Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/8538 E. 2013/10619 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
işleten sıfatı↗ sigorta tazminatı↗ pasif husumet ehliyeti↗ rücuen tahsil↗ satış sözleşmesi↗ husumet ehliyeti↗ pasif husumet↗ taraf ehliyeti↗ temerrüt faizi↗ kusur↗ hasar↗ temerrüt↗ ibraz↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; kazaya davalı ...’ın kamyon üzerine monteli vinci kullanırken gerekli önlemleri almamasının, dikkatsiz ve tedbirsizce kullanmasının sebebiyet verdiği, davalı ...’ın %100 kusurlu olduğu, vinci kullananın davalı şirketin çalışanı olduğu anlaşılamadığından davalı şirkete kusur izafe edilmediği, zararın 30.653,40 TL olduğu gerekçesiyle, davalı şirket hakkındaki davanın pasif husumet ehliyeti bulunmadığından reddine, 30.653,40 TL tazminatın temerrüt faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili ile davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, sigortalı makine tezgahının nakliyesi sırasında gördüğü hasar sebebiyle zarar görene ödenen sigorta tazminatının rücuen tahsili istemine ilişkindir. Davalı şirket vekili, müvekkilinin vinci olaydan önce harici satış yoluyla devrettiğini, bu sebeple işleten sıfatının olmadığını savunmuş, savunmasını ispat için harici satış sözleşmesini ibraz etmiş olup, mahkemece yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere davalı şirketin kaza tarihinde vincin işleteni olmadığı gerekçesiyle davalı şirket hakkındaki davanın pasif husumet ehliyeti bulunmadığından reddine karar verilmiştir.
Oysa, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 20/D bendinde, motorlu araçların satış ve devirlerinin Trafik Tescil Müdürlüklerinde veya Noterliklerde yapılacağı öngörülmektedir. Ancak böyle bir satış ve devir işlemi, araç üzerindeki mülkiyet hakkını devre elverişlidir. Bu devrin yöntemince aracın kayıtlı olduğu tescil müdürlüğüne de bildirilmesi gerekmektedir ve anılan yasa maddesinde belirtilen türden resmi bir satış ve devir işlemi yapılmaksızın, yasaya uygun bir araç satışının yapıldığının, dolayısıyla işleten sıfatının devredildiğinin kabulü mümkün değildir. Bu suretle, davalı şirket aleyhine açılan davanın yazılı şekilde reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/8538 E. , 2013/10619 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/02/2012 tarih ve 2008/280-2012/57 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından sigortalanan satıh taşlama tezgahının davalı şirkete ait vinçle taşınması sırasında bom ayağının dişliden kurtulması sonucu beton zemine düşerek tamamen hasarlandığını, müvekkilinin sigortalısına Eskişehir 1. Sulh Hukuk Mahkemesinde yapılan tespitle belirlenen 37.879,00 TL ödediğini ileri sürerek, 37.879,00 TL'nin temerrüt faizi ile birlikte araç maliki davalı şirket ile vinç operatörü diğer davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkilinin vinci olaydan önce dava dışı ... ...’a sattığını, diğer davalı ...’ın ...’ın oğlu olduğunu, ...’ın aracın kaydını almadığını, müvekkilinin trafik kaydı dışında araçla bir ilgisinin bulunmadığını, işleten sıfatının da olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, vinci davalı şirketten satın aldığını, babası ...’ın satış sözleşmesini kefil olarak imzaladığını, satıcı şirketin aracı teslim ederken kendisine vincin teknik özelliklerini bildiren belge vermediğini, vincin diğer kısımlarında kırılma olsa bile olağan koşullarda göbek dişlisinde herhangi bir patlama veya çatlama olmayacağını, sonradan göbek dişlisinin çatlak, üzerinin boya ile örtülmüş olduğunu gördüğünü, zararın meydana gelmesinde bir kusuru bulunmadığını savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; kazaya davalı ...’ın kamyon üzerine monteli vinci kullanırken gerekli önlemleri almamasının, dikkatsiz ve tedbirsizce kullanmasının sebebiyet verdiği, davalı ...’ın %100 kusurlu olduğu, vinci kullananın davalı şirketin çalışanı olduğu anlaşılamadığından davalı şirkete kusur izafe edilmediği, zararın 30.653,40 TL olduğu gerekçesiyle, davalı şirket hakkındaki davanın pasif husumet ehliyeti bulunmadığından reddine, 30.653,40 TL tazminatın temerrüt faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili ile davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, sigortalı makine tezgahının nakliyesi sırasında gördüğü hasar sebebiyle zarar görene ödenen sigorta tazminatının rücuen tahsili istemine ilişkindir. Davalı şirket vekili, müvekkilinin vinci olaydan önce harici satış yoluyla devrettiğini, bu sebeple işleten sıfatının olmadığını savunmuş, savunmasını ispat için harici satış sözleşmesini ibraz etmiş olup, mahkemece yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere davalı şirketin kaza tarihinde vincin işleteni olmadığı gerekçesiyle davalı şirket hakkındaki davanın pasif husumet ehliyeti bulunmadığından reddine karar verilmiştir.
Oysa, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 20/D bendinde, motorlu araçların satış ve devirlerinin Trafik Tescil Müdürlüklerinde veya Noterliklerde yapılacağı öngörülmektedir. Ancak böyle bir satış ve devir işlemi, araç üzerindeki mülkiyet hakkını devre elverişlidir. Bu devrin yöntemince aracın kayıtlı olduğu tescil müdürlüğüne de bildirilmesi gerekmektedir ve anılan yasa maddesinde belirtilen türden resmi bir satış ve devir işlemi yapılmaksızın, yasaya uygun bir araç satışının yapıldığının, dolayısıyla işleten sıfatının devredildiğinin kabulü mümkün değildir. Bu suretle, davalı şirket aleyhine açılan davanın yazılı şekilde reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlere, davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 22.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/522197600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz