkinde gözden kaçan/dikkate alınmayan verilerin eklenmesiyle daha kapsamlı bir inceleme sonucudur.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Ticari defterlerde ihtirazi kayıtsız kayıtlı faturaların, alacağın ispatı için tek başına yeterli olmayıp cari hesabın bütünüyle (sonraki fatura ve ödeme hareketleriyle) değerlendirilmesi gerektiğine; ayrıca önceki raporda gözden kaçan verilerin sonraki raporda değerlendirilmesinin çelişki oluşturmayacağına ilişkin tespitleri içermesi nedeniyle bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
cari hesap ticari defter kaydı ihtirazi kayıt fatura alacağı bilirkişi raporları arası çelişki BA-BS formu

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)a-6

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2023/2337

KARAR NO 2024/1401

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 21/06/2021

NUMARASI 2020/321 Esas - 2021/609 Karar

DAVA

Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 03/10/2024

Davanın reddine dair kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; taraflar arasında akdedilen 02.04.2017 tarihli acentelik sözleşmesi uyarınca, müvekkili sözleşmeden kaynaklanan edimlerini tam ve eksiksiz ifa etmesine rağmen davalının 18.05.2009 tarihinde sözleşmeyi tek taraflı feshettiğini, aynı gün şubede bulunan demirbaşlar,sarf malzemeleri ve kargoların davalıya teslim edildiğini, bunun üzerine müvekkilinin 2009 yılı Mayıs ayına ilişkin hak ediş karşılığı 20.05.2009 tarihli 5.667,54-TL bedelli, davalıya teslim edilen sarf bedeli karşılığı 20.5.2009 tarihli 514,48-TL bedelli, matbu evrak bedeline ilişkin 20.05.2009 tarihli 178,07-TL bedelli ve davalıya teslim edilen demirbaş bedeli karşılığı aynı tarihli 10.884,43-TL bedelli faturayı düzenleyerek davalıya gönderdiğini, bu nedenle davalı aleyhine Antalya ...

İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını belirterek, söz konusu faturalar nedeniyle toplam 17.244,41-TL alacağın 18.05.2009 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda reeskont avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

CEVAP

Davalı vekili; müvekkilinin acentelik sözleşmesini 18.05.2009 tarihi itibariyle tek yanlı feshettiğini, sözleşmenin feshi sonrasında hesaplar incelendiğinde davacının müvekkiline karşı borçlu duruma düştüğünü, müvekkilince alacağın tahsili için Ümraniye ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının takibin iptali istemiyle açtığı davanın reddedildiğini, dolayısıyla müvekkilinin haklı olduğunun kesin hükümle ortaya konulduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; alınan bilirkişi raporunda, davacı tarafın talep ettiği 17.244,41 TL'nin dayanağı olan faturaların davalı taraf defler ve belgelerinde kayıtlı bulunduğu, davalının ticari defter ve belgelerine göre 06.08.2009 tarihli son yevmiye kaydından ve 31.12.2009 tarihli kapanış maddesinden anlaşılacağı üzere davalının davacıdan 12.872,06-TL alacaklı bulunduğunun tespit edildiği, bilirkişi raporunda açıklandığı üzere; davacı tarafın faturaları davalı defterlerine kaydedilmiş olup, davalı tarafın banka havalesi ile alacaktan mahsup yöntemi ile cari hesap ilişkisinin 06/08/2009 tarihinde sonlandırıldığı davalının davacıdan alacaklı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davacı vekili; mahkemece alınan 10.01.2018 tarihli bilirkişi raporunda müvekkilinin davalıdan alacaklı olduğu tespit edilmesine, dayanak belgeler davalının defterlerinde kayıtlı olmasına ve fatura bedelinin ödendiğine dair bir belge sunulmamasına rağmen davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, davalının müvekkilinden alacaklı olduğuna dair bir delil sunulmadığı gibi bu yönde yasal süresinde bir itirazda da bulunulmadığını, bozma öncesi ve sonrası alınan bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, davalının 12.872-TL alacaklı olduğunun kabulü halinde dahi müvekkilinin davalıdan 17.244,41-TL alacaklı olduğu göz önüne alındığında müvekkilinin bu halde dahi alacaklı olduğu dikkate alınmadan davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davalının dava konusu faturaları hiçbir ihtirazi kayıtta bulunmadan kendi defterine kaydetmesi nedeniyle faturalara konu alacağın varlığının ispat edildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 17.244,41-TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş olup, kararın davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine Dairemizin ... esas ... karar sayılı ilamıyla; "somut olayda dava konusu faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı vekilinin bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde, bu faturaların müvekkilinin cari hesabında kayıtlı olmasına rağmen müvekkilinin davacıdan 12.872,06-TL cari hesap alacağı bulunduğunu belirttiği,davalı tarafça sunulan davalı cari hesap ekstresi incelendiğinde, dava konusu faturaların davalı kayıtlarına işlenmesinden sonra ve işbu davadan önce yine bir takım borç ve alacak kayıtları yapıldığı, bu kayıtlar içerisinde davalının ödemelerinin de bulunduğunun görüldüğü,davalı ödemelerinin değerlendirilebilmesi için tarafların ticari defter ve kayıtları ile ödemelerin dayanak belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, davacının dava tarihi itibariyle dava konusu faturalar nedeniyle alacaklı olup olmadığının tespiti ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle HMK'nın 353(1)a-6 maddesi gereğince kaldırılmıştır.Mahkemece;kaldırma kararı doğrultusunda yaptırılan bilirkişi incelemesinde;

davacının düzenlediği faturaların davalının ticari defterlerine kaydedildiği, davalının bu faturalara karşılık banka havalesi ile ödemeler yaptığı, davacının hak ettiği primleri alacağına kaydettiği, tarafların karşılıklı düzenledikleri faturalar ile ödemeler hakkında uyuşmazlık ve herhangi bir faturaya itirazların tespit edilmediği, davacının düzenlediği takip ve dava konusu tüm faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, taraflar arasındaki cari hesap hareketlerinin 06.08.2009 tarihinde sonlandırıldığı, kendi ticari defter kayıtlarına göre davalının davacıdan 12.872,06-TL alacaklı olduğu, davacı tarafça sunulan vergi beyannamelerinden bakiyenin tespit edilemediği, BA BS formlarına göre davacının 7 adet belge ile 33.336-TL satış, davalının ise 8 adet belge karşılığı 41.830-TL alış beyan ettiği, sonuç olarak davalının davacıdan 12.872,06-TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.Açıklanan nedenlerle;

incelenen ticari defter kayıtlarına göre davacının alacak iddiasına dayanak tüm faturaları davalının ticari defterlerinde kayıtlı olup, davacının bu faturaları kaydedildikten sonra ticari ilişkinin devamında davalının düzenlediği faturalar ile banka yoluyla yaptığı ödemeler sonucunda cari hesapta davalının 12.872,06-TL alacaklı duruma geçtiği anlaşılmaktadır. Dairemizin kaldırma kararı öncesinde alınan bilirkişi raporunda, dava konusu davacı faturalarının davalı kayıtlarına işlenmesinden sonra davalının ticari defterlerine işlenen davalı fatura ve ödemeleri dikkate alınmadan alacak tespiti yapılmış olup, kaldırma kararı sonrasında bu kayıtların da dikkate alınması sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu ile arasında çelişki bulunduğundan söz edilmesi mümkün değildir.

Bu nedenle mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. İstinaf sebebleri yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75‬-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 03/10/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/53254 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.