Kefaletteki imza sahte çıkarsa menfi tespit davası kabul edilir
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2025/797 E. 2025/940 K. · · İlk derece: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Menfi tespit / İstirdatdüzelterek yeniden esas hakkında hükümKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: İmza İnkarı mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
İmza inkarına dayalı menfi tespit davasında, imzanın borçluya ait olduğunu ispat yükü takibe geçen alacaklıya aittir. Yeterli sayıda mukayese imzası toplanarak yapılan bilirkişi incelemesinde sözleşmedeki imzanın borçlunun eli ürünü olmadığı tespit edilmişse ve alacaklı bu tespiti çürütecek somut bir itiraz/delil göstermemişse menfi tespit davası kabul edilmelidir. TMSF, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğundan aleyhine harca hükmedilemez; bu tür hatalar yeniden yargılamaya ihtiyaç olmadan kararın kaldırılıp yeniden hüküm kurulması yoluyla düzeltilir. Ayrıca aynı Kanun'un 138. maddesi gereğince TMSF aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilemez.
Ele alınan sorunlar
İmza inkarına dayalı menfi tespitte ispat yükü ve bilirkişi incelemesinin yeterliliği → ret
İddia: Davalı vekili, yeterli imza araştırması yapılmadığını, bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini ve ek rapor talep ettiklerini, davacının rızası dışında üçüncü kişilerce işlem yapıldığını ispat etmediğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: İmza inkarına dayalı menfi tespit davasında imzanın borçluya ait olduğunu ispat yükü, takibe başlayarak imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir. Mahkemece genel kredi sözleşmesinin tanzim tarihinden önceki ve sonraki tarihleri taşıyan yeterli sayıda (17 ayrı) imza aslı toplanarak uzman grafolog bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılmış; sözleşmedeki imza ile mukayese imzaları arasında genel görünüm, işlerlik derecesi, alışkanlıklar, tersim biçimi, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlik bulunmadığı, imzanın davacının eli ürünü olmadığı tespit edilmiştir. Uygun mukayese imzalarının sözleşmedeki imzalarla birlikte incelendiği hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuna göre karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. İspat yükü kendisinde olan davalı, başkaca imza bulunduğu yeri bildirmeden soyut itirazda bulunduğundan bu itiraza itibar edilmemesi yerindedir. Ayrıca dosyaya getirtilen ceza mahkemesi ilamlarında, aynı kredi sözleşmesindeki imzaların gerçek borçlu şirket yetkilileri tarafından atıldığının ikrar edildiği ve başka bir dosyada davacı adına tanzim edilen çekteki imzanın da davacı eli ürünü olmadığının ATK raporuyla belirlendiği anlaşılmıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
TMSF'nin harçtan muafiyeti → kabul
İddia: Davalı vekili, müvekkili kurumun 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 14/5-c maddesi gereğince harçtan ve teminattan muaf olmasına rağmen aleyhine harç ödenmesine hükmedildiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 140. maddesinde Fon'un her türlü vergi, resim ve harçtan muaf olduğu düzenlenmiştir. Davalı harçtan muaf olduğu halde aleyhine harca hükmedilmesi yerinde değildir; ancak bu hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç bulunmadığından kararın kaldırılıp yeniden hüküm kurulması suretiyle düzeltilmesi gerekmiştir.
Gerekçe kaynağı: düzeltme
Kötüniyet tazminatı talebi → ret
Gerekçe: 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 138. maddesi uyarınca davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilemeyeceğinden davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Gerekçe kaynağı: düzeltme
Emsal değeri
İmza inkarına dayalı menfi tespit davalarında ispat yükünün alacaklıya ait olduğu ve TMSF'nin harçtan/kötüniyet tazminatından muafiyeti konusunda bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
imza inkarı↗ menfi tespit↗ ispat yükü↗ müteselsil kefalet↗ bilirkişi incelemesi (grafolojik/grafometrik)↗ harçtan muafiyet↗ kötüniyet tazminatı↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2025/797
KARAR NO 2025/940
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 19/02/2025
NUMARASI 2023/786 Esas 2025/135 Karar
DAVA
Menfi Tespit
DAVA TARİHİ 05/12/2023
İSTİNAF KARAR TARİHİ 11/06/2025
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkili ... aleyhine davalı TMSF tarafından İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile 7.223,32 TL asıl alacak, 50.593,00 TL faiz alacağı olmak üzere toplam 57.816,32 TL tutarında icra takibi yapıldığını, takip talebinden ve ekinden de görüleceği gibi ... bank A.Ş. Demetevler Şubesi tarafından 14.06.1999 tarihinde düzenlendiğini, sözleşmeye istinaden müvekkiline icra takibi yapıldığını, takibin kesinleştiğini, takibe konu kredi sözleşmesindeki imzanın müvekkiline ait olmadığı gibi müvekkilinin bankaya yada davalıya borcu bulunmadığını,müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini, davalı taraf aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini icra takibinin durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; davacının davalıya borcu bulunmadığının tespiti, nüfus cüzdanının kaybolması nedeni ile imza itirazından bahisle huzurda ki davayı açtığını, ... bank A.Ş. ise Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulunun 27/10/2002 tarihli kararıyla temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi 4389 sayılı Bankalar Kanunun 14üncü maddesinin (3) ve (4) numaralı fıkralarına istinaden TMSFuna devredildiğini ve bankanın bankacılık lisansının 28/12/2001 tarihi itibarıyla kaldırıldığını ve tasfiyesine başlandığını, davacının kredi borcunu sözleşme sözleşme hükümlerine göre ödememesi üzerine 21/07/1999 tarihinde Ankara Yenimahalle ... Noterliğinin ... yevmiye nolu kat ihtarnamesi ve hesap özeti gönderildiğini, hukuki gerekçeden yoksun haksız itirazları içerir davanın reddine karar verilmesine, haksız kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; 24/11/2024 tarihli Adli Tıp Uzmanı & Adli Bilimler Belge İnceleme Uzmanı Prof. Dr. ...'dan alınan raporda Kredi sözleşmesindeki müteselsil kefil kısmındaki ... imzasının dikey bir çizginin alt ucu saat yönünde döndürülerek ileriye doğru oluşturulan gramaların ardından ikili dikey çizgi ile tamamlanmış, sağa eğimli, yukarı doğrultulu, kendi içinde varyasyonları olan imza olmasına karşın, karşılaştırma belgelerdeki ...'a ait imzaların ise iki farklı yapıda olup, bir kısmının kaligrafik el yazısı ile "..." benzeri bir yapıda oluşturulmuş, bir kısmı ise kaligrafik el yazısı ile "..." yazılarak oluşturulmuş, belirgin eğim içermeyen, farklı doğrultu özelliği gösteren, işlek özellikte imzalar olduğu, inceleme konusu sözleşmedeki imza ile ...'ın karşılaştırma belgelerindeki imzaları arasında tersim tarzı başta olmak üzere, yapılan oluşturulma şekli, başlangıç ve bitiriliş özellikleri, yapılar arası bağlantılar, doğrultu, ritm, işleklik gibi grafolojik ve grafometrik tanı unsurları açısından yüksek derecede uyumsuzluk ve benzemezlikler bulunduğundan, sözleşmede müteselsil kefil olarak imzası bulunan davalı ...
adına atılan imzanın ...’ın eli ürünü olmadığının belirlendiği ve dolayısıyla davalı ...’nin dava konusu sözleşmedeki kefaletinin geçersiz olduğu anlaşılmakla kefaletin geçersizliği sebebiyle davanın kabulüne, davalı aleyhine kötüniyet tazminatı şartları mevcut olmadığından kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEBLERİ
Davalı vekili; ... bank A.Ş –Demetevler şubesi tarafından dava dışı ... Ltd. Şti firmasına kredi sözleşmesine istinaden kredi kullandırıldığını, davacı borçlunun bu sözleşmeyi müteselsil kefil olarak imzaladığını, borcun ödenmemesi üzerine 21.07.1999 tarihinde Ankara Yenimahalle ...Noterliğinin ... yevmiye nolu ihtarnamesi ve hesap özeti gönderildiğini, Ankara ...İcra Müdürlüğü'nün ... E.nolu dosyası ile 26.07.1999 tarihinde takibe geçildiğini, uzun zaman bu dosyalardan işlem yapıldığını, daha sonra dosyalar bulunamadığı için İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas nolu dosya ile tahsilde tekerrür olmamak üzere takibe geçildiğini, bilirkişi raporuna itiraz edildiği ve ek rapor talep edildiğini, davacının, itiraz dilekçesinde de belirttiği gibi kötüniyetli 3.kişiler için yapılmış bir müracaatını dosyaya sunmadığını, bu nedenle rızası dışında 3.
kişilerin bu işlemi yaptığını ispat etmediğini, Müvekkil kurum 4389 Sayılı Bankalar Kanununun 14/5-cMaddesi gereğince harçtan ve teminattan muaf olmasına rağmen harç ödenmesine hükmedildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava;
14. 06.1999 tarihli genel kredi sözleşmesinde müteselsil kefil sıfatıyla imzası bulunan davacının imza inkarına dayalı menfi tesbit istemine ilişkindir.İmza inkarına dayalı menfi tespit davasında imzanın borçluya ait olduğunu ispat yükü, takibe başlayarak imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir. Mahkemece yöntemince yapılan grafolojik inceleme ile genel kredi sözleşmesinde müteselsil kefil sıfatıyla davacıya atfedilen imzanın davacının eli ürünü olmadığı tespit edilmiştir. Davacı vekili, bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu ileri sürmüş ise de mahkemece genel kredi sözleşmesinin tanzim tarihinden önceki ve sonraki tarihleri taşıyan yeterli sayıda (17 ayrı) imza aslı toplanarak konusunda uzman grafolog bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılmış, genel kredi sözleşmesinde davacıya atfedilen imza ile yetkilinin mukayese imzaları arasında;
genel görünümleri, işlerlik derecesi, alışkanlıklar, tersim biçimi, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler bulunmadığından, söz konusu genel kredi sözleşmesinde ki imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla davacı eli ürünü olmadığı tespit edilmiştir. Mahkemece uygun mukayese imzalarının genel kredi sözleşmesindeki imzalarla birlikte incelendiği hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuna göre, davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Davalı vekili tarafından yeterli imza araştırılmadığı ileri sürülmüş ise de ispat yükü kendisinde olan davalı tarafından başkaca imza bulunduğu yeri bildirmeden soyut itirazına itibar edilmemesi yerindedir.
Davacı tarafından kimliğini kaybettiği ,adına vergi mükellefiyeti açıldığından kapatılması için yetkili makamlara verilen dilekçeler; Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2000/291 esas, 2001/287 karar sayılı ilamı incelendiğinde, aynı şekilde bir başka bankanın müdahil olduğu davada asıl borçlu ... şirketi sahibi ve şirket müdürü sanık ...'nun matbaasına almak istediği iki adet araç için kredi almak üzere bankaya başvurduğu, ancak bankanın kefil istemesi üzerine kendisi ve şoförünün dosya davacısının ve şirketin ... şirketi ve kefil imzalarının kendileri tarafından atıldığını kabul ve ikrar ettikleri, anılan dosyada davacının da şüpheli sıfatıyla yargılandığı ve diğer şüphelilerin ikrarı üzerine beraat getirtilen dosyanan anlaşılmaktadır.Yine mahkemece dosyaya delil olarak getirtilen Amasya 2 Asliye Ceza Mahkemesinin 2003/63 esas ,2009/24 karar sayılı dosyasında dosya davacısı adına çek tanzim edilmesi nedeniyle davacının yargılandığı ;çekte ki imzaların davacı eli ürünü olmadığının ATK raporu ile belirlendiğinden beraatine karar verildiği anlaşılmaktadır.Somut durumda kredi sözleşmesinde ki imzanın davacıya ait olmadığı yeterli sayıda davacı tarafça bildirilen yerlerden getirtilmiş olup,davacı vekilinin yeterli inceleme yapılmadan davanın kabulüne karar verildiğine yönelik istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.
Davalı TMSF sayılı, 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 140 ıncı maddesinde, "Fon her türlü vergi, resim ve harçtan muaftır."Davalı harçtan muaf olduğu halde davalı aleyhine harca hükmedilmesi yerinde değil ise de yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç olmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne kararın kaldırılmasına; yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç olmadığından yeniden karar verilerek davanın kabulüne, davacı tarafından yatırılan peşin harcın davacıya iadesine davalıdan harç alınmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/02/2025 Tarih 2023/786 Esas 2025/135 Karar sayılı kararın HMK'nun 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kabulü ile, davacının ... AŞ Demetevler Şubesi'nin 14.06.1999 tarihli kredi sözleşmesinden dolayı başlatılan İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında davalıya borçlu olmadığının tespitine, 5411 sayılı 138 maddesi uyarınca davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilemeyeceğinden davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine," İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak ; "Davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına; davacı tarafından yatırılan 987,36-TL peşin harcın talep halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan 4.500-TL bilirkişi ücreti, 223,50-TL posta gideri olmak üzere 4.723,50-TL yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı lehine takdir olunan 30.000-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine" Davacı tarafından yapılan 45-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.11/06/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/5315 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi